Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5321 E. 2023/144 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki kuralı↗ kesin yetki↗ yabancı mahkeme ilamı↗ bedel iadesi↗ pay sahipliği↗ vekâlet ücreti↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ yetki↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse bedelinin iadesi yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 16.01.2019 tarih, 2018/2559 E. ve 2019/392 K. sayılı kararı ile ilamda yapılan açıklamalar doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk kamu düzeninin ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının tenfizine engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29. 05. 2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın tenfizine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle
1) Davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğu, Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiği, kesin yetki kuralı bulunduğu,
2) Ortada geçerli bir şirket ortaklığının bulunmadığı, taleplerin haksız olduğu,
3) Şirkete konulan sermayenin geri istenemeyeceği
4) Kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 nci ve 54 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3047 E. 2011/6890 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/528 E. 2012/1472 K.
Ortak:kamu düzeni
İncelediğiniz karardaMahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle 1) Davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple kararın Türk «kamu düzenine» aykırı olduğu, Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiği, «kesin yetki kuralı» bulunduğu, 2) Ortada geçerli bir şirket ortaklığının bulunmadığı, taleplerin haksız olduğu, 3) Şirkete konulan sermayenin geri istenemeyeceği 4) Kararın eşitlik il …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığı bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik haklarının mahfuz olduğu, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk Yargı kararlarının çeliştiği ve bu kararının uygulanmasının eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, Türk şirketlerinin mali ve iktisadi durumun da etkileneceği, «kamu düzenine aykırılık» olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığı bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik haklarının mahfuz olduğu, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk Yargı kararlarının çeliştiği ve bu kararının uygulanmasının eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, Türk şirketlerinin mali ve iktisadi durumun da etkileneceği, «kamu düzenine aykırılık» olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2317 E. 2012/9192 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalının mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 22.
Hukuk Dairesi'nin kararının «tenfizine» karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «tespit davası» olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen «vekalet ücretinin» «maktu vekalet ücreti» olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · tespit davası · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «tespit davası» olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen «vekalet ücretinin» «maktu vekalet ücreti» olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı …
3 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12421 E. 2013/11191 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Köln Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harca ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harca» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · eda davası · tespit davası · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harca ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harca» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7195 E. 2011/9011 K.
Ortak:pay sahipliği · kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54. maddesi olduğu, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle dav …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54. maddesi olduğu, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2302 E. 2011/5838 K.
Ortak:pay sahipliği · kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5321 E. , 2023/144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı ödememesi üzerine Alman Köln Eyalet Yetkili Yerel Mahkemesinde alacak davası açıldığını ve mahkeme tarafından 27.06.2006 tarihinde davanın kabulüne 40.903,35 euro anaparanın 21.06.2005 tarihinden itibaren %5 faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, kararın 29.05.2008 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Alman Köln Eyalet Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 22 O 73/05 sayılı kararın ve masraf tespitine ilişkin ek kararın tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava şartlarının yokluğundan davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
A.Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse bedelinin iadesi yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 16.01.2019 tarih, 2018/2559 E. ve 2019/392 K. sayılı kararı ile ilamda yapılan açıklamalar doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk kamu düzeninin ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının tenfizine engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
05. 2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın tenfizine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle
1) Davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğu, Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiği, kesin yetki kuralı bulunduğu,
2) Ortada geçerli bir şirket ortaklığının bulunmadığı, taleplerin haksız olduğu,
3) Şirkete konulan sermayenin geri istenemeyeceği
4) Kararın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 nci ve 54 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884983700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz