Kooperatif ortaklığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14126 E. 2010/11763 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ hisse devir sözleşmesi↗ taraf ehliyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı temsilcisi temyiz itirazlarında davacının hissesini 11.04.2006 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, ortaklık sıfatı kalmadığını ileri sürmüştür. Temyiz aşamasında dosya arasına alınan Havran Noterliği’nin 11.04.2006 tarih 01170 yevmiye nolu “kooperatif hisse devir sözleşmesi” ile davacı ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu hissesini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmıştır. Davalı kooperatif yönetim kurulu 25.04.2006 tarihli kararı ile bu devir sözleşmesini benimseyerek davacı ...’nın ortaklığının düşürülmesine, ...’ın ortaklığa kabulüne karar vermiştir. Dava 13.11.2006 tarihinde açılmış olup bu durumda dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifte ortak sıfatı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11613 E. 2013/11866 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap mutabakatı · mutabakat metni · hesap mutabakatı · aleyhe delil · mutabakat · tasdik kararı · cari hesap · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDava, alacak istemine ilişkin olup, davalı yan taraflarca imzalanan «cari hesap mutabakat metnini» «ibraz» ederek yapılan mutabakata göre, davacıya borçlu olmadığının savunmuş, davacı ise delil olarak kendi «defterlerine» dayanmış ve mahkemece taraf defterleri üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, davacı «defterlerinin» usulüne uygun tutulduğu, davalı yevmiye defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, «cari hesap mutabakat» kartının geçerli olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 85.630,47 TL'nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalının yevmiye «defteri» usulüne uygun olmasa dahi «aleyhe delil» teşkil etmekte ise de, bu defterde aleyhe delil olmayıp davacı tarafın yevmiye defterleri dışındaki defterleri usulüne uygun tutulmadığından ve davalının «ibraz» ettiği «mutabakat metninin» aksi de ispat edilmediğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazl …
Ancak, itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının yevmiye «defterlerinin» kapanış «tasdiki» mevcut ise de, diğer defterlerin kapanış tasdiki bulunmadığından, usulüne uygun tutulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14126 E. , 2010/11763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Havran Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2007 tarih ve 2006/180-2007/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, aidat borçlarını düzenli ödediğini, ancak son zamanlarda ödemelerini aksattığını, kooperatife müracat ettiğinde aidat borçlarını ödemediği için ortaklıktan çıkarıldığını öğrendiğini, kooperatif anasözleşmesinin 14. maddesinde ortaklıktan çıkarılma koşullarının düzenlendiğini, müvekkili hakkında ortaklıktan çıkarma nedenlerinin bulunmadığını ve yönetim kurulunun ihraçla ilgili prosedürü yerine getirmediğini ileri sürerek, kooperatif ortaklığının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacının aidat borcunu ödemediği için değil, 05.02.2006 tarihli olağanüstü genel kurulun 7. maddesinde alınan sermaye artırım borcunu ödememesi nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif anasözleşmesi ve kooperatif kayıtları uyarınca davacının kooperatif ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı temsilcisi temyiz itirazlarında davacının hissesini 11.04.2006 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, ortaklık sıfatı kalmadığını ileri sürmüştür. Temyiz aşamasında dosya arasına alınan Havran Noterliği’nin 11.04.2006 tarih 01170 yevmiye nolu “kooperatif hisse devir sözleşmesi” ile davacı ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu hissesini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmıştır. Davalı kooperatif yönetim kurulu 25.04.2006 tarihli kararı ile bu devir sözleşmesini benimseyerek davacı ...’nın ortaklığının düşürülmesine, ...’ın ortaklığa kabulüne karar vermiştir. Dava 13.11.2006 tarihinde açılmış olup bu durumda dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifte ortak sıfatı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042529600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz