Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7048 E. 2013/7606 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iştirak halinde mülkiyet↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ kişilik haklarının ihlali↗ rayiç bedel↗ kişilik hakları↗ basiretli tacir↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ kâr payı↗ maddi ve manevi tazminat↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin hak sahibinin müteveffa A.. A.. İ.. Ö.. olduğunun davacı tarafından sunulan basılı belgeler, kaset, kartonet örneklerinden ve MESAM kayıtlarından anlaşıldığı, davalılarca hazırlanan “Gülün Kokusu Vardı” adlı albümde 7. sırada “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin yer aldığı, kartonet içeriğinde söz olarak “A.. İ..” nin yazılı olduğu, davacıların murisi A..i İ.. Ö..’a yer verilmediği, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmadığı, hak sahipliğine ilişkin sektörde basılı bilgiler bulunan A.. A.. İ.. Ö..’ın iznini almadan eseri albüme koyup, icra etmek ve yaymak suretiyle izinsiz olarak umuma arzda bulundukları, yine eser sahibinin adı kartonette veya kasetlerin üzerinde belirtilmemiş olmakla eserin sahibinin ismi ile anılmasına ilişkin kuralı da ihlal ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıların murisine ait “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı müzik eserini izinsiz olarak albümlerinde kullanma, çoğaltma ve yayma şeklindeki tecavüz eylemlerinin men edilmesine, bundan böyle mevcut haliyle çoğaltıp, yaymalarının men edilmesine, belirlenen rayiç bedelin FSEK 68. maddesi uyarınca 3 katı olan 8.456,88 TL'den davacıların her birinin miras payına isabet eden 845,68 TL maddi tazminat ile her bir davacıya 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri ile kişilik haklarının ihlaline bağlı manevi tazminat istemlerinin reddine, FSEK 78. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı şirket tarafından 2000 yılında piyasaya arz edilen albümün “A.. A.. İ.. Ö..-Mecnunum Leylamı Gördüm” adını taşıdığı, bu durumda davalı tarafça piyasaya arz edilen albümde dahi davacıların murisinin davaya konu eserin sahibi olarak gösterildiği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde eser sahibinin ölümünden sonra bu maddenin 1. fıkrasında belirtilen kimselerin eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl süre ile kendi namlarına kullanabilecekleri, bu nedenle somut uyuşmazlıkta anılan FSEK hükümleri kapsamında davacılar yararına manevi haklar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, FSEK kapsamında koruma altına alınmış olan mali ve manevi hakların davalılar tarafından ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile tecavüzün men'i istemlerine ilişkindir. Davaya konu eserin sahibi A.. A.. İ.. Ö..'ın (Özgen) davayı açan mirasçılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyada mevcut nüfus kayıt örneği ile veraset ilamından anlaşılmıştır. Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, her bir mirasçının bu hakları tek başına kullanabileceği belirtilerek manevi tazminat dışında her bir mirasçının miras payı oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir. FSEK'nın 19. maddesinde eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan manevi hakları eser sahibinin ölümünden itibaren maddede sayılan kimselerin 70 yıl süre ile kendi namlarına kullanabileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 63. maddesinde ise kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceği belirtilmiştir.Bu düzenleme karşısında FSEK 19. maddesi kapsamında eser sahibine tanınan manevi haklar bakımından Kanunda sayılan kimselerin ayrı ayrı ve kendi namlarına manevi hakları ileri sürebilmesi mümkün olup, bu hakların birlikte kullanma zorunluluğu da yoktur. Ancak, FSEK 19 maddesi uyarınca manevi hakların kullanımı yönünden hak sahiplerine tanınan yetkiler mali hakları kapsamayıp, aynı Kanun'un 63. maddesine göre mali hakları veraseten iktisap eden mirascılar tarafından mali haklarla ilgili taleplerin kullanımı genel hükümlere tabidir. Buna göre, somut olayda davacıların murisi A..İ.. Ö.. (Özgen) 1981 yılında ölmüş olup, ölüm tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanun hükümlerine göre mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir. Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya muvafakatlerinin alınması veya miras şirketine bir temsilci tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen göze alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68. maddesi uyarınca maddi tazminata karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesine dayalı olarak hüküm altına alınan maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Telif Hakkı İhlali / Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10846 E. 2015/13273 K.
Ortak:rayiç bedel · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz kararda… bümlerinde kullanma, çoğaltma ve yayma şeklindeki tecavüz eylemlerinin men edilmesine, bundan böyle mevcut haliyle çoğaltıp, yaymalarının men edilmesine, belirlenen «rayiç bedelin» FSEK 68. maddesi uyarınca 3 katı olan 8.456,88 TL'den davacıların her birinin miras payına isabet eden 845,68 TL «maddi tazminat» ile her bir davacıya 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri ile «kişilik haklarının ihlaline» bağlı manevi tazminat istemlerinin reddine, FSEK 78. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya «muvafakatlerinin» alınması veya miras şirketine bir «temsilci» tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen göze alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68. maddesi uyarınca «maddi tazminata» karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesine dayalı olarak hüküm altına alınan «maddi tazminatın» miktarına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, terekeye mümessil tayini kararının dosyaya sunulmakla eksikliğin giderildiği, bilirkişi raporunda belirlenen 2.818,96 TL'lik «rayiç bedelin» FSEK'in 68. maddesine göre 3 kat hesapla 8.456,88 TL olduğu, bu tutar üzerinden, davacıların kendi miras paylarına düşen «maddi tazminatı» talep edebilecekleri, raporda nesnel yöntemle "Mecnunum Leylamı Gördüm" adlı eserin davalı şirket ve gerçek kişi tarafından FSEK'in 52. m. uygun bir yazılı izin ol …
… ara yollama yapmak gerektiği gerekçesiyle, davalıların "Mecnunum Leylamı Gördüm" adlı müzik eserini çoğaltma ve yayma eylemlerinin men edilmesine, bu konuda verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşinceye kadar devam etmesine, 8.456,88 TL «maddi tazminatın» Ankara 7.
Sulh Hukuk Makemesi'nin 95/1140-96/22 sayılı veraset kararında gösterilen payları oranında 02/03/1998 tarihinden değişen oranlı ticari faiziyle davalılardan alınarak davacılara verilmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geri çevirme · harcın tamamlanması · infazda tereddüt · muhtıra · vekile tebliğ · ihtiyati tedbir · kesin süre · infaz
Benzer bu kararda… sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin temyiz harcını yatırdığına ilişkin makbuza dosya içerisinde rastlanılamadığı ancak, süresinde verilen temyiz dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmiş olduğundan temyiz harcı yatırılmış ise, buna ilişkin makbuzun eklenmesi aksi halde, HMUK'un 434/«son» maddesi gereğince süre verildikten sonra işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle, dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, «geri çevirme» kararı sonrası mahkemece davacılar vekiline temyiz «harç» ve «masraflarının» verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmasını içerir «muhtıra» tebliğ edilmesine rağmen, harç ve masraflar verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gibi, 26/03/2015 tarihli dilekçe ile yatırılmayacağının da bildirildiği anlaşıldığından, Dairemizin 10/06/2015 tarih, 2015/4294 E-2015/8047 K. sayılı ilamı ile, HUMK'un 434/son maddesi uyarınca temyiz harcının yasal süre içerisinde tamamlanmaması durumunda mahkemece temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağına dair bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, geri çevirme kararı verildiği ve işbu karar sonrası mahkemece, 06/07/2015 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilerek, kararın taraf «vekillerine tebliğ» edildiği ancak, ek kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği ve bu itibarla, Dairemizce karar verilecek bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz istemi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerekmiştir.
Ö... terekesine verilmesine dair hüküm tesisi gerekirken, uyulan bozma ilamına aykırı olarak ve «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde veraset ilamında gösterilen payları oranında davacılara ödenmesine şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ara yollama yapmak gerektiği gerekçesiyle, davalıların "Mecnunum Leylamı Gördüm" adlı müzik eserini çoğaltma ve yayma eylemlerinin men edilmesine, bu konuda verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşinceye kadar devam etmesine, 8.456,88 TL «maddi tazminatın» Ankara 7.
Her ne kadar, dava dilekçesinde 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesine dayalı olarak 3 kat tutarında tazminat talep edilmiş ise de, bilirkişi tarafından belirlenen «rayiç bedel» olan 2.818,96 TL üzerinden 3 kat tutarı 8.456,88 TL bakımından önceki harcı yatan toplam 6.000,00 TL dışında kalan miktar için «ıslah» dilekçesi verilip, «harcı tamamlanmadığına» göre, mahkemece dava dilekçesi ile talep edilen ve harcı yatırılan miktar ile bağlı kalınmak suretiyle tahsil kararı verilmesi gerekirken, 5846 sayılı FSEK'in 68. …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15206 E. 2013/14158 K.
Ortak:iştirak halinde mülkiyet · mirasçılık · muvafakat · kâr payı · maddi tazminat · ilan · temsil
İncelediğiniz karardaBu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya «muvafakatlerinin» alınması veya miras şirketine bir «temsilci» tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen göze alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68. maddesi uyarınca «maddi tazminata» karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… bümlerinde kullanma, çoğaltma ve yayma şeklindeki tecavüz eylemlerinin men edilmesine, bundan böyle mevcut haliyle çoğaltıp, yaymalarının men edilmesine, belirlenen «rayiç bedelin» FSEK 68. maddesi uyarınca 3 katı olan 8.456,88 TL'den davacıların her birinin miras payına isabet eden 845,68 TL «maddi tazminat» ile her bir davacıya 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri ile «kişilik haklarının ihlaline» bağlı manevi tazminat istemlerinin reddine, FSEK 78. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, her bir mirasçının bu hakları tek başına kullanabileceği belirtilerek manevi tazminat dışında her bir mirasçının miras «payı» oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya «muvafakatlerinin» alınması veya miras şirketine bir «temsilci» tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68. maddesi uyarınca «maddi tazminata» karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… er sahibine ait müzik eserini izin almaksızın “Efsaneler” adlı albümde kullanmak suretiyle mali haklara tecavüz eylemlerinin ref’ine, her bir davacı için hesaplanan «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline, her bir davacı için 500’er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline hüküm kesinleştiğinde, özetinin «ilanına» karar verilmiştir. .../...
Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden her bir «mirasçının» miras «payı» oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu kararda… er sahibine ait müzik eserini izin almaksızın “Efsaneler” adlı albümde kullanmak suretiyle mali haklara tecavüz eylemlerinin ref’ine, her bir davacı için hesaplanan «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline, her bir davacı için 500’er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline hüküm kesinleştiğinde, özetinin «ilanına» karar verilmiştir. .../...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12816 E. 2013/21182 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · rayiç bedel · kişilik hakları · mirasçılık · ilan
İncelediğiniz kararda… bümlerinde kullanma, çoğaltma ve yayma şeklindeki tecavüz eylemlerinin men edilmesine, bundan böyle mevcut haliyle çoğaltıp, yaymalarının men edilmesine, belirlenen «rayiç bedelin» FSEK 68. maddesi uyarınca 3 katı olan 8.456,88 TL'den davacıların her birinin miras payına isabet eden 845,68 TL «maddi tazminat» ile her bir davacıya 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri ile «kişilik haklarının ihlaline» bağlı manevi tazminat istemlerinin reddine, FSEK 78. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Ö..'ın (Özgen) davayı açan «mirasçılar» dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyada mevcut nüfus kayıt örneği ile veraset ilamından anlaşılmıştır.
Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, her bir mirasçının bu hakları tek başına kullanabileceği belirtilerek manevi tazminat dışında her bir mirasçının miras «payı» oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… eki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin ...’ın (Özgen) «mirasçıları» olduğunu, murisin çok sayıda tanınmış eseri bulunan, kitapları ve albümleri yayınlanmış olan bir halk ozanı olduğunu, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin söz ve müziğinin murisleri ...'a ait olup, ölümünden evvel bu eseri okuduğunu, eserin plak ve kasetlerde yer aldığını, davalılardan Kalan Müzik etiketiyle çıkan “Gülün Kokusu Vardı” isimli albümde anılan eseri diğer davalı ...'un müvekkillerinden izin almadan okuduğunu, eserin orijinalinden farklı bir tarzda bestelenerek tespit ettirildiğini, eser sahibinin adının CD ve kaset kapaklarına yazılmadığını, içindeki kitapçığa ise söz sahibi olarak “İzzetti-Hasan Hüseyin Orhan” yazılarak yanıltıcı mahiyette umuma arz edilerek çoğaltılıp, yayıldığını, bu şekilde müvekkillerinin FSEK ile koruma altına alınmış olan mali ve manevi haklarının davalılar tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek, eser sahibinin adının bandrollere derç edilmesine, bu aşamada mümkün değilse mevcut haliyle çoğaltılıp yayılmasının men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile her bir mirasçı için 2.000,00 TL olmak üzere FSEK 68. maddesi gereğince tespit edilecek mali hakka ilişkin «rayiç bedelin» 3 katı ile 70/3. maddesi gereğince temin edilen karın ve her bir mirasçı için 5.000,00 TL olmak üzere FSEK 70/1 maddesi gereği tespit edilecek manevi tazminat ile davalının kötü niyetli olması ve eser sahibinin «kişilik haklarının» da ihlali nedeniyle MK'nın 2. ve BK'nın 49. maddeleri gereğince her bir mirasçı için 500,00 TL tazminatın eser işletme belgesinin alındığı 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile karar özetinin «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… eki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin ...’ın (Özgen) «mirasçıları» olduğunu, murisin çok sayıda tanınmış eseri bulunan, kitapları ve albümleri yayınlanmış olan bir halk ozanı olduğunu, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin söz ve müziğinin murisleri ...'a ait olup, ölümünden evvel bu eseri okuduğunu, eserin plak ve kasetlerde yer aldığını, davalılardan Kalan Müzik etiketiyle çıkan “Gülün Kokusu Vardı” isimli albümde anılan eseri diğer davalı ...'un müvekkillerinden izin almadan okuduğunu, eserin orijinalinden farklı bir tarzda bestelenerek tespit ettirildiğini, eser sahibinin adının CD ve kaset kapaklarına yazılmadığını, içindeki kitapçığa ise söz sahibi olarak “İzzetti-Hasan Hüseyin Orhan” yazılarak yanıltıcı mahiyette umuma arz edilerek çoğaltılıp, yayıldığını, bu şekilde müvekkillerinin FSEK ile koruma altına alınmış olan mali ve manevi haklarının davalılar tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek, eser sahibinin adının bandrollere derç edilmesine, bu aşamada mümkün değilse mevcut haliyle çoğaltılıp yayılmasının men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile her bir mirasçı için 2.000,00 TL olmak üzere FSEK 68. maddesi gereğince tespit edilecek mali hakka ilişkin «rayiç bedelin» 3 katı ile 70/3. maddesi gereğince temin edilen karın ve her bir mirasçı için 5.000,00 TL olmak üzere FSEK 70/1 maddesi gereği tespit edilecek manevi tazminat ile davalının kötü niyetli olması ve eser sahibinin «kişilik haklarının» da ihlali nedeniyle MK'nın 2. ve BK'nın 49. maddeleri gereğince her bir mirasçı için 500,00 TL tazminatın eser işletme belgesinin alındığı 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile karar özetinin «ilanını» talep ve dava etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1173 E. 2012/5378 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaBu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından «mirasçılar» arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya «muvafakatlerinin» alınması veya miras şirketine bir «temsilci» tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen göze alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68. maddesi uyarınca «maddi tazminata» karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… bümlerinde kullanma, çoğaltma ve yayma şeklindeki tecavüz eylemlerinin men edilmesine, bundan böyle mevcut haliyle çoğaltıp, yaymalarının men edilmesine, belirlenen «rayiç bedelin» FSEK 68. maddesi uyarınca 3 katı olan 8.456,88 TL'den davacıların her birinin miras payına isabet eden 845,68 TL «maddi tazminat» ile her bir davacıya 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri ile «kişilik haklarının ihlaline» bağlı manevi tazminat istemlerinin reddine, FSEK 78. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Ö..'ın (Özgen) davayı açan «mirasçılar» dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyada mevcut nüfus kayıt örneği ile veraset ilamından anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaSözkonusu «veraset ilamı» incelendiğinde muris ...’nın «mirasçısı» olarak geride eşi ... ile çocukları ... ve ...’yı bıraktığı görülmüş ise de davanın mirasçılardan ... ve ... tarafından açıldığı, diğer mirasçı ... tarafından açılmış bir dava olmadığı gibi yargılama sırasında da bu mirasçının davaya «muvafakatinin» alınmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, talep edilen «maddi tazminat» bakımından eser sahibi muris ...’nın bir kısım «mirasçıları» tarafından açılan davada dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece re'sen değerlendirilmemesi, bu yönden bir inceleme yapılmaması doğru görülmemiş olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
… porda belirtilen miktar ile “Barıştan Resitaller” adlı eser yönünden Borçlar Kanunu 42. maddesi gereğince kullanım durumu dikkate alınarak takdir edilen miktarın da «dahili» ile bulunan 80.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıya çıkartılan «ihtarnamenin» «tebliği tarihi» olan 21/02/2002 tarihinden itibaren verilen on günlük sürenin bitim tarihi olan 04/03/2002 tarihinden itibaren en yüksek banka «reeskont faizi» ile davalılardan alınmasına, manevi tazminattan fazlaya ilişkin talebin reddine, 68. madde uyarınca tazminata hükmedildiğinden sadece piyasada mevcut cd ve kasetlere ilişkin kullanımın refi ve menine ilişkin talebin reddine, ancak bundan sonraki çoğaltımların önlenmesine, diğer yapımlar yönünden talebin reddine, hüküm özetinin yüksek tirajlı bir gazetede «masrafı» davalılardan alınarak «ilanına», yukarıda ismi belirtilen üç yapım yönünden eser işletme belgelerinin iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras yoluyla intikal · veraset ilamı · tebliğ tarihi · reeskont faizi · yetki · ihtarname · dosya masrafı · dahili dava
Benzer bu kararda… porda belirtilen miktar ile “Barıştan Resitaller” adlı eser yönünden Borçlar Kanunu 42. maddesi gereğince kullanım durumu dikkate alınarak takdir edilen miktarın da «dahili» ile bulunan 80.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıya çıkartılan «ihtarnamenin» «tebliği tarihi» olan 21/02/2002 tarihinden itibaren verilen on günlük sürenin bitim tarihi olan 04/03/2002 tarihinden itibaren en yüksek banka «reeskont faizi» ile davalılardan alınmasına, manevi tazminattan fazlaya ilişkin talebin reddine, 68. madde uyarınca tazminata hükmedildiğinden sadece piyasada mevcut cd ve kasetlere ilişkin kullanımın refi ve menine ilişkin talebin reddine, ancak bundan sonraki çoğaltımların önlenmesine, diğer yapımlar yönünden talebin reddine, hüküm özetinin yüksek tirajlı bir gazetede «masrafı» davalılardan alınarak «ilanına», yukarıda ismi belirtilen üç yapım yönünden eser işletme belgelerinin iptaline karar verilmiştir.
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve muris ... tarafından verilen «muvafakatnamelerle» fikri haklar üzerinde süresiz olarak «yetki» tanınması geçerli değilse de, muvafakatnamelerde geçen eserlere ilişkin kullanımların muris henüz hayatta iken yapıldığı, muris tarafından bu kullanıma karşı konul …
Davacılar, yasal «mirasçı» olmaları nedeniyle murisin eserleri üzerindeki fikri hakların ihlalinden kaynaklanan işbu davayı açmış olduklarını belirterek, dava haklarının varlığını ispat edici «veraset ilamını» da eklemişlerdir.
Sözkonusu «veraset ilamı» incelendiğinde muris ...’nın «mirasçısı» olarak geride eşi ... ile çocukları ... ve ...’yı bıraktığı görülmüş ise de davanın mirasçılardan ... ve ... tarafından açıldığı, diğer mirasçı ... tarafından açılmış bir dava olmadığı gibi yargılama sırasında da bu mirasçının davaya «muvafakatinin» alınmadığı anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7048 E. , 2013/7606 K.
MALİ/MANEVİ HAKLAR
MİRAS ORTAKLIĞI
ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 14
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 15
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 16
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 19
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 63
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 68
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU (5846) Madde 70
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2010/177-2012/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili ile davalılardan K.. Ses Görüntü Film Yapım San. Tic. Ltd. Şti. vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin A.. A.. İ.. Ö..’nün (Özgen) mirasçıları olduğunu, murisin çok sayıda tanınmış eseri bulunan, kitapları ve albümleri yayınlanmış olan bir halk ozanı olduğunu, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin söz ve müziğinin murisleri A.. A.. İ.. Ö..'a ait olup, ölümünden evvel bu eseri okuduğunu, eserin plak ve kasetlerde yer aldığını, davalılardan K.. Müzik etiketiyle çıkan “Gülün Kokusu Vardı” isimli albümde anılan eseri diğer davalı E.. O..'nun müvekkillerinden izin almadan okuduğunu, eserin orijinalinden farklı bir tarzda bestelenerek tespit ettirildiğini, eser sahibinin adının CD ve kaset kapaklarına yazılmadığını, içindeki kitapçığa ise söz sahibi olarak “İ..-H...
H.. O..” yazılarak yanıltıcı mahiyette umuma arz edilerek çoğaltılıp, yayıldığını, bu şekilde müvekkillerinin FSEK ile koruma altına alınmış olan mali ve manevi haklarının davalılar tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek, eser sahibinin adının bandrollere derç edilmesine, bu aşamada mümkün değilse mevcut haliyle çoğaltılıp yayılmasının men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir mirasçı için 2.000,00 TL olmak üzere FSEK 68. maddesi gereğince tespit edilecek mali hakka ilişkin rayiç bedelin 3 katı ile 70/3. maddesi gereğince temin edilen karın ve her bir mirasçı için 5.000,00 TL olmak üzere FSEK 70/1 maddesi gereği tespit edilecek manevi tazminat ile davalının kötü niyetli olması ve eser sahibinin kişilik haklarının da ihlali nedeniyle MK'nın 2.
ve BK'nın 49. maddeleri gereğince her bir mirasçı için 500,00 TL tazminatın eser işletme belgesinin alındığı 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile karar özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu eserin davacıların murisine ait olmayıp, 17. yüzyılda yaşamış olan İzzetti adlı bir halk şairine ait olduğunu, davalılardan E... O...’nun icracı olduğunu, albümle ilgili izinlerin albümün yapımcısı tarafından alındığını, hukuken E.. O...'nun bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların tüm istemlerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin hak sahibinin müteveffa A.. A.. İ.. Ö.. olduğunun davacı tarafından sunulan basılı belgeler, kaset, kartonet örneklerinden ve MESAM kayıtlarından anlaşıldığı, davalılarca hazırlanan “Gülün Kokusu Vardı” adlı albümde 7. sırada “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı eserin yer aldığı, kartonet içeriğinde söz olarak “A.. İ..” nin yazılı olduğu, davacıların murisi A..i İ.. Ö..’a yer verilmediği, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmadığı, hak sahipliğine ilişkin sektörde basılı bilgiler bulunan A.. A.. İ.. Ö..’ın iznini almadan eseri albüme koyup, icra etmek ve yaymak suretiyle izinsiz olarak umuma arzda bulundukları, yine eser sahibinin adı kartonette veya kasetlerin üzerinde belirtilmemiş olmakla eserin sahibinin ismi ile anılmasına ilişkin kuralı da ihlal ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıların murisine ait “Mecnunum Leylamı Gördüm” adlı müzik eserini izinsiz olarak albümlerinde kullanma, çoğaltma ve yayma şeklindeki tecavüz eylemlerinin men edilmesine, bundan böyle mevcut haliyle çoğaltıp, yaymalarının men edilmesine, belirlenen rayiç bedelin FSEK 68.
maddesi uyarınca 3 katı olan 8.456,88 TL'den davacıların her birinin miras payına isabet eden 845,68 TL maddi tazminat ile her bir davacıya 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri ile kişilik haklarının ihlaline bağlı manevi tazminat istemlerinin reddine, FSEK 78. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı şirket tarafından 2000 yılında piyasaya arz edilen albümün “A.. A.. İ.. Ö..-Mecnunum Leylamı Gördüm” adını taşıdığı, bu durumda davalı tarafça piyasaya arz edilen albümde dahi davacıların murisinin davaya konu eserin sahibi olarak gösterildiği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde eser sahibinin ölümünden sonra bu maddenin 1. fıkrasında belirtilen kimselerin eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan hakları eser sahibinin ölümünden itibaren 70 yıl süre ile kendi namlarına kullanabilecekleri, bu nedenle somut uyuşmazlıkta anılan FSEK hükümleri kapsamında davacılar yararına manevi haklar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, FSEK kapsamında koruma altına alınmış olan mali ve manevi hakların davalılar tarafından ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile tecavüzün men'i istemlerine ilişkindir. Davaya konu eserin sahibi A.. A.. İ.. Ö..'ın (Özgen) davayı açan mirasçılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyada mevcut nüfus kayıt örneği ile veraset ilamından anlaşılmıştır. Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, her bir mirasçının bu hakları tek başına kullanabileceği belirtilerek manevi tazminat dışında her bir mirasçının miras payı oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir.
FSEK'nın 19. maddesinde eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan manevi hakları eser sahibinin ölümünden itibaren maddede sayılan kimselerin 70 yıl süre ile kendi namlarına kullanabileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 63. maddesinde ise kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceği belirtilmiştir.Bu düzenleme karşısında FSEK 19. maddesi kapsamında eser sahibine tanınan manevi haklar bakımından Kanunda sayılan kimselerin ayrı ayrı ve kendi namlarına manevi hakları ileri sürebilmesi mümkün olup, bu hakların birlikte kullanma zorunluluğu da yoktur. Ancak, FSEK 19 maddesi uyarınca manevi hakların kullanımı yönünden hak sahiplerine tanınan yetkiler mali hakları kapsamayıp, aynı Kanun'un 63.
maddesine göre mali hakları veraseten iktisap eden mirascılar tarafından mali haklarla ilgili taleplerin kullanımı genel hükümlere tabidir. Buna göre, somut olayda davacıların murisi A..İ.. Ö.. (Özgen) 1981 yılında ölmüş olup, ölüm tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanun hükümlerine göre mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir. Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya muvafakatlerinin alınması veya miras şirketine bir temsilci tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen göze alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68.
maddesi uyarınca maddi tazminata karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesine dayalı olarak hüküm altına alınan maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/83906900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz