YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1417 E. 2021/1610 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çelişkili davranış yasağı↗ müktesep hak↗ hakkın kötüye kullanılması↗ oy yasağı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında bütünsel olarak ortalama düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacı ... davalı şirketin önceden birlikte faaliyet gösterirken 2013 yılından itibaren iki ayrı şirket olarak ve aynı sektörde faaliyete devam ettiği, davalının markayı yoğun bir şekilde inşaat sektöründe kullandığını, "bir arada var olma" ilkesi nedeniyle 37. sınıftaki inşaat hizmetleri açısından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markaların her iki tarafça yoğun ve yaygın kullanımı nedeniyle müşterilerin her iki markanın iki ayrı teşebbüsten geldiği yönünde düşünce içerisinde olabilecekleri, tarafların her ikisinin de "dumankaya" ibaresinin inşaat sektöründe tanınmış olmasında emeklerinin bulunması gözetildiğinde KHK 8/4 maddesi koşullarının bulunmadığı, davacının kendi rızasıyla davalıya 20/05/2013 tarihli marka devir sözleşmesi ile devrettiği 2010/4415 sayılı “...” ibareli markanın varlığı karşısında davacı tarafça bu defa davalının “... HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Davalının dava konusu 2015/46768 sayılı marka başvurusunda, daha önceden tescilli olan ve davacıdan devir aldığı 2010/4415 sayılı markasına konu “...” ibaresine ilaveten “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ek ibarelerini de kullanmak suretiyle davacının “DUMANKAYA” ibareli seri markalarına yanaştığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı adına 2010/4415 sayılı önceki markanın tescil tarihinin 04/01/2011 olduğu ve tescilden sonraki kullanım süresi itibari ile henüz beş yıllık süreyi doldurmadan 29.05.2015 tarihli dava konusu marka başvurusunu yaptığı, bu itibarla önceki markanın henüz müktesep hak oluşturmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne; TPMK YİDK'in 15/05/2017 tarihli ve 2017-M-3450 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline davalı şirket adına tescilli "... HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili temyiz etmişlerdir.
Dava, davacı adına daha önceden tescilli “DUMANKAYA” ibaresini içeren çok sayıda markaya dayalı olarak davalının “... HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması, tam tersine davalı adına aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden tescilli 2013/26951 sayılı “DKY OTOMOTİV” markasının bulunması nedeniyle davacının tescilli markasına yanaşma olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/93 E. 2023/283 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · müktesep hak · hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sonraki kullanım süresi itibari ile henüz beş yıllık süreyi doldurmadan 29.05.2015 tarihli dava konusu marka başvurusunu yaptığı, bu itibarla önceki markanın henüz «müktesep hak» oluşturmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne; TPMK YİDK'in 15/05/2017 tarihli ve 2017-M-3450 sayılı kararının davacı iti …
Benzer bu karardaDairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
Dumankaya” markasının davalının «uyuşmazlık konusu» başvurusunun unsurlarından biri olarak kullanılmış olması itibarıyla sonraki aynı çekirdek unsuru içeren versiyon marka başvurusuna yapılan itirazın, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… n ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikes …
DUMANKAYA" ibareli markadan «ziyade» müvekkilin "DUMANKAYA" ibareli markalarına yanaştığı ve müvekkil markaları ile «iltibas» yarattığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dumankaya” markasının davalının «uyuşmazlık konusu» başvurusunun unsurlarından biri olarak kullanılmış olması itibarıyla sonraki aynı çekirdek unsuru içeren versiyon marka başvurusuna yapılan itirazın, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5324 E. 2022/9250 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · müktesep hak · oy yasağı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
… sonraki kullanım süresi itibari ile henüz beş yıllık süreyi doldurmadan 29.05.2015 tarihli dava konusu marka başvurusunu yaptığı, bu itibarla önceki markanın henüz «müktesep hak» oluşturmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne; TPMK YİDK'in 15/05/2017 tarihli ve 2017-M-3450 sayılı kararının davacı iti …
Benzer bu karardaDavacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu (bknz.
… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… arkasının kapsamında yer aldığı, ancak dava konusu başvuruda davalının markaya farklı kelime unsurları ekleyerek, önceki tescilli markadan uzaklaştığını, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · kazanılmış hak · kötü niyet · kötüniyet · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın «ayırt ediciliğini» üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının «münhasıran» esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının «iltibası» artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı …
… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… yılı "İBRAHİM DUMANKAYA" ibareli markasının 04.11.2011 tarihinde tescil edildiğinden, 29.05.2015 tarihli işbu dava konusu başvuru markası bakımından davalı yararına «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğin …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2620 E. 2023/7182 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · oy yasağı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
Benzer bu kararda… /4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak ... başvuruda bulunmasına itiraz ... hükümsüzlük istemesinin «çelişkili davranış yasağına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… reddedildiğini, işaretlerin ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil ettiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin müvekkilinin seri markası intibaına kapılıp «iltibas» oluşacağını, işaretteki “...” ibaresinin «ayırt edicilik» kazandırmadığını, 2010/04415 sayılı davalı şirket markasının davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil etmeyeceğini, zira bu markanın tescilinden itibaren 5 yıllık süre dolmadan dava konusu marka için başvurulduğunu, davalı şirketin daha önceleri de Dumankaya ibaresini ön plana alıp marka başvuruları yaptığını, bunların hemen hepsinin müvekkilinin itirazı ile reddedildiğini, bunun üzerine Dumankaya ibaresinin ... puntolarla kullanıldığı ... müracaatın yapıldığını, fakat fiilen yine büyük puntolarla kullandığını, davalı şirket başvurusunun «kötü niyet» içerdiğini, önceki bir çok kötü niyetli davalı şirket başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2017-M-7252 sayılı kararının iptalini, 2014/601 …
DUMANKAYA" ibareli marka başvurusu ile davacının "Dumankaya" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından yayına itiraz üzerine çıkartılan mal/hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin başvuru kapsamından çıkartılan mal/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içerisinde davalının "...
DUMANKAYA" ibareli marka başvurusu ile davacının "Dumankaya" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından yayına itiraz üzerine çıkartılan mal/hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ancak davalının, bizzat davacı tarafça davalıya devredilen, 2010/04415 sayılı "...
… sım hizmetleri içerdiğini, davalı şirketin ... başvuruda emtia listesini genişletmediğini, davacının 2010/04415 sayılı marka için bir hükümsüzlük davası açmadığını, «kötü niyete» ilişkin kanıt sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1417 E. , 2021/1610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2018 tarih ve 2017/236 E- 2018/273 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.01.2020 tarih ve 2018/1767 E- 2020/42 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "DUMANKAYA" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... Holding DKY Otomotiv” ibaresini 35, 36, 37. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvurduğunu, 2015/46768 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine, müvekkilince "Dumankaya" ibareli markalar dayanak gösterilerek, itirazda bulunulduğunu ancak itirazının kısmen reddedildiğini, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddine karar verildiğini, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/309-2016/356 sayılı dosyasında da "... Holding DKY İnşaat+Şekil" marka başvurusuyla, Dumankaya markalarının iltibas oluşturacağına hükmedildiğini, davalının daha önce de benzer içerikte başvuruları bulunduğunu, bu nedenle başvurunun kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin önceden yetkilisi olan davalı şirketin yetkilisi ...’ya kendi ismini içeren 2010/04415 sayılı markanın devredildiğini ancak davalının kötüniyetle “Dumankaya” ibaresini de kullanmak istediğini ileri sürerek, 2017-M-3450 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili, Dumankaya markalarını zirveye çıkartan kişinin davalı şirketin sahibi olan ... olduğunu, müvekkilinin “DKY” ve “...” ismiyle birçok markanın sahibi olduğunu, markaların benzer olmadığını, “...” ve “...” markalarının, müvekkiline davacı tarafından devredildiğini, marka başvurusunun kötüniyetle yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında bütünsel olarak ortalama düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacı ... davalı şirketin önceden birlikte faaliyet gösterirken 2013 yılından itibaren iki ayrı şirket olarak ve aynı sektörde faaliyete devam ettiği, davalının markayı yoğun bir şekilde inşaat sektöründe kullandığını, "bir arada var olma" ilkesi nedeniyle 37. sınıftaki inşaat hizmetleri açısından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markaların her iki tarafça yoğun ve yaygın kullanımı nedeniyle müşterilerin her iki markanın iki ayrı teşebbüsten geldiği yönünde düşünce içerisinde olabilecekleri, tarafların her ikisinin de "dumankaya" ibaresinin inşaat sektöründe tanınmış olmasında emeklerinin bulunması gözetildiğinde KHK 8/4 maddesi koşullarının bulunmadığı, davacının kendi rızasıyla davalıya 20/05/2013 tarihli marka devir sözleşmesi ile devrettiği 2010/4415 sayılı “...” ibareli markanın varlığı karşısında davacı tarafça bu defa davalının “...
HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Davalının dava konusu 2015/46768 sayılı marka başvurusunda, daha önceden tescilli olan ve davacıdan devir aldığı 2010/4415 sayılı markasına konu “...” ibaresine ilaveten “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ek ibarelerini de kullanmak suretiyle davacının “DUMANKAYA” ibareli seri markalarına yanaştığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı adına 2010/4415 sayılı önceki markanın tescil tarihinin 04/01/2011 olduğu ve tescilden sonraki kullanım süresi itibari ile henüz beş yıllık süreyi doldurmadan 29.05.2015 tarihli dava konusu marka başvurusunu yaptığı, bu itibarla önceki markanın henüz müktesep hak oluşturmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne;
TPMK YİDK'in 15/05/2017 tarihli ve 2017-M-3450 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline davalı şirket adına tescilli "... HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili temyiz etmişlerdir.
Dava, davacı adına daha önceden tescilli “DUMANKAYA” ibaresini içeren çok sayıda markaya dayalı olarak davalının “... HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması, tam tersine davalı adına aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden tescilli 2013/26951 sayılı “DKY OTOMOTİV” markasının bulunması nedeniyle davacının tescilli markasına yanaşma olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657433800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz