YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/93 E. 2023/283 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çelişkili davranış yasağı↗ müktesep hak↗ hakkın kötüye kullanılması↗ ziya↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ oy yasağı↗ uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin, 10.07.2018 tarih, 2017/236 E. ve 2018/273 K. sayılı kararı ile taraf markaları arasında bütünsel olarak ortalama düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacı ... davalı şirketin önceden birlikte faaliyet gösterirken 2013 yılından itibaren iki ayrı şirket olarak ve aynı sektörde faaliyete devam ettiği, davalının markayı yoğun bir şekilde inşaat sektöründe kullandığı, "bir arada var olma" ilkesi nedeniyle 37. sınıftaki inşaat hizmetleri açısından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markaların her iki tarafça yoğun ve yaygın kullanımı nedeniyle müşterilerin her iki markanın iki ayrı teşebbüsten geldiği yönünde düşünce içerisinde olabilecekleri, tarafların her ikisinin de "dumankaya" ibaresinin inşaat sektöründe tanınmış olmasında emeklerinin bulunması gözetildiğinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının bulunmadığı, davacının kendi rızasıyla davalıya devrettiği “... Dumankaya” markasının davalının uyuşmazlık konusu başvurusunun unsurlarından biri olarak kullanılmış olması itibarıyla sonraki aynı çekirdek unsuru içeren versiyon marka başvurusuna yapılan itirazın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarih, 2018/1767 E. ve 2020/42 K. sayılı kararıyla; davalının marka başvurusu kapsamında kalan mal ve hizmetlerle davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı oldukları, başvuru markasının ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafından 2010/04415 numaralı markanın davalı Şirkete devri nedeniyle davacının, davalıya devredilen söz konusu markanın kullanımına karşı çıkamayacağı; ancak markanın devrinin, davacının tescilli markalarına dayalı itiraz haklarının da devredildiği manasına gelmediği, davacı tarafından davalıya devredilen "... DUMANKAYA" ibareli 2010/04415 sayılı markanın, 04.01.2011 tarihinde tescil edildiği, dava konusu başvurunun ise 29.05.2015 tarihinde yapıldığı, başvuru tarihi itibarıyla önceki markanın en azından hükümsüzlük davası açılacak kadar bir süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden müktesep hak sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı şirketten, "DUMANKAYA" markasını davacı uhdesinde bırakarak ayrıldığı, her ne kadar anılan markayı davacı uhdesinde bıraktığını ifade etse de davalının "DUMANKAYA" ibaresini ısrarla tescil ettirmek istemesinin, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma ve davacı markalarını engelleme kastını gösterdiği, dolayısıyla başvurunun kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması, tam tersine davalı adına aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden tescilli 2013/26951 sayılı “DKY OTOMOTİV” markasının bulunması nedeniyle davacının tescilli markasına yanaşma olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının "DUMANKAYA" ibaresinin müvekkili firmaya bırakılarak ortaklıktan ayrıldığını açık ve net olarak belirttiğini, davalıya yapılan devirin ... "DUMANKAYA" ibaresi özel isim olması nedeniyle iyi niyetle devredildiğini, bu nedenlerle Mahkemenin DUMANKAYA ibaresi üzerinde davalı tarafın da hakkı bulunduğu şeklinde hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında mevcut olan davalara bakıldığında davalının "DUMANKAYA" ibaresini kullanmayacağını beyan etmiş olmasına rağmen marka başvurularında "DUMANKAYA" ibaresini ön plana çıkardığını, kendisine iyi niyetle devir edilen "... DUMANKAYA" ibareli markadan ziyade müvekkilin "DUMANKAYA" ibareli markalarına yanaştığı ve müvekkil markaları ile iltibas yarattığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 35 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1417 E. 2021/1610 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · müktesep hak · hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
Dumankaya” markasının davalının «uyuşmazlık konusu» başvurusunun unsurlarından biri olarak kullanılmış olması itibarıyla sonraki aynı çekirdek unsuru içeren versiyon marka başvurusuna yapılan itirazın, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de, 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… sonraki kullanım süresi itibari ile henüz beş yıllık süreyi doldurmadan 29.05.2015 tarihli dava konusu marka başvurusunu yaptığı, bu itibarla önceki markanın henüz «müktesep hak» oluşturmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne; TPMK YİDK'in 15/05/2017 tarihli ve 2017-M-3450 sayılı kararının davacı iti …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5324 E. 2022/9250 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · müktesep hak · kazanılmış hak · oy yasağı · iltibas
İncelediğiniz karardaDairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
… süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı …
… n ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikes …
Benzer bu karardaDavacı tarafça 20/05/2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak seri marka oluşturmak amacıyla yeni başvuruda bulunması kazanılmış hakkı olup, davacının davalıya ait davalı başvurusuna itiraz edip hükümsüzlük istemesinin Medeni Kanun 2. maddeye göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu (bknz.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın «ayırt ediciliğini» üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının «münhasıran» esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının «iltibası» artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı …
… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · kötü niyet · kötüniyet · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… önünden uzun süreli birlikte eş zamanlı kullanıma dair dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, önceki tescilli markanın kullanımının ispat olunamadığı, bu nedenle «müktesep hak» iddiasının kabul edilmediği, «kötü niyet» iddiası konusunda da davalının eylemli kullanımının somut olayda «kötüniyetli» tescile işaret etmeyeceği, öte yandan davacı markalarının hiçbirinde 1961 sayısının yer almadığı, bu bağlamda dava konusu markanın, davacı markaları ile bu sayı dolayısıyla ilişkilendirilmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu iddiasının da davacı tarafça bu iki neden çerçevesinde ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabülü ile Türkpatent YİDK'nın 23/06/2017 tarih 2017-M-5006 sayılı kararının, davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden ''35/01 reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri 36/01 sigorta hizmetleri 37/01 inşaat hizmetleri inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinalarının kiralanması'' hizmetleri yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunda markanın «ayırt ediciliğini» üzerinde toplayan esaslı unsurların "DUMANKAYA" ve "DKY" kelimeleri olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da çeşitli biçimlerde yazılmış, tali şekil ve kelime unsurları ile kombine edilmiş "DUMANKAYA" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında da ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsurun "DUMANKAYA" kelimesi olduğu, markalarda yer alan “DUMANKAYA” ortak ibaresinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımı olmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti bulunduğu, davacı markalarının «münhasıran» esaslı unsuru olan "DUMANKAYA" kelimesinin, davalı marka başvurusunda da aynen yer aldığı, davalı markasındaki “İBRAHİM” ve “DKY” ibarelerinin dahi bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında da bulunduğu, yani davalı marka başvurusunun ve davacı markalarının emtia listelerinin, çekişmeli hizmetler itibariyle aynı/aynı tür hizmetlerden oluştuğu, bu sebeple de 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin somut olaya tatbikine lüzum görülmediği, ancak markanın tanınmış olmasının «iltibası» artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2010/04415 sayılı markasının 04.11.2011 tarihinde davacı …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2620 E. 2023/7182 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · kazanılmış hak · oy yasağı · ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… n ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikes …
Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “«çelişkili davranış yasağına»” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan he …
… süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "... dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı …
Benzer bu kararda… reddedildiğini, işaretlerin ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil ettiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin müvekkilinin seri markası intibaına kapılıp «iltibas» oluşacağını, işaretteki “...” ibaresinin «ayırt edicilik» kazandırmadığını, 2010/04415 sayılı davalı şirket markasının davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil etmeyeceğini, zira bu markanın tescilinden itibaren 5 yıllık süre dolmadan dava konusu marka için başvurulduğunu, davalı şirketin daha önceleri de Dumankaya ibaresini ön plana alıp marka başvuruları yaptığını, bunların hemen hepsinin müvekkilinin itirazı ile reddedildiğini, bunun üzerine Dumankaya ibaresinin ... puntolarla kullanıldığı ... müracaatın yapıldığını, fakat fiilen yine büyük puntolarla kullandığını, davalı şirket başvurusunun «kötü niyet» içerdiğini, önceki bir çok kötü niyetli davalı şirket başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2017-M-7252 sayılı kararının iptalini, 2014/601 …
DUMANKAYA" ibareli marka başvurusu ile davacının "Dumankaya" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından yayına itiraz üzerine çıkartılan mal/hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin başvuru kapsamından çıkartılan mal/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içerisinde davalının "...
DUMANKAYA" ibareli marka başvurusu ile davacının "Dumankaya" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından yayına itiraz üzerine çıkartılan mal/hizmetler yönünden görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ancak davalının, bizzat davacı tarafça davalıya devredilen, 2010/04415 sayılı "...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… reddedildiğini, işaretlerin ayırt edilemeyecek derecede benzerlik teşkil ettiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin müvekkilinin seri markası intibaına kapılıp «iltibas» oluşacağını, işaretteki “...” ibaresinin «ayırt edicilik» kazandırmadığını, 2010/04415 sayılı davalı şirket markasının davalı yararına «kazanılmış hak» teşkil etmeyeceğini, zira bu markanın tescilinden itibaren 5 yıllık süre dolmadan dava konusu marka için başvurulduğunu, davalı şirketin daha önceleri de Dumankaya ibaresini ön plana alıp marka başvuruları yaptığını, bunların hemen hepsinin müvekkilinin itirazı ile reddedildiğini, bunun üzerine Dumankaya ibaresinin ... puntolarla kullanıldığı ... müracaatın yapıldığını, fakat fiilen yine büyük puntolarla kullandığını, davalı şirket başvurusunun «kötü niyet» içerdiğini, önceki bir çok kötü niyetli davalı şirket başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2017-M-7252 sayılı kararının iptalini, 2014/601 …
… sım hizmetleri içerdiğini, davalı şirketin ... başvuruda emtia listesini genişletmediğini, davacının 2010/04415 sayılı marka için bir hükümsüzlük davası açmadığını, «kötü niyete» ilişkin kanıt sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/93 E. , 2023/283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "DUMANKAYA" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... dumankaya holding dky otomotiv” ibaresini 35, 36, 37. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/46768 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine, müvekkili tarafından "Dumankaya" ibareli markalar dayanak gösterilerek Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu; ancak itirazın kısmen reddedildiğini, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın da YİDK tarafından reddine karar verildiğini, Ankara 4. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/309E., 2016/356K.
sayılı dosyasında da "... Dumankaya Holding DKY İnşaat+Şekil" marka başvurusuyla, Dumankaya markalarının iltibas oluşturacağına hükmedildiğini, davalının daha önce de benzer içerikte başvuruları bulunduğunu, bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin önceden yetkilisi olan davalı şirketin yetkilisi ... Dumankaya’ya kendi ismini içeren 2010/04415 sayılı markanın devredildiğini; ancak davalının kötü niyetle “Dumankaya” ibaresini de kullanmak istediğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; Dumankaya markalarını tanınır hale getirenin davalı şirketin sahibi olan ... Dumankaya olduğunu, müvekkilinin DKY ve ... Dumankaya ibareli birçok markanın sahibi bulunduğunu, markaların benzer olmadığını, ... Dumankaya ve ... Dumankaya markalarının, müvekkiline davacı tarafından devredildiğini, marka başvurusunun kötü niyetle yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin, 10.07.2018 tarih, 2017/236 E. ve 2018/273 K. sayılı kararı ile taraf markaları arasında bütünsel olarak ortalama düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacı ... davalı şirketin önceden birlikte faaliyet gösterirken 2013 yılından itibaren iki ayrı şirket olarak ve aynı sektörde faaliyete devam ettiği, davalının markayı yoğun bir şekilde inşaat sektöründe kullandığı, "bir arada var olma" ilkesi nedeniyle 37. sınıftaki inşaat hizmetleri açısından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markaların her iki tarafça yoğun ve yaygın kullanımı nedeniyle müşterilerin her iki markanın iki ayrı teşebbüsten geldiği yönünde düşünce içerisinde olabilecekleri, tarafların her ikisinin de "dumankaya" ibaresinin inşaat sektöründe tanınmış olmasında emeklerinin bulunması gözetildiğinde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının bulunmadığı, davacının kendi rızasıyla davalıya devrettiği “...
Dumankaya” markasının davalının uyuşmazlık konusu başvurusunun unsurlarından biri olarak kullanılmış olması itibarıyla sonraki aynı çekirdek unsuru içeren versiyon marka başvurusuna yapılan itirazın, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarih, 2018/1767 E. ve 2020/42 K. sayılı kararıyla; davalının marka başvurusu kapsamında kalan mal ve hizmetlerle davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı oldukları, başvuru markasının ve mesnet markaların asıl unsurunun "Dumankaya" ibaresinden oluştuğu, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olduğu, buna göre taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafından 2010/04415 numaralı markanın davalı Şirkete devri nedeniyle davacının, davalıya devredilen söz konusu markanın kullanımına karşı çıkamayacağı;
ancak markanın devrinin, davacının tescilli markalarına dayalı itiraz haklarının da devredildiği manasına gelmediği, davacı tarafından davalıya devredilen "... DUMANKAYA" ibareli 2010/04415 sayılı markanın, 04.01.2011 tarihinde tescil edildiği, dava konusu başvurunun ise 29.05.2015 tarihinde yapıldığı, başvuru tarihi itibarıyla önceki markanın en azından hükümsüzlük davası açılacak kadar bir süre için kullanımının söz konusu olmadığı, seri marka oluşturulurken üçüncü kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açılmamasının gerektiği, davalının seri marka oluşturduğunu iddia ettiği markanın "... dumankaya" ibaresinden oluştuğu, 35, 36 ve 37.sınıf hizmetleri kapsadığı, davaya konu başvurunun ise "...
dumankaya holding dky otomotiv" ibaresini içerdiği, seri marka iddiasına dayanak markadan farklı ibareleri içerdiği ve davacının "dumankaya" asıl ibareli tescilli markalarına yanaşıldığı, bu nedenlerle 2010/04415 tescilli markanın dava konusu başvuru yönünden müktesep hak sağlamadığı, davalı Şirketin kurucusunun davacı markalarını davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiği tarihten önce de bildiği, yine kurucusu bulunduğu davacı şirketten, "DUMANKAYA" markasını davacı uhdesinde bırakarak ayrıldığı, her ne kadar anılan markayı davacı uhdesinde bıraktığını ifade etse de davalının "DUMANKAYA" ibaresini ısrarla tescil ettirmek istemesinin, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma ve davacı markalarını engelleme kastını gösterdiği, dolayısıyla başvurunun kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/1417 E. ve 2021/1610 K. sayılı kararıyla davalıya ait 2010/4415 sayılı markanın, davaya konu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği kabul edilmiş ise de 2010/4415 sayılı markanın davacı tarafça davalıya devredildiği ve başvuru markasıyla tescil kapsamlarının aynı olduğu dikkate alındığında, davacı yönünden müktesep hakkın varlığı için 5 yıllık kullanım süresinin dolmasına gerek bulunmadığı, davacı tarafça 20.05.2013 tarihli 2010/4415 sayılı markasını devir sözleşmesi ile devrettikten sonra davalının aynı asıl unsurları kullanarak yeni başvuruda bulunmasına itiraz edilip hükümsüzlük istenmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 2 nci maddesine göre “çelişkili davranış yasağına” aykırı olduğu, davalının başvurusunda önceki markasına “HOLDİNG 1961 DKY OTOMOTİV” ibaresini eklemesinin de daha önceden davacılar adına bu ibareleri konu alan herhangi bir marka tescilinin bulunmaması, tam tersine davalı adına aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden tescilli 2013/26951 sayılı “DKY OTOMOTİV” markasının bulunması nedeniyle davacının tescilli markasına yanaşma olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının "DUMANKAYA" ibaresinin müvekkili firmaya bırakılarak ortaklıktan ayrıldığını açık ve net olarak belirttiğini, davalıya yapılan devirin ... "DUMANKAYA" ibaresi özel isim olması nedeniyle iyi niyetle devredildiğini, bu nedenlerle Mahkemenin DUMANKAYA ibaresi üzerinde davalı tarafın da hakkı bulunduğu şeklinde hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında mevcut olan davalara bakıldığında davalının "DUMANKAYA" ibaresini kullanmayacağını beyan etmiş olmasına rağmen marka başvurularında "DUMANKAYA" ibaresini ön plana çıkardığını, kendisine iyi niyetle devir edilen "... DUMANKAYA" ibareli markadan ziyade müvekkilin "DUMANKAYA" ibareli markalarına yanaştığı ve müvekkil markaları ile iltibas yarattığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 35 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920539500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz