Markaya tecavüz | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1969 E. 2023/5701 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf sebebi↗ el koyma↗ delil tespiti↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ba formu↗ hakkaniyet↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ıslah↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/130 E., 2017/129 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 104349, 2012/107276, 2007/39883, 2007/27603, 157102 tescil numaralı markalarından yan şerit markalarına tecavüz teşkil eden ayakkabıları www.....com.tr internet sitesinde ticarete sunduğunu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesinde yer alan ürünlerdeki şekil için TPMK nezdinde 25.09.2014 başvuru tarihli 2014/78545 başvuru numaralı "şekil" marka başvurusunda bulunulduğunu, markanın yayınınlanmasına karar verilmesinin üzerine ayakkabıların tasarlandığını ve "..." markası altında üretilerek satışa sunulduğunu, marka başvurusuna itiraz edilmesi üzerine iyi niyetli davranılarak üretimin durdurulduğunu, bu nedenle davacı zararının oluşmadığını, ürünlerin "..." ibareli 2007/17307 başvuru numaralı markası altında sunulduğunu, üretime devam edilseydi dahi şekil markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının ürünlerinin "..." markası ön planda olacak şekilde farklı şekil markasıyla tasarlandığını, iltibasın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş dosyasında davacı tarafından www.....com.tr alan adlı internet sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, alan adının davalıya ait olduğunun tespit edildiği ve davaya konu ayakkabıların sitede yer aldığının belirlendiği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile iltibas yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit formu olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin ıslah tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın masrafı davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan hüküm oluşturulduğunu, müvekkilinin bültende yayınlanmış marka başvurusunun bulunduğunu, meşru bir markasal kullanım hakkı elde edildiğini, bilirkişi heyetinin, marka müracaatının dava açılmasından sonra reddedilmesi sebebi ile müvekkilin dava tarihine kadar olan kullanımının 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka başvurusuna dayandırılamayacağı yönündeki görüşüne itiraz ettiklerini,
2.Müvekkilinin internet sitesi üzerinden tespit edilen kullanımlarının, 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka müracaatı ve müvekkilinin ayakkabılarında davacı ile ilgisi olmayan ... markasının kullanılması hep birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibari ile bir tecavüzden bahsedilmesinin de olanaksız olduğunu, davacının tecavüz iddiasına vakıf olan müvekkilinin davadan önce kullanımı durdurduğunu, müvekkilinin kötüniyet ve iltibas gayesinin bulunmadığını.
3.Davacının 2007/27603 sayılı şekil markası dışında diğer markalarına tecavüz iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu markanın bilinirliğe ulaştığı ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin bunu bilmesi gerektiğine yönelik tespitin, davacının Türkiye'de ki kullanımları ve dosya kapsamına aykırı olduğunu.
4.Hükme dayanak bilirkişi raporunda sadece davacının 2007/27603 sayılı markasına tecavüz edildiğinin beyan edildiğini, sunulan lisans sözleşmesinin "puma" markasına ait olması nedeniyle bu lisans sözleşmesine göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 2007/27603 sayılı şekil markasının tanınmış olmadığını.
5.Google ve webarchive.org internet sitesi üzerinden inceleme yapılarak tecavüz süresinin hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın 14.08.2014 tarihinde arama ve el koyma işlemi yaptırdığını, 18.05.2015 tarihinde internet üzerinde delil tespiti yaptırdığını, bu tarihler öncesinde ve dava tarihine kadar markaya tecavüz iddiasını kanıtlayacak delil bulunmadığını, internet sitesinde "google Hizmet Şartları" altında yer alan açıklamalarda, bu sitedeki içeriklerin güvenilirliğinin google tarafından taahhüt edilmediğinin beyan edildiğini.
6.Tazminat hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğunu, hesap edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celp edilen TPMK kaydından, davalının 25.09.2014 tarihli şekil marka başvurusunun, davacı tarafın itirazı üzerine, davacı markaları ile benzer sınıfta tescil başvurusunda bulunulması ve iltibas ihtimali nedeniyle 10.07.2015 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin son fıkrasına göre davalı markasının dava tarihinden önce ya da yargılama sırasında geçerli bir şekilde tescil edilmesi halinde davalı geçerli bir korumadan faydalanacaksa da davalı markası dava tarihinde tescilli olmadığından ve yargılama sırasında tescil başvurusu reddedildiğinden, davalının marka tescil korumasından faydalanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki davalı istinaf sebebinin haklı görülmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin tescilli markalarından bahsedilmişse de, esasen davalı internet sitesindeki ayakkabı ürünlerindeki şekil markasının müvekkilinin 2007/27603 başvuru numaralı marka ile benzer olduğu, bu şekilde kullanımın davacının tanınmış olan tescilli markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürdüğü anlaşılmakla, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının tecavüze konu yan şerit şekil markasının 2007 yılından beri tescilli olduğu, davalının ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve davacı markasını bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ek raporda, davalının internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede Şubat 2014 tarihinden itibaren davaya konu yan şerit şekil markası taşıyan ayakkabıların satışa sunulduğunun tespit edildiği, ihlal fiilinin bu tarihten başlatılarak lisans bedeli hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dosyaya emsal olarak sunulan sözleşmenin "puma" markasına ait olduğu, davaya konu şekil markasına ait olmadığı ileri sürülmüşse de, bilirkişiler tarafından sunulan sözleşmenin tüm hükümlerinin bire bir uygulanmadığı, emsal olarak değerlendirildiği ve yıllık satış tutarı üzerinden alınan kısmın dikkate alındığı, hesaplamada dikkate alınan satış miktarı üzerinden %9 lisans bedelinin somut uyuşmazlık kapsamına uygun olduğu ve bilirkişiler tarafından sadece ihlale konu ürün satış bedeli üzerinden hesaplama yapıldığı dikkate alınarak, hükmedilen tazminatın fahiş olduğuna dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4654 E. 2014/10869 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile «iltibas» yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit «formu» olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… işik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
Benzer bu kararda… rketin davacıya ait markayı kullanmaması gerektiği, davalıya ait ürünlerde davacıya ait marka ibarelerinin küçük değişiklikler yapılarak kullanıldığı, bu kullanımın «marka hakkına tecavüz» olduğu gerekçesiyle davacıya ait TPE nezdinde 98845, 88 104349, 94 010825, 157102, 10825, 2000 11226, 2007 27603, 2007 39883 sayı ile tescilli markalarının davalının ticaretini yaptığı ayakkabılar üzerinde izinsiz olarak kullanımının markalara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve vaki tecavüzlerin önlenmesine, 10.000 TL «maddi tazminat» ve takdiren 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tecavüzde kullanılan araçlara el konulmasına, davaya konu ayakkabı görsellerinin “www.ayakkabicim.net” alan adlı internet sitesinden kaldırılmasına, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava «marka hakkına tecavüzden» kaynaklanan tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükmedilen «maddi tazminatın» hangi usule göre belirlenip takdir edildiği yönünde bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda mahkemece, öncelikle davacıdan hangi usule göre tazminat talep ettiği yönünde beyanı alınarak buna göre bir araştırma yapılması ve oluşacak sonuca göre bir «maddi tazminat» tayini gerekirken hangi usule göre verildiği anlaşılamayan maddi tazminat bedeline hükmedilmesi doğru olmamış bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile «iltibas» yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit «formu» olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… işik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2871 E. 2017/1592 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · maddi tazminat · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile «iltibas» yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit «formu» olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… işik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
… ekil markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının ürünlerinin "..." markası ön planda olacak şekilde farklı şekil markasıyla tasarlandığını, «iltibasın» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı, kendisi adına tescilli tanınmış marka niteliğindeki yan şerit markasının ayırt edilemeyecek-«iltibasa» sebep olacak derecede benzerinin davalılar tarafından kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · yasal faiz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı, kendisi adına tescilli tanınmış marka niteliğindeki yan şerit markasının ayırt edilemeyecek-«iltibasa» sebep olacak derecede benzerinin davalılar tarafından kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Şirketin markasının hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4778 E. 2024/1324 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile «iltibas» yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit «formu» olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… nmış marka başvurusunun bulunduğunu, meşru bir markasal kullanım hakkı elde edildiğini, bilirkişi heyetinin, marka müracaatının dava açılmasından sonra reddedilmesi «sebebi» ile müvekkilin dava tarihine kadar olan kullanımının 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka başvurusuna dayandırılamayacağı yönündeki görüşüne itiraz ettiklerini, 2.Müvekkilinin internet sitesi üzerinden tespit edilen kullanımlarının, 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka müracaatı ve müvekkilinin ayakkabılarında davacı ile ilgisi olmayan ... markasının kullanılması hep birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibari ile bir tecavüzden bahsedilmesinin de olanaksız olduğunu, davacının tecavüz iddiasına vakıf olan müvekkilinin davadan önce kullanımı durdurduğunu, müvekkilinin «kötüniyet» ve «iltibas» gayesinin bulunmadığını.
… işik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
Benzer bu kararda… karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “şekil” markasını tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/24872 kod numarasını alan başvurunun, «ilanı» üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1924 yılında Almanya’da kurulduğunu ve 87 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de ve dünyada spor ayakkabıları, spor ürünleri, parfümeri ve moda aksesuarları alanında iştigal eden tanınmış bir şirket olduğunu, "PUMA" markasının tanınmış marka siciline tescilli olduğunu, yan şerit ve zıplayan kedi markalarının ise tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davaya konu markanın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun)6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarına ayniyet derecesinde benzer olup aynı mallarda tescil edilmek istendiğini ve «iltibas» yarattığını, davalı markasının müvekkiline ait ve tanınmış hale gelmiş “yan şerit” şekil markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının bu tes …
Ancak, taraf işaret markalarının benzer olmadığı, «iltibas» ihtimali bulunmadığı kabul edilmiş ise de, taraf markalarının «ortalama tüketiciler» nezdinde bıraktıkları genel izlenim de dikkate alındığında, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtim …
… kasına benzediğini, kullanım halinde müvekkilinin markası ile ayniyet teşkil edeceğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının tescilinin haksız ve «kötüniyetli» bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · dahili dava
Benzer bu kararda… avramsal ve sesçil olarak birbirlerine benzememesi karşısında markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında benzer olmadığı, davalının «müktesep hak» iddiasına dayanak gösterdiği 2013/ 90398 tescil numaralı markanın tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmamış olması sebebiyle başvuru açısından müktesep hak do …
Şu halde Mahkemece, taraf markalarının kapsamlarındaki malların da aynı/benzer olduğu gözetilip markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak üzere «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1969 E. , 2023/5701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/869 Esas, 2022/68 Karar
DAVA TARİHİ 06.07.2015
HÜKÜM
Esastan ret; davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/130 E., 2017/129 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 104349, 2012/107276, 2007/39883, 2007/27603, 157102 tescil numaralı markalarından yan şerit markalarına tecavüz teşkil eden ayakkabıları www.....com.tr internet sitesinde ticarete sunduğunu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalı tarafça ürünler üzerinde kullanılan yan şerit markasının, müvekkilinin tanınmış markası olan yan şerit markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, piyasadan toplatılmasına, internet sitesinden kaldırılmasına, gümrük alanlarından toplatılmasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat olarak 15.000,00 TL talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet sitesinde yer alan ürünlerdeki şekil için TPMK nezdinde 25.09.2014 başvuru tarihli 2014/78545 başvuru numaralı "şekil" marka başvurusunda bulunulduğunu, markanın yayınınlanmasına karar verilmesinin üzerine ayakkabıların tasarlandığını ve "..." markası altında üretilerek satışa sunulduğunu, marka başvurusuna itiraz edilmesi üzerine iyi niyetli davranılarak üretimin durdurulduğunu, bu nedenle davacı zararının oluşmadığını, ürünlerin "..." ibareli 2007/17307 başvuru numaralı markası altında sunulduğunu, üretime devam edilseydi dahi şekil markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının ürünlerinin "..." markası ön planda olacak şekilde farklı şekil markasıyla tasarlandığını, iltibasın olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/17 Değişik İş dosyasında davacı tarafından www.....com.tr alan adlı internet sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, alan adının davalıya ait olduğunun tespit edildiği ve davaya konu ayakkabıların sitede yer aldığının belirlendiği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/636 E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafından satışa sunulan "..." ürünlerin Bağcılar adresindeki bir mağazada, Abdulkadir Kadir Poyraz isimli bir şahıs tarafından satıldığının tespit edildiği, üç çift ayakkabıya el konulduğu, ayakkabılardaki şerit logosunun davacıya ait 2007/27603 ve 104349 başvuru numaralı markaları ile iltibas yarattığı görüşünün bildirildiği, davacı adına 104349 tescil numaralı markanın 25 inci sınıfta 2007/39883 tescil numaralı markanın 18, 25, 28 inci sınıflarda, 2007/27603 numaralı markanın 25 inci sınıfta, 157102 başvuru numaralı markanın 18, 25, 2 inci sınıflarda yan şerit şekil markası olarak tescil edildiği, hak sahipliğinin devam ettiği, davalı adına 2014/78545 numaralı şekil markasının başvurusunun itiraz nedeniyle reddedildiği, 2007/17317 numaralı "..." ibareli markanın 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğu, davalı tarafından tescilli "..." ibareli markanın yanında, spor ayakkabılarda kullanılan işaret bir kalın çizgi formatının işarete hareket ve dinanizm katacak şekilde sağ kıvrımı keskin, sol kıvrımı keskine yakın dalgalanıyor göründüğü bir şerit formu olup davacı adına 2007/27603 tescil numaralı markadaki yan şerit formuna aynıyet derecesinde benzediğinin belirlendiği, bu durumda davalı davacının adına tescilli bilinen markasını kendi markasının yanında kullanmak suretiyle karıştırılma ihtimali ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine davalıya ait internet sitesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davacının markanın lisans verilmesi halinde elde edilebilecek bedeli talep etmiş olup yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin davaya konu olan ürünü 100 27 90-m veya 100 27 90-z kodlarıyla satmış olabileceğinin belirlendiği, davalı şirketin 2014 yılı Şubat ayından dava tarihindeki dönem için davacı şirkete ödemesi gereken toplam lisans ücretinin 14.138,85 TL olduğunun bildirildiği, bu miktar üzerinden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, markanın değeri satış yapılan ayakkabılar üzerinde ayrıca davalının da tescili markasının bulunması göz önüne alındığında 5.000,00 TL tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.efeayakkabı.com.tr adresinde davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin kaldırılmasına, 14.138,00 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden 13.138,35 TL'sinin ıslah tarihi olan 27.04.2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın masrafı davalıdan karşılanmak üzere yurt çapında yayınlanan gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan hüküm oluşturulduğunu, müvekkilinin bültende yayınlanmış marka başvurusunun bulunduğunu, meşru bir markasal kullanım hakkı elde edildiğini, bilirkişi heyetinin, marka müracaatının dava açılmasından sonra reddedilmesi sebebi ile müvekkilin dava tarihine kadar olan kullanımının 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka başvurusuna dayandırılamayacağı yönündeki görüşüne itiraz ettiklerini,
2.Müvekkilinin internet sitesi üzerinden tespit edilen kullanımlarının, 25.09.2014 tarihli ve 2014/78545 numaralı marka müracaatı ve müvekkilinin ayakkabılarında davacı ile ilgisi olmayan ... markasının kullanılması hep birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi itibari ile bir tecavüzden bahsedilmesinin de olanaksız olduğunu, davacının tecavüz iddiasına vakıf olan müvekkilinin davadan önce kullanımı durdurduğunu, müvekkilinin kötüniyet ve iltibas gayesinin bulunmadığını.
3.Davacının 2007/27603 sayılı şekil markası dışında diğer markalarına tecavüz iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu markanın bilinirliğe ulaştığı ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin bunu bilmesi gerektiğine yönelik tespitin, davacının Türkiye'de ki kullanımları ve dosya kapsamına aykırı olduğunu.
4.Hükme dayanak bilirkişi raporunda sadece davacının 2007/27603 sayılı markasına tecavüz edildiğinin beyan edildiğini, sunulan lisans sözleşmesinin "puma" markasına ait olması nedeniyle bu lisans sözleşmesine göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 2007/27603 sayılı şekil markasının tanınmış olmadığını.
5.Google ve webarchive.org internet sitesi üzerinden inceleme yapılarak tecavüz süresinin hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın 14.08.2014 tarihinde arama ve el koyma işlemi yaptırdığını, 18.05.2015 tarihinde internet üzerinde delil tespiti yaptırdığını, bu tarihler öncesinde ve dava tarihine kadar markaya tecavüz iddiasını kanıtlayacak delil bulunmadığını, internet sitesinde "google Hizmet Şartları" altında yer alan açıklamalarda, bu sitedeki içeriklerin güvenilirliğinin google tarafından taahhüt edilmediğinin beyan edildiğini.
6.Tazminat hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğunu, hesap edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celp edilen TPMK kaydından, davalının 25.09.2014 tarihli şekil marka başvurusunun, davacı tarafın itirazı üzerine, davacı markaları ile benzer sınıfta tescil başvurusunda bulunulması ve iltibas ihtimali nedeniyle 10.07.2015 tarihinde reddine karar verildiği, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin son fıkrasına göre davalı markasının dava tarihinden önce ya da yargılama sırasında geçerli bir şekilde tescil edilmesi halinde davalı geçerli bir korumadan faydalanacaksa da davalı markası dava tarihinde tescilli olmadığından ve yargılama sırasında tescil başvurusu reddedildiğinden, davalının marka tescil korumasından faydalanmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki davalı istinaf sebebinin haklı görülmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin tescilli markalarından bahsedilmişse de, esasen davalı internet sitesindeki ayakkabı ürünlerindeki şekil markasının müvekkilinin 2007/27603 başvuru numaralı marka ile benzer olduğu, bu şekilde kullanımın davacının tanınmış olan tescilli markalarının serisi gibi algılanacağını ileri sürdüğü anlaşılmakla, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının tecavüze konu yan şerit şekil markasının 2007 yılından beri tescilli olduğu, davalının ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve davacı markasını bilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan ek raporda, davalının internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede Şubat 2014 tarihinden itibaren davaya konu yan şerit şekil markası taşıyan ayakkabıların satışa sunulduğunun tespit edildiği, ihlal fiilinin bu tarihten başlatılarak lisans bedeli hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı tarafça dosyaya emsal olarak sunulan sözleşmenin "puma" markasına ait olduğu, davaya konu şekil markasına ait olmadığı ileri sürülmüşse de, bilirkişiler tarafından sunulan sözleşmenin tüm hükümlerinin bire bir uygulanmadığı, emsal olarak değerlendirildiği ve yıllık satış tutarı üzerinden alınan kısmın dikkate alındığı, hesaplamada dikkate alınan satış miktarı üzerinden %9 lisans bedelinin somut uyuşmazlık kapsamına uygun olduğu ve bilirkişiler tarafından sadece ihlale konu ürün satış bedeli üzerinden hesaplama yapıldığı dikkate alınarak, hükmedilen tazminatın fahiş olduğuna dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109945300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz