Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6028 E. 2024/3706 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat çeki↗ çek ile ödeme↗ sebepten mücerretlik↗ isticvap↗ keşide tarihi↗ mücerretlik↗ kesin delil↗ lehdar↗ teminat senedi↗ peşin karar harcı↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ bedelsizlik↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ispat yükü↗ ifa↗ ticari defter↗ iflas↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2017 tarih, 2015/650 E. ve 2017/241 K. sayılı kararıyla; kambiyo senedi niteliğinde olan dava konusu çekin sebepten mücerret olduğu, davalı dernek yetkilisinin isticvaptaki beyanı nedeniyle ispat yükünün davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun kesin delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2018 tarih, 2017/1671 E. ve 2018/1366 K. sayılı kararıyla; davaya konu çekin teminat amacıyla davalı tarafa verildiği kanaatine ulaşıldığı ve teminat olgusunun ortaya konulup teminat altına alınan riskin gerçekleştiği yönünde herhangi bir savunma da yapılmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.10.2020 tarih, 2020/2509 E. ve 2020/3788 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu çekin teminat için verildiğini, teminat fonksiyonunu yitirdiğini, bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü, davalının çekin teminat çeki olmadığını belirttiği, dava konusu çekin teminat çeki ve bedelsiz olduğunu ispat yükünün davacıya ait olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa ile yükümlü olduğu, çek ödeme aracı olduğundan, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malın da teslim alındığının varsayıldığı, bunun aksinin yazılı delille davacı tarafından ispatlanması gerektiği, Bölge Adliye mahkemesince ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 09/02/2021 tarih, 2020/1968 E. ve 2021/206 K. sayılı kararı ile 6098 sayılı Kanunun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malında teslim alındığı var sayılacağı, bunun aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.10.2022 tarihli, 2021/4946 E. ve 2022/6925 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esastan kurulan kabul hükmünün Dairemizce bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulup, nihai olarak ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyulduğundan, öncelikle bozma kararı yerine getirilmek suretiyle davacının davasını ispat imkanı verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı usul ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Kanun'nun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malında teslim alındığının var sayılacağı, bunun aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanması gerektiği, somut olayda davacı tarafından yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davalıya teminat için verildiğini, davalı yanca çekin iade edilmediğini, davalı temsilcisinin isticvap edilerek mahmece dinlenildiğini, temsilcinin çelişkili cevaplar verdiğini, çekin sonradan doldurulduğuna dair iddialarının mahkemece araştırılmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ispat yükünün davalı yanda olduğınu, davalının kanunların kendisine yüklediği yasal defterleri tutma mecburiyetine uymadığını, davalının ticari faaliyette bulunduğunu ve bu nedenle ticari defter tutmak zorunda olmasına rağmen bu hususa riayet etmediğini zaten beyan ettiğini, Toptancı Hal Yasası'nda derneklerin teminat senedi talep edeceklerinin düzenlenmiş olduğu hususu da dikkate alınmak suretiyle davalı derneğin iktisadi faaliyetinin bulunup bulunmadığının valilik dernekler masasından tespit edilerek derneğin iktisadi faaliyetinin bulunmadığı tespit edilmesi halinde ispat yükünün davalı tarafa düştüğünün kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2509 E. 2020/3788 K.
Ortak:teminat çeki · çek ile ödeme · sebepten mücerretlik · isticvap · mücerretlik · kesin delil · bedelsizlik · kambiyo senedi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2017 tarih, 2015/650 E. ve 2017/241 K. sayılı kararıyla; «kambiyo senedi» niteliğinde olan dava konusu çekin «sebepten mücerret» olduğu, davalı dernek yetkilisinin «isticvaptaki» beyanı nedeniyle «ispat yükünün» davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun «kesin delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 05.10.2020 tarih, 2020/2509 E. ve 2020/3788 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu çekin «teminat» için verildiğini, teminat fonksiyonunu yitirdiğini, «bedelsiz» olduğunu ileri sürdüğü, davalının çekin «teminat çeki» olmadığını belirttiği, dava konusu çekin teminat çeki ve bedelsiz olduğunu «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» ile yükümlü olduğu, «çek ödeme» aracı olduğundan, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malın da «teslim» alındığının varsayıldığı, bunun aksinin yazılı delille davacı tarafından ispatlanması gerektiği, Bölge Adliye mahkemesince ispat yükünün davacıda olduğu gözetilere …
… ı kararı ile 6098 sayılı Kanunun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda «ifa» edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, «çek» konusu malında «teslim» alındığı var sayılacağı, bunun aksinin «yazılı delil» ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf is …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, «kambiyo senedi» niteliğinde olan dava konusu çekin «sebepten mücerret» olduğu, davalı dernek yetkilisinin «isticvaptaki» beyanı nedeniyle «ispat yükünün» davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacı iddiasını usulüne uygun «kesin delil» ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna b …
Dava konusu çekin «teminat çeki» ve «bedelsiz» olduğunu «ispat yükü» davacıya aittir.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın hüküm kurulması için yeterli olmadığı kanaatine varılarak «istinaf incelemesinin duruşmalı» olarak yapıldığı, dava konusu çekin «teminat çeki» niteliğinde olduğuna ilişkin üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan "sözleşme" başlıklı yazı içeriğinden de davaya konu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu hali ile davacı tarafın çekin teminat vasfına ilişkin olarak yazılı bir kanıt ileri süremediği, ancak Dernekler Kanununun 2. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 56. maddesi kapsamında derneklerin kazanç paylaşma faaliyetinde bulunmalarının yasak olduğu, gerek davalı derneğin iktisadi işletmesinin bulunmayışı gerekse davalı dernek başkanının açıklamaları dikkate alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin ticari satımdan kaynaklanan bir yönünün bulunmadığı, davalı derneğe ait işletme «defterinde» düşük miktarlı «bağışlar» ve aidatlar dışında «kıymetli evrak» «kaydının» olmadığı, davaya konu çekin dahi defterde kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda derneklerin iktisadi işletme işletmeksizin ticaret ve kambiyo işlemi yapm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağış · kıymetli evrak · ön inceleme duruşması · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın hüküm kurulması için yeterli olmadığı kanaatine varılarak «istinaf incelemesinin duruşmalı» olarak yapıldığı, dava konusu çekin «teminat çeki» niteliğinde olduğuna ilişkin üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan "sözleşme" başlıklı yazı içeriğinden de davaya konu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı, bu hali ile davacı tarafın çekin teminat vasfına ilişkin olarak yazılı bir kanıt ileri süremediği, ancak Dernekler Kanununun 2. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 56. maddesi kapsamında derneklerin kazanç paylaşma faaliyetinde bulunmalarının yasak olduğu, gerek davalı derneğin iktisadi işletmesinin bulunmayışı gerekse davalı dernek başkanının açıklamaları dikkate alındığında, taraflar arasındaki ilişkinin ticari satımdan kaynaklanan bir yönünün bulunmadığı, davalı derneğe ait işletme «defterinde» düşük miktarlı «bağışlar» ve aidatlar dışında «kıymetli evrak» «kaydının» olmadığı, davaya konu çekin dahi defterde kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda derneklerin iktisadi işletme işletmeksizin ticaret ve kambiyo işlemi yapm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6028 E. , 2024/3706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/3087 Esas, 2023/1243 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaş sebze ve meyve ticareti ile uğraştığını, mesleki faaliyet kapsamında 2013 yılında Serik ilçesinde bulunan toptancı halinde iş yapmak istediğini, davalının yöneticileri tarafından teminat karşılığında faaliyette bulunabileceğinin belirtilmesi üzerine 500.000,00 TL bedelli, lehdar ve keşide tarihi boş çeki imzalayarak davalı dernek başkanına teslim ettiğini, ancak toptancı halinde istediği gibi işyeri bulamadığını, çekin iade edilmediğini ileri sürerek, davacının 500.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekin davacı tarafından ödenmediğini, davacının davayı kötü niyetli olarak açtığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2017 tarih, 2015/650 E. ve 2017/241 K. sayılı kararıyla; kambiyo senedi niteliğinde olan dava konusu çekin sebepten mücerret olduğu, davalı dernek yetkilisinin isticvaptaki beyanı nedeniyle ispat yükünün davalıya geçmeyeceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını usulüne uygun kesin delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2018 tarih, 2017/1671 E. ve 2018/1366 K. sayılı kararıyla; davaya konu çekin teminat amacıyla davalı tarafa verildiği kanaatine ulaşıldığı ve teminat olgusunun ortaya konulup teminat altına alınan riskin gerçekleştiği yönünde herhangi bir savunma da yapılmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.10.2020 tarih, 2020/2509 E. ve 2020/3788 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu çekin teminat için verildiğini, teminat fonksiyonunu yitirdiğini, bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü, davalının çekin teminat çeki olmadığını belirttiği, dava konusu çekin teminat çeki ve bedelsiz olduğunu ispat yükünün davacıya ait olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa ile yükümlü olduğu, çek ödeme aracı olduğundan, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malın da teslim alındığının varsayıldığı, bunun aksinin yazılı delille davacı tarafından ispatlanması gerektiği, Bölge Adliye mahkemesince ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 09/02/2021 tarih, 2020/1968 E. ve 2021/206 K. sayılı kararı ile 6098 sayılı Kanunun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malında teslim alındığı var sayılacağı, bunun aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanması gerekirken buna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.10.2022 tarihli, 2021/4946 E. ve 2022/6925 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esastan kurulan kabul hükmünün Dairemizce bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulup, nihai olarak ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyulduğundan, öncelikle bozma kararı yerine getirilmek suretiyle davacının davasını ispat imkanı verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı usul ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Kanun'nun 207 nci maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcının borcu aynı anda ifa edilmekle yükümlü oldukları, davacı çeki verdiğinde satışa konu malın bedelini ödediği, çek konusu malında teslim alındığının var sayılacağı, bunun aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanması gerektiği, somut olayda davacı tarafından yazılı bir belge sunulmadığı gibi davalı tarafın dava konusu çekin teminat çeki olduğuna ilişkin kabulünün de olmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davalıya teminat için verildiğini, davalı yanca çekin iade edilmediğini, davalı temsilcisinin isticvap edilerek mahmece dinlenildiğini, temsilcinin çelişkili cevaplar verdiğini, çekin sonradan doldurulduğuna dair iddialarının mahkemece araştırılmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ispat yükünün davalı yanda olduğınu, davalının kanunların kendisine yüklediği yasal defterleri tutma mecburiyetine uymadığını, davalının ticari faaliyette bulunduğunu ve bu nedenle ticari defter tutmak zorunda olmasına rağmen bu hususa riayet etmediğini zaten beyan ettiğini, Toptancı Hal Yasası'nda derneklerin teminat senedi talep edeceklerinin düzenlenmiş olduğu hususu da dikkate alınmak suretiyle davalı derneğin iktisadi faaliyetinin bulunup bulunmadığının valilik dernekler masasından tespit edilerek derneğin iktisadi faaliyetinin bulunmadığı tespit edilmesi halinde ispat yükünün davalı tarafa düştüğünün kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060198200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz