Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5324 E. 2022/9250 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çelişkili davranış yasağı↗ müktesep hak↗ münhasırlık↗ kazanılmış hak↗ oy yasağı↗ kötü niyet↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın ayırt ediciliğini üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının münhasıran esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının iltibası artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ve 20.05.2013 tarihinde ise davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda gerek tescil tarihi gerekse de devir iradesi uyarınca "İBRAHİM DUMANKAYA" ibaresinin davalıya ait olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, çekişme konusu “35.Sınıf: 35/01 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. 36. Sınıf: 36/01 Sigorta hizmetleri. 37. Sınıf: 37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri”, davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, ayrıca önceki tescilli marka kapsamındaki hizmetler yönünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle müktesep hak iddiasının kabul edilmediği, kötü niyet iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda kötüniyetli tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı şirket tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin başvurusunun kapsamında kalan ve çekişme konusu olan 35/1, 36/1 ve 37/1. sınıf tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da aynen yer aldığı, yani davalının marka başvurusu ile davacı markalarının çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, davalı Şirketin devraldığı davacıya ait 2010/04415 sayı ile tescilli “İBRAHİM DUMANKAYA” ibareli markanın, düz yazıdan ibaret olup, hepsi aynı büyüklük ve biçimdeki harflerden oluştuğu, davalı Şirketin bu markaya dayanarak davacıya ait olduğunu bildiği "DUMANKAYA" ibaresini ön plana çıkaracak şekilde herhangi bir marka veya tasarım tescilinde bulunmasının mümkün olmadığı Dairemizin 15.04.2019 tarih ve 2018/1298 E.- 2019/2923 K., 20.01.2020 tarih ve 2019/2626 E.- 2020/529 K., 20.01.2020 tarih ve 2019/2631 E.- 2020/550 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının 04.11.2011 tarihinde tescil edildiğinden, 29.05.2015 tarihli işbu dava konusu başvuru markası bakımından davalı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı Şirket vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davacı adına daha önceden tescilli “DUMANKAYA” ibaresini içeren çok sayıda markaya dayalı olarak davalının “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDİNG 1961 DKY KENTSEL” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ve 20.05.2013 tarihinde ise davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda gerek tescil tarihi gerekse de devir iradesi uyarınca "İBRAHİM DUMANKAYA" ibaresinin davalıya ait olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, çekişme konusu 35., 36.,37. sınıf mal ve hizmetlerin davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, bu nedenle müktesep hak iddiasının kabul edilmediği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla da ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu (bknz. Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 Esas, 2021/1610 Karar sayılı ilamı), davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY KENTSEL” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması nedeniyle davacının tescilli markalarına yanaşma olarak da değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1417 E. 2021/1610 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · müktesep hak · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu (bknz.
… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… arkasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
… sonraki kullanım süresi itibari ile henüz beş yıllık süreyi doldurmadan 29.05.2015 tarihli dava konusu marka başvurusunu yaptığı, bu itibarla önceki markanın henüz «müktesep hak» oluşturmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne; TPMK YİDK'in 15/05/2017 tarihli ve 2017-M-3450 sayılı kararının davacı iti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması
Benzer bu karardaHOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/93 E. 2023/283 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · müktesep hak · kazanılmış hak · oy yasağı · iltibas
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu (bknz.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın «ayırt ediciliğini» üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının «münhasıran» esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının «iltibası» artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı …
… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
… süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı …
… n ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikes …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · ziya · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici
Benzer bu karardaDumankaya” markasının davalının «uyuşmazlık konusu» başvurusunun unsurlarından biri olarak kullanılmış olması itibarıyla sonraki aynı çekirdek unsuru içeren versiyon marka başvurusuna yapılan itirazın, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikes …
DUMANKAYA" ibareli markadan «ziyade» müvekkilin "DUMANKAYA" ibareli markalarına yanaştığı ve müvekkil markaları ile «iltibas» yarattığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2620 E. 2023/7182 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · kazanılmış hak · oy yasağı · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın «ayırt ediciliğini» üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının «münhasıran» esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının «iltibası» artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı …
Davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu (bknz.
… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… reddedildiğini, işaretlerin ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil ettiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin müvekkilinin seri markası intibaına kapılıp «iltibas» oluşacağını, işaretteki “...” ibaresinin «ayırt edicilik» kazandırmadığını, 2010/04415 sayılı davalı şirket markasının davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil etmeyeceğini, zira bu markanın tescilinden itibaren 5 yıllık süre dolmadan dava konusu marka için başvurulduğunu, davalı şirketin daha önceleri de Dumankaya ibaresini ön plana alıp marka başvuruları yaptığını, bunların hemen hepsinin müvekkilinin itirazı ile reddedildiğini, bunun üzerine Dumankaya ibaresinin ... puntolarla kullanıldığı ... müracaatın yapıldığını, fakat fiilen yine büyük puntolarla kullandığını, davalı şirket başvurusunun «kötü niyet» içerdiğini, önceki bir çok kötü niyetli davalı şirket başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2017-M-7252 sayılı kararının iptalini, 2014/601 …
… /4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak ... başvuruda bulunmasına itiraz ... hükümsüzlük istemesinin «çelişkili davranış yasağına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… sım hizmetleri içerdiğini, davalı şirketin ... başvuruda emtia listesini genişletmediğini, davacının 2010/04415 sayılı marka için bir hükümsüzlük davası açmadığını, «kötü niyete» ilişkin kanıt sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaDUMANKAYA" ibareli marka başvurusu ile davacının "Dumankaya" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından yayına itiraz üzerine çıkartılan mal/hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin başvuru kapsamından çıkartılan mal/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içerisinde davalının "...
DUMANKAYA" ibareli marka başvurusu ile davacının "Dumankaya" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından yayına itiraz üzerine çıkartılan mal/hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ancak davalının, bizzat davacı tarafça davalıya devredilen, 2010/04415 sayılı "...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11664 E. 2013/17199 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5324 E. , 2022/9250 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2019 tarih ve 2017/276 E. - 2019/154 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2019/1350 E. - 2021/596 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kurulduğu 1963 yılından beri döneminin şartlarına ve tercihlerine uygun konut projeleri ürettiğini ve 90'lı yıllardan itibaren hem kent için hem de kent çevresinde gelişmekte olan yeni yerleşim birimlerinde önemli projelere imza attığını, davalı tarafa ait 2015/46779 numaralı “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDING DKY KENTSEL” ibareli marka başvurusunun, müvekkiline ait "DUMANKAYA" ibareli marka ile iltibas yaratacak şekilde benzediğini, müvekkiline ait “DUMANKAYA” ibaresinin itiraza konu başvuruda aynen yer aldığını, başvuruda esas unsurun "DUMANKAYA" ibaresi olduğunu, markaya getirilen "İbrahim" ve "Holding" ibarelerinin markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, davalı yanın "DUMANKAYA" ibaresini tescil ettiremeyeceğini anlayınca anılan ibarenin sessiz harflerinden oluşan (2014/60397 "DMNK", 2014/60369 "DMKY", 2014/60386 "DMNKY") üç marka başvurusunda bulunduğunu, gelen bilirkişi raporlarında bu ibarelerinin müvekkili markası ile iltibas yarattığının ve kötüniyetli olduğunun vurgulandığını, davalı şirketin yetkililerinden olan İbrahim Dumankaya’nın müvekkili şirketten ayrılırken adı ve soyadını içeren 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markanın kendisine devredilmesini rica ettiğini, bunun üzerine müvekkili firmanın iyiniyetle markayı devrettiğini, davalı tarafın ise müvekkili ile aralarında olan marka devir sözleşmesini kullanarak, haksız ve kötüniyetli olarak, müvekkili firmaya ait "DUMANKAYA" ibaresini tescil ettirmeye ve kullanmaya çalıştığını, fakat bu devrin kesinlikle başvuru sahibine veya İbrahim Dumankaya’nın kuracağı herhangi bir şirkete "DUMANKAYA" ibaresini kullanmasına müsaade ettiği anlamına gelmediğini, bu açıdan başvurunun kötüniyetli olduğunun anlaşılacağını, somut olayda davaya konu “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDİNG DKY KENTSEL” ibareli markanın müvekkili markası ile iltibas yaratacak şekilde benzer bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazının, diğer davalının 23.06.2017 tarih ve 2017-M-5006 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kısmen kabul edildiği ve başvuru kapsamından 35/02, 03, 04, 05;
36/02, 03, 04; 37/02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13 alt gruplarında yer alan hizmetlerin çıkartıldığı, ancak diğer emtia yönünden, başvuru sahibi adına 2010/04415 sayı ile tescilli "İBRAHİM DUMANKAYA" markasının tescil kapsamında bulunması göz önüne alındığında, itiraza konu hizmetlerde başvuru sahibinin kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, İbrahim Dumankaya Holding kurucusu ve başkanı olan İbrahim Dumankaya’nın 1963 yılında "Dumankaya" markası ile inşaat sektörüne girdiğini, 2013 yılında yeniden yapılanma için İbrahim Dumankaya Holding’i kurduğunu ve “Dumankaya Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.”, “DKY İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım A.Ş.” ve “DKY Sigorta A.Ş.” şirketlerini İbrahim Dumankaya Holding çatısı altında birleştirerek yoluna devam ettiğini, "İBRAHİM DUMANKAYA" markasının tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, müvekkili şirket ve İbrahim Dumankaya Holding bünyesinde bulunan DKY İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin “İBRAHİM DUMANKAYA” ve “DKY” markasından türetilmiş birçok markasının bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunun davacı yanın "DUMANKAYA" markasını hiçbir şekilde çağrıştırmadığını, markanın telaffuzu, görünüşü, kavramsal anlamının birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkili şirkete ait TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2010/04415 sayılı “İBRAHİM DUMANKAYA” markasının bulunduğunu, müvekkilinin bu markayı “ALİ DUMANKAYA” markası ile beraber davacı şirketten noterden yapılan sözleşme ile devraldığını, bu nedenle söz konusu “İBRAHİM DUMANKAYA” ibaresi üzerinde müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde “Dumankaya” markasını kullanma niyetinde olmadığını, ticari hayatına “İbrahim Dumankaya” ve “DKY” markaları ile devam ettiğini, davacı yanın "DUMANKAYA" ibaresi üzerinde tekel hakkının mevcut olmadığını, müvekkili markasının "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli olduğunu ve devir sözleşmesi ile devraldığı “İbrahim Dumankaya” ibaresini içerdiğini, davacı yanın kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın ayırt ediciliğini üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının münhasıran esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının iltibası artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ve 20.05.2013 tarihinde ise davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda gerek tescil tarihi gerekse de devir iradesi uyarınca "İBRAHİM DUMANKAYA" ibaresinin davalıya ait olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, çekişme konusu “35.Sınıf: 35/01 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.
36. Sınıf: 36/01 Sigorta hizmetleri.
37. Sınıf: 37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri”, davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, ayrıca önceki tescilli marka kapsamındaki hizmetler yönünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle müktesep hak iddiasının kabul edilmediği, kötü niyet iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda kötüniyetli tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı şirket tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin başvurusunun kapsamında kalan ve çekişme konusu olan 35/1, 36/1 ve 37/1. sınıf tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da aynen yer aldığı, yani davalının marka başvurusu ile davacı markalarının çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, davalı Şirketin devraldığı davacıya ait 2010/04415 sayı ile tescilli “İBRAHİM DUMANKAYA” ibareli markanın, düz yazıdan ibaret olup, hepsi aynı büyüklük ve biçimdeki harflerden oluştuğu, davalı Şirketin bu markaya dayanarak davacıya ait olduğunu bildiği "DUMANKAYA" ibaresini ön plana çıkaracak şekilde herhangi bir marka veya tasarım tescilinde bulunmasının mümkün olmadığı Dairemizin 15.04.2019 tarih ve 2018/1298 E.- 2019/2923 K., 20.01.2020 tarih ve 2019/2626 E.- 2020/529 K., 20.01.2020 tarih ve 2019/2631 E.- 2020/550 K.
sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının 04.11.2011 tarihinde tescil edildiğinden, 29.05.2015 tarihli işbu dava konusu başvuru markası bakımından davalı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili ile davalı Şirket vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davacı adına daha önceden tescilli “DUMANKAYA” ibaresini içeren çok sayıda markaya dayalı olarak davalının “İBRAHİM DUMANKAYA HOLDİNG 1961 DKY KENTSEL” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği ve 20.05.2013 tarihinde ise davalı şirkete devredildiği, bu bağlamda gerek tescil tarihi gerekse de devir iradesi uyarınca "İBRAHİM DUMANKAYA" ibaresinin davalıya ait olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişmenin bulunmadığı, çekişme konusu 35., 36.,37.
sınıf mal ve hizmetlerin davalının 2010/04415 sayılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, bu nedenle müktesep hak iddiasının kabul edilmediği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla da ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu (bknz. Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 Esas, 2021/1610 Karar sayılı ilamı), davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY KENTSEL” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması nedeniyle davacının tescilli markalarına yanaşma olarak da değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekili ile davalı Dumankaya Yapı Malzemeleri San. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/877003800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz