Tbk 207
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4946 E. 2022/6925 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 207↗ teminat çeki↗ sebepten mücerretlik↗ isticvap↗ mücerretlik↗ kesin delil↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ yazılı delil↗ direnme kararı↗ kambiyo senedi↗ ispat yükü↗ ifa↗ tbk 99↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, kambiyo senedi niteliğinde olan dava konusu çekin sebepten mücerret olduğu, davalı dernek yetkilisinin isticvaptaki beyanı nedeniyle ispat yükünün davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun kesin delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davaya konu çekin teminat amacıyla davalı tarafa verildiği kanaatine ulaşıldığı ve teminat olgusunun ortaya konulup teminat altına alınan riskin gerçekleştiği yönünde herhangi bir savunma da yapılmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizce bozulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malında teslim alındığı var sayılacağı, bunun aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 373. maddesinin 1. bendi "Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir." 2. bendi "Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp yeniden esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek direnme, gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya direnme konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir. Bozmaya uyduğu takdirde artık yargılamaya hüküm mahkemesi sıfatıyla devam etmekte olduğundan bozma kararına uygun olarak yeniden esas hakkında karar vermelidir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince yeniden esastan kurulan kabul hükmü Dairemizce bozulmuş, bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyulup, nihai olarak ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyulduğundan, öncelikle bozma kararı yerine getirilmek suretiyle davacının davasını ispat imkanı verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı usul ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/62 E. 2021/6548 K.
Ortak:direnme kararı · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz kararda… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya «direnme» konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir.
Benzer bu kararda… ir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya «direnme» konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · kayyım · temerrüt faizi · temerrüt · zamanaşımı · temsil · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklık devam ettiği sürece borcun «zamanaşımına» uğramayacağı, eşit işlem ilkesine uygun olarak kararın alındığı, TTK 482 gereği «temerrüt faizinin» de ödenmesi gerektiği, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Kararı davacıların hisse «temsil kayyımı» ... vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi'nin 22.06.2017 tarihli davanın reddine dair kararına karşı davacılar vekilince «istinaf yoluna başvurulması» üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 31.01.2018 tarihli kararla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7584 E. 2022/597 K.
Ortak:yazılı delil · direnme kararı · kaldırma ve yeniden hüküm · çek · teminat
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığı var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf is …
… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge adliye mahkemesince, davaya konu çekin «teminat» amacıyla davalı tarafa verildiği kanaatine ulaşıldığı ve teminat olgusunun ortaya konulup teminat altına alınan riskin gerçekleştiği yönünde herhangi bir savunma da yapılmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaŞti'nin «ticari defterlerinde» davaya konu 31/07/2015, 10/08/2015 ve 22/08/2015 tarihli çeklerin davalı şirket adına borç kaydedildiği, davalı şirketin kayıtlarında çekler kayıtlı olmasa da davacı şirketten 131.387,68 TL alacaklı olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, çekin ödeme vasıtası olup «bedelsiz» kaldığı veya avans olarak verildiği iddiasının HMK'nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca «yazılı delil» ile ispatlanması gerektiği, davacının kendi ticari kayıtlarında da davaya konu çeklerin ödenmemiş önceki «çek» borçlarına karşılık verildiğinin kayıtlı olduğu, davacının «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesince; bozma ilamı doğrultusunda İİK'nun 72/4. maddesinde davanın alacaklı lehine sonuçlanması ve kararın kesinleşmesi halinde alacaklının «ihtiyati tedbir» dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını ihtiyati tedbir için gösterilen «teminattan alacağı», alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı ve bu zararın her halde % 20'den aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiş olup, davaya konu çeklerin davalı tarafından «ibrazı» halinde ödenmemesi için muhatap bankaya talimat verilmesi şeklindeki ihtiyati tedbir kararının uygulanması, davalının bankaca ödenmeyen çekler için takip yapmasını engelleyecek nitelikte olmadığından ilk derece mahkemesinin davalı lehine tazminata hükmetmemesinin de yerinde olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat alacağı · yemin deliline dayanma · yemin delili · kötüniyet tazminatı · bedelsizlik · yemin · ihtiyati tedbir · usulden reddi
Benzer bu karardaŞti'nin «ticari defterlerinde» davaya konu 31/07/2015, 10/08/2015 ve 22/08/2015 tarihli çeklerin davalı şirket adına borç kaydedildiği, davalı şirketin kayıtlarında çekler kayıtlı olmasa da davacı şirketten 131.387,68 TL alacaklı olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, çekin ödeme vasıtası olup «bedelsiz» kaldığı veya avans olarak verildiği iddiasının HMK'nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca «yazılı delil» ile ispatlanması gerektiği, davacının kendi ticari kayıtlarında da davaya konu çeklerin ödenmemiş önceki «çek» borçlarına karşılık verildiğinin kayıtlı olduğu, davacının «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; bozma ilamı doğrultusunda İİK'nun 72/4. maddesinde davanın alacaklı lehine sonuçlanması ve kararın kesinleşmesi halinde alacaklının «ihtiyati tedbir» dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını ihtiyati tedbir için gösterilen «teminattan alacağı», alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı ve bu zararın her halde % 20'den aşağı tayin edilemeyeceği düzenlenmiş olup, davaya konu çeklerin davalı tarafından «ibrazı» halinde ödenmemesi için muhatap bankaya talimat verilmesi şeklindeki ihtiyati tedbir kararının uygulanması, davalının bankaca ödenmeyen çekler için takip yapmasını engelleyecek nitelikte olmadığından ilk derece mahkemesinin davalı lehine tazminata hükmetmemesinin de yerinde olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi'nin 30.05.2017 tarihli davanın reddine dair kararına karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 29.03.2018 tarihli kararla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına ve davanın reddiyle «kötüniyet tazminatının» kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1047 E. 2022/439 K.
Ortak:direnme kararı · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz kararda… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya «direnme» konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir.
Benzer bu kararda… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya «direnme» konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · virman · taleple bağlılık · ortaklık sözleşmesi · sermaye artırımı · ibra · ticari defter · havale
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, bilirkişi raporu, banka kayıtları ve «ticari defterlerde» yapılan inceleme neticesinde, davacının çeşitli zamanlarda ortaklara borçlar açıklaması ile davalı şirket hesabına havaleler yaptığı, 10.04.2014 tarihinde «virman» açıklaması ile ... hesabından borç kaydedilerek kapatıldığı ve aralarında virman sözleşmesinin bulunmadığı, dosyada yer alan «taahhütnamelerin» birlikte yorumlanması sonucu dava dışı ...'un şirketin faaliyetleri nedeniyle 3. kişilere karşı doğmuş veya doğabilecek borçlardan sorumlu olmayacağı konusunda taahhütnamelerin imzalandığı, taahhütnamelerde dava dışı ...'ın borçlardan sorumlu olmayacağının imza altına alındığı, somut olayda ise davacının davalı şirkete verdiği ödünç paraların iadesi talebinin bulunduğu ve dava dışı şahıs ile davalı şirketin farklı şahıslar olduğu ve imzalanan taahhütnamelerin şirketin «ibrası» olarak değerlendirilemeyeceği, mahkemece alınan 11.03.2016 tarihli raporda da bildirildiği üzere davacının davalı şirketten 433.087,50 TL alacağının bulunduğu, ancak «taleple bağlılık ilkesi» gereği 400.187,50 TL üzerinden başlatılan takibin devamına karar vermek gerektiği, alacağın bilinebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Lüleburgaz 1.
Hukuk Dairesi’nin 23.09.2019 tarih, 2018/4718 Esas ve 2019/5674 Karar sayılı ilamında "davacı ile dava dışı şahıslar arasında yapılan 31.08.2013 «ortaklık sözleşmesinin» 4.3.2. maddesi uyarınca davacı ile dava dışı ortak ...'un şirkete sermaye olarak 400.000,00 TL para getireceğinin kabul edildiği, sözleşme yapıldıktan sonra 400.187,50 TL'nin davacı tarafından şirket hesabına «havale» edildiği, ancak sözleşme hükümleri uyarınca «sermaye artırımı» yapılmadan davacının şirketteki hisselerini 01.04.2014 tarihinde devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı sabit olduğuna göre, davacı tarafından şirkete gönderile …
3 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3635 E. 2024/1351 K.
Ortak:direnme kararı · kaldırma ve yeniden hüküm · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya «direnme» konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyulduğundan, öncelikle bozma kararı yerine getirilmek suretiyle davacının davasını ispat imkanı verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken «eksik inceleme» ve hatalı usul ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… ir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırıp yeniden» esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek «direnme», gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu belgenin Mahkeme kararı olmadığını, icra emri niteliğinde olduğunu, «tanıma» ve «tenfize» konu olamayacağını, kesinleşmediğini, usule aykırı «tebligat» nedeniyle savunma haklarına uygun davranılmadığını, bir ilam olarak nitelendirilemeyeceği hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, bilirkişi raporunun aksi yönde karar verilmesine rağmen bu hususun gerekçede açıklanmadığını, «görev itirazlarının» dikkate alınmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm Mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında 6100 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin atfıyla İlk Derece Mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uyma veya «direnme» konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm Mahkemesi sıfatıyla vermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilam niteliği · görev itirazı · ödeme emri · istinaf başvurusunun reddi · tanıma · kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni
Benzer bu karardaDosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, Alman Mahkemesince, Alman Hukuk Yargılama Kanunu'nun (ZPO) 700. maddesi çerçevesinde verilmiş olan kararın «ilam niteliğinde» olduğunun kabulünün yerinde olacağı yönünde görüş bildirilmiş, İlk Derece Mahkemesince de «tenfiz» istemine konu ilamın hukuk davasına ilişkin bir yabancı mahkeme ilamı olduğu, usulüne uygun şekilde kesinleştiği, Türk «kamu düzenini» ihlal edici bir hükmün bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise, «ihtar» usulüne göre verilmiş bir kararın adli karar olarak kabul edilmesinin «kamu düzenine aykırılık» taşıdığı, kararın teknik anlamda tenfizi kabil (yargılama sonucu verilmiş) bir ilam olarak nitelenemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak d …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu belgenin Mahkeme kararı olmadığını, icra emri niteliğinde olduğunu, «tanıma» ve «tenfize» konu olamayacağını, kesinleşmediğini, usule aykırı «tebligat» nedeniyle savunma haklarına uygun davranılmadığını, bir ilam olarak nitelendirilemeyeceği hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince «eksik inceleme» yapıldığını, bilirkişi raporunun aksi yönde karar verilmesine rağmen bu hususun gerekçede açıklanmadığını, «görev itirazlarının» dikkate alınmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin 17.11.2021 tarih ve 2020/6061 Esas-2021/6271 Karar sayılı emsal niteliğindeki ilamında da belirtildiği gibi yabancı ülke hukukuna göre verilmiş bir kararın sadece usul farklılığı nedeniyle «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu kabul edilemez.
… 01.2000 tarih ve 1999/9231 Esas-2000/23 Karar sayılı ilamı da değerlendirildiğinde, bu tür kararların alacağın tahsilini hızlandıran, ilam mahiyetinde ve Türkiye’de «tenfizi» mümkün kararlardan olduğu, Türk Hukuku’nda karşılığının olmamasının «kamu düzenine aykırılık» teşkil etmeyeceği de gözetildiğinde davaya konu Almanya Mayen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine …
-
Tbk 207 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2509 E. 2020/3788 K.
Ortak:teminat çeki · sebepten mücerretlik · isticvap · mücerretlik · kesin delil · kambiyo senedi · ispat yükü · ifa
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, «kambiyo senedi» niteliğinde olan dava konusu çekin «sebepten mücerret» olduğu, davalı dernek yetkilisinin «isticvaptaki» beyanı nedeniyle «ispat yükünün» davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun «kesin delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulm …
… tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığı var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf is …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, «kambiyo senedi» niteliğinde olan dava konusu çekin «sebepten mücerret» olduğu, davalı dernek yetkilisinin «isticvaptaki» beyanı nedeniyle «ispat yükünün» davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacı iddiasını usulüne uygun «kesin delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna b …
Dava konusu çekin «teminat çeki» ve «bedelsiz» olduğunu «ispat yükü» davacıya aittir.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın hüküm kurulması için yeterli olmadığı kanaatine varılarak «istinaf incelemesinin duruşmalı» olarak yapıldığı, dava konusu çekin «teminat çeki» niteliğinde olduğuna ilişkin üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan "sözleşme" başlıklı yazı içeriğinden de davaya konu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu hali ile davacı tarafın çekin teminat vasfına ilişkin olarak yazılı bir kanıt ileri süremediği, ancak Dernekler Kanununun 2. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 56. maddesi kapsamında derneklerin kazanç paylaşma faaliyetinde bulunmalarının yasak olduğu, gerek davalı derneğin iktisadi işletmesinin bulunmayışı gerekse davalı dernek başkanının açıklamaları dikkate alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin ticari satımdan kaynaklanan bir yönünün bulunmadığı, davalı derneğe ait işletme «defterinde» düşük miktarlı «bağışlar» ve aidatlar dışında «kıymetli evrak» «kaydının» olmadığı, davaya konu çekin dahi defterde kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda derneklerin iktisadi işletme işletmeksizin ticaret ve kambiyo işlemi yapm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · kıymetli evrak · ön inceleme duruşması · bedelsizlik · istinaf incelemesi · cy/cy kaydı · e-defter
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın hüküm kurulması için yeterli olmadığı kanaatine varılarak «istinaf incelemesinin duruşmalı» olarak yapıldığı, dava konusu çekin «teminat çeki» niteliğinde olduğuna ilişkin üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan "sözleşme" başlıklı yazı içeriğinden de davaya konu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu hali ile davacı tarafın çekin teminat vasfına ilişkin olarak yazılı bir kanıt ileri süremediği, ancak Dernekler Kanununun 2. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 56. maddesi kapsamında derneklerin kazanç paylaşma faaliyetinde bulunmalarının yasak olduğu, gerek davalı derneğin iktisadi işletmesinin bulunmayışı gerekse davalı dernek başkanının açıklamaları dikkate alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin ticari satımdan kaynaklanan bir yönünün bulunmadığı, davalı derneğe ait işletme «defterinde» düşük miktarlı «bağışlar» ve aidatlar dışında «kıymetli evrak» «kaydının» olmadığı, davaya konu çekin dahi defterde kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda derneklerin iktisadi işletme işletmeksizin ticaret ve kambiyo işlemi yapm …
Davacı dava konusu çekin «teminat» için verildiğini, teminat fonksiyonunu yitirdiğini, «bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Dava konusu çekin «teminat çeki» ve «bedelsiz» olduğunu «ispat yükü» davacıya aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6028 E. 2024/3706 K.
Ortak:teminat çeki · sebepten mücerretlik · isticvap · mücerretlik · kesin delil · borçlu olunmadığının tespiti · yazılı delil · kambiyo senedi
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, «kambiyo senedi» niteliğinde olan dava konusu çekin «sebepten mücerret» olduğu, davalı dernek yetkilisinin «isticvaptaki» beyanı nedeniyle «ispat yükünün» davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun «kesin delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulm …
… tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığı var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf is …
1-Dava, «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2017 tarih, 2015/650 E. ve 2017/241 K. sayılı kararıyla; «kambiyo senedi» niteliğinde olan dava konusu çekin «sebepten mücerret» olduğu, davalı dernek yetkilisinin «isticvaptaki» beyanı nedeniyle «ispat yükünün» davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun «kesin delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… ı kararı ile 6098 sayılı Kanunun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığı var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf is …
… ararı ile; 6098 sayılı Kanun'nun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığının var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerektiği, somut olayda davacı tarafından yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, dava dilekçesinde «yemin deliline» de dayanılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek ile ödeme · teminat senedi · yemin delili · bedelsizlik · yemin · kazanılmış hak · ticari defter · temsil
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davalıya «teminat» için verildiğini, davalı yanca çekin iade edilmediğini, davalı «temsilcisinin» «isticvap» edilerek mahmece dinlenildiğini, temsilcinin çelişkili cevaplar verdiğini, çekin sonradan doldurulduğuna dair iddialarının mahkemece araştırılmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, «ispat yükünün» davalı yanda olduğınu, davalının kanunların kendisine yüklediği yasal «defterleri» tutma mecburiyetine uymadığını, davalının ticari faaliyette bulunduğunu ve bu nedenle «ticari defter» tutmak zorunda olmasına rağmen bu hususa riayet etmediğini zaten beyan ettiğini, Toptancı Hal Yasası'nda derneklerin «teminat senedi» talep edeceklerinin düzenlenmiş olduğu hususu da dikkate alınmak suretiyle davalı derneğin iktisadi faaliyetinin bulunup bulunmadığının valilik dernekler masasında …
Dairemizin 05.10.2020 tarih, 2020/2509 E. ve 2020/3788 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu çekin «teminat» için verildiğini, teminat fonksiyonunu yitirdiğini, «bedelsiz» olduğunu ileri sürdüğü, davalının çekin «teminat çeki» olmadığını belirttiği, dava konusu çekin teminat çeki ve bedelsiz olduğunu «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» ile yükümlü olduğu, «çek ödeme» aracı olduğundan, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malın da «teslim» alındığının varsayıldığı, bunun aksinin yazılı delille davacı tarafından ispatlanması gerektiği, Bölge Adliye mahkemesince ispat yükünün davacıda olduğu gözetilere …
… ararı ile; 6098 sayılı Kanun'nun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığının var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerektiği, somut olayda davacı tarafından yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, dava dilekçesinde «yemin deliline» de dayanılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilm …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4946 E. , 2022/6925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 09.02.2021 tarih ve 2020/1968 E. - 2021/206 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının yaş sebze ve meyve ticareti ile uğraştığını, mesleki faaliyet kapsamında 2013 yılında Serik ilçesinde bulunan toptancı halinde işyeri almak istediğini, davalının yöneticileri tarafından teminat karşılığında faaliyette bulunabileceğinin belirtilmesi üzerine 500.000,00 TL bedelli, lehdar ve keşide tarihi boş çeki imzalayarak davalı dernek başkanına teslim ettiğini, ancak toptancı halinde istediği gibi işyeri bulamadığını, çekin iade edilmediğini ileri sürerek, davacının 500.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin davacı tarafından ödenmediğini, davacının davayı kötü niyetli olarak açtığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, kambiyo senedi niteliğinde olan dava konusu çekin sebepten mücerret olduğu, davalı dernek yetkilisinin isticvaptaki beyanı nedeniyle ispat yükünün davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun kesin delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davaya konu çekin teminat amacıyla davalı tarafa verildiği kanaatine ulaşıldığı ve teminat olgusunun ortaya konulup teminat altına alınan riskin gerçekleştiği yönünde herhangi bir savunma da yapılmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizce bozulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malında teslim alındığı var sayılacağı, bunun aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 373. maddesinin 1. bendi "Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir." 2. bendi "Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde düzenlenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp yeniden esas hakkında karar vermesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ca bozulması halinde bozmaya karşı gerek direnme, gerekse bozmaya uyarak yeniden karar verme hak ve yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine aittir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm mahkemesi sıfatıyla verdiği yeniden esas hakkındaki karar sonrasında HMK'nın 360. maddesinin atfıyla ilk derece mahkemelerinde uygulanan yargılama usulüne göre yargılama yapıp öncelikle Yargıtay bozma kararına karşı HMK'nın 373/3. maddesi gereğince uyma veya direnme konusunda bir karar verir; bu kararı yine hüküm mahkemesi sıfatıyla vermektedir. Bozmaya uyduğu takdirde artık yargılamaya hüküm mahkemesi sıfatıyla devam etmekte olduğundan bozma kararına uygun olarak yeniden esas hakkında karar vermelidir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince yeniden esastan kurulan kabul hükmü Dairemizce bozulmuş, bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyulup, nihai olarak ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyulduğundan, öncelikle bozma kararı yerine getirilmek suretiyle davacının davasını ispat imkanı verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı usul ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842919800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz