6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markaya tecavüz | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1969 E. 2023/5701 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf sebebi el koyma delil tespiti bilirkişi raporuna itiraz ba formu hakkaniyet marka hakkına tecavüz bilirkişi incelemesi maddi ve manevi tazminat esastan ret ortalama tüketici ıslah taahhütname kötüniyet taşıyan dosya masrafı maddi tazminat ilan dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/130 E., 2017/129 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 104349, 2012/107276, 2007/39883, 2007/27603, 157102 tescil numaralı markalarından yan şerit markalarına tecavüz teşkil eden ayakkabıları www.....com.tr internet sitesinde ticarete sunduğunu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesinde yer alan ürünlerdeki şekil için TPMK nezdinde 25.09.2014 başvuru tarihli 2014/78545 başvuru numaralı "şekil" marka başvurusunda bulunulduğunu, markanın yayınınlanmasına karar verilmesinin üzerine ayakkabıların tasarlandığını ve "..." markası altında üretilerek satışa sunulduğunu, marka başvurusuna itiraz edilmesi üzerine iyi niyetli davranılarak üretimin durdurulduğunu, bu nedenle davacı zararının oluşmadığını, ürünlerin "..." ibareli 2007/17307 başvuru numaralı markası altında sunulduğunu, üretime devam edilseydi dahi şekil markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının ürünlerinin "..." markası ön planda olacak şekilde farklı şekil markasıyla tasarlandığını, iltibasın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş dosyasında davacı tarafından www.....com.tr alan adlı internet sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, alan adının davalıya ait olduğunun tespit edildiği ve davaya konu ayakkabıların sitede yer aldığının belirlendiği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile iltibas yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit formu olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin ıslah tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın masrafı davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan hüküm oluşturulduğunu, müvekkilinin bültende yayınlanmış marka başvurusunun bulunduğunu, meşru bir markasal kullanım hakkı elde edildiğini, bilirkişi heyetinin, marka müracaatının dava açılmasından sonra reddedilmesi sebebi ile müvekkilin dava tarihine kadar olan kullanımının 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka başvurusuna dayandırılamayacağı yönündeki görüşüne itiraz ettiklerini,

2.Müvekkilinin internet sitesi üzerinden tespit edilen kullanımlarının, 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka müracaatı ve müvekkilinin ayakkabılarında davacı ile ilgisi olmayan ... markasının kullanılması hep birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibari ile bir tecavüzden bahsedilmesinin de olanaksız olduğunu, davacının tecavüz iddiasına vakıf olan müvekkilinin davadan önce kullanımı durdurduğunu, müvekkilinin kötüniyet ve iltibas gayesinin bulunmadığını.

3.Davacının 2007/27603 sayılı şekil markası dışında diğer markalarına tecavüz iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu markanın bilinirliğe ulaştığı ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin bunu bilmesi gerektiğine yönelik tespitin, davacının Türkiye'de ki kullanımları ve dosya kapsamına aykırı olduğunu.

4.Hükme dayanak bilirkişi raporunda sadece davacının 2007/27603 sayılı markasına tecavüz edildiğinin beyan edildiğini, sunulan lisans sözleşmesinin "puma" markasına ait olması nedeniyle bu lisans sözleşmesine göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 2007/27603 sayılı şekil markasının tanınmış olmadığını.

5.Google ve webarchive.org internet sitesi üzerinden inceleme yapılarak tecavüz süresinin hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın 14.08.2014 tarihinde arama ve el koyma işlemi yaptırdığını, 18.05.2015 tarihinde internet üzerinde delil tespiti yaptırdığını, bu tarihler öncesinde ve dava tarihine kadar markaya tecavüz iddiasını kanıtlayacak delil bulunmadığını, internet sitesinde "google Hizmet Şartları" altında yer alan açıklamalarda, bu sitedeki içeriklerin güvenilirliğinin google tarafından taahhüt edilmediğinin beyan edildiğini.

6.Tazminat hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğunu, hesap edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celp edilen TPMK kaydından, davalının 25.09.2014 tarihli şekil marka başvurusunun, davacı tarafın itirazı üzerine, davacı markaları ile benzer sınıfta tescil başvurusunda bulunulması ve iltibas ihtimali nedeniyle 10.07.2015 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin son fıkrasına göre davalı markasının dava tarihinden önce ya da yargılama sırasında geçerli bir şekilde tescil edilmesi halinde davalı geçerli bir korumadan faydalanacaksa da davalı markası dava tarihinde tescilli olmadığından ve yargılama sırasında tescil başvurusu reddedildiğinden, davalının marka tescil korumasından faydalanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki davalı istinaf sebebinin haklı görülmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin tescilli markalarından bahsedilmişse de, esasen davalı internet sitesindeki ayakkabı ürünlerindeki şekil markasının müvekkilinin 2007/27603 başvuru numaralı marka ile benzer olduğu, bu şekilde kullanımın davacının tanınmış olan tescilli markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürdüğü anlaşılmakla, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının tecavüze konu yan şerit şekil markasının 2007 yılından beri tescilli olduğu, davalının ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve davacı markasını bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ek raporda, davalının internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede Şubat 2014 tarihinden itibaren davaya konu yan şerit şekil markası taşıyan ayakkabıların satışa sunulduğunun tespit edildiği, ihlal fiilinin bu tarihten başlatılarak lisans bedeli hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dosyaya emsal olarak sunulan sözleşmenin "puma" markasına ait olduğu, davaya konu şekil markasına ait olmadığı ileri sürülmüşse de, bilirkişiler tarafından sunulan sözleşmenin tüm hükümlerinin bire bir uygulanmadığı, emsal olarak değerlendirildiği ve yıllık satış tutarı üzerinden alınan kısmın dikkate alındığı, hesaplamada dikkate alınan satış miktarı üzerinden %9 lisans bedelinin somut uyuşmazlık kapsamına uygun olduğu ve bilirkişiler tarafından sadece ihlale konu ürün satış bedeli üzerinden hesaplama yapıldığı dikkate alınarak, hükmedilen tazminatın fahiş olduğuna dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4654 E. 2014/10869 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2871 E. 2017/1592 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Şirketin markasının hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4778 E. 2024/1324 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1969 E.  ,  2023/5701 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/869 Esas, 2022/68 Karar

DAVA TARİHİ 06.07.2015

HÜKÜM

Esastan ret; davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2015/130 E., 2017/129 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 104349, 2012/107276, 2007/39883, 2007/27603, 157102 tescil numaralı markalarından yan şerit markalarına tecavüz teşkil eden ayakkabıları www.....com.tr internet sitesinde ticarete sunduğunu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesinde yer alan ürünlerdeki şekil için TPMK nezdinde 25.09.2014 başvuru tarihli 2014/78545 başvuru numaralı "şekil" marka başvurusunda bulunulduğunu, markanın yayınınlanmasına karar verilmesinin üzerine ayakkabıların tasarlandığını ve "..." markası altında üretilerek satışa sunulduğunu, marka başvurusuna itiraz edilmesi üzerine iyi niyetli davranılarak üretimin durdurulduğunu, bu nedenle davacı zararının oluşmadığını, ürünlerin "..." ibareli 2007/17307 başvuru numaralı markası altında sunulduğunu, üretime devam edilseydi dahi şekil markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının ürünlerinin "..." markası ön planda olacak şekilde farklı şekil markasıyla tasarlandığını, iltibasın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş dosyasında davacı tarafından www.....com.tr alan adlı internet sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, alan adının davalıya ait olduğunun tespit edildiği ve davaya konu ayakkabıların sitede yer aldığının belirlendiği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile iltibas yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit formu olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin ıslah tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın masrafı davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan hüküm oluşturulduğunu, müvekkilinin bültende yayınlanmış marka başvurusunun bulunduğunu, meşru bir markasal kullanım hakkı elde edildiğini, bilirkişi heyetinin, marka müracaatının dava açılmasından sonra reddedilmesi sebebi ile müvekkilin dava tarihine kadar olan kullanımının 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka başvurusuna dayandırılamayacağı yönündeki görüşüne itiraz ettiklerini,

2.Müvekkilinin internet sitesi üzerinden tespit edilen kullanımlarının, 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka müracaatı ve müvekkilinin ayakkabılarında davacı ile ilgisi olmayan ... markasının kullanılması hep birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibari ile bir tecavüzden bahsedilmesinin de olanaksız olduğunu, davacının tecavüz iddiasına vakıf olan müvekkilinin davadan önce kullanımı durdurduğunu, müvekkilinin kötüniyet ve iltibas gayesinin bulunmadığını.

3.Davacının 2007/27603 sayılı şekil markası dışında diğer markalarına tecavüz iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu markanın bilinirliğe ulaştığı ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin bunu bilmesi gerektiğine yönelik tespitin, davacının Türkiye'de ki kullanımları ve dosya kapsamına aykırı olduğunu.

4.Hükme dayanak bilirkişi raporunda sadece davacının 2007/27603 sayılı markasına tecavüz edildiğinin beyan edildiğini, sunulan lisans sözleşmesinin "puma" markasına ait olması nedeniyle bu lisans sözleşmesine göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 2007/27603 sayılı şekil markasının tanınmış olmadığını.

5.Google ve webarchive.org internet sitesi üzerinden inceleme yapılarak tecavüz süresinin hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın 14.08.2014 tarihinde arama ve el koyma işlemi yaptırdığını, 18.05.2015 tarihinde internet üzerinde delil tespiti yaptırdığını, bu tarihler öncesinde ve dava tarihine kadar markaya tecavüz iddiasını kanıtlayacak delil bulunmadığını, internet sitesinde "google Hizmet Şartları" altında yer alan açıklamalarda, bu sitedeki içeriklerin güvenilirliğinin google tarafından taahhüt edilmediğinin beyan edildiğini.

6.Tazminat hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğunu, hesap edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celp edilen TPMK kaydından, davalının 25.09.2014 tarihli şekil marka başvurusunun, davacı tarafın itirazı üzerine, davacı markaları ile benzer sınıfta tescil başvurusunda bulunulması ve iltibas ihtimali nedeniyle 10.07.2015 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin son fıkrasına göre davalı markasının dava tarihinden önce ya da yargılama sırasında geçerli bir şekilde tescil edilmesi halinde davalı geçerli bir korumadan faydalanacaksa da davalı markası dava tarihinde tescilli olmadığından ve yargılama sırasında tescil başvurusu reddedildiğinden, davalının marka tescil korumasından faydalanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki davalı istinaf sebebinin haklı görülmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin tescilli markalarından bahsedilmişse de, esasen davalı internet sitesindeki ayakkabı ürünlerindeki şekil markasının müvekkilinin 2007/27603 başvuru numaralı marka ile benzer olduğu, bu şekilde kullanımın davacının tanınmış olan tescilli markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürdüğü anlaşılmakla, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının tecavüze konu yan şerit şekil markasının 2007 yılından beri tescilli olduğu, davalının ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve davacı markasını bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ek raporda, davalının internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede Şubat 2014 tarihinden itibaren davaya konu yan şerit şekil markası taşıyan ayakkabıların satışa sunulduğunun tespit edildiği, ihlal fiilinin bu tarihten başlatılarak lisans bedeli hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dosyaya emsal olarak sunulan sözleşmenin "puma" markasına ait olduğu, davaya konu şekil markasına ait olmadığı ileri sürülmüşse de, bilirkişiler tarafından sunulan sözleşmenin tüm hükümlerinin bire bir uygulanmadığı, emsal olarak değerlendirildiği ve yıllık satış tutarı üzerinden alınan kısmın dikkate alındığı, hesaplamada dikkate alınan satış miktarı üzerinden %9 lisans bedelinin somut uyuşmazlık kapsamına uygun olduğu ve bilirkişiler tarafından sadece ihlale konu ürün satış bedeli üzerinden hesaplama yapıldığı dikkate alınarak, hükmedilen tazminatın fahiş olduğuna dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109945300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.