Marka tecavüzü | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3370 E. 2023/7802 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük↗ seçimlik haklar↗ yerleşim yeri↗ husumet itirazı↗ bekletici mesele↗ tasdik kararı↗ münhasırlık↗ hakkaniyet↗ pasif husumet↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ ibraz↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/298 E., 2019/293 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... Katık Döner" markası adı altında ... yıllardır faaliyette bulunduğunu, 2011/118784 tescil numarası ile söz konusu ibareyi adına tescil ettirdiğini, davalının "Katık Döner" ibaresini ve davacının logosunu bire bir aynısını kullanıldığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep etmiştir.
Davacı vekili 02.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini toplamda 44.333.26 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kullanmakta olduğu "Katık Döner" ibaresinin tescilli olduğunu, marka sahibinin ... Çerman olduğunu ve markadan kaynaklanan haklarını lisans sözleşmesi ile ... Döner'e devrettiğini, markanın kullanım hakkını 28.09.2014 tarihinde 30.000,00 TL ödenerek davalı tarafından satın alındığını, marka ve logolarının hukuka uygun olduğunu, davanın ... Döner ve ... Çerman'a yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafın tescilli logosunu kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı her ne kadar savunmalarında Katık Döner markasının 2006/53941 numaralı marka olarak tescilli olup markanın hak sahibinin de dava dışı ... Çerman olduğu, davalının ise marka sahibi tarafından lisans sözleşmesi ile tüm hakları devredilmiş olan ... Döner'den bu markanın kullanım hakkını satın aldığını ileri sürdüğü, ancak değişik iş dosyası kapsamında alınan ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, husumet itirazının yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte iltibas yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından ayırt edicilik sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında yerleştirilme yeri ve kullanımını nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz olduğu, davacının maddi tazminat istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya ibraz edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden hakkaniyete uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 14.062,50 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin maddi tazminat hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının seçimlik haklarını kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın hakkaniyete aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davada pasif husumetinin bulunmadığını, "Katık Döner" markasının ... hak sahibinin ... Çerman olduğunu, lisans sahibi ... Döner'den marka hakkının 28.09.2014 tarihinde 30.000,00 TL karşılığında satın alındığını, davalının işyerinde kullandığı marka ve logoda hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin tescilli logosunun, davacının gerek tescilli, gerekse fiilen kullandığı logosuyla ilgisinin bulunmadığını, tarafların logosunda yuvarlaklık dışında benzerlik bulunmadığını, aksine davacının müvekkilinin markası ile korunan "Katık" ibaresini haksız olarak öne çıkarttığını, müvekkilinin 2013/97909 sicil numaralı "Kırpıntı" markasının logosuna bakıldığında, müvekkilinin kullandığı "Katık" logosu ile birebir aynı olduğunu, "Kırpıntı" markasının da ... Döner'in sahibi ... ...'a ait olduğunu, müvekkilinin lisans sahibi olduğu markada koruma altına alınanın "Katık" ibaresi olduğunu, davacının "Katık Döner" ismi için müracaat ettiğinde, müvekkilinin markası nedeniyle kabul edilmediğini, davacının tescilli logosundaki "... Katık" ibaresinin değil, müvekkilinin hak sahibi olduğu "katık" ismini ve markasını öne çıkardığını, internet üzerinde yaptıkları araştırmada davacının tescilli logosunu bir kez bile kullanmadığını gördüklerini, iştigal ettikleri gıda sektöründe marka ve logoların şekillerinin ekseriyetle oval ve renklerinin ise kırmızı renk olduğunu, yazı karakterinin patent unsuru olarak değerlendirilemeyeceğini, marka ihlalinin bulunmadığını, maddi tazminat yönünden verilen kararı kabul etmediklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından dosyaya sunulan dava dışı ... Döner Ltd. Şti. ile imzalanan 28.09.2014-28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu beyan edilen sözleşmenin, noter tasdikli olmadığı, tescil edilmediğinin anlaşıldığı, ... Döner ile o tarihte markanın sahibi olan ... Çerman ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, münhasır olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "KATIK" ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak ... bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının 2011/118784 sayılı marka ve logosuna benzetilmesi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "royalty" bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 ... olduğu bilirkişi ... ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, marka hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket temsilcisinin yargılandığı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında iltibas oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6549 E. 2023/1409 K.
Ortak:bekletici mesele · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan · temsil · iltibas
İncelediğiniz kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin «maddi tazminat» hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının «seçimlik haklarını» kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın «hakkaniyete» aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · kesinlik sınırı · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu kararda… , davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla «şikayette» bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında «marka hakkının tecavüzünün» önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede «ilanını» talep etmiştir.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7729 E. 2023/1719 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "katık döner" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kapsamında yer alan diğer ibareler ve şekil unsuruyla «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde davalının markasından farklılaştırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ibaresini tanımladığı, tanımlayıcı ibarelerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, dolayısıyla sözü edilen ibarelerin varlığından hareketle taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütüncül olarak bıraktıkları izlenim itibarıyla «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün isabetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1115 E. 2023/4356 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzünün» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Değerlendirme Dava, «marka hakkına tecavüzünün» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaNoterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · ihtarname
Benzer bu kararda… li olarak kullandığına, bu kullanımla markaya ayırt edici nitelik kazandırdığına dair dosyada delil bulunmadığı, tarafların ortak oldukları döneme ilişkin bir kısım «fatura» ve vergi dairesi tutanaklarında "Katık Döner" ibaresinin yer almasının, markanın davacı tarafından oluşturularak, tanınır hale getirildiğini ispatlayamayacağı, davacıya ait markanın esas unsurunun "Katık", davalıya ait markanın esas unsurunun ise "Çoban Katık" olduğu, katık kelimesinin sıfat olup, yiyecek adını nitelediği, bu ibarenin tanımlayıcı ibare olup, karşılaştırmada geri planda kalması gerektiği, buna göre taraflara ait markalar arasında karışıklık yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n dava konusu marka ile ilgili faaliyette bulunmadığını, Katık Döner’in kurucusunun müvekkili olduğunu, marka sisteminin tam anlamıyla henüz bilinmediği bir dönemde «uyuşmazlık konusu» markayı kardeşi üzerine tescil ettirmek için 2011/118784 numaralı “ÇOBAN Katık Döner SİNCE 1988 AĞIZ TADINIZ” ibareli başvuruyu yaptığını, müvekkilinin aynı markay …
Noterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3726 E. 2020/2044 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamı …
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının «iltibas» yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5669 E. 2021/7002 K.
Ortak:münhasırlık · marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Çerman ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, «münhasır» olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "KATIK" ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak ... bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının 2011/118784 sayılı marka ve logosuna benzetilmesi «ticari dürüstlük» kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "royalty" bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 ... olduğu bilirkişi ... ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı «maddi tazminatın» dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzünün» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · yasal faiz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3370 E. , 2023/7802 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2387 Esas, 2022/574 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/298 E., 2019/293 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... Katık Döner" markası adı altında ... yıllardır faaliyette bulunduğunu, 2011/118784 tescil numarası ile söz konusu ibareyi adına tescil ettirdiğini, davalının "Katık Döner" ibaresini ve davacının logosunu bire bir aynısını kullanıldığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve verilecek kararın ilanını talep etmiştir.
Davacı vekili 02.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini toplamda 44.333.26 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kullanmakta olduğu "Katık Döner" ibaresinin tescilli olduğunu, marka sahibinin ... Çerman olduğunu ve markadan kaynaklanan haklarını lisans sözleşmesi ile ... Döner'e devrettiğini, markanın kullanım hakkını 28.09.2014 tarihinde 30.000,00 TL ödenerek davalı tarafından satın alındığını, marka ve logolarının hukuka uygun olduğunu, davanın ... Döner ve ... Çerman'a yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafın tescilli logosunu kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı her ne kadar savunmalarında Katık Döner markasının 2006/53941 numaralı marka olarak tescilli olup markanın hak sahibinin de dava dışı ... Çerman olduğu, davalının ise marka sahibi tarafından lisans sözleşmesi ile tüm hakları devredilmiş olan ... Döner'den bu markanın kullanım hakkını satın aldığını ileri sürdüğü, ancak değişik iş dosyası kapsamında alınan ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, husumet itirazının yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte iltibas yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından ayırt edicilik sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında yerleştirilme yeri ve kullanımını nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz olduğu, davacının maddi tazminat istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya ibraz edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden hakkaniyete uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 14.062,50 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin maddi tazminat hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının seçimlik haklarını kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın hakkaniyete aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davada pasif husumetinin bulunmadığını, "Katık Döner" markasının ... hak sahibinin ... Çerman olduğunu, lisans sahibi ... Döner'den marka hakkının 28.09.2014 tarihinde 30.000,00 TL karşılığında satın alındığını, davalının işyerinde kullandığı marka ve logoda hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin tescilli logosunun, davacının gerek tescilli, gerekse fiilen kullandığı logosuyla ilgisinin bulunmadığını, tarafların logosunda yuvarlaklık dışında benzerlik bulunmadığını, aksine davacının müvekkilinin markası ile korunan "Katık" ibaresini haksız olarak öne çıkarttığını, müvekkilinin 2013/97909 sicil numaralı "Kırpıntı" markasının logosuna bakıldığında, müvekkilinin kullandığı "Katık" logosu ile birebir aynı olduğunu, "Kırpıntı" markasının da ...
Döner'in sahibi ... ...'a ait olduğunu, müvekkilinin lisans sahibi olduğu markada koruma altına alınanın "Katık" ibaresi olduğunu, davacının "Katık Döner" ismi için müracaat ettiğinde, müvekkilinin markası nedeniyle kabul edilmediğini, davacının tescilli logosundaki "... Katık" ibaresinin değil, müvekkilinin hak sahibi olduğu "katık" ismini ve markasını öne çıkardığını, internet üzerinde yaptıkları araştırmada davacının tescilli logosunu bir kez bile kullanmadığını gördüklerini, iştigal ettikleri gıda sektöründe marka ve logoların şekillerinin ekseriyetle oval ve renklerinin ise kırmızı renk olduğunu, yazı karakterinin patent unsuru olarak değerlendirilemeyeceğini, marka ihlalinin bulunmadığını, maddi tazminat yönünden verilen kararı kabul etmediklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından dosyaya sunulan dava dışı ... Döner Ltd. Şti. ile imzalanan 28.09.2014-28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu beyan edilen sözleşmenin, noter tasdikli olmadığı, tescil edilmediğinin anlaşıldığı, ... Döner ile o tarihte markanın sahibi olan ... Çerman ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, münhasır olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "KATIK" ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak ...
bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının 2011/118784 sayılı marka ve logosuna benzetilmesi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "royalty" bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 ... olduğu bilirkişi ... ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, marka hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket temsilcisinin yargılandığı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında iltibas oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003601300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz