Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8135 E. 2022/9493 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 166↗ faktoring↗ kıymetli evrak↗ tahkikat↗ alacağın temliki↗ satış sözleşmesi↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ yargılama giderleri↗ temlik↗ fatura↗ ek tasfiye↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Denizli Boru arasında satış sözleşmesi yapıldığı yapılan sözleşmenin 4. maddesi gereği satıcı Denizli Boruya verilen çeklerin nama yazılı olduğu 5. maddesinde satış sözleşmesine konu malların 15 gün içerisinde teslim edileceğinin kayıtlı olduğu, 06/05/2008 tarihli 32130 numaralı faturada satıldığı iddia edilen malların teslim alındığına dair alıcı tarafından yazılmış bir kaydın bulunmadığı, dava konusu çeklerden 02/07/2008 tarihli ve 12/7/2008 tarihli ve bedelleri 13.694.- TL bedelli 2 adet çek Şirinoğlu A.Ş. tarafından Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/23304 doyası ile icraya konulduğu, diğer 7 adedi ise davalı ... Sanayi tarafından takibe konulduğu, 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesinin getirdiği düzenlemenin bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlini düzenlediği, nama yazılı kıymetli evrakın ciro yolu ile devrinin mümkün olmayıp devirlerinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, bu sebeple de yargılama konusu somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile davacının asıl ve birleşen dosya davalılarına karşı 06/05/2008 tarihli satış sözleşmesi ve bu sözleşme gereği tanzim edilen 06/05/2008 32130 numaralı fatura bedeli için borçlu olmadığının tespitine, davacının 06/05/2008 tarihli satış sözleşmesine konu mal bedeli olarak davalı Denizli Boru İzolasyon İnşaat San. Tic. Ltd.Şti'ne verdiği ve onun birleşen davalı ... Finansal Hizmetleri Tic.A.Ş.'ye temlik ettiği Denizbank Kalkan Şubesine ait... numaralı hesaba çekilen iki adet çek ile diğer birleşen davalı Tasfiye halinde Demireren Metal San. Tic.A.Ş'ye temlik ettiği yedi adet çek nedeniyle birleşen davalılara borçlu olmadığının tespiti ile bu çeklerin iptaline, davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmşitir.
Karar, davalı ... Factoring Finansal Hizmetler A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen şekilde davaların kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, HMK m. 166 vd. uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir ise de, bu durum asıl ve birleşen davanın ayrı dava olma niteliğini değiştirmez. Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen '' davaların istiklali prensibi '' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı
değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, birleşen davada davalı ... Fatoring Finansal Hizmetler A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1026 E. 2022/2819 K.
Ortak:tahkikat · yargılama giderleri · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBirleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların «tahkikat» safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen '' davaların istiklali prensibi '' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBirleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların «tahkikat» safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen ''davaların istiklali prensibi'' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik · hakkaniyet · fesih · komisyon
Benzer bu kararda… gılamaya ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesinin 16. bendi gereğince sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyor ise sigorta acentesinin sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, bu nedenle bilirkişilerce hesaplanan iki yıllık mevcut «komisyon» belgelerine göre davacının 56.466,05 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle 2015/519 Esas ve birleşen dava dosyası olan 2015/709 Esas sayılı dosyalar yönünden davanın kısmen kabulü ile 56.466,05 TL yıllık denkleştirme tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «fesih» tarihi olan 06/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1- Asıl dava ve birleşen dava, taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesinin davalı tarafından feshi nedeni ile davacı tarafından talep edilen «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3403 E. 2011/15077 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBirleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların «tahkikat» safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen '' davaların istiklali prensibi '' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKarar, davalı vekili tarafından sadece «vekalet ücreti» bakımından temyiz edilmiştir.
… ine gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalı taraf yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · haksız rekabet · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın talebinin «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu ve uyuşmazlığa 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek mahkemenin «görevsizliğine» ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… ine gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalı taraf yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3929 E. 2014/12906 K.
Ortak:ciro · teslim · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Denizli Boru arasında «satış sözleşmesi» yapıldığı yapılan sözleşmenin 4. maddesi gereği satıcı Denizli Boruya verilen çeklerin nama yazılı olduğu 5. maddesinde satış sözleşmesine konu malların 15 gün içerisinde «teslim» edileceğinin kayıtlı olduğu, 06/05/2008 tarihli 32130 numaralı faturada satıldığı iddia edilen malların teslim alındığına dair alıcı tarafından yazılmış bir «kaydın» bulunmadığı, dava konusu çeklerden 02/07/2008 tarihli ve 12/7/2008 tarihli ve bedelleri 13.694.- TL bedelli 2 adet «çek» Şirinoğlu A.Ş. tarafından Antalya 3.
Sanayi tarafından takibe konulduğu, 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesinin getirdiği düzenlemenin bir «kambiyo senedinin» «ciro» yoluyla «faktoring» şirketine devri hâlini düzenlediği, nama yazılı «kıymetli evrakın» ciro yolu ile devrinin mümkün olmayıp devirlerinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, bu sebeple de yargılama konusu somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile davacının asıl ve birleşen dosya davalılarına karşı 06/05/2008 tarihli «satış sözleşmesi» ve bu sözleşme gereği tanzim edilen 06/05/2008 32130 numaralı «fatura» bedeli için borçlu olmadığının tespitine, davacının 06/05/2008 tarihli satış sözleşmesine konu mal bedeli olarak davalı Denizli Boru İzolasyon İnşaat San.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · pay defteri · anonim şirket · geçersizlik · e-defter
Benzer bu karardaDava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/13 esas sayılı dosyasında, dava dışı hisse devralan 9 kişiyi de davalı göstererek hisse devirlerinin «geçersiz» olduğunun tespitini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4185 E. 2021/6269 K.
Ortak:tahkikat · yargılama giderleri · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBirleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların «tahkikat» safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Tic.A.Ş'ye «temlik» ettiği yedi adet «çek» nedeniyle birleşen davalılara borçlu olmadığının tespiti ile bu çeklerin iptaline, davacı tarafın şartları oluşmayan «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmşitir.
Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen '' davaların istiklali prensibi '' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBirleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların «tahkikat» safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takip dosyasındaki «ipotek» asıl alacağı olan 109.094,35 TL üzerinden %72 faizin takip tarihi itibariyle 7.101,59 TL «işlemiş faiz» üzerinden hesaplanan %5 BSMV'nin ise 355,08 TL olması gerektiği, bu anlamda davalı borçluların BSMV’ye yönelik itirazları yerinde olup 355,08 TL BSMV miktarı olması gerekirken ödeme emrinde bu miktarın 5.454,72 TL olarak fazla hesaplandığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında faiz miktarları ödeme emrindeki faiz bedelinden fazla olarak hesap edilmiş ise de, davacı bankanın talebi doğrultusunda talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden «asıl alacak» 109.094,35 TL’nin %72 faiz üzerinden faizinin 14.322,00 TL olarak belirlendiği, talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden 7.101,59 TL faizin kabul edildiği, bu faiz bedeli üzerinden %5 BSMV’nin ise 355,08 TL olması gerektiği, borçluların likit alacağa haksız olarak itiraz ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Ödemiş 2 İcra Müdürlüğü'nün 2009/4663 takip sayılı dosyasında takibin, takip tarihi itibari ile asıl alacak 109.094,35 TL, %72 faiz üzerinden 7.101,59 TL faiz ve %5 BSMV olarak 355,08 TL üzerinden takibin devamına, davalılar ..., ... ve ...'ün itirazının bu miktarlar üzerinden iptaline, aynı takipteki asıl alacak (109.094,35 TL) üzerinden hesaplanacak %20 oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleştirilen dosya yönünden (bütün davalılar yönünden karar verilmiş olmakla) karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · işlemiş faiz · kredi sözleşmesi · asıl alacak · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takip dosyasındaki «ipotek» asıl alacağı olan 109.094,35 TL üzerinden %72 faizin takip tarihi itibariyle 7.101,59 TL «işlemiş faiz» üzerinden hesaplanan %5 BSMV'nin ise 355,08 TL olması gerektiği, bu anlamda davalı borçluların BSMV’ye yönelik itirazları yerinde olup 355,08 TL BSMV miktarı olması gerekirken ödeme emrinde bu miktarın 5.454,72 TL olarak fazla hesaplandığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında faiz miktarları ödeme emrindeki faiz bedelinden fazla olarak hesap edilmiş ise de, davacı bankanın talebi doğrultusunda talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden «asıl alacak» 109.094,35 TL’nin %72 faiz üzerinden faizinin 14.322,00 TL olarak belirlendiği, talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden 7.101,59 TL faizin kabul edildiği, bu faiz bedeli üzerinden %5 BSMV’nin ise 355,08 TL olması gerektiği, borçluların likit alacağa haksız olarak itiraz ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Ödemiş 2 İcra Müdürlüğü'nün 2009/4663 takip sayılı dosyasında takibin, takip tarihi itibari ile asıl alacak 109.094,35 TL, %72 faiz üzerinden 7.101,59 TL faiz ve %5 BSMV olarak 355,08 TL üzerinden takibin devamına, davalılar ..., ... ve ...'ün itirazının bu miktarlar üzerinden iptaline, aynı takipteki asıl alacak (109.094,35 TL) üzerinden hesaplanacak %20 oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleştirilen dosya yönünden (bütün davalılar yönünden karar verilmiş olmakla) karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Asıl dava ve birleşen dava, davacının «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen şekilde hüküm kurulmuştur.
… kemece asıl dava ve birleşen dava davalıları hakkında tek bir hüküm kurulması, birleştirilen dosya yönünden (bütün davalılar yönünden karar verilmiş olmakla ) karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olması ve her ne kadar tüm davalılar yönünden karar verilmiş olmakla denilmiş ise de davalılardan ... – ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8135 E. , 2022/9493 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kaş Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31.03.2021 tarih ve 2017/437 E. - 2021/233 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin inşaat müteahhitliği yaptığını, hem piyasaya yönelik imalat yapan hem de kamu ihalelerine giren müvekkilinin sektörde tanınan saygın bir tüccar olduğunu, davalı şirketin boru üretmekte olduğunu, müvekkiline yaptığı teklife takiben ekli teklif mektubu ve 06/05/2008 tarihinde sözleşme de nitelikleri belirtilen ürünlerin temini için tarafların yazılı anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin davalıya 9 adet ileri keşide tarihli çek verdiğini bunların ilkinin tarihinin 02/07/2008 olduğunu, davalının satışa konu emtiayı göndermediğini, müvekilinin ısrarlı aramalarına rağmen davalının müvekkilini kandırdığının ortaya çıktığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine, keşide edilmiş çeklerin iptaline, 5.000 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Denizli Boru İzolasyon İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti vekili, sözleşme gereği olarak müvekkilinin üzerine düşen edimlerin davacının sözleşmeye aykırı davranışlarına rağmen yerine getirilmek istense de davacı yanca malların teslim alınmadığını, sözleşmeye aykırı olarak iade edildiğini, bahsi geçen menkul malların tamamının tek postada gönderilemeyeceği için parça parça gönderilmekte olduğunu, buna ilişkin hususun
sözleşmede de yer aldığını, ayrıca davacı yan ile benzer nitelikli bir sözleşmenin de geçen sene yapıldığını ve herhangi bir sorun yaşanmadan tamamlandığını, ancak bu sözleşme gereğinin yerine getirilmemesinde kanaatlerince davacı yanın ödeme güçlüğü çekmesinin neden olduğunu, ekonomik sorunları nedeni ile davaya konu sözleşmenin bertaraf edilmek istendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Factoring Finansal Hizmetler A.Ş vekili, müvekkilinin tabi olduğu yasal düzenlemelere eksiksiz uyan basiretli bir tacir olduğunu, iyi niyetli 3. şahıs durumunda bir tacir olması nedeni ile, çekler üzerindeki daha sonradan yazılan nama ibaresinin parefe olmaması nedeni ile şekli yönünden eksiklik nedeni ile emre düzenlenmiş bir çek olması nedeni ile davaya konu sözleşmenin gabin halindeki diğer davalı ile imzalanmış olması vekil eden firma yönünden açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak öncelikle davanın husumet yönünden ve esastan reddine kütü niyetli davacının %40 tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Denizli Boru arasında satış sözleşmesi yapıldığı yapılan sözleşmenin 4. maddesi gereği satıcı Denizli Boruya verilen çeklerin nama yazılı olduğu 5. maddesinde satış sözleşmesine konu malların 15 gün içerisinde teslim edileceğinin kayıtlı olduğu, 06/05/2008 tarihli 32130 numaralı faturada satıldığı iddia edilen malların teslim alındığına dair alıcı tarafından yazılmış bir kaydın bulunmadığı, dava konusu çeklerden 02/07/2008 tarihli ve 12/7/2008 tarihli ve bedelleri 13.694.- TL bedelli 2 adet çek Şirinoğlu A.Ş. tarafından Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/23304 doyası ile icraya konulduğu, diğer 7 adedi ise davalı ...
Sanayi tarafından takibe konulduğu, 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesinin getirdiği düzenlemenin bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlini düzenlediği, nama yazılı kıymetli evrakın ciro yolu ile devrinin mümkün olmayıp devirlerinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, bu sebeple de yargılama konusu somut olaya uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile davacının asıl ve birleşen dosya davalılarına karşı 06/05/2008 tarihli satış sözleşmesi ve bu sözleşme gereği tanzim edilen 06/05/2008 32130 numaralı fatura bedeli için borçlu olmadığının tespitine, davacının 06/05/2008 tarihli satış sözleşmesine konu mal bedeli olarak davalı Denizli Boru İzolasyon İnşaat San.
Tic. Ltd.Şti'ne verdiği ve onun birleşen davalı ... Finansal Hizmetleri Tic.A.Ş.'ye temlik ettiği Denizbank Kalkan Şubesine ait... numaralı hesaba çekilen iki adet çek ile diğer birleşen davalı Tasfiye halinde Demireren Metal San. Tic.A.Ş'ye temlik ettiği yedi adet çek nedeniyle birleşen davalılara borçlu olmadığının tespiti ile bu çeklerin iptaline, davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmşitir.
Karar, davalı ... Factoring Finansal Hizmetler A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen şekilde davaların kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, HMK m. 166 vd. uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir ise de, bu durum asıl ve birleşen davanın ayrı dava olma niteliğini değiştirmez. Birleştirme kararı sonrasında her dava bağımsız karakterini koruduğu ve davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi söz konusu olmadığından, yalnızca birleşen davaların tahkikat safhaları müşterek cereyan ettirilerek her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu itibarla, mahkemece davaların birbirinden bağımsız olması anlamına gelen '' davaların istiklali prensibi '' uyarınca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı
değerlendirme yapılıp, hüküm kurmak gerekirken mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de her dava için ayrı ayrı belirlenmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, birleşen davada davalı ... Fatoring Finansal Hizmetler A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı ... Fatoring Finansal Hizmetler A.Ş. temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/864442200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz