Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5993 E. 2023/997 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletnamede özel yetki↗ kambiyo taahhüdü↗ 6361 sayılı kanun 9/2↗ usulden ret↗ özel yetki↗ konkordato↗ iflas erteleme↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ zilyetlik↗ eksper raporu↗ ek mehil↗ finansal kiralama↗ sözleşmenin feshi↗ hakem kararı↗ eş rızası↗ ihtiyati tedbir↗ muvafakat↗ mahsup↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ hukuki yarar↗ yetki↗ iflas↗ sulh↗ taahhütname↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçların zamanında ödenmemesi üzerine 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında davalıya ihtarname çekildiği ve borcun ödenmesi için 60 günlük süre tanındığı buna rağmen kalan borcun ödenmediği, davalının bu hali ile temerrüde düştüğü, davalı tarafın bu süreçte davacı ile iletişime geçtiği ve dava konusu olan malların davacı tarafa teslim edildiği ancak davalı tarafça davacıya gönderilen malların teslimine yönelik ihtarname ekindeki vekâletnamede herhangi bir malı teslim etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi bir hakkı sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna muvafakat etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan mahsup edilmesini istemeye dair yetkinin olmadığı, mallar üzerindeki zilyetliğin davacı tarafa geçmesinin, davacı tarafça tasarruf yetkisinin mutlak surette kullanılabilmesi anlamına gelmediği gerekçesiyle davanın kabûlüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin müvekkili şirket tarafından 13.12.2016 tarihinde tebliğ alındığını, hemen davacı şirket ile iletişime geçilerek davacıyı da zarara uğratmamak adına davacının talebi doğrultusunda sözleşmeye konu taşınırların 27.12.2016 tarihinde teslimi konusunda anlaşıldığını ve malların teslim edildiğini, davacının, sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarname göndermesi talebi üzerine bu hususun da yerine getirildiğini, taşınırlar davacıya 27.12.2016 tarihinde teslim edilmesine ve sözleşme feshedilmesine rağmen davacı tarafından kötü niyetli olarak ihtiyati tedbir talepli olarak taşınırların davacıya aynen teslimine dair dava açıldığını, dava açılmadan önceki sürecin yerel mahkeme tarafından özenle incelenmediğini, malın tesliminin özel bir yetkiyi gerektirmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıyı temerrüde düşürür...16. Noterliğinin 08.12.2016 tarihli ve 44520 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiği, 60 günlük mehil verilerek kira borcunun ödenmesi aksi halde sözleşmenin fesholunacağının bildirildiği, bu ihtarnamenin davalı şirkete 19.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket vekili tarafından 04.01.2017 tarihinde Kartal 20. Noterliğinin 2017/319 yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği, borcun ödenemediği, malların 27.12.2016 tarihinde teslim edildiği, ayrıca 3. kişilere satılarak borçtan mahsubu ile bakiye borcun ödeneceğinin beyan edildiği, ilk derece mahkemesince bu ihtarnameyi keşide eden vekilin vekâletnamesinde özel yetki bulunmadığı için teslim olgusunun hukuken geçerli olmadığı yönünde değerlendirmede bulunulduğu, vekâlet sözleşmesinin kapsamının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504 üncü maddesinde, "... Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz" düzenlemesine yer verildiğini, özel yetki aranan hallerin maddede sınırlı sayıda belirtildiği, finansal kiralama konusu malın rızaen teslimi hususunda ve satış izni verilmesi konusunda özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı, mahkemenin tespitinin aksine davalının davacıya, malın tesliminden sonra satışına da onay verdiği, borcundan mahsubunu talep ettiği ve bakiye borcu ödemeyi taahhüt ettiği, bu durumda artık dava açılmadan önce rızaen teslim ve sözleşmenin feshi sözkonusu olmakla dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 inci maddesine göre usûlden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı vekilinin göndermiş olduğu ihtarnamede herhangi bir malı teslim etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi hakkı, borcu sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna muvaffakat etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan mahsup edilmesini talep etmeye dair herhangi bir yetki bulunmadığı, geçerli bir rızai teslim belgesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından finansal kiralama konusu malların satılamadığını, davalının borcundan söz konusu bedellerin mahsup edilmediğini, davanın red şeklinde neticelenmesi ve kesinleşmesi hâlinde davalı vekilinin usulüne uygun yetkileri içermeyen vekaletnamesine dayalı olarak depodaki malların şirketlerince yaptırılacak ekspertiz raporu kapsamında en yüksek bedeli veren kişiye satılması sürecinde davanın geçirdiği süreç dikkate alındığında davalının itiraz hakkının olmayacağını, istinaf mahkemesince özellikle finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğine dair açık bir tespit yapılmadığı göz önüne alındığında, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, satıştan artan bedelin finansal kiracıya iadesinin ne şekilde yapılacağının belirsiz olduğunu ileri sürerek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama konusu malların dava tarihinden önce davacıya teslimine dair ihtarname ekinde sunulan vekaletnamede özel yetki bulunmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 inci maddeleri.
3. 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3817 E. 2023/5964 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · ihtarname · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı vekilinin göndermiş olduğu «ihtarnamede» herhangi bir malı «teslim» etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi hakkı, borcu sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna muvaffakat etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan «mahsup» edilmesini talep etmeye dair herhangi bir «yetki» bulunmadığı, geçerli bir «rızai» teslim belgesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından «finansal kiralama» konusu malların satılamadığını, davalının borcundan söz konusu bedellerin mahsup edilmediğini, davanın red şeklinde neticelenmesi ve kesinleşmesi hâlinde davalı vekilinin usulüne uygun yetkileri içermeyen vekaletnamesine dayalı olarak depodaki malların şirketlerince yaptırılacak «ekspertiz raporu» kapsamında en yüksek bedeli veren kişiye satılması sürecinde davanın geçirdiği süreç dikkate alındığında davalının itiraz hakkının olmayacağını, istinaf mahkemesince özellikle «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğine dair açık bir tespit yapılmadığı göz önüne alındığında, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, satışta …
… ayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında davalıya «ihtarname» çekildiği ve borcun ödenmesi için 60 günlük süre tanındığı buna rağmen kalan borcun ödenmediği, davalının bu hali ile «temerrüde» düştüğü, davalı tarafın bu süreçte davacı ile iletişime geçtiği ve dava konusu olan malların davacı tarafa «teslim» edildiği ancak davalı tarafça davacıya gönderilen malların teslimine yönelik ihtarname ekindeki vekâletnamede herhangi bir malı teslim etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi bir hakkı sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna «muvafakat» etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan «mahsup» edilmesini istemeye dair «yetkinin» olmadığı, mallar üzerindeki «zilyetliğin» davacı tarafa geçmesinin, davacı tarafça tasarruf «yetkisinin» mutlak surette kullanılabilmesi anlamına gelmediği gerekçesiyle davanın kabûlüne karar verilmiştir.
Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, «sulh» olamaz, «hakeme» başvuramaz, «iflas», «iflasın ertelenmesi» ve «konkordato» talep edemez, «kambiyo taahhüdünde» bulunamaz, bağışlama yapamaz, «kefil» olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz" düzenlemesine yer verildiğini, «özel yetki» aranan hallerin maddede sınırlı sayıda belirtildiği, «finansal kiralama» konusu malın rızaen «teslimi» hususunda ve satış izni verilmesi konusunda özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı, mahkemenin tespitinin aksine davalının davacıya, malın tesliminden sonra satışına da onay verdiği, borcundan mahsubunu talep ettiği ve bakiye borcu ödemeyi taahhüt ettiği, bu durumda artık dava açılmadan önce rızaen teslim ve «sözleşmenin feshi» sözkonusu olmakla dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile 6100 sayıl …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, «sözleşmenin feshi» ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, «ödeme planı» ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından «temerrüt» sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin «tebliğ tarihinin» 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini ist …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · tebliğ tarihi · fesih · vade · ihtar · dosya masrafı · kesin hüküm
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının «kesin» olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, borç tutarının «ödeme planı» ile uyuşmadığını, «ihtarın» fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, «ödeme planı» ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından «temerrüt» sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin «tebliğ tarihinin» 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini ist …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihtarda» belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, «ihtarnamede» belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, «vadesi» gelmemiş «finansal kiralama» bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3537 E. 2023/7634 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · kaldırma ve yeniden hüküm · kefil · ihtarname · teslim
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı vekilinin göndermiş olduğu «ihtarnamede» herhangi bir malı «teslim» etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi hakkı, borcu sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna muvaffakat etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan «mahsup» edilmesini talep etmeye dair herhangi bir «yetki» bulunmadığı, geçerli bir «rızai» teslim belgesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından «finansal kiralama» konusu malların satılamadığını, davalının borcundan söz konusu bedellerin mahsup edilmediğini, davanın red şeklinde neticelenmesi ve kesinleşmesi hâlinde davalı vekilinin usulüne uygun yetkileri içermeyen vekaletnamesine dayalı olarak depodaki malların şirketlerince yaptırılacak «ekspertiz raporu» kapsamında en yüksek bedeli veren kişiye satılması sürecinde davanın geçirdiği süreç dikkate alındığında davalının itiraz hakkının olmayacağını, istinaf mahkemesince özellikle «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğine dair açık bir tespit yapılmadığı göz önüne alındığında, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, satışta …
Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, «sulh» olamaz, «hakeme» başvuramaz, «iflas», «iflasın ertelenmesi» ve «konkordato» talep edemez, «kambiyo taahhüdünde» bulunamaz, bağışlama yapamaz, «kefil» olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz" düzenlemesine yer verildiğini, «özel yetki» aranan hallerin maddede sınırlı sayıda belirtildiği, «finansal kiralama» konusu malın rızaen «teslimi» hususunda ve satış izni verilmesi konusunda özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı, mahkemenin tespitinin aksine davalının davacıya, malın tesliminden sonra satışına da onay verdiği, borcundan mahsubunu talep ettiği ve bakiye borcu ödemeyi taahhüt ettiği, bu durumda artık dava açılmadan önce rızaen teslim ve «sözleşmenin feshi» sözkonusu olmakla dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile 6100 sayıl …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «finansal kiralama» konusu malların dava tarihinden önce davacıya «teslimine» dair «ihtarname» ekinde sunulan «vekaletnamede özel yetki» bulunmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kiracının «finansal kiralama sözleşmesinde» belirtilen ödeme tablosu dahilinde kira bedelini ödemediği, 6361 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayana ait olduğu, yine 6361 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne nazaran da sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde kiracının malı iade ile yükümlü olduğu, davalının finansal kiralama bedelini ödediğini, ödememesi gerektiğini veya bedelin istenebilir olmadığını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca yasal delillerle kanıtlayamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerine göre malın aynen iadesi ile yükümlü olduğu, davacının dava dilekçesini sunmasından sonra 21.06.2019 tarihinde davasından davalı «kefiller» yönünden «feragat» ettiği gerekçesiyle davalı kefiller ..., ... ve Tekno İnş.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in «finansal kiralama sözleşmesinde» «kefil» olup, davacının yargılama sırasında 21.06.2019 tarihinde davalı kefiller yönünden davasından «feragat» ettiği, feragatın yapıldığı anda hüküm ifade edeceği, davalı ...'in ise feragat yapıldığı sırada yani 21.06.2019 tarihinde kendisini vekil ile «temsil» ettirmediği, dosyanın incelenmesinde ...'in avukatına verdiği vekâletnamenin 11.10.2019 tarihli olduğu ve bu vekâletnamenin UYAP sistemine 02.12.2019'da kaydedildiği, her ne kadar mahkemece feragat üzerine derhal bir karar verilmemiş ise de, asıl borçlu davalı yönünden davanın devam ettiği, dolayısıyla mahkemenin davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmetmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ne var ki dosya «istinaf incelemesi» için beklediği sırada davalılardan ... ve Tekno San.
Noterliğince keşide edilen 2019/5671 yevmiye numaralı «ihtarname» ile 60 günlük yasal süre içerisinde borcun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğini ve «fesih» süresinden itibaren ise 3 ... içerisinde sözleşme konusu malların «tesliminin» isteneceğine ilişkin ihtarname çekildiği, davalının sözleşme hükümlerine uymaması ve ihtarnamenin gereğini yerine getirmemesi neticesinde sözleşmenin feshedildiğin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · kabul beyanı · i̇i̇k 308/b · kefalet sözleşmesi · istinaf incelemesi · kefalet · fesih · feragat
Benzer bu karardaA.Ş. vekilinin davayı kabul yönünde beyanda bulunduğu, her ne kadar asıl borçlu şirket yönünden dava kabul ile sonuçlanmış ise de, bu defa davanın «kabul beyanı» nedeniyle kabulü gerektiğinden bu yönden hükmün kaldırılması gerektiği, öte yandan davalı «kefil» ... yönünden ise kabul beyanı bulunmaktaysa da ilk derece yargılaması sırasında davacı vekilinin bu davalı yönünden davasından «feragat» ettiği ve feragatin hüküm doğurmuş olduğu gözetilerek, bu husus istinafa da getirilmediğinden gerek davalı kefil ... gerekse diğer kefiller yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı asıl borçlu şirket vekilinin davayı kabul beyanı nedeniyle İl …
Taraflar arasındaki «finansal kiralama» ve «kefalet sözleşmesine» dayalı iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ne kendileri dosyaya vekaletname sunana kadar ne de duruşmada «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi talep edilene kadar feragat hakkında bir karar vermediğini, mahkemenin feragat edilen diğer davalılar yönünden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığ …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in «finansal kiralama sözleşmesinde» «kefil» olup, davacının yargılama sırasında 21.06.2019 tarihinde davalı kefiller yönünden davasından «feragat» ettiği, feragatın yapıldığı anda hüküm ifade edeceği, davalı ...'in ise feragat yapıldığı sırada yani 21.06.2019 tarihinde kendisini vekil ile «temsil» ettirmediği, dosyanın incelenmesinde ...'in avukatına verdiği vekâletnamenin 11.10.2019 tarihli olduğu ve bu vekâletnamenin UYAP sistemine 02.12.2019'da kaydedildiği, her ne kadar mahkemece feragat üzerine derhal bir karar verilmemiş ise de, asıl borçlu davalı yönünden davanın devam ettiği, dolayısıyla mahkemenin davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmetmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ne var ki dosya «istinaf incelemesi» için beklediği sırada davalılardan ... ve Tekno San.
-
Kooperatif ortaklığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14126 E. 2010/11763 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davalı «temsilcisi» temyiz itirazlarında davacının hissesini 11.04.2006 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, «ortaklık sıfatı» kalmadığını ileri sürmüştür.
Temyiz aşamasında dosya arasına alınan Havran Noterliği’nin 11.04.2006 tarih 01170 yevmiye nolu “kooperatif «hisse devir sözleşmesi»” ile davacı ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu hissesini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmıştır.
Davalı kooperatif «yönetim kurulu» 25.04.2006 tarihli kararı ile bu devir sözleşmesini benimseyerek davacı ...’nın ortaklığının düşürülmesine, ...’ın ortaklığa kabulüne karar vermiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11781 E. 2015/8359 K.
Ortak:faktoring
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · kötü niyetli iktisap · sahtelik · yetkili hamil · ciranta · iyiniyet · ciro · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5993 E. , 2023/997 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Usulden ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usûlden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirketi arasında yapılan anlaşma gereği, müvekkil şirketin 22.09.2016 tarihli ve 168006101 numaralı 16009145 numaralı finansal kiralama sözleşmesi uyarınca finansmanını sağladığı makinaların davalıya teslim edildiğini, davalının kira bedellerini süresinde ödemediğini, ihtarlara rağmen edimini yerine getirmediğini, sözleşmenin ilgili maddesine göre...16. Noterliğinin 08.12.2016 tarihli ve 44520 yevmiye no'lu ihtarıyla sözleşmenin feshedildiğini, malların iade edilmediğini, finansal kiralama konusu mal üzerinde tasarruf yetkisinin kullanılabilmesi için mahkeme kararının gerektiğini, malın devrinine ilişkin davalı ihtarnamesinin yetkili kişiler tarafından imzalanmadığını ve ihtarnameyi keşide eden davalı vekilinin tasarruf yetkisinin devrine ilişkin yetkisinin olmadığını ileri sürerek mülkiyeti müvekkili şirkete ait menkûlün ihtiyati tedbir ile davacıya teslimine, yapılacak yargılama neticesinde kiralananların teslim alındığı şekli ile aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca dava ikame tarihi itibarı ile ekipmanların değerinin sözleşme faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme imzalandıktan sonra piyasadaki dalgalanma sonucu müvekkilinin durumunun kötüye gittiğini, sözleşme içeriğindeki malzemelerin davacı ihtarnamesinden iki hafta sonra şirket çalışanına teslim edildiğini, dava konusu forkliftler davacıya teslim edildiği halde dava yoluyla tekrar malların kendilerine getirilmesinin talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçların zamanında ödenmemesi üzerine 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında davalıya ihtarname çekildiği ve borcun ödenmesi için 60 günlük süre tanındığı buna rağmen kalan borcun ödenmediği, davalının bu hali ile temerrüde düştüğü, davalı tarafın bu süreçte davacı ile iletişime geçtiği ve dava konusu olan malların davacı tarafa teslim edildiği ancak davalı tarafça davacıya gönderilen malların teslimine yönelik ihtarname ekindeki vekâletnamede herhangi bir malı teslim etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi bir hakkı sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna muvafakat etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan mahsup edilmesini istemeye dair yetkinin olmadığı, mallar üzerindeki zilyetliğin davacı tarafa geçmesinin, davacı tarafça tasarruf yetkisinin mutlak surette kullanılabilmesi anlamına gelmediği gerekçesiyle davanın kabûlüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin müvekkili şirket tarafından 13.12.2016 tarihinde tebliğ alındığını, hemen davacı şirket ile iletişime geçilerek davacıyı da zarara uğratmamak adına davacının talebi doğrultusunda sözleşmeye konu taşınırların 27.12.2016 tarihinde teslimi konusunda anlaşıldığını ve malların teslim edildiğini, davacının, sözleşmenin feshedildiğine dair ihtarname göndermesi talebi üzerine bu hususun da yerine getirildiğini, taşınırlar davacıya 27.12.2016 tarihinde teslim edilmesine ve sözleşme feshedilmesine rağmen davacı tarafından kötü niyetli olarak ihtiyati tedbir talepli olarak taşınırların davacıya aynen teslimine dair dava açıldığını, dava açılmadan önceki sürecin yerel mahkeme tarafından özenle incelenmediğini, malın tesliminin özel bir yetkiyi gerektirmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıyı temerrüde düşürür...16. Noterliğinin 08.12.2016 tarihli ve 44520 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiği, 60 günlük mehil verilerek kira borcunun ödenmesi aksi halde sözleşmenin fesholunacağının bildirildiği, bu ihtarnamenin davalı şirkete 19.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket vekili tarafından 04.01.2017 tarihinde Kartal 20. Noterliğinin 2017/319 yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği, borcun ödenemediği, malların 27.12.2016 tarihinde teslim edildiği, ayrıca 3. kişilere satılarak borçtan mahsubu ile bakiye borcun ödeneceğinin beyan edildiği, ilk derece mahkemesince bu ihtarnameyi keşide eden vekilin vekâletnamesinde özel yetki bulunmadığı için teslim olgusunun hukuken geçerli olmadığı yönünde değerlendirmede bulunulduğu, vekâlet sözleşmesinin kapsamının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504 üncü maddesinde, "...
Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz" düzenlemesine yer verildiğini, özel yetki aranan hallerin maddede sınırlı sayıda belirtildiği, finansal kiralama konusu malın rızaen teslimi hususunda ve satış izni verilmesi konusunda özel yetkiye ihtiyaç bulunmadığı, mahkemenin tespitinin aksine davalının davacıya, malın tesliminden sonra satışına da onay verdiği, borcundan mahsubunu talep ettiği ve bakiye borcu ödemeyi taahhüt ettiği, bu durumda artık dava açılmadan önce rızaen teslim ve sözleşmenin feshi sözkonusu olmakla dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 inci maddesine göre usûlden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı vekilinin göndermiş olduğu ihtarnamede herhangi bir malı teslim etmeye, bir taşınır üzerindeki herhangi hakkı, borcu sona erdirmeye, malın satışını istemeye, buna muvaffakat etmeye, söz konusu satış bedelinin borçtan mahsup edilmesini talep etmeye dair herhangi bir yetki bulunmadığı, geçerli bir rızai teslim belgesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından finansal kiralama konusu malların satılamadığını, davalının borcundan söz konusu bedellerin mahsup edilmediğini, davanın red şeklinde neticelenmesi ve kesinleşmesi hâlinde davalı vekilinin usulüne uygun yetkileri içermeyen vekaletnamesine dayalı olarak depodaki malların şirketlerince yaptırılacak ekspertiz raporu kapsamında en yüksek bedeli veren kişiye satılması sürecinde davanın geçirdiği süreç dikkate alındığında davalının itiraz hakkının olmayacağını, istinaf mahkemesince özellikle finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğine dair açık bir tespit yapılmadığı göz önüne alındığında, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi birinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, satıştan artan bedelin finansal kiracıya iadesinin ne şekilde yapılacağının belirsiz olduğunu ileri sürerek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama konusu malların dava tarihinden önce davacıya teslimine dair ihtarname ekinde sunulan vekaletnamede özel yetki bulunmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 inci maddeleri.
3. 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920600700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz