İptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10204 E. 2013/14266 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davacının temyiz istemi üzerine Dairemizce re'sen görev cihetinden bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/630 E. 2019/5349 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · e-defter
Benzer bu kararda… yönetici ortak olduğu dönemde, şirketin nakde ihtiyacı olduğunu, kendisinin de bu ihtiyaca binaen şirkete borç verdiğini ispat edememiş olmasına ve kendi döneminde «ticari defterleri» usulüne uygun tutulmasını sağlayamamış olması nedeniyle kendi kusuruna isnat ederek bir hak ileri süremeyecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11878 E. 2016/8525 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edildiği, «derdest» davası bulunması veya ilam nedeniyle icra takibi yapılacak olması halinde «şirket tasfiyesinin» eksik yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, şirketin açılmış olan dava ve icra takibinde «temsil» edilebilmesi için «ihya» edilmesi ve «tasfiye memuru atanması» gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin ...
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/2384 esas sayılı takip dosyası yönünden sınırlı olmak üzere «ihyası» ile «ticaret siciline tesciline» ve «ilanına», «tasfiye memuru» olarak ...'nun atanmasına karar verilmiştir.
Şirketin yasal düzenlemeler nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilmesi nedeniyle açılan «ihya» davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı olması gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete, ortaklarına ve bu şirketin «tasfiye» memuruna karşı açılan davanın «husumet yokluğundan» reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2506 E. 2013/3539 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · şirketin feshi · bono · husumet yokluğu · protokol · taahhütname · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaHer ne kadar «protokolde» «bonoya» ilişkin bir düzenleme mevcut değil ise de, kural olarak senede karşı tanık dinlenmesi mümkün değil ise de protokol taraflar arasındaki ilişkide bir «delil sözleşmesi» mahiyetinde olduğundan mahkemece, davacıya verilen ödünç para nedeniyle bononun imzalanarak davalıya verildiğine ilişkin davalı tarafın savunmasının taraflar arasındaki ilişki ve dosya kapsamına göre hayatın olağan akışına aykırı olduğunun kabulü ile delil sözleşmesi mahiyetindeki taraflar arasında düzenlenen protokolde yer alan davacının şirkete devretmeyi «taahhüt» ettiği tasarım tescil belgelerinin ne olduğu ve davalı şirkete devredilip devredilmediği, dolayısı ile davaya konu bononun bu devir işlemine ilişkin olarak düzenlenip düzenlenmediği protokolde isim ve imzaları bulunan tanıkların da dinlenilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «bononun» tarafların ortağı oldukları davalı «şirketin feshi» ve tasfiyesine yönelik olarak «teminat» amacıyla verildiği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı hakkında başlatılan takibe konu 212.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine davalı şirket yönünden ise «husumet yokluğundan» davanın reddine, karar verilmiştir.
… ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, «bonoya» dayalı menfi tesbit istemine ilişkin olup, mahkeme yukarıda yazılı olduğu şekilde mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça iddianın ispatı cihetinde taraflar arasında düzenlenen 29.11.2007 tarihli «protokole» dayanılmış olup, bu protokole göre davacının kendi adına yurtdışında tescil ettirmiş olduğu tasarımlar ile web sitesine ilişkin haklarının tarafların ortağı olduğu …
3 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10042 E. 2015/9862 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin «görevi alanına» girdiği, «ihtiyati haciz» kararının Asliye Hukuk Mahkemesince verildiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece talebin Asliye Ticaret Mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Ayrıca, İİK'nın «265». maddesi gereğince, «ihtiyati haciz» kararı hangi mahkeme tarafından verilmişse, itirazın da o mahkemeye yapılması gerekir.
Şu halde, mahkemece HMK'nın 297. maddesine aykırı ve çelişki yaratacak biçimde, bir yandan «ihtiyati hacize» itiraz ile ilgili «görevsizlik» ve gönderme kararı öte yandan adeta bu yönde bir karar verilmemişcesine, itirazın görev cihetinden kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi de çelişkili, hükmün niteliği konusunda tereddüt uyandırıcı ve yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8842 E. 2022/9579 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · fatura alacağı · kötüniyet tazminatı · mahsup · fatura · çek · kötüniyet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 28.09.2008 tarihinden sonra davacı yevmiye «defterleri» ve «muavin defter» kayıtları esas alındığında davalıdan 29.734,57 TL tahsil edildiği dikkate alındığında; davacının davalıdan 23,255,30 TL alacağının bulunduğu görülmekte ise de davalı tarafından davacıya toplamda 50.000.- TL tutarında «çek» verildiği ve bu çeklerin davacıya ait kanuni defterlerinde yer almadığı, ancak bu çeklerin tarihleri esas alındığında ise 28.09.2008 tarihinden sonra verilen çeklerin toplamının 26.000,00 TL olduğu belirlendiğinden bu durumda davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı, ayrıca davacının icra takibi başlatmakta «kötüniyeti» olduğu kanıtlanamadığı gerekçesi ile, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiştir.
Dava, «fatura alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak mahkamece, «fatura» tarihlerinden önceki döneme ilişkin çekler de takibe konu faturalara ilişkin ödeme kabul edilip borçtan «mahsup» edilmiş olup, öncesinde yapılan ödemeler takip toplamından mahsup edilemez.
Dolayısıyla davalı şirket tarafından sunulan «çek» ve nakit ödemelere ilişkin belgelerin her iki icra takibine konu faturalara yönelik olarak incelenmesi gerekirdi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4039 E. 2011/14884 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · yargı yolu · müteselsil sorumluluk · rücu · görevsizlik kararı · hasar · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2- Davada, davalı ...'na varlığı ileri sürülen hizmet kusuruna dayalı olarak «husumet» yöneltilmiş olup, iddiasının ileri sürülüş biçimine göre davalı ... aleyhine açılan davada 2577 sayılı Yasa uyarınca idari yargının «görevli» olduğu ve mahkemece «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerektiği halde, çeşitli nedenlerle bir zarardan «müteselsilen sorumlu» olanlar arasındaki «rücu» ilişkisini etkileyebilecek biçimde davalı ... hakkındaki davanın esasa girilerek husumet cihetinden reddedilmesi doğru olmamış, temyiz eden davalı vekilinin Beledi …
A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmede anılan işlerin yapımında meydana gelebilecek zararlardan yüklenicinin sorumlu olacağına dair hüküm bulunması karşısında davalı ... açısından davanın «husumet» nedeniyle reddine; «hasarın» oluşmasında %100 kusurlu olan davalı müteahhit şirkete ve «poliçe limiti» ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10204 E. , 2013/14266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2011 gün ve 2010/966-2011/213 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.11.2012 gün ve 2012/3343-2012/17329 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, bir tüketici kredisine kefaleti nedeniyle davalı banka tarafından icra işlemine başvurulmadan maaşına bloke konulduğunu ileri sürerek, maaşına konulan blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alacaklı vekilinin talebi üzerine söz konusu haczin kaldırıldığı gerekçesiyle, davacının talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davacının temyiz istemi üzerine Dairemizce re'sen görev cihetinden bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041767100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz