Akreditif
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5808 E. 2022/8270 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ konişmento↗ konşimento↗ kıymetli evrak↗ karine↗ yetki itirazı↗ acente↗ ihbar olunan↗ ba formu↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ basiretli tacir↗ acentelik↗ taşıma sözleşmesi↗ pasif husumet↗ hamil↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ yetki↗ taşıyan↗ tacir↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı MSCUXY01907 nolu konşimento aslı ile davalının dayandığı aynı seri nolu konşimento arasında taşınan mal ve acente bakımından farklılık olduğu, davalının sunduğu konşimentodaki dökme boru cinsinden ürünlerin İzmir Gümrüğüne getirilerek işlemlerinin yapıldığı, ithalatının yasal şekilde tamamlandığı, davacının sunduğu konşimentodaki çinko malzemesi ile ilgili bir işlem yapılmadığı, davalının taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı, bu sebeple husumet ehliyeti bulunmadığı, yetki itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen davacının istinaf başvurusunun esasatan reddine dair kararının bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya dayanak MSCUXY-01907 nolu konşimento aslı ve davalının savunmalarına dayanak yapılan aynı seri nolu konşimentonun ikinci tam suretlerinin karşılaştırıldıklarında, taşımaya konu malların farklı olduğu, davacının sunmuş olduğu konşimentodaki malların İzmir Limanı'na gelmediği, buna göre davalının dayanak taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uluslar arası deniz yoluyla yapılan taşımada meydana geldiği iddia edilen zıyaıdan kaynaklı tazminatın tahsili talebine ilişkin olup bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yazılı gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı ithalatçının akreditifli ödeme sistemi ile Çin’deki dava dışı Beijing Xinhenglong adlı ihracatçı firmadan satın aldığı çinko emtiasını Türkiye’ye taşıması için Çin’deki yerleşik acente olan China Ocean Shipping Agency, Tianjin tarafından taşıyıcı MSC Mediterranean Shipping Company SA adına düzenlenen konişmentoda alıcı olarak Akbank A.Ş gösterilmiştir. Diğer bir ifade ile konişmento […]A.Ş ... Şubesi emrine düzenlenmiş olup ithalatçı firma ise konişmentoda ihbar tarafı olarak gösterilmiştir. Söz konusu konişmento 14.08.2015 tarihli olup bu konişmento referans alınmak suretiyle akreditif ödeme sisteminde muhabir banka olan Akbank İzmir ... Şubesi tarafından 11.09.2015 tarihinde mal bedelinin ihracatçı firmaya ödendiğine dair aynı banka tarafından 14.09.2015 tarihli ve 2015-129661 sayılı yazıile paranın transferine ilişkin form düzenlenmiştir. Davalı tarafın dayanıp da dosyaya ibraz ettiği konişmento ise 14.08.2015 tarihli olup Çin’deki Mediterranean Shipping Company (Shangai) LTD. Tianjin Branch tarafından yine aynı taşıyıcı şirket (MSC Shipping Agency SA) adına hareketle alıcı Genel Transport Nak. ve Tic. Ltd. Şti. adına tanzim edilmiş yine bu şirket ihbar tarafı olarak gösterilmiştir. Bu konişmento kapsamındaki uluslararası satış akreditifli ödeme sitemli yapılmamıştır. Ancak bu konişmentonun ilgili olduğu emtianın alıcısına (konişmento hamiline) teslim edildiği yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Tarafların dayanmış olduğu konişmentolarda emtianın cinsi ile konişmento hamilleri ve acenteler dışındaki seri no, tarih, vs hususlar aynıdır. Somut olayda uyuşmazlık davacının dayanmış olduğu konişmentonun, taşıyanın Çin’deki yetkili acentesi tarafından düzenlenip düzenlenmediği, sahte olup olmadığı, sahte düzenlenmesinde taşıyanın dahilinin bulunup bulunmadığı (taşıyanın basiretli tacir gibi hareket edip etmediği) hususlarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1230. maddesine göre eşyayı teslim almaya konişmento hamili yetkilidir. Kanunun 1234. maddesine göre ise kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından taşınmak üzere teslim alınan eşyanın konişmeto gereği teslim almaya yetkili olan kişiye teslimi gerekmektedir.
Kıymetli evrak sistemine ait olan konişmeto akreditif siteminde muhabir banka olan dava dışı Akbank ... Şubesi emrine düzenlenmiş olduğundan, bu bankanın bizzat malı teslim alma yükümlülüğü olmamakla birlikte bu bankaya veya bilgisi dahilinde konişmentoda ihbar olunan olarak gösterilen ithalatçı davacı firmaya eşyanın teslim edilmesi gerekmektedir. Muhabir banka davacının dayandığı konişmetoyu referans alarak para transferi yaptığına göre, mahkemece konişmentonun bankaya ihracatçı firma mı, taşıyan mı yoksa ithalatçı davacı firma tarafından ibraz edilip edilmediği, şayet davacı firma tarafından ibraz edilmişse ödeme işleminin tamamlanmasında önce davacıya ihbarda bulunup bulunulmadığı, konişmento davacı tarafından bankaya ibraz edilmiş veya para transferi yapılmadan önce davacıya ihbarda bulunulmuşsa bu hususların malın teslim edildiğine karine oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilerek ve davalı acentenin müvekkilinin taşıyanı olup olmadığının Çin Devleti’nin ilgili makamlarından da sorulup tespit edilmek suretiyle varılacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davacının dayandığı konişmento sahte ya da gerçeğe aykırı düzenlenmişse bu düzenlemede aktif taşıyıcı olan dava dışı MSC Shipping şirketinin bilgi ve ihmalinin bulunup bulunmadığı varsa bundan dolayı sorumlu olup olmadığının da somut olay bakımından araştırılıp tartışılmaması da doğru olmamıştır. ( ..., Taşıyanın Konişmentonun İçeriğinden Sorumluluğu, Arıkan Yayınları, İstanbul 2008, sf. 74 vd)
Kabule göre de davacının dayandığı konişmentonun sahte olduğunun tespit edilmesi durumunda davanın esastan reddi gerekirken pasif husumet yokluğundan reddi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı tacir adına acenteye dava açıldığında Türk mahkemeleri münhasır yetkilidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3298 E. 2020/2018 K.
Ortak:acentelik · konişmento · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTarafların dayanmış olduğu «konişmentolarda» emtianın cinsi ile konişmento hamilleri ve «acenteler» dışındaki seri no, tarih, vs hususlar aynıdır.
Somut olayda uyuşmazlık davacının dayanmış olduğu «konişmentonun», «taşıyanın» Çin’deki yetkili «acentesi» tarafından düzenlenip düzenlenmediği, sahte olup olmadığı, sahte düzenlenmesinde taşıyanın «dahilinin» bulunup bulunmadığı (taşıyanın «basiretli tacir» gibi hareket edip etmediği) hususlarında toplanmaktadır.
Muhabir banka davacının dayandığı «konişmetoyu» referans alarak para transferi yaptığına göre, mahkemece konişmentonun bankaya ihracatçı firma mı, «taşıyan» mı yoksa ithalatçı davacı firma tarafından «ibraz» edilip edilmediği, şayet davacı firma tarafından ibraz edilmişse ödeme işleminin tamamlanmasında önce davacıya «ihbarda» bulunup bulunulmadığı, konişmento davacı tarafından bankaya ibraz edilmiş veya para transferi yapılmadan önce davacıya ihbarda bulunulmuşsa bu hususların malın «teslim» edildiğine «karine» oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilerek ve davalı «acentenin» müvekkilinin taşıyanı olup olmadığının Çin Devleti’nin ilgili makamlarından da sorulup tespit edilmek suretiyle varılacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · yetki sözleşmesi · yabancılık unsuru · genel işlem koşulları
Benzer bu kararda… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yabancılık unsuru «taşıyan» uyuşmazlıklar bakımından taraflar «yetki sözleşmesi» yapabilirlerse de, Türk mahkemelerinin MÖHUK 47. maddesine istinaden «münhasır» «yetkisinin» olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3626 E. 2010/9671 K.
Ortak:konişmento
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacı ithalatçının «akreditifli» ödeme sistemi ile Çin’deki dava dışı Beijing Xinhenglong adlı ihracatçı firmadan satın aldığı çinko emtiasını Türkiye’ye taşıması için Çin’deki yerleşik «acente» olan China Ocean Shipping Agency, Tianjin tarafından «taşıyıcı» MSC Mediterranean Shipping Company SA adına düzenlenen «konişmentoda» alıcı olarak Akbank A.Ş gösterilmiştir.
Diğer bir ifade ile «konişmento» Akbank T.A.Ş ...
Şubesi emrine düzenlenmiş olup ithalatçı firma ise «konişmentoda» «ihbar» tarafı olarak gösterilmiştir.
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… ulüne ilişkin verilen kararı, temyizi üzerine, Dairemizce, taşımanın gerçekleştirildiğini ve ücrete hak kazanıldığını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu, sunulan «konişmentoların» dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, taşımaya ilişkin olduğu iddia edilen faturaların davalıya tebliğinin ispatlanamadığı, bunların davacı «defterlerinde» kayıtlı olmasının da, davacı lehine tek başına yeterli bir kanıt olamayacağı, davalı defterlerinin incelenerek dava konusu taşımanın gerçekleştirildiğine dair bir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5808 E. , 2022/8270 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 07.04.2021 tarih ve 2021/613 E. - 2021/663 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, dava dışı Beijing Xinhenglong Int.Import and Export Co Ltd.'den satın aldığı 20.100 kg. çinkonun dava dilekçesi ekindeki konişmento ile davalı şirkete teslim edildiğini ve emtianın Çin limanından yüklendiğini, ancak taşıyanın sorumluluğunda iken zayı olduğunu, bu yönde davalı şirkete yapılan ihtara cevap verilmediğini, evraklarda yazılı olmamasına ve müvekkilini onayı alınmamasına rağmen aktarma yapıldığını beyanla, 32.600.- USD mal bedeli, 6.000,00 USD mahrum kalınan kâr ve 1.000,00 USD kredi faizinden doğan alacak bedelin ödenme tarihi olan 14.09.2015 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihtarnamesine noter ihtarı ile cevap verildiğini, davacının ihtar ekinde gönderdiği konşimentonun müvekkili firma tarafından acente sıfatıyla düzenlenmiş orijinal bir konşimento olmadığını, konşimentonun müvekkili firmanın acentesi olduğu MSC S.A.'ya ait olmadığını, TTK 105 maddesine göre acentenin akdettiği ve akdedilmesine aracılık ettiği sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı doğrudan acente aleyhine dava açılamayacağını, bu nedenle pasif husumet yokluğundan da davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından düzenlenen konşimentonun onuncu maddesi ile Londra Mahkemeleri'nin yetkili kılındığını savunarak, davanın aktif husumet yönünden, pasif husumet yönünden, yetkisizlik nedeniyle, esastan reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı MSCUXY01907 nolu konşimento aslı ile davalının dayandığı aynı seri nolu konşimento arasında taşınan mal ve acente bakımından farklılık olduğu, davalının sunduğu konşimentodaki dökme boru cinsinden ürünlerin İzmir Gümrüğüne getirilerek işlemlerinin yapıldığı, ithalatının yasal şekilde tamamlandığı, davacının sunduğu konşimentodaki çinko malzemesi ile ilgili bir işlem yapılmadığı, davalının taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı, bu sebeple husumet ehliyeti bulunmadığı, yetki itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen davacının istinaf başvurusunun esasatan reddine dair kararının bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya dayanak MSCUXY-01907 nolu konşimento aslı ve davalının savunmalarına dayanak yapılan aynı seri nolu konşimentonun ikinci tam suretlerinin karşılaştırıldıklarında, taşımaya konu malların farklı olduğu, davacının sunmuş olduğu konşimentodaki malların İzmir Limanı'na gelmediği, buna göre davalının dayanak taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uluslar arası deniz yoluyla yapılan taşımada meydana geldiği iddia edilen zıyaıdan kaynaklı tazminatın tahsili talebine ilişkin olup bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yazılı gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı ithalatçının akreditifli ödeme sistemi ile Çin’deki dava dışı Beijing Xinhenglong adlı ihracatçı firmadan satın aldığı çinko emtiasını Türkiye’ye taşıması için Çin’deki yerleşik acente olan China Ocean Shipping Agency, Tianjin tarafından taşıyıcı MSC Mediterranean Shipping Company SA adına düzenlenen konişmentoda alıcı olarak Akbank A.Ş gösterilmiştir. Diğer bir ifade ile konişmento […]A.Ş ... Şubesi emrine düzenlenmiş olup ithalatçı firma ise konişmentoda ihbar tarafı olarak gösterilmiştir. Söz konusu konişmento 14.08.2015 tarihli olup bu konişmento referans alınmak suretiyle akreditif ödeme sisteminde muhabir banka olan Akbank İzmir ... Şubesi tarafından 11.09.2015 tarihinde mal bedelinin ihracatçı firmaya ödendiğine dair aynı banka tarafından 14.09.2015 tarihli ve 2015-129661 sayılı yazıile paranın transferine ilişkin form düzenlenmiştir.
Davalı tarafın dayanıp da dosyaya ibraz ettiği konişmento ise 14.08.2015 tarihli olup Çin’deki Mediterranean Shipping Company (Shangai) LTD. Tianjin Branch tarafından yine aynı taşıyıcı şirket (MSC Shipping Agency SA) adına hareketle alıcı Genel Transport Nak. ve Tic. Ltd. Şti. adına tanzim edilmiş yine bu şirket ihbar tarafı olarak gösterilmiştir. Bu konişmento kapsamındaki uluslararası satış akreditifli ödeme sitemli yapılmamıştır. Ancak bu konişmentonun ilgili olduğu emtianın alıcısına (konişmento hamiline) teslim edildiği yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Tarafların dayanmış olduğu konişmentolarda emtianın cinsi ile konişmento hamilleri ve acenteler dışındaki seri no, tarih, vs hususlar aynıdır. Somut olayda uyuşmazlık davacının dayanmış olduğu konişmentonun, taşıyanın Çin’deki yetkili acentesi tarafından düzenlenip düzenlenmediği, sahte olup olmadığı, sahte düzenlenmesinde taşıyanın dahilinin bulunup bulunmadığı (taşıyanın basiretli tacir gibi hareket edip etmediği) hususlarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1230. maddesine göre eşyayı teslim almaya konişmento hamili yetkilidir. Kanunun 1234. maddesine göre ise kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından taşınmak üzere teslim alınan eşyanın konişmeto gereği teslim almaya yetkili olan kişiye teslimi gerekmektedir.
Kıymetli evrak sistemine ait olan konişmeto akreditif siteminde muhabir banka olan dava dışı Akbank ... Şubesi emrine düzenlenmiş olduğundan, bu bankanın bizzat malı teslim alma yükümlülüğü olmamakla birlikte bu bankaya veya bilgisi dahilinde konişmentoda ihbar olunan olarak gösterilen ithalatçı davacı firmaya eşyanın teslim edilmesi gerekmektedir. Muhabir banka davacının dayandığı konişmetoyu referans alarak para transferi yaptığına göre, mahkemece konişmentonun bankaya ihracatçı firma mı, taşıyan mı yoksa ithalatçı davacı firma tarafından ibraz edilip edilmediği, şayet davacı firma tarafından ibraz edilmişse ödeme işleminin tamamlanmasında önce davacıya ihbarda bulunup bulunulmadığı, konişmento davacı tarafından bankaya ibraz edilmiş veya para transferi yapılmadan önce davacıya ihbarda bulunulmuşsa bu hususların malın teslim edildiğine karine oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilerek ve davalı acentenin müvekkilinin taşıyanı olup olmadığının Çin Devleti’nin ilgili makamlarından da sorulup tespit edilmek suretiyle varılacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davacının dayandığı konişmento sahte ya da gerçeğe aykırı düzenlenmişse bu düzenlemede aktif taşıyıcı olan dava dışı MSC Shipping şirketinin bilgi ve ihmalinin bulunup bulunmadığı varsa bundan dolayı sorumlu olup olmadığının da somut olay bakımından araştırılıp tartışılmaması da doğru olmamıştır. ( ..., Taşıyanın Konişmentonun İçeriğinden Sorumluluğu, Arıkan Yayınları, İstanbul 2008, sf. 74 vd)
Kabule göre de davacının dayandığı konişmentonun sahte olduğunun tespit edilmesi durumunda davanın esastan reddi gerekirken pasif husumet yokluğundan reddi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875805700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz