İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3817 E. 2023/5964 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6361 sayılı kanun 9/2↗ ödeme planı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ finansal kiralama↗ tebliğ tarihi↗ sözleşmenin feshi↗ vekâlet ücreti↗ fesih↗ vade↗ ihtar↗ esastan ret↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/158 E., 2018/795 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama konusu malların aynen iadesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile reddedilmiş olup, davalı vekili 09.05.2022 tarihli ek kararı da temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden ihtarname keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları teslimi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme masraf ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, ödeme planı ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından temerrüt sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin tebliğ tarihinin 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ihtarnameye rağmen borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile sözleşme konusu malların davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarda belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, ihtarnamede belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtarnamenin şeklen geçerlilik koşullarını taşıdığı, davalı yanca borcun tamamen ödenmiş olduğunun iddia edilmediği, bilirkişi raporuna göre de halen ödenmeyen kira bedellerinin bulunduğu, ihtarnamede borç miktarının eksik yada fazla gösterilmesinin ihtarnamenin geçerliliğine etki etmeyeceği, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararı ile ilamın kesin olduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile aynı kanunun 346 ncı maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının kesin olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını, borç tutarının ödeme planı ile uyuşmadığını, ihtarın fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesine konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, sözleşmenin feshi ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6361 sayılı Kanun'un 31 ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve kararın kesin olduğu belirtilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise 09.05.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi, sözleşmeye konu malların aynen iadesi istemine ilişkin olup, dava değeri para ile ölçülemediğinden verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11781 E. 2015/8359 K.
Ortak:faktoring
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · kötü niyetli iktisap · sahtelik · yetkili hamil · ciranta · iyiniyet · ciro · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4605 E. 2020/4901 K.
Ortak:faktoring
Benzer bu kararda… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · lehdar · alacağın temliki · kambiyo senedi · ciro · hamil · keşideci · temlik
Benzer bu karardaDava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Dava «keşideci» sıfatıyla imza atılan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5169 E. 2024/1631 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · vade · ihtar · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihtarda» belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, «ihtarnamede» belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, «vadesi» gelmemiş «finansal kiralama» bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar v …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, «sözleşmenin feshi» ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «finansal kiralama sözleşmesi» gereğince, davalı yana kiralanan ve «teslim» edilen emtiaların «vadesi» gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen «ihtara» rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve «temerrüde» düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansa …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının «defterinde» kira hesabına tahsilat «kaydı» olarak işlendiği, «ihtarnamelerde» yer ... «mehil» sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, «finansal kiralama sözleşmesinin» 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının «sözleşmenin feshi» ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve «eksik harcı tamamladığı», mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… AVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya «teslim» edildiğini, davalıya ödemede «temerrüde» düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin «ihtar» edildiğini, «ihtarnamenin» usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin «münfesih» olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik harcın tamamlattırılması · haklı nedenle fesih · harcın tamamlanması · münfesihlik · ek mehil · iyiniyet · mahsup · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının «defterinde» kira hesabına tahsilat «kaydı» olarak işlendiği, «ihtarnamelerde» yer ... «mehil» sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, «finansal kiralama sözleşmesinin» 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının «sözleşmenin feshi» ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve «eksik harcı tamamladığı», mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… AVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya «teslim» edildiğini, davalıya ödemede «temerrüde» düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin «ihtar» edildiğini, «ihtarnamenin» usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin «münfesih» olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… çesinde; müvekkilinin anılan sözleşmeler ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, davacı tarafça «sözleşmenin feshi» işleminin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin başlangıcından bu yana «iyiniyetli» kira ödemelerini yapmaya çalıştığını, sözleşme hükümlerini ihlal etmediğini, davacının kira bedeli ödenmediğinde malların aynen iadesini isteyebileceğine ilişkin s …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3657 E. 2021/1693 K.
Ortak:faktoring · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «faktoring» işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, dava konusu çekte yazılı alacağın mal satışından kaynaklandığı ve bunun «fatura» ile tevsik edilmiş olduğu, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği, aksini iddia eden davacının iddiasını yaz …
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmuş, «faktoring» şirketinin faktoring işlemine dayalı alacağının faturaya dayalı olduğunu 6361 sayılı Kanun'un 9/2 maddesindeki koşulların gerçekleştiğini belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hatır çeki · çekin bedelsizliği · borçlu olunmadığının tespiti · alacağın temliki · lehtar · bedelsizlik · def'i · keşideci
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak, davacının öncelikle, aralarında hukuki ilişki bulunan dava dışı 3. kişiye verilen çekin gerçek bir mal ve hizmet karşılığı verilmediğini, çekin «hatır çeki» olduğunu, «çekin bedelsiz» olduğunu ispatlaması gerekir.
Dava çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3817 E. , 2023/5964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ 09.05.2022
SAYISI 2020/1058 Esas, 2022/677 Karar
DAVA TARİHİ 17.02.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/158 E., 2018/795 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama konusu malların aynen iadesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı ile reddedilmiş olup, davalı vekili 09.05.2022 tarihli ek kararı da temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden ihtarname keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları teslimi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme masraf ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, ödeme planı ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından temerrüt sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin tebliğ tarihinin 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ihtarnameye rağmen borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile sözleşme konusu malların davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarda belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, ihtarnamede belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtarnamenin şeklen geçerlilik koşullarını taşıdığı, davalı yanca borcun tamamen ödenmiş olduğunun iddia edilmediği, bilirkişi raporuna göre de halen ödenmeyen kira bedellerinin bulunduğu, ihtarnamede borç miktarının eksik yada fazla gösterilmesinin ihtarnamenin geçerliliğine etki etmeyeceği, 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararı ile ilamın kesin olduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile aynı kanunun 346 ncı maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının kesin olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını, borç tutarının ödeme planı ile uyuşmadığını, ihtarın fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesine konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, sözleşmenin feshi ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6361 sayılı Kanun'un 31 ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve kararın kesin olduğu belirtilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi ise 09.05.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi, sözleşmeye konu malların aynen iadesi istemine ilişkin olup, dava değeri para ile ölçülemediğinden verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle ek karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına,
Temyiz olunan 21.04.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109973900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz