Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3567 E. 2023/7351 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza sahteliği↗ borçtan kurtulma↗ garanti sözleşmesi↗ imza inkarı↗ sahtelik↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ icra hukuk mahkemesi↗ ciranta↗ menfi tespit davası↗ hırsızlık↗ sahtecilik↗ alacağın temliki↗ lehtar↗ şikayet↗ ciro↗ tespit davası↗ mirasçılık↗ dolandırıcılık↗ muvafakat↗ garantörlük↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ vade↗ geçersizlik↗ menfi tespit↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 677 ve 778 ... maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8878 E. 2023/521 K.
Ortak:imza sahteliği · borçtan kurtulma · garanti sözleşmesi · imza inkarı · sahtelik · icra hukuk mahkemesi · ciranta · lehtar · zamanaşımı var · Menfi tespit
Benzer bu kararda2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin «geçersiz» imzaları ileri süremeyip «keşideci» «lehtarın» «imza sahteliğine» veya «cirantaların» imza sahteliğine dayanarak «borçtan kurtulamayacağı», her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
Temyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · nispi harç · avalist · şekil şartı · sorumluluktan kurtulma · harç · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak «imza inkarı» nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında «zamanaşımından» düşme ve beraat kararı verildiği, «temlik» işleminin «icra hukuk» mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı ... vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini «ibraz» ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın («keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, «geçersiz» imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacakları», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak «ciro zincirini» de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle dava …
Bozma Kararı Dairemizin 30.09.2020 tarihli ve 2020/4804 E., 2020/3687 K. sayılı kararıyla «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Temyiz sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu «bononun» da içerisinde zikredildiği «garanti sözleşmesindeki» «keşideci» imzasının «sahteliğini» inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın «ciranta» imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan «temlik» işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak «şekil şartlarını» taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1208 E. 2013/6919 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekillince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/10052 E, 2012/13200 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/445 E. 2014/1840 K.
Ortak:imza sahteliği · imza inkarı · sahtelik · lehdar · ciranta · lehtar · keşideci
Benzer bu karardaAyrıca çekteki banka yazısı sadece «keşideci» ile ilgili olup, «müracaat borçluları» durumunda bulunan «lehdar» ve «ciranta» yönünden de, bir «imza sahtelik iddiası» dahi söz konusu değildir.
Mahkemece, bankaca ödeme için «ibraz» edilen çekteki imza ile banka nezdindeki imza farklı olduğundan çekin işleme alınmadığı, TTK'nın 801. maddesi gereğince muhatap bankanın «cirantaların» imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı ancak «keşidecinin» imzasını, çekin sahte veya «tahrif» edilmiş olup olmadığını araştırma yükümlülüğünde olduğu, aksine davranışın bankanın sorumluluğunu gerektireceği, bankanın bu yükümlülüğüne uygun olarak yaptığı incelemede keşideci imzasının tutmadığını («sahteliğini») tespit ettiği, dolayısıyla bu çekin HMK'nın 209. maddesi gereğince imzanın geçerliliği tespit edilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınmayacağı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep ihtiyati hacze ilişkin olup, ihtiyati haczin dayanağı olan çekin «keşidecisi», «lehtarı» ve «cirantası» aleyhine «ihtiyati haciz» istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik iddiası · müracaat borçlusu · tahrifat · ihtiyati haciz · haciz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, bankaca ödeme için «ibraz» edilen çekteki imza ile banka nezdindeki imza farklı olduğundan çekin işleme alınmadığı, TTK'nın 801. maddesi gereğince muhatap bankanın «cirantaların» imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı ancak «keşidecinin» imzasını, çekin sahte veya «tahrif» edilmiş olup olmadığını araştırma yükümlülüğünde olduğu, aksine davranışın bankanın sorumluluğunu gerektireceği, bankanın bu yükümlülüğüne uygun olarak yaptığı incelemede keşideci imzasının tutmadığını («sahteliğini») tespit ettiği, dolayısıyla bu çekin HMK'nın 209. maddesi gereğince imzanın geçerliliği tespit edilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınmayacağı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati hacze ilişkin olup, ihtiyati haczin dayanağı olan çekin «keşidecisi», «lehtarı» ve «cirantası» aleyhine «ihtiyati haciz» istenmiştir.
Ayrıca çekteki banka yazısı sadece «keşideci» ile ilgili olup, «müracaat borçluları» durumunda bulunan «lehdar» ve «ciranta» yönünden de, bir «imza sahtelik iddiası» dahi söz konusu değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3567 E. , 2023/7351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/710 Esas, 2021/740 Karar
DAVACILAR 1-...
2-...
3-...
vekilleri Avukat ...
DAVALILAR 1-... vekili Avukat ...
2- ... mirasçıları;
A....
B....
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacılar vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisinin yanında çalışan senet lehdarı dava dışı ... ... tarafından hırsızlık yapılarak çalınan senetlerden 25.05.1998 tanzim ve 30.08.1999 vade tarihli 250.000,00 USD bedelli senedin davalı ...’e ciro edildiğini ve 200.000,00 USD’lik kısmının İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyası ile davalı ... tarafından takibe konulduğunu, dolandırıcılık ve hırsızlık suçundan davalı ... ve lehdar ...’in beraat ettiklerini, alacağın 02.03.2004 tarihinde diğer davalı ...'a temlik edildiğini, bu kez Nazife ...’ın, ... hakkında sahtecilikten şikayetçi olduğunu ancak davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğini, davalı ...’in ceza dosyalarında talimatla alınan ifadesinde, senet lehdarı ve temlik edileni tanımadığını ve bu senetlere ilişkin bilgisinin olmadığını beyan ettiğini, davalı ...’in vekilinin geçerli vekaletname ile icra takibi başlatmadığını, davalı ...'ın da ceza dosyasında alınan ifadesinde, okuma yazma bilmediğini ve imza atamadığını beyan etmesine rağmen temlik işleminde imza attığını, yapılan temliknamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalıların yetkili hamil olmadıklarının ve bonodaki ...
imzasının sahte olduğunun tespiti ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davalının icra dosyasındaki alacağını temlik etmekle dosya ile ilgisinin kalmadığını, davalının icra takibine dayanak vekaletname sonrası vekil tayin ettiği ... tarihli vekaletname tanzim edildiğini ve temlik işleminin gerçekleştirildiği icra işlemlerine muvafakat ettiğini, icra işleminin ve vekaletnamenin sahteliğinin iddia edilmesinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili; davacıların İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyasıyla ilgili olarak daha önce İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyası ile imza inkarına dayalı açtıkları menfi tespit davası sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun tespit edildiğini, temliknamenin geçersizliği konusunda davacıların şikayeti üzerine İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2004/719 E. ve 2004/810 K. sayılı ve 27.05.2004 tarihli kararı ile temlik alanın açık kimliğinin yazılı olmasını yeterli görerek şikayetin reddine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyasında müteveffanın imzasının inkarı nedeniyle yargılama sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun kesinleştiği, davacı tarafın temlik ... dosyamız davalısı Nazife ...'a ait temlik imzası ve sahteliği hususunda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/170 E. (... 2018/567 E.) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin geçersiz imzaları ileri süremeyip keşideci lehtarın imza sahteliğine veya cirantaların imza sahteliğine dayanarak borçtan kurtulamayacağı, her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 25.01.2023 tarihli ve 2021/8878 E. 2023/521 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili; kararda usul hataları yapıldığını, dava konusu bononun da içerisinde zikredildiği garanti sözleşmesindeki keşideci imzasının sahteliğini inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı ...’ın ciranta imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı ...’nin ... yazar olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 677 ve 778 ... maddeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003418500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz