Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7199 E. 2023/362 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet tespiti davası↗ resen terkin↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tespit davası↗ ihya↗ hak düşürücü süre↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirkete ait ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin 11.06.2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, eldeki davanın ise 14.06.2021 tarihinde açıldığı, Ticaret Sicili Müdürlüğünün şirketin son yetkili müdürü ile şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında tebligatları ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilanları yaptığı ve terkin işleminin usulüne uygun tamamlandığı, usulüne uygun resen terkin işleminden sonra (5) yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın hizmet tespit davası olduğu, hizmet tespit davalarında zamanaşımı söz konusu olmadığını, davacının tüm iş yaşamını ve emeklilik durumunu etkileyecek olan hizmet tespit davası yargılamasının yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini bu nedenle şirketin ihyası davasının kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeplerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1378 E. 2019/6412 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı T.İş Bankası A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş yönünden «maddi tazminat» ve manevi tazminat davasının kabulüne dair verilen kararın davalı Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce manevi tazminat yönünden bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3935 E. 2024/5874 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · terkin · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 11.06.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, eldeki davanın ise 14.06.2021 tarihinde açıldığı, Ticaret Sicili Müdürlüğünün şirketin «son» yetkili müdürü ile şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında «tebligatları» ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilanları yaptığı ve terkin işleminin usulüne uygun tamamlandığı, usulüne uygun resen terkin işleminden sonra (5) yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın «hizmet tespit davası» olduğu, hizmet tespit davalarında «zamanaşımı» söz konusu olmadığını, davacının tüm iş yaşamını ve emeklilik durumunu etkileyecek olan hizmet tespit davası yargılamasının yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini bu nedenle «şirketin ihyası» davasının kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 E. sayılı dosyasında «ihyası» istenen şirkete karşı açtığı «derdest» davasının bulunduğu, şirket «tasfiye» edilerek «terkin» edilmiş olduğundan devam eden davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasının gerektiği, devam eden dava varken yapılan tasfiyenin usule uygun olmadığı gerekçesiyle Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 E. sayılı dosyasına «münhasır», bu dosyanın görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere «şirketin ihyası» ve «yeniden tesciline», ihyasına karar verilen şirkete ihya ve «tasfiye memuru» olarak davalı «son» tasfiye memurunun atanmasına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/147 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, davalı şirketin genel kurul kararı ile Ticaret Sicilinden «terkin» edildiğinin öğrenildiğini, dosyalarının Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 E. sayısına kaydedildiğini, mahkemece «şirketin ihyası» için 1 aylık «kesin süre» verildiğini, bir aylık süre içinde davalarını açtıklarını, ...'un şirketin sahibi olup kayıtlarda «tasfiye memuru» olarak göründüğünü, ihyası istenen şirketin ...
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · münhasırlık · sicilden terkin · derdestlik · kesin süre · infaz · tasfiye memuru · haciz
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 E. sayılı dosyasında «ihyası» istenen şirkete karşı açtığı «derdest» davasının bulunduğu, şirket «tasfiye» edilerek «terkin» edilmiş olduğundan devam eden davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasının gerektiği, devam eden dava varken yapılan tasfiyenin usule uygun olmadığı gerekçesiyle Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 E. sayılı dosyasına «münhasır», bu dosyanın görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere «şirketin ihyası» ve «yeniden tesciline», ihyasına karar verilen şirkete ihya ve «tasfiye memuru» olarak davalı «son» tasfiye memurunun atanmasına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/147 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, davalı şirketin genel kurul kararı ile Ticaret Sicilinden «terkin» edildiğinin öğrenildiğini, dosyalarının Nazilli İş Mahkemesinin 2023/269 E. sayısına kaydedildiğini, mahkemece «şirketin ihyası» için 1 aylık «kesin süre» verildiğini, bir aylık süre içinde davalarını açtıklarını, ...'un şirketin sahibi olup kayıtlarda «tasfiye memuru» olarak göründüğünü, ihyası istenen şirketin ...
İcra Müdürlüğünün 2020/12408 E. sayılı dosyası ile borçlu olduğunu, icra dosyasında «haciz» koyduklarını, yine şirket hakkında Denizli İcra Müdürlüğünün 2023/191824 E. ve 2023/155010 E. sayılı icra dosyaları olduğunu, bu dosyalar göz önüne alınmaksızın «tasfiye» ve «sicilden terkin» işlemi yapıldığını ileri sürerek ...
Kararın davalı «tasfiye memuru» vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12679 E. 2012/17694 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · trafik kazası · sorumluluk sigortası · pasif husumet · tüzel kişilik · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaYargılama sırasında davanın dayanağı olan «zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini» düzenleyen sigorta şirketinin Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. olmayıp, ayrı bir «tüzel kişiliği» olan Aviva Sigorta A.Ş. olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, davanın dayanağı olan sigorta poliçesinin tarafı olmayıp, bu poliçeden kaynaklanan sorumlulukları da üstlenmemiş olan Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş.’ye karşı sözkonusu poliçeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunulması mümkün olmadığından işbu davada kendisine «husumet» düşmeyen Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş. yönünden açılan davanın «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «trafik kazası» sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanma nedeniyle davacıların uğradığı maddi zararın «zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi» kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7199 E. , 2023/362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Bilgem Bilgisayar Hizm. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığını hasım göstererek Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) nezdinde 2020/436 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, anılan davada davalı Bilgem Bilgisayar Hizm. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ticaret sicilden resen silindiğini öğrenildiğini belirterek şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirkete ait ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin 11.06.2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, eldeki davanın ise 14.06.2021 tarihinde açıldığı, Ticaret Sicili Müdürlüğünün şirketin son yetkili müdürü ile şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında tebligatları ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilanları yaptığı ve terkin işleminin usulüne uygun tamamlandığı, usulüne uygun resen terkin işleminden sonra (5) yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın hizmet tespit davası olduğu, hizmet tespit davalarında zamanaşımı söz konusu olmadığını, davacının tüm iş yaşamını ve emeklilik durumunu etkileyecek olan hizmet tespit davası yargılamasının yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini bu nedenle şirketin ihyası davasının kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeplerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/882863200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz