İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8842 E. 2022/9579 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter↗ fatura alacağı↗ kötüniyet tazminatı↗ mahsup↗ fatura↗ çek↗ kötüniyet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 28.09.2008 tarihinden sonra davacı yevmiye defterleri ve muavin defter kayıtları esas alındığında davalıdan 29.734,57 TL tahsil edildiği dikkate alındığında; davacının davalıdan 23,255,30 TL alacağının bulunduğu görülmekte ise de davalı tarafından davacıya toplamda 50.000.- TL tutarında çek verildiği ve bu çeklerin davacıya ait kanuni defterlerinde yer almadığı, ancak bu çeklerin tarihleri esas alındığında ise 28.09.2008 tarihinden sonra verilen çeklerin toplamının 26.000,00 TL olduğu belirlendiğinden bu durumda davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı, ayrıca davacının icra takibi başlatmakta kötüniyeti olduğu kanıtlanamadığı gerekçesi ile, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 04.12.2014 tarihli ve 2014/13818 E., 2014/17450 K. sayılı ilamı ile; davalı tarafça sunulan makbuz ve çekler üzerinde durulup değerlendirilerek gerektiğinde ek rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi cihetinden bozulmuştur. Ancak bozmaya uyulmuş olmasına rağmen gereği yerine getirilmemiştir.
Dava, iki ayrı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dolayısıyla davalı şirket tarafından sunulan çek ve nakit ödemelere ilişkin belgelerin her iki icra takibine konu faturalara yönelik olarak incelenmesi gerekirdi. Ancak mahkamece, fatura tarihlerinden önceki döneme ilişkin çekler de takibe konu faturalara ilişkin ödeme kabul edilip borçtan mahsup edilmiş olup, öncesinde yapılan ödemeler takip toplamından mahsup edilemez. Mahkemece yapılması gereken, sonraki tarihli çeklerin takibe konu faturalara ilişkin ödeme olarak kabul edilerek, toplam alacak miktarından mahsup edilmesidir.
Bu durumda, tüm çeklerin takip konusu toplam alacaktan mahsup edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10204 E. 2013/14266 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davacının temyiz istemi üzerine Dairemizce re'sen görev cihetinden bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8212 E. 2010/8473 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 13.734,59 Euro «asıl alacak» esas alınmak suretiyle alacağın fiili ödeme tarihindeki satış kuru karşılığı üzerinden devamına, asıl alacağa 14.04.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, asıl alacağın takip tarihindeki karşılığı üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizce alacağın likit olduğu kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına h …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9444 E. 2015/6159 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, «sözleşmenin ihlalinin» de sabit olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10644 E. 2013/13287 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaMahkemece,davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda, davalının, davacıya ait tescilli markayı kullanmasının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8842 E. , 2022/9579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.02.2021 tarih ve 2015/198 E. - 2021/108 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin faturaya dayalı alacağını tahsil için giriştiği icra takiplerine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten toplam 23.000,00 TL alacağının bulunduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin icra takibini uzatmak maksadı ile kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda;
28. 09.2008 tarihinden sonra davacı yevmiye defterleri ve muavin defter kayıtları esas alındığında davalıdan 29.734,57 TL tahsil edildiği dikkate alındığında; davacının davalıdan 23,255,30 TL alacağının bulunduğu görülmekte ise de davalı tarafından davacıya toplamda 50.000.- TL tutarında çek verildiği ve bu çeklerin davacıya ait kanuni defterlerinde yer almadığı, ancak bu çeklerin tarihleri esas alındığında ise 28.09.2008 tarihinden sonra verilen çeklerin toplamının 26.000,00 TL olduğu belirlendiğinden bu durumda davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı, ayrıca davacının icra takibi başlatmakta kötüniyeti olduğu kanıtlanamadığı gerekçesi ile, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 04.12.2014 tarihli ve 2014/13818 E., 2014/17450 K. sayılı ilamı ile; davalı tarafça sunulan makbuz ve çekler üzerinde durulup değerlendirilerek gerektiğinde ek rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi cihetinden bozulmuştur. Ancak bozmaya uyulmuş olmasına rağmen gereği yerine getirilmemiştir.
Dava, iki ayrı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dolayısıyla davalı şirket tarafından sunulan çek ve nakit ödemelere ilişkin belgelerin her iki icra takibine konu faturalara yönelik olarak incelenmesi gerekirdi. Ancak mahkamece, fatura tarihlerinden önceki döneme ilişkin çekler de takibe konu faturalara ilişkin ödeme kabul edilip borçtan mahsup edilmiş olup, öncesinde yapılan ödemeler takip toplamından mahsup edilemez. Mahkemece yapılması gereken, sonraki tarihli çeklerin takibe konu faturalara ilişkin ödeme olarak kabul edilerek, toplam alacak miktarından mahsup edilmesidir.
Bu durumda, tüm çeklerin takip konusu toplam alacaktan mahsup edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/867973600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz