6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2317 E. 2012/9192 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebliğ maktu vekalet ücreti tespit davası kamu düzeni tenfiz vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438 · TTK — TTK 5

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalının mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin kararının tenfizine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar asliye hukuk mahkemesine açılan davaya mahkemece resen ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru değil ise de TTK'nun 5/3. maddesi uyarınca bu hususun tek başına bozma nedeni yapılmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle tespit davası olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tanıma Ve Tenfiz 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12737 E. 2013/11186 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12421 E. 2013/11191 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2317 E.  ,  2012/9192 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2010/507-2010/572 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil edip geri ödemediğini, bunun üzerine müvekkilince davalı aleyhine Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nde alacak davası açıldığını, açılan bu davada müvekkili lehine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi tarafından verilen hükmün tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tenfizi istenen ilamın, Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisi dahilinde olan bir konuya matuf bulunduğunu, HUMK'nun 17. maddesi dikkate alındığında yetkisiz yabancı mahkemede verilen ilamın kamu düzenine aykırı olduğunu, uyuşmazlığın taraflarının Türk vatandaşı olması nedeniyle uyuşmazlığa Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin ortağı olan davacının TTK'nın 405. maddesi gereğince müvekkili şirkete verdiğini geri isteme hakkı olmadığını, bu yönde verilen bir hükmün tenfizine karar verilemeyeceğini, tenfize karar verilmesi halinde Türkiye'de dava açan ortaklar ile yurt dışında dava açan ortaklar yönünden farklı kararlar çıkacağını ve bunun da anayasada belirlenen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalının mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Köln Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin kararının tenfizine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar asliye hukuk mahkemesine açılan davaya mahkemece resen ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru değil ise de TTK'nun 5/3. maddesi uyarınca bu hususun tek başına bozma nedeni yapılmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davaları nitelikleri itibariyle tespit davası olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiği halde, nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “3.737 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.100 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu hali ile düzeltilerek ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 330,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059105600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.