YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3726 E. 2020/2044 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamında başkaca bir değerlendirme yapmaya gerek olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, davalı marka başvurusuna itiraz sonucu verilen kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, asıl ve birleşen dava dilekçelerinin netice-i talebinde, davalı Kurum kararının iptalini talep etmiş, uyuşmazlık mahkemece 03.05.2016 tarihli celsede de bu şekilde belirlenmiştir. Mahkemenin, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi gereği taleple bağlı kalarak anılan talep için karar vermek yerine, talep edilmediği halde marka hükümsüzlüğüne kararı vermesi doğru olmamıştır.
2- Hukukumuzda, markalar arasında karşılaştırma yapılırken bütümsel inceleme yapılması ve marka içerisinde yer alan tanımlayıcı unsurların karşılaştırmada geri planda kalacağı prensibi hakimdir. Zira tanımlayıcı bu unsurlar markanın tali unsuru niteliğindedir. [BAHADIR, Zeynep, Markanın Hükümsüzlüğü ve İptali, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018, s64.]Somut olayda, davalı marka başvurusu içerisindeki “KATIK DÖNER” ibaresindeki “KATIK” kelimesinin, sıfat olduğu ve yiyecek adını nitelediği gözönüne alınarak; davalı söz konusu ibarenin tanımlayıcı olduğu yönünde değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı taraf lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7729 E. 2023/1719 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamı …
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının «iltibas» yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "katık döner" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kapsamında yer alan diğer ibareler ve şekil unsuruyla «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde davalının markasından farklılaştırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… ibaresini tanımladığı, tanımlayıcı ibarelerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, dolayısıyla sözü edilen ibarelerin varlığından hareketle taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "katık döner" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kapsamında yer alan diğer ibareler ve şekil unsuruyla «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde davalının markasından farklılaştırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütüncül olarak bıraktıkları izlenim itibarıyla «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün isabetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1115 E. 2023/4356 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · ihtarname
Benzer bu karardaNoterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
… li olarak kullandığına, bu kullanımla markaya ayırt edici nitelik kazandırdığına dair dosyada delil bulunmadığı, tarafların ortak oldukları döneme ilişkin bir kısım «fatura» ve vergi dairesi tutanaklarında "Katık Döner" ibaresinin yer almasının, markanın davacı tarafından oluşturularak, tanınır hale getirildiğini ispatlayamayacağı, davacıya ait markanın esas unsurunun "Katık", davalıya ait markanın esas unsurunun ise "Çoban Katık" olduğu, katık kelimesinin sıfat olup, yiyecek adını nitelediği, bu ibarenin tanımlayıcı ibare olup, karşılaştırmada geri planda kalması gerektiği, buna göre taraflara ait markalar arasında karışıklık yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n dava konusu marka ile ilgili faaliyette bulunmadığını, Katık Döner’in kurucusunun müvekkili olduğunu, marka sisteminin tam anlamıyla henüz bilinmediği bir dönemde «uyuşmazlık konusu» markayı kardeşi üzerine tescil ettirmek için 2011/118784 numaralı “ÇOBAN Katık Döner SİNCE 1988 AĞIZ TADINIZ” ibareli başvuruyu yaptığını, müvekkilinin aynı markay …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6549 E. 2023/1409 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamı …
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının «iltibas» yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · şikayet · hakkaniyet · kesinlik sınırı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · maddi tazminat
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla «şikayette» bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında «marka hakkının tecavüzünün» önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede «ilanını» talep etmiştir.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Değerlendirme Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5669 E. 2021/7002 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · marka hakkına tecavüz · ihtar · yasal faiz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3370 E. 2023/7802 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamı …
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının «iltibas» yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · seçimlik haklar · yerleşim yeri · husumet itirazı · bekletici mesele · tasdik kararı · münhasırlık · hakkaniyet
Benzer bu kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin «maddi tazminat» hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının «seçimlik haklarını» kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın «hakkaniyete» aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Çerman ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, «münhasır» olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "KATIK" ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak ... bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının 2011/118784 sayılı marka ve logosuna benzetilmesi «ticari dürüstlük» kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "royalty" bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 ... olduğu bilirkişi ... ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı «maddi tazminatın» dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Şti. ile imzalanan 28.09.2014-28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu beyan edilen sözleşmenin, noter «tasdikli» olmadığı, tescil edilmediğinin anlaşıldığı, ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3726 E. , 2020/2044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/02/2018 tarih ve 2015/369 E- 2018/23 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/1137 E- 2019/597 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalı Kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır birçok ilde café, restoran ve döner satışı sektöründe faaliyet gösteren saygın bir firma olduğunu, davacının uzun yıllar kullanarak meşhur ve maruf hale getirdiği KATIK DÖNER adı ile ilk başvurusunu 2010 yılında yaptığını, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “AKD ANTAKYA KATIK DÖNER N.Ç” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’na başvuruda bulunduğunu, 2014/02255 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, dava konusu marka işaretlerinin benzer olduğunu, müvekkili markasında asli unsurun "KATIK DÖNER" ibaresinden oluştuğunu, katık usulünün müvekkilinin oluşturduğu bir tarz olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanılacağını ileri sürerek, YİDK'in 2015-M-7127 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamında başkaca bir değerlendirme yapmaya gerek olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, davalı marka başvurusuna itiraz sonucu verilen kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, asıl ve birleşen dava dilekçelerinin netice-i talebinde, davalı Kurum kararının iptalini talep etmiş, uyuşmazlık mahkemece 03.05.2016 tarihli celsede de bu şekilde belirlenmiştir. Mahkemenin, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi gereği taleple bağlı kalarak anılan talep için karar vermek yerine, talep edilmediği halde marka hükümsüzlüğüne kararı vermesi doğru olmamıştır.
2- Hukukumuzda, markalar arasında karşılaştırma yapılırken bütümsel inceleme yapılması ve marka içerisinde yer alan tanımlayıcı unsurların karşılaştırmada geri planda kalacağı prensibi hakimdir. Zira tanımlayıcı bu unsurlar markanın tali unsuru niteliğindedir. [BAHADIR, Zeynep, Markanın Hükümsüzlüğü ve İptali, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018, s64.]Somut olayda, davalı marka başvurusu içerisindeki “KATIK DÖNER” ibaresindeki “KATIK” kelimesinin, sıfat olduğu ve yiyecek adını nitelediği gözönüne alınarak; davalı söz konusu ibarenin tanımlayıcı olduğu yönünde değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı taraf lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587384300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz