Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11664 E. 2013/17199 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ... ve İbrahim yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı İl Özel İdare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı İl Özel İdare vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7457 E. 2022/2908 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · usulden reddi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davaya konu talepte «husumetinin» bulunmadığı değerlendirilerek davalı şirket yönünden davanın «usulden reddine», davalı ... «mirasçısı» davalı ... yönünden davanın kabulü ile 26.03.2002 tarihinde davacılar murisi İbrahim Topçuoğlu'na ait 80.000 adet hissenin ...'na devrinin iptaline dair verilen ka …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5254 E. 2017/7479 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, tecavüzün önlenmesine ilişkin talebin reddi nedeniyle takdir edilecek «maktu vekalet ücretinin» karar tarihindeki AAÜT‘nin İkinci Kısım İkinci Bölüm 10.maddesinde belirlenen 2.600 TL olması gerekirken 2.200 TL olarak takdiri doğru olmadığı gibi, reddedilen 1.000 TL «maddi tazminat» bakımından da AAÜT’nin 13.maddesi gereğince de 1.000 TL «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca, d …
Ltd. olarak devam ettiği, marka olarak bir kullanımın söz konusu olmadığı, davalı tarafın kullanımının «ticaret unvanına» dayalı olduğu, tescilli markanın başkası tarafından ticaret unvanı olarak kullanılmasının mümkün olacağı somut olayda da soyadını içerdiği, ticaret unvanının işletmenin görünen bir yerine yazılmasının yasal bir zorunluluk olduğu, ortada «marka hakkına tecavüz» eder bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11664 E. , 2013/17199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2011 gün ve 2008/497-2011/325 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.02.2013 gün ve 2012/2552-2013/2605 sayılı kararı aleyhinde davalı İl Özel İdare vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline yangın sigorta sözleşmesi ile sigortalı davalı il özel idaresine ait taşınmazda bulunan işyerinde meydana gelen yangın sonucunda müvekkili tarafından kiracı olan sigortalısına hasar bedelinin ödendiğini, yangının çıkış sebebinin elektriklerin kesik olduğu sırada bir başka dükkan kiracısının jeneratöre benzin ikmali yaparken benzinin tutuşarak parlaması olduğunu, olay sebebiyle il özel idaresinin bina maliki olması ve aynı zamanda binanın yöneticisi olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, davalı ...’nin ise merdiven boşluklarına işyeri açılmasına ruhsat vermesi nedeniyle sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise elektriklerin kesilmesinden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek, 101.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve İbrahim dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... ve İbrahim yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı İl Özel İdare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı İl Özel İdare vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı İl Özel İdare vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı İl Özel İdareden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalılardan Ankara İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği aleyhine açtığı asıl davada, bu davalının, bina sahibi sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, bina sahibi, binanın yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Ancak, mücbir sebeb, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde, bina sahibi sorumluluktan kurtulabilir.
Dava konusu zarara neden olan yangının, binanın yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanmadığı, üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu yangının meydan geldiği anlaşıldığından, mahkemece, zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle, davalı İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekirken, Dairemizce karar davacı yararına bozulmuştur.
Bu nedenle, davalı ... İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
01. 10.2013
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/695353100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz