Kamu düzeni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3047 E. 2011/6890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu düzeni↗ alacak davası↗ tenfiz↗ ortaklık ilişkisi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3061 E. 2011/6893 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla daha önce açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7197 E. 2011/9012 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla daha önce mahkemede açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 10.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7195 E. 2011/9011 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54. maddesi olduğu, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54. maddesi olduğu, davacının Alman Mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle dav …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2302 E. 2011/5838 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davanın yasal dayanağının 5718 sayılı Yasa’nın 54.maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddiaları ile alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, bu nitelikte kararların Yargıtay'ca onaylandığı, bu yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk Yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamında açı …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3358 E. 2010/10756 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla mahkemelerde açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararların Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararında davalıların, dava dışı ... şirketi için davacıyla yatırım sözleşmesi imzaladıkları, davalıların yatırım aracıları oldukları için sorumlu tutuldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3357 E. 2010/9577 K.
Ortak:kamu düzeni · alacak davası · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» olarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette ortaklığının bulunduğu iddiasıyla daha önce mahkemede açılan davaların TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca reddedildiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkemenin kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı bulunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalılar vekili, davacının müvekkili şirkette ortaklığının bulunmadığını, «tenfizi» istenen mahkeme kararında açıklanan...-...’de ortaklığının olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5321 E. 2023/144 K.
Ortak:kamu düzeni · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının Alman mahkemelerinde «alacak davası» açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve «kamu düzenine» de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Türk «kamu düzeninin» ihlaline yol açacak, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» engel olacak bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Köln Eyalet Mahkemesinin 29.
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2008 kesinleşme tarihli 22 O 73/05 no.lu dosyasından verilen kararın «tenfizine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · bedel iadesi · pay sahipliği · yetki · kesin hüküm
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle 1) Davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple kararın Türk «kamu düzenine» aykırı olduğu, Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiği, «kesin yetki kuralı» bulunduğu, 2) Ortada geçerli bir şirket ortaklığının bulunmadığı, taleplerin haksız olduğu, 3) Şirkete konulan sermayenin geri istenemeyeceği 4) Kararın eşitlik il …
Mahkemece 17.06.2010 tarih, 2009/677 E. ve 2010/204 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortak olduğu ve şirkete karşı alacak davaları açarak hisse «bedelinin iadesi» yönünde taleplerde bulunduğu, açılan davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 405 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyezler" şeklindeki yasal düzenlemeye dayalı reddedildiği, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının sonuçları ile Türk yargı kararlarının çeliştiği, eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3047 E. , 2011/6890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 gün ve 2008/812-2008/795 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/10/2010 gün ve 09/3359-2010/9956 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Karlsruhe Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine alacak davası açıldığını, 13/11/2006 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, 15.354.10 Euro anaparanın 06/01/1999 tarihinden itibaren %4 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, anılan mahkemenin kararının 16/07/2007 tarihinde kesinleştiğini ve apostille ile onandığını, davanın bir alacak davası olduğunu, Türk kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davalı şirkette davacının ortaklığının bulunduğu, Türk Mahkemelerinde davalı şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı olunmadığı iddialarıyla alacak davaları açıldığı ve açılan davaların TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030025700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz