Akdi taşıyan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3606 E. 2022/7512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyan↗ fiili taşıyan↗ acentelik ilişkisi↗ gemi acenteliği↗ taşıyan sıfatı↗ fiili taşıyıcı↗ konişmento↗ ziya↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ taşıma sözleşmesi↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafın alıcısı olduğu yükteki hasar nedeniyle davalıdan tazminat talebinde bulunduğu, davaya konu taşımaya ilişkin konişmentoların incelenmesinde, QDA17030307 numaralı konişmentoda, gönderenin Shandong Halın Group Co. Ltd, alıcının davacı ... Rulman Sanayı- ..., gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, taşıyanın T.H.I. Group (Shanghaı) Ltd olduğu, MSCUQU006972 numaralı konişmentonun incelenmesinde, […]H.I. Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, taşıyanın Mediterranean Shippinng […]A. olduğu, dosyaya yansıyan konişmento örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, fiili taşıyanın Mediterranean Shipping […]A., akdi taşıyanın T.H.I. Group (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in taşıyan sıfatının bulunmadığı gibi fiili taşıyanın da Mediterranean Shipping […]A. olup davalı ile aralarında acentelik ilişkisi olmadığı, her iki firmanın farklı tüzel kişilikler olduğu ileri sürerek davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla yapılan taşımada ortaya çıkan ziya nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın husumetten reddine, istinaf başvurusunun ise bölge adliye mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.Ancak yapılan araştırma karar vermeye yeterli olmadığı gibi davacının aşamada taraf değişikliğine ilişkin talebi HMK’nın 124/3 kapsamında değerlendirilmemiştir. Deniz taşımasında taşıyan ve fiili taşıyanı düzenleyen TTK’nın 1248’nci maddesi; Taşıyan, taşıma ister bizzat onun tarafından, isterse bir başkası, fiilî taşıyan, tarafından gerçekleştirilmiş olsun, taşıma sözleşmesini yapan veya taşıma sözleşmesi adına ve hesabına yapılan kişidir. Fiilî taşıyan, taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir.’’ hükmüne haizdir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken taraflarca ibraz edilen, yabancı dildeki belgeler ile Mersin Gümrük Müdürlüğü ve MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’den gelen yabancı dildeki belgelerin HMK 223 uyarınca tercümesi yaptırılıp dosya içine alındıktan sonra, davalı gösterilen şirketin akdi ya da fiili taşıyıcı olarak taşıma zinciri içinde yer alıp almadığı saptanıp eğer taşıma zinciri içinde yer almamış ise davacının taraf değiştirilmesine ilişkin talebinin HMK’nın 124.madde kapsamında değerlendirilip taraf değişikliği yapılmak suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile husumetten ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı tacir adına acenteye dava açıldığında Türk mahkemeleri münhasır yetkilidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3298 E. 2020/2018 K.
Ortak:acentelik · konişmento · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafın alıcısı olduğu yükteki «hasar» nedeniyle davalıdan tazminat talebinde bulunduğu, davaya konu taşımaya ilişkin «konişmentoların» incelenmesinde, QDA17030307 numaralı konişmentoda, gönderenin Shandong Halın Group Co.
Group (Shanghaı) Ltd olduğu, MSCUQU006972 numaralı «konişmentonun» incelenmesinde, Gönderenin T.H.I.
Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, «taşıyanın» Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan «konişmento» örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, «fiili taşıyanın» Mediterranean Shipping Company S.A., «akdi taşıyanın» T.H.I.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · yetki sözleşmesi · yabancılık unsuru · genel işlem koşulları
Benzer bu kararda… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yabancılık unsuru «taşıyan» uyuşmazlıklar bakımından taraflar «yetki sözleşmesi» yapabilirlerse de, Türk mahkemelerinin MÖHUK 47. maddesine istinaden «münhasır» «yetkisinin» olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir.
-
İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2842 E. 2023/5184 K.
Ortak:konişmento · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · taşıyan · istinaf yoluna başvurulabilirlik · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaGroup (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in «taşıyan sıfatının» bulunmadığı gibi «fiili taşıyanın» da Mediterranean Shipping Company S.A. olup davalı ile aralarında «acentelik ilişkisi» olmadığı, her iki firmanın farklı «tüzel kişilikler» olduğu ileri sürerek davacının davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Fiilî «taşıyan», taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir.’’ hükmüne haizdir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken taraflarca «ibraz» edilen, yabancı dildeki belgeler ile Mersin Gümrük Müdürlüğü ve MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’den gelen yabancı dildeki belgelerin HMK 223 uyarınca tercümesi yaptırılıp dosya içine alındıktan sonra, davalı gösterilen şirketin akdi ya da «fiili taşıyıcı» olarak taşıma zinciri içinde yer alıp almadığı saptanıp eğer taşıma zinciri içinde yer almamış ise davacının taraf değiştirilmesine ilişkin talebinin HMK’nın 124.madde kapsamında değerlendirilip taraf değişikliği yapılmak suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken «eksik inceleme» ile «husumetten» ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, «taşıyanın» Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan «konişmento» örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, «fiili taşıyanın» Mediterranean Shipping Company S.A., «akdi taşıyanın» T.H.I.
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… eri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu «husumet» ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin «kamu düzenine» ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen n …
Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konteyner demurajı · asıl taşıyıcı · sıfat yokluğu · demuraj · protesto · izafeten dava · aktif husumet yokluğu · konşimento
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait emtiaların taşımasının yapıldığını, davalı şirketin taşımaya konu emtiaları «teslim» almaması üzerine taşımanın gerçekleştirildiği 40'HC tipi iki adet konteynerin boşaltılmadığını ve müvekkili şirket tarafından konteynerlerin teslim alınamadığını, her iki konteynerında mevzuatta belirlenen sürenin dolması ve ancak yükün alıcı tarafından teslim alınmaması sebebiyle TASİŞ tarafından boşaltıldığını ve emtiaların açık artırmayla satıldığını, müvekkili şirketin davalı şirketin emtiaları teslim almaması sebebiyle iki adet konteynerını bir yıla yakın bir süre kullanmaktan «mahrum» kaldığını ve bu sebeple «demuraj» ücretine hak kazandığını, 37.450,00 USD bedelli demuraj ücretine dair faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturayı kabul etmediğini ve «ihtarname» eki ile birlikte iade ettiğini, müvekkili tarafından işlemiş faiziyle birlikte 43.925,11 USD 'nin davalı şirketten tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, da …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «demuraj» alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5808 E. 2022/8270 K.
Ortak:konişmento · pasif husumet yokluğu · acentelik · taşıma sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaGroup (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in «taşıyan sıfatının» bulunmadığı gibi «fiili taşıyanın» da Mediterranean Shipping Company S.A. olup davalı ile aralarında «acentelik ilişkisi» olmadığı, her iki firmanın farklı «tüzel kişilikler» olduğu ileri sürerek davacının davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, «taşıyanın» Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan «konişmento» örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, «fiili taşıyanın» Mediterranean Shipping Company S.A., «akdi taşıyanın» T.H.I.
Deniz taşımasında «taşıyan» ve «fiili taşıyanı» düzenleyen TTK’nın 1248’nci maddesi; Taşıyan, taşıma ister bizzat onun tarafından, isterse bir başkası, fiilî taşıyan, tarafından gerçekleştirilmiş olsun, «taşıma sözleşmesini» yapan veya taşıma sözleşmesi adına ve hesabına yapılan kişidir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı MSCUXY01907 nolu «konşimento» aslı ile davalının dayandığı aynı seri nolu konşimento arasında taşınan mal ve «acente» bakımından farklılık olduğu, davalının sunduğu konşimentodaki dökme boru cinsinden ürünlerin İzmir Gümrüğüne getirilerek işlemlerinin yapıldığı, ithalatının yasal şekilde tamamlandığı, davacının sunduğu konşimentodaki çinko malzemesi ile ilgili bir işlem yapılmadığı, davalının «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığı, bu sebeple «husumet ehliyeti» bulunmadığı, «yetki itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… rilen davacının istinaf başvurusunun esasatan reddine dair kararının bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya dayanak MSCUXY-01907 nolu «konşimento» aslı ve davalının savunmalarına dayanak yapılan aynı seri nolu konşimentonun ikinci tam suretlerinin karşılaştırıldıklarında, taşımaya konu malların farklı olduğu, davacının sunmuş olduğu konşimentodaki malların İzmir Limanı'na gelmediği, buna göre davalının dayanak «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
74 vd) Kabule göre de davacının dayandığı «konişmentonun» sahte olduğunun tespit edilmesi durumunda davanın esastan reddi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» reddi de doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akreditif · konşimento · karine · yetki itirazı · acente · ihbar olunan · ba formu · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı MSCUXY01907 nolu «konşimento» aslı ile davalının dayandığı aynı seri nolu konşimento arasında taşınan mal ve «acente» bakımından farklılık olduğu, davalının sunduğu konşimentodaki dökme boru cinsinden ürünlerin İzmir Gümrüğüne getirilerek işlemlerinin yapıldığı, ithalatının yasal şekilde tamamlandığı, davacının sunduğu konşimentodaki çinko malzemesi ile ilgili bir işlem yapılmadığı, davalının «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığı, bu sebeple «husumet ehliyeti» bulunmadığı, «yetki itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı ithalatçının «akreditifli» ödeme sistemi ile Çin’deki dava dışı Beijing Xinhenglong adlı ihracatçı firmadan satın aldığı çinko emtiasını Türkiye’ye taşıması için Çin’deki yerleşik «acente» olan China Ocean Shipping Agency, Tianjin tarafından «taşıyıcı» MSC Mediterranean Shipping Company SA adına düzenlenen «konişmentoda» alıcı olarak Akbank A.Ş gösterilmiştir.
… rilen davacının istinaf başvurusunun esasatan reddine dair kararının bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya dayanak MSCUXY-01907 nolu «konşimento» aslı ve davalının savunmalarına dayanak yapılan aynı seri nolu konşimentonun ikinci tam suretlerinin karşılaştırıldıklarında, taşımaya konu malların farklı olduğu, davacının sunmuş olduğu konşimentodaki malların İzmir Limanı'na gelmediği, buna göre davalının dayanak «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Söz konusu «konişmento» 14.08.2015 tarihli olup bu konişmento referans alınmak suretiyle «akreditif» ödeme sisteminde muhabir banka olan Akbank İzmir ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17336 E. 2014/6591 K.
Ortak:konişmento · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaGroup (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in «taşıyan sıfatının» bulunmadığı gibi «fiili taşıyanın» da Mediterranean Shipping Company S.A. olup davalı ile aralarında «acentelik ilişkisi» olmadığı, her iki firmanın farklı «tüzel kişilikler» olduğu ileri sürerek davacının davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, «taşıyanın» Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan «konişmento» örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, «fiili taşıyanın» Mediterranean Shipping Company S.A., «akdi taşıyanın» T.H.I.
Fiilî «taşıyan», taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir.’’ hükmüne haizdir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken taraflarca «ibraz» edilen, yabancı dildeki belgeler ile Mersin Gümrük Müdürlüğü ve MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’den gelen yabancı dildeki belgelerin HMK 223 uyarınca tercümesi yaptırılıp dosya içine alındıktan sonra, davalı gösterilen şirketin akdi ya da «fiili taşıyıcı» olarak taşıma zinciri içinde yer alıp almadığı saptanıp eğer taşıma zinciri içinde yer almamış ise davacının taraf değiştirilmesine ilişkin talebinin HMK’nın 124.madde kapsamında değerlendirilip taraf değişikliği yapılmak suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken «eksik inceleme» ile «husumetten» ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaSA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı MSC Gemi Acenteliği A.Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» «acentesine» «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 119. maddesine (TTK'nın 105 maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi davanın «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
S.A olduğu, bu «konişmentoda» yükleme «acentesinin» MSC S.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · rücuen alacak · acente
Benzer bu karardaSA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı MSC Gemi Acenteliği A.Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» «acentesine» «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 119. maddesine (TTK'nın 105 maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi davanın «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
S.A.'e «izafeten» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3606 E. , 2022/7512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2018 tarih ve 2017/315 E- 2018/460 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/644 E- 2021/222 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilim, alıcısı olduğu emtiayı Qıngdao, Shandong Limanından Mersin/Türkiye limanına taşıtmak üzere taşıyan T.H.I Group (Shanghı) Ltd.’ne QDA17030307 no.lu, 10.03.2017 tarihli konşimento (B/L) ile teslim edildiğini, söz konusu taşımanın fiili taşıyanın davalı şirket olduğunu, konşimento ile taşımanın yapılacağı geminin 9461441 IMO nolu MSC BARI olarak belirlendiğini, fiili taşıyan davalının müvekkile haber vermeden taşımayı konşimentoda kararlaştırılan MSC BARI gemisi yerine MSC DANIELA ile yaptığını, fiili taşıyanın davalı şirkete 05.04.2017 tarihinde yaptığı yazılı bildirim ile taşımanın yapıldığı MSC DANIELA isimli gemide 04.04.2017 tarihinde yangın çıktığını bildirdiğini, müvekkilinin emtiasının zarar gördüğünü ileri sürerek taşımadaki hasar nedeni ile meydana gelen 30.113,00 USD zararın fiili taşıyan davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili Maersk Denizcilik A.Ş. ile Maersk Line A/S firmalarının birbirinden farklı tüzel kişiliklere sahip iki ayrı firma olduğunu, müvekkili ile dava dışı yabancı taşıyan Maersk Line A/S’nin birlikte ve ayrı ayrı işbu davada taşıyan ve fiili taşıyan sıfatları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafın alıcısı olduğu yükteki hasar nedeniyle davalıdan tazminat talebinde bulunduğu, davaya konu taşımaya ilişkin konişmentoların incelenmesinde, QDA17030307 numaralı konişmentoda, gönderenin Shandong Halın Group Co. Ltd, alıcının davacı ... Rulman Sanayı- ..., gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, taşıyanın T.H.I. Group (Shanghaı) Ltd olduğu, MSCUQU006972 numaralı konişmentonun incelenmesinde, […]H.I. Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, taşıyanın Mediterranean Shippinng […]A. olduğu, dosyaya yansıyan konişmento örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, fiili taşıyanın Mediterranean Shipping […]A., akdi taşıyanın T.H.I.
Group (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in taşıyan sıfatının bulunmadığı gibi fiili taşıyanın da Mediterranean Shipping […]A. olup davalı ile aralarında acentelik ilişkisi olmadığı, her iki firmanın farklı tüzel kişilikler olduğu ileri sürerek davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla yapılan taşımada ortaya çıkan ziya nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın husumetten reddine, istinaf başvurusunun ise bölge adliye mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.Ancak yapılan araştırma karar vermeye yeterli olmadığı gibi davacının aşamada taraf değişikliğine ilişkin talebi HMK’nın 124/3 kapsamında değerlendirilmemiştir. Deniz taşımasında taşıyan ve fiili taşıyanı düzenleyen TTK’nın 1248’nci maddesi; Taşıyan, taşıma ister bizzat onun tarafından, isterse bir başkası, fiilî taşıyan, tarafından gerçekleştirilmiş olsun, taşıma sözleşmesini yapan veya taşıma sözleşmesi adına ve hesabına yapılan kişidir. Fiilî taşıyan, taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir.’’ hükmüne haizdir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken taraflarca ibraz edilen, yabancı dildeki belgeler ile Mersin Gümrük Müdürlüğü ve MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’den gelen yabancı dildeki belgelerin HMK 223 uyarınca tercümesi yaptırılıp dosya içine alındıktan sonra, davalı gösterilen şirketin akdi ya da fiili taşıyıcı olarak taşıma zinciri içinde yer alıp almadığı saptanıp eğer taşıma zinciri içinde yer almamış ise davacının taraf değiştirilmesine ilişkin talebinin HMK’nın 124.madde kapsamında değerlendirilip taraf değişikliği yapılmak suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile husumetten ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863439500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz