Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5849 E. 2023/531 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkın kötüye kullanılması↗ ba formu↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “TOMWİNS+şekil” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 25. sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "şekil" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 03, 09, 18, 25. sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, davalı markasının şekil ve kelime unsurlarını havi bir karma marka olduğu, TOMWİNS ibaresi ve dirsekli bir şekilden oluştuğu, bu hâliyle değerlendirildiğinde TOMWİNS ibaresinin dava konusu 25. sınıf mallar için ayırt edici olduğu ve şekil unsuru ile bir bütünlük arz ettiği, davacı markalarına bakıldığında tamamının şekil markası olduğu, söz konusu şekillerin geniş ayağının sol alt kısımda kaldığı ve şeklin sağ yukarıya doğru incelip kavis alarak uzadığı, davacının bu işaretinin PUMA markası ile özdeşleştiği ve ayırt edici olduğu, dava konusu şekil unsurları kıyaslandığında benzerlik arz etmediği, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davada davacının tescilli şekil markalarına dayandığı ve dava konusu markayı tescilsiz olarak kullandığını ispatlayamadığı, davacının PUMA T/00258 sayısı ile tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğu ve şekil markasının ayırt ediciliği sağladığı, ancak dava konusu marka işaretlerinin benzer olmaması ve davalının, davacı markalarından farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının incelenmesinin somut davaya bir etkisinin olmayacağı, somut olayda davacının tescilli ticaret unvanının PUMA olduğu ve davalı markasında yer almadığı anlaşılmakla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının oluşmadığı ve kötü niyetli bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, kapsamlarının aynı olduğunun sabit bulunduğunu, benzerlik değerlendirmesi yapılırken tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin gözönünde bulundurulmadığını, markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, haksız kazanç amacı bulunduğunu, davalının markayı tescil ettirdiği şekli ile kullanmamasının davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunda markaların şematik olarak ayrıntılı karşılaştırılmadığını belirterek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, davalının başvurusunun kapsamında bulunan şekil ile davacının itirazına mesnet markalarının içerdiği şekil arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Benzerlik değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporunda, dava konusu marka ile müvekkilinin tanınmış markasının grafikler ile karşılaştırılmasının yapılmadığını, ayrıca markaların ilgili olduğu mal veya hizmetler arasındaki benzerlik, markalar arasındaki benzerlik ve önceki tarihli markanın markasal gücü yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığını,
2.İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu marka ile müvekkili markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzer olduğunu kabul etmemesinin sebebinin, dava konusu markanın "TOMWİNS" kelimesini içermesi olduğunu, ancak sadece kelime içermesi ayırt edicilik için yeterli olmasa da, davalının dava konusu markayı tescil ettirdiği şekilde değil, kelimeyi çıkartarak kullandığını, bu suretle markalar arasında iltibas oluştuğunu,
3.Aynı şekilde 25. sınıfta VisconPele+Şekil ibareli marka tescil başvurusunda, sözkonusu başvuru markası ile müvekkilinin şekil markasına iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğu gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiğini,
4.Davalının, markayı bölerek müvekkilinin ayırt ediciliği çok yüksek olan tanınmış yan şerit markasını ihlal eder şekilde kullanıp tüketici nezdinde iltibas tehlikesini pekiştirip haksız kazanç sağladığını, bu nedenle ortalama tüketicinin dava konusu markayı müvekkili markasının bir alt serisi sanma ve karıştırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu,
5.Aynı sektörde faaliyet göstermekte olan kişilerden olan davalının, müvekkilinin tanınmış şerit markasını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
6.Davalının tanınmış markaların tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde etmeyi bir alışkanlık hâline getirdiğini, bu suretle kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 25. sınıfta 2017/03999 sayılı ve "TOMWİNS+şekil" ibareli marka başvurusuna karşı davacının yapmış olduğu itirazın, nihai olarak TPMK YİDK'nın 2018-M-151 sayılı kararı ile reddi üzerine anılan kararın iptali ve tescil edilmiş olması hâlinde davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/5750 E., 2022/7573 K., 05.03.2020 tarihli ve 2019/4402 E., 2020/2435 K., 13.11.2019 tarihli ve 2019/86 E., 2019/7173 K., 11.06.2014 tarihli ve 2013/11488 E., 2014/11170 K. sayılı kararları.
3. Değerlendirme
1.Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.Mahkemece davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3.Davacının itirazına gerekçe markaları "Şekil" unsuru içeren "Pozisyon" markaları niteliğindedir. Somut olayda davacının itiraz gerekçesi "Şekil" markalarının davalı başvurusuna konu markada, önemsiz bir çıkıntı dışında neredeyse ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davalının savunmasında bu tür şeritlerin süsleme amaçlı olarak yaygın kullanıldığı savunulmuş ise de davalının kullandığı şeridin sıradan düz bir şerit olmayıp davacının tanınmış şekil markasının kopyaya yakın benzeri olduğu, davalının ayakkabıda ilaveten kendi TOMWİNGS markasını kullanmasının ve hatta bu markanın da tanınmış olmasının markada iltibası önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin Puma markasında görmeye alışık olduğu formu davalının markalı ürününde gördüğünde davacının markasının kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu, hatta şekil markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği, dava konusu markada kelime unsurunun yer almasına rağmen kullanım itibariyle şekil unsurunun ön planda olduğu, bu nedenle taraf markalarının benzerlik taşıdığı bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.
4.Somut olayda davacı taraf, kötü niyetli tescile de dayanarak ayrı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmektedir.
Türk marka uygulamasında marka tescilinde kötü niyetin varlığının hem bir tescil engeli hem de bir hükümsüzlük sebebi olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da kabul edilmiştir. Nitekim 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında kötü niyetle başvuru hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak Kanun'da hangi hallerin kötü niyetli başvuru sayılacağı belirtilmemiştir. Dairemiz uygulamalarında (17.07.2008 tarihli ve 11-501/507 sayılı kararı) tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının son derece orijinal şekil markasının birebir kopyası veya ayırt edilemeyecek ölçüde bir benzerinin tescili başvurusunda bulunulması kötü niyetli başvuru olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı ile aynı sektörde bulunan davalının, davacıya ait markadan haberdar olmaması, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, binlerce farklı şekil markası tescili imkanına rağmen davalının davacının Türkiye'de, yurtdışında ve WIPO nezdinde tescilli şekil markalarının ayırdedilemeyecek derecede benzerini tescil ettirmesinin, marka hukuku anlamında bir kötü niyetli tescil olarak değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı lehine hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4654 E. 2014/10869 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… rketin davacıya ait markayı kullanmaması gerektiği, davalıya ait ürünlerde davacıya ait marka ibarelerinin küçük değişiklikler yapılarak kullanıldığı, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» olduğu gerekçesiyle davacıya ait TPE nezdinde 98845, 88 104349, 94 010825, 157102, 10825, 2000 11226, 2007 27603, 2007 39883 sayı ile tescilli markalarının davalının ticaretini yaptığı ayakkabılar üzerinde izinsiz olarak kullanımının markalara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve vaki tecavüzlerin önlenmesine, 10.000 TL «maddi tazminat» ve takdiren 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tecavüzde kullanılan araçlara el konulmasına, davaya konu ayakkabı görsellerinin “www.ayakkabicim.net” alan adlı internet sitesinden kaldırılmasına, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava «marka hakkına tecavüzden» kaynaklanan tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükmedilen «maddi tazminatın» hangi usule göre belirlenip takdir edildiği yönünde bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda mahkemece, öncelikle davacıdan hangi usule göre tazminat talep ettiği yönünde beyanı alınarak buna göre bir araştırma yapılması ve oluşacak sonuca göre bir «maddi tazminat» tayini gerekirken hangi usule göre verildiği anlaşılamayan maddi tazminat bedeline hükmedilmesi doğru olmamış bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Şirketin markasının hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4778 E. 2024/1324 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… Derece Mahkemesinin, dava konusu marka ile müvekkili markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzer olduğunu kabul etmemesinin «sebebinin», dava konusu markanın "TOMWİNS" kelimesini içermesi olduğunu, ancak sadece kelime içermesi «ayırt edicilik» için yeterli olmasa da, davalının dava konusu markayı tescil ettirdiği şekilde değil, kelimeyi çıkartarak kullandığını, bu suretle markalar arasında «iltibas» oluştuğunu, 3.Aynı şekilde 25. sınıfta VisconPele+Şekil ibareli marka tescil başvurusunda, sözkonusu başvuru markası ile müvekkilinin şekil markasına iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğu gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiğini, 4.Davalının, markayı bölerek müvekkilinin ayırt ediciliği çok yüksek olan tanınmış yan şerit markasını ihlal eder şekilde kullanıp tüketici nezdinde iltibas tehlikesini pekiştirip haksız kazanç sağladığını, bu nedenle «ortalama tüketicinin» dava konusu markayı müvekkili markasının bir alt serisi sanma ve karıştırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 5.Aynı sektörde faaliyet göstermekte olan kişilerd …
… kil markasının kopyaya yakın benzeri olduğu, davalının ayakkabıda ilaveten kendi TOMWİNGS markasını kullanmasının ve hatta bu markanın da tanınmış olmasının markada «iltibası» önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin Puma markasında görmeye alışık olduğu «formu» davalının markalı ürününde gördüğünde davacının markasının kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu, …
Benzer bu karardaAncak, taraf işaret markalarının benzer olmadığı, «iltibas» ihtimali bulunmadığı kabul edilmiş ise de, taraf markalarının «ortalama tüketiciler» nezdinde bıraktıkları genel izlenim de dikkate alındığında, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtim …
… karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “şekil” markasını tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/24872 kod numarasını alan başvurunun, «ilanı» üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1924 yılında Almanya’da kurulduğunu ve 87 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de ve dünyada spor ayakkabıları, spor ürünleri, parfümeri ve moda aksesuarları alanında iştigal eden tanınmış bir şirket olduğunu, "PUMA" markasının tanınmış marka siciline tescilli olduğunu, yan şerit ve zıplayan kedi markalarının ise tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davaya konu markanın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun)6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarına ayniyet derecesinde benzer olup aynı mallarda tescil edilmek istendiğini ve «iltibas» yarattığını, davalı markasının müvekkiline ait ve tanınmış hale gelmiş “yan şerit” şekil markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının bu tes …
… rinin benzer olmadığı, taraf markalarının anlamsal benzerliğinden bahsedilemeyeceği ve bu doğrultuda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı vekilinin istinaf baş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kötüniyet · ilan · dahili dava
Benzer bu kararda… karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “şekil” markasını tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/24872 kod numarasını alan başvurunun, «ilanı» üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1924 yılında Almanya’da kurulduğunu ve 87 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de ve dünyada spor ayakkabıları, spor ürünleri, parfümeri ve moda aksesuarları alanında iştigal eden tanınmış bir şirket olduğunu, "PUMA" markasının tanınmış marka siciline tescilli olduğunu, yan şerit ve zıplayan kedi markalarının ise tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davaya konu markanın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun)6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarına ayniyet derecesinde benzer olup aynı mallarda tescil edilmek istendiğini ve «iltibas» yarattığını, davalı markasının müvekkiline ait ve tanınmış hale gelmiş “yan şerit” şekil markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının bu tes …
… avramsal ve sesçil olarak birbirlerine benzememesi karşısında markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında benzer olmadığı, davalının «müktesep hak» iddiasına dayanak gösterdiği 2013/ 90398 tescil numaralı markanın tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmamış olması sebebiyle başvuru açısından müktesep hak do …
… kasına benzediğini, kullanım halinde müvekkilinin markası ile ayniyet teşkil edeceğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının tescilinin haksız ve «kötüniyetli» bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Şu halde Mahkemece, taraf markalarının kapsamlarındaki malların da aynı/benzer olduğu gözetilip markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1969 E. 2023/5701 K.
Ortak:ba formu · ortalama tüketici · dava sebebi · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… Derece Mahkemesinin, dava konusu marka ile müvekkili markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzer olduğunu kabul etmemesinin «sebebinin», dava konusu markanın "TOMWİNS" kelimesini içermesi olduğunu, ancak sadece kelime içermesi «ayırt edicilik» için yeterli olmasa da, davalının dava konusu markayı tescil ettirdiği şekilde değil, kelimeyi çıkartarak kullandığını, bu suretle markalar arasında «iltibas» oluştuğunu, 3.Aynı şekilde 25. sınıfta VisconPele+Şekil ibareli marka tescil başvurusunda, sözkonusu başvuru markası ile müvekkilinin şekil markasına iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğu gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiğini, 4.Davalının, markayı bölerek müvekkilinin ayırt ediciliği çok yüksek olan tanınmış yan şerit markasını ihlal eder şekilde kullanıp tüketici nezdinde iltibas tehlikesini pekiştirip haksız kazanç sağladığını, bu nedenle «ortalama tüketicinin» dava konusu markayı müvekkili markasının bir alt serisi sanma ve karıştırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 5.Aynı sektörde faaliyet göstermekte olan kişilerd …
… kil markasının kopyaya yakın benzeri olduğu, davalının ayakkabıda ilaveten kendi TOMWİNGS markasını kullanmasının ve hatta bu markanın da tanınmış olmasının markada «iltibası» önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin Puma markasında görmeye alışık olduğu «formu» davalının markalı ürününde gördüğünde davacının markasının kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu, …
Türk marka uygulamasında marka tescilinde «kötü niyetin» varlığının hem bir tescil engeli hem de bir hükümsüzlük «sebebi» olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… ından, davalının 25.09.2014 tarihli şekil marka başvurusunun, davacı tarafın itirazı üzerine, davacı markaları ile benzer sınıfta tescil başvurusunda bulunulması ve «iltibas» ihtimali nedeniyle 10.07.2015 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin «son» fıkrasına göre davalı markasının dava tarihinden önce ya da yargılama sırasında geçerli bir şekilde tescil edilmesi halinde davalı geçerli bir korumadan faydalanacaksa da davalı markası dava tarihinde tescilli olmadığından ve yargılama sırasında tescil başvurusu reddedildiğinden, davalının marka tescil korumasından faydalanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki davalı «istinaf sebebinin» haklı görülmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin tescilli markalarından bahsedilmişse de, esasen davalı internet sitesindeki ayakkabı ürünlerindeki şekil markasının müvekkilinin 2007/27603 başvuru numaralı marka ile benzer olduğu, bu şekilde kullanımın davacının tanınmış olan tescilli markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürdüğü anlaşılmakla, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının tecavüze konu yan şerit şekil markasının 2007 yılından beri tescilli olduğu, davalının ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve davacı markasını bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ek raporda, davalının internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede Şubat 2014 tarihinden itibaren davaya konu yan şerit şekil markası «taşıyan» ayakkabıların satışa sunulduğunun tespit edildiği, ihlal fiilinin bu tarihten başlatılarak lisans bedeli hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dosyaya ems …
Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile «iltibas» yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit «formu» olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… nmış marka başvurusunun bulunduğunu, meşru bir markasal kullanım hakkı elde edildiğini, bilirkişi heyetinin, marka müracaatının dava açılmasından sonra reddedilmesi «sebebi» ile müvekkilin dava tarihine kadar olan kullanımının 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka başvurusuna dayandırılamayacağı yönündeki görüşüne itiraz ettiklerini, 2.Müvekkilinin internet sitesi üzerinden tespit edilen kullanımlarının, 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka müracaatı ve müvekkilinin ayakkabılarında davacı ile ilgisi olmayan ... markasının kullanılması hep birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibari ile bir tecavüzden bahsedilmesinin de olanaksız olduğunu, davacının tecavüz iddiasına vakıf olan müvekkilinin davadan önce kullanımı durdurduğunu, müvekkilinin «kötüniyet» ve «iltibas» gayesinin bulunmadığını.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · el koyma · delil tespiti · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi · ıslah · taahhütname
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile «iltibas» yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit «formu» olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… rchive.org internet sitesi üzerinden inceleme yapılarak tecavüz süresinin hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın 14.08.2014 tarihinde arama ve el «koyma» işlemi yaptırdığını, 18.05.2015 tarihinde internet üzerinde «delil tespiti» yaptırdığını, bu tarihler öncesinde ve dava tarihine kadar markaya tecavüz iddiasını kanıtlayacak delil bulunmadığını, internet sitesinde "google Hizmet Şartları" altında yer alan açıklamalarda, bu sitedeki içeriklerin güvenilirliğinin google tarafından «taahhüt» edilmediğinin beyan edildiğini.
… işik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
… ından, davalının 25.09.2014 tarihli şekil marka başvurusunun, davacı tarafın itirazı üzerine, davacı markaları ile benzer sınıfta tescil başvurusunda bulunulması ve «iltibas» ihtimali nedeniyle 10.07.2015 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin «son» fıkrasına göre davalı markasının dava tarihinden önce ya da yargılama sırasında geçerli bir şekilde tescil edilmesi halinde davalı geçerli bir korumadan faydalanacaksa da davalı markası dava tarihinde tescilli olmadığından ve yargılama sırasında tescil başvurusu reddedildiğinden, davalının marka tescil korumasından faydalanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki davalı «istinaf sebebinin» haklı görülmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin tescilli markalarından bahsedilmişse de, esasen davalı internet sitesindeki ayakkabı ürünlerindeki şekil markasının müvekkilinin 2007/27603 başvuru numaralı marka ile benzer olduğu, bu şekilde kullanımın davacının tanınmış olan tescilli markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürdüğü anlaşılmakla, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının tecavüze konu yan şerit şekil markasının 2007 yılından beri tescilli olduğu, davalının ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve davacı markasını bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ek raporda, davalının internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede Şubat 2014 tarihinden itibaren davaya konu yan şerit şekil markası «taşıyan» ayakkabıların satışa sunulduğunun tespit edildiği, ihlal fiilinin bu tarihten başlatılarak lisans bedeli hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dosyaya ems …
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12795 E. 2015/3512 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… ait MP Laporta 1, 2, 3 ürünlerinde tecavüz edildiği iddiası üzerinde de durularak davalı kullanımlarının tescilli markalarının kapsamı içerisinde kalmaması halinde «marka hakkına tecavüzün» varlığı kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi ve Dairemizcede davalı kullanımının süsleme mahiyetinde kabul edilmesi suretiy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5849 E. , 2023/531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2011/27071, 104349, 2000/11226, 2007/39883, 2012/107226, 2007/27603, 157102, 2011/27072, 2004/43483, 2015/55030 sayılı "şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "şekil", "şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TOMWİNS+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/03999 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilânı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 1924 yılında kurulmuş yurtiçi ve dışında tanınmış, saygın ve köklü bir kuruluş olarak dünyaca meşhur PUMA markası üzerinde tescilli hak sahibi olduğunu, tanınmış marka siciline kayıtlı bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkile ait itiraza mesnet markalar ile benzer olduğunu ve iltibas yarattığını, müvekkili şirket markaları üzerinde yapılan ufak oynamalarla davalı markasının tasarlandığını, davalı markasının saat yönünde 180 derece çevrilmiş hâlinin davacı markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, bu tarz kullanımlara hep rastlandığını, örneğin EUIPO nezdinde tescile konu edilen 5912803 sayılı markanın ayakkabılar üzerinde ters şekilde kullanıldığını, davalı markasının davacı markalarının serisi gibi algılanacağını, davalı kullanımlarının da iltibası kuvvetlendirdiğini, davalının dava konusu markayı tescil edildiği gibi de kullanmadığını, marka işaretinde yer alan TOMWİNS ibaresinin şekilden başka bir yerde kullanıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu, markanın ününden yararlanma amacıyla hareket ettiğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-151 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescili hâlinde hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın davacı tarafından spor ayakkabılar üzerinde kullanılan süslemelere ilişkin bir nevi tekel yaratma amacı ile ikame edildiğini, bu durumun hakkın kötüye kullanımı olduğunu, dava konusu şekil markalarının birbirlerinden farklı olduğunu, ürün üzerindeki kullanımların da bu farklılığı artırdığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/3422 E. ve 2006/5739 K. sayılı kararında, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği Adidas marka şeritlerin 2 ve 4 şeritli olarak Kinetix markalı ürünler üzerinde kullanılması üzerine açılan emsal davada, ürünün nihai tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacak şekilde markasal kullanım sayılmasının mümkün bulunmayacağına karar verildiğini, spor ayakkabılar üzerinde farklı tasarımlarda şeritlerin birçok ayakkabı üreticisi tarafından kullanıldığını, bu süslemelerin Yargıtay kararında ifade edildiği gibi bir nevi ürünün özelliğinden kaynaklandığını, bu sebeple bu kullanımın kimsenin tekeline bırakılamayacağını, ilgili tüketici kesiminin de ürünü tercih ederken ürün markasına karşı ilgi gösterdiğini, markanın ürün üzerinde kullanımı ile ilgili bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “TOMWİNS+şekil” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 25. sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "şekil" ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 03, 09, 18, 25. sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, davalı markasının şekil ve kelime unsurlarını havi bir karma marka olduğu, TOMWİNS ibaresi ve dirsekli bir şekilden oluştuğu, bu hâliyle değerlendirildiğinde TOMWİNS ibaresinin dava konusu 25.
sınıf mallar için ayırt edici olduğu ve şekil unsuru ile bir bütünlük arz ettiği, davacı markalarına bakıldığında tamamının şekil markası olduğu, söz konusu şekillerin geniş ayağının sol alt kısımda kaldığı ve şeklin sağ yukarıya doğru incelip kavis alarak uzadığı, davacının bu işaretinin PUMA markası ile özdeşleştiği ve ayırt edici olduğu, dava konusu şekil unsurları kıyaslandığında benzerlik arz etmediği, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davada davacının tescilli şekil markalarına dayandığı ve dava konusu markayı tescilsiz olarak kullandığını ispatlayamadığı, davacının PUMA T/00258 sayısı ile tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğu ve şekil markasının ayırt ediciliği sağladığı, ancak dava konusu marka işaretlerinin benzer olmaması ve davalının, davacı markalarından farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının incelenmesinin somut davaya bir etkisinin olmayacağı, somut olayda davacının tescilli ticaret unvanının PUMA olduğu ve davalı markasında yer almadığı anlaşılmakla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının oluşmadığı ve kötü niyetli bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, kapsamlarının aynı olduğunun sabit bulunduğunu, benzerlik değerlendirmesi yapılırken tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin gözönünde bulundurulmadığını, markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, haksız kazanç amacı bulunduğunu, davalının markayı tescil ettirdiği şekli ile kullanmamasının davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunda markaların şematik olarak ayrıntılı karşılaştırılmadığını belirterek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 25. sınıftaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, davalının başvurusunun kapsamında bulunan şekil ile davacının itirazına mesnet markalarının içerdiği şekil arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Benzerlik değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporunda, dava konusu marka ile müvekkilinin tanınmış markasının grafikler ile karşılaştırılmasının yapılmadığını, ayrıca markaların ilgili olduğu mal veya hizmetler arasındaki benzerlik, markalar arasındaki benzerlik ve önceki tarihli markanın markasal gücü yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığını,
2.İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu marka ile müvekkili markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzer olduğunu kabul etmemesinin sebebinin, dava konusu markanın "TOMWİNS" kelimesini içermesi olduğunu, ancak sadece kelime içermesi ayırt edicilik için yeterli olmasa da, davalının dava konusu markayı tescil ettirdiği şekilde değil, kelimeyi çıkartarak kullandığını, bu suretle markalar arasında iltibas oluştuğunu,
3.Aynı şekilde 25. sınıfta VisconPele+Şekil ibareli marka tescil başvurusunda, sözkonusu başvuru markası ile müvekkilinin şekil markasına iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğu gerekçesi ile Kurum tarafından reddedildiğini,
4.Davalının, markayı bölerek müvekkilinin ayırt ediciliği çok yüksek olan tanınmış yan şerit markasını ihlal eder şekilde kullanıp tüketici nezdinde iltibas tehlikesini pekiştirip haksız kazanç sağladığını, bu nedenle ortalama tüketicinin dava konusu markayı müvekkili markasının bir alt serisi sanma ve karıştırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu,
5.Aynı sektörde faaliyet göstermekte olan kişilerden olan davalının, müvekkilinin tanınmış şerit markasını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
6.Davalının tanınmış markaların tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde etmeyi bir alışkanlık hâline getirdiğini, bu suretle kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 25. sınıfta 2017/03999 sayılı ve "TOMWİNS+şekil" ibareli marka başvurusuna karşı davacının yapmış olduğu itirazın, nihai olarak TPMK YİDK'nın 2018-M-151 sayılı kararı ile reddi üzerine anılan kararın iptali ve tescil edilmiş olması hâlinde davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2021/5750 E., 2022/7573 K., 05.03.2020 tarihli ve 2019/4402 E., 2020/2435 K., 13.11.2019 tarihli ve 2019/86 E., 2019/7173 K., 11.06.2014 tarihli ve 2013/11488 E., 2014/11170 K. sayılı kararları.
3. Değerlendirme
1.Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.Mahkemece davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3.Davacının itirazına gerekçe markaları "Şekil" unsuru içeren "Pozisyon" markaları niteliğindedir. Somut olayda davacının itiraz gerekçesi "Şekil" markalarının davalı başvurusuna konu markada, önemsiz bir çıkıntı dışında neredeyse ayniyete yakın benzerlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davalının savunmasında bu tür şeritlerin süsleme amaçlı olarak yaygın kullanıldığı savunulmuş ise de davalının kullandığı şeridin sıradan düz bir şerit olmayıp davacının tanınmış şekil markasının kopyaya yakın benzeri olduğu, davalının ayakkabıda ilaveten kendi TOMWİNGS markasını kullanmasının ve hatta bu markanın da tanınmış olmasının markada iltibası önleyici etkiye sahip olmadığı, tüketicinin Puma markasında görmeye alışık olduğu formu davalının markalı ürününde gördüğünde davacının markasının kullanılmasına izin verdiğini, dolayısıyla firmalar arasında bir ortaklık veya ekonomik ilişki olduğunu, hatta şekil markasını ayakkabının sahibi davalı firmaya devrettiğini düşünebileceği, dava konusu markada kelime unsurunun yer almasına rağmen kullanım itibariyle şekil unsurunun ön planda olduğu, bu nedenle taraf markalarının benzerlik taşıdığı bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.
4.Somut olayda davacı taraf, kötü niyetli tescile de dayanarak ayrı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmektedir.
Türk marka uygulamasında marka tescilinde kötü niyetin varlığının hem bir tescil engeli hem de bir hükümsüzlük sebebi olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da kabul edilmiştir. Nitekim 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında kötü niyetle başvuru hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak Kanun'da hangi hallerin kötü niyetli başvuru sayılacağı belirtilmemiştir. Dairemiz uygulamalarında (17.07.2008 tarihli ve 11-501/507 sayılı kararı) tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının son derece orijinal şekil markasının birebir kopyası veya ayırt edilemeyecek ölçüde bir benzerinin tescili başvurusunda bulunulması kötü niyetli başvuru olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı ile aynı sektörde bulunan davalının, davacıya ait markadan haberdar olmaması, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, binlerce farklı şekil markası tescili imkanına rağmen davalının davacının Türkiye'de, yurtdışında ve WIPO nezdinde tescilli şekil markalarının ayırdedilemeyecek derecede benzerini tescil ettirmesinin, marka hukuku anlamında bir kötü niyetli tescil olarak değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı lehine hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920562800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz