6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15206 E. 2013/14158 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iştirak halinde mülkiyet zorunlu dava arkadaşlığı mirasçılık muvafakat kâr payı maddi tazminat ilan temerrüt temsil

Atıf yapılan mevzuat: FSEK — FSEK 19FSEK 68

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu müzik eserinin sahipliğinin davacıların murisine ait olduğu, davalının devredeni İstanbul Müzik Ltd. Şirketinin bu eser için davacıların murisinden devraldığı bir hakkın kanıtlanamadığı, davalı şirket ile diğer davalının icrada bulunup tespit ettikleri ve eser sahibinin yorumundan farklı bir yorumun çoğaltmaya konu edilmesi, eser sahibini adının belirtilmemesi suretiyle, manevi hak ihlalinde de bulundukları, dava dışı İstanbul Müzik Şirketi’nin aldığı bandrollerin karşılığı olan bedellerden, davalı ...’ın sorumlu olduğu ve davalı Çınar Müzik Ltd. Şirketi ile yapılan hak devri sonrası çoğaltmalardan her iki davalının sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalılar Çınar Müzik Ltd. ve ...’nın davacıların murisi eser sahibine ait müzik eserini izin almaksızın “Efsaneler” adlı albümde kullanmak suretiyle mali haklara tecavüz eylemlerinin ref’ine, her bir davacı için hesaplanan maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, her bir davacı için 500’er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline hüküm kesinleştiğinde, özetinin ilanına karar verilmiştir. .../...

S.2

Kararı taraf vekilleri ile davalı ... temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, somut uyuşmazlıkta FSEK hükümleri kapsamında davacılar yararına manevi hak tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmasına göre, taraf vekilleri ile davalı ...'nın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, FSEK kapsamında koruma altına alınmış olan mali ve manevi hakların davalılar tarafından ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile tecavüzün men'i istemlerine ilişkindir. Davaya konu eserin sahibi Aşık...'ın (...) davayı açan mirasçılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden her bir mirasçının miras payı oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir. FSEK'nın 19. maddesinde eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan manevi hakları eser sahibinin ölümünden itibaren maddede sayılan kimselerin 70 yıl süre ile kendi namlarına kullanabileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 63. maddesinde ise kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceği belirtilmiştir. Bu düzenleme karşısında FSEK 19. maddesi kapsamında eser sahibine tanınan manevi haklar bakımından Kanunda sayılan kimselerin ayrı ayrı ve kendi namlarına manevi hakları ileri sürebilmesi mümkün olup, bu hakların birlikte kullanma zorunluluğu da yoktur. Ancak, FSEK 19. maddesi uyarınca manevi hakların kullanımı yönünden hak sahiplerine tanınan yetkiler mali hakları kapsamayıp, aynı Kanun'un 63. maddesine göre mali hakları miras yoluyla iktisap eden mirasçılar tarafından mali haklarla ilgili taleplerin kullanımı genel hükümlere tabidir. Buna göre, somut olayda davacıların murisi... (...) 1981 yılında ölmüş olup, ölüm tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanun hükümlerine göre mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir. Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya muvafakatlerinin alınması veya miras şirketine bir temsilci tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68. maddesi uyarınca maddi tazminata karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekilleri ile davalı ...'nın sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16168 E. 2014/2005 K.

    Ortak: · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7048 E. 2013/7606 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/15206 E.  ,  2013/14158 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2012 tarih ve 2011/99-2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ile davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacıların murisi Aşık... (...)'e ait olan “Mühür Gözlüm” adlı eserin izin alınmaksızın davalılarca hazırlanan “Efsaneler” adlı albümde çoğaltılıp yayıldığını, değiştirildiğini ileri sürerek, tecavüzün ref’ini ve fazla hakları saklı kalmak kaydı ile her bir mirasçı için FSEK 68. maddeye göre belirlenecek 3 kat bedelden 500 TL’lik kısmın ye her bir mirasçı için 1.500 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Çınar Müzik Ltd. Şti. vekili, diğer davalı ... tarafından icra edilen “Efsaneler” adlı enstrümantal müzik CD’sinin haklarının 26 Nisan 2007 tarihli noter sözleşmesi ile İstanbul Müzik Ltd. Şti.'den devralındığını, dolayısıyla izinsiz kullanımın söz konusu olmadığını, davacıların MESAM üyesi olduklarını ve buradan telif bedeli aldıklarını, eserin sadece bestelerden oluştuğunu ve bu bestenin dava dışı Neşet Ertaş’a ait olduğunu, sözlerin kullanılmadığını, bestenin Neşet Ertaş ile özdeşleştiğini, meşhur edildiğini, 14 yıldır piyasada olduğunu, açılan davanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı ise, yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu müzik eserinin sahipliğinin davacıların murisine ait olduğu, davalının devredeni İstanbul Müzik Ltd. Şirketinin bu eser için davacıların murisinden devraldığı bir hakkın kanıtlanamadığı, davalı şirket ile diğer davalının icrada bulunup tespit ettikleri ve eser sahibinin yorumundan farklı bir yorumun çoğaltmaya konu edilmesi, eser sahibini adının belirtilmemesi suretiyle, manevi hak ihlalinde de bulundukları, dava dışı İstanbul Müzik Şirketi’nin aldığı bandrollerin karşılığı olan bedellerden, davalı ...’ın sorumlu olduğu ve davalı Çınar Müzik Ltd. Şirketi ile yapılan hak devri sonrası çoğaltmalardan her iki davalının sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalılar Çınar Müzik Ltd.

ve ...’nın davacıların murisi eser sahibine ait müzik eserini izin almaksızın “Efsaneler” adlı albümde kullanmak suretiyle mali haklara tecavüz eylemlerinin ref’ine, her bir davacı için hesaplanan maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, her bir davacı için 500’er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline hüküm kesinleştiğinde, özetinin ilanına karar verilmiştir. .../...

S.2

Kararı taraf vekilleri ile davalı ... temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, somut uyuşmazlıkta FSEK hükümleri kapsamında davacılar yararına manevi hak tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmasına göre, taraf vekilleri ile davalı ...'nın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, FSEK kapsamında koruma altına alınmış olan mali ve manevi hakların davalılar tarafından ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile tecavüzün men'i istemlerine ilişkindir. Davaya konu eserin sahibi Aşık...'ın (...) davayı açan mirasçılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, eser sahibine FSEK kapsamında tanınan hakların kullanılması yönünden her bir mirasçının miras payı oranına isabet eden mali haklar tazminatına da hükmedilmiştir. FSEK'nın 19. maddesinde eser sahibine 14, 15 ve 16. maddelerin üçüncü fıkralarında tanınan manevi hakları eser sahibinin ölümünden itibaren maddede sayılan kimselerin 70 yıl süre ile kendi namlarına kullanabileceği düzenlenmiştir.

Aynı Kanun'un 63. maddesinde ise kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceği belirtilmiştir. Bu düzenleme karşısında FSEK 19. maddesi kapsamında eser sahibine tanınan manevi haklar bakımından Kanunda sayılan kimselerin ayrı ayrı ve kendi namlarına manevi hakları ileri sürebilmesi mümkün olup, bu hakların birlikte kullanma zorunluluğu da yoktur. Ancak, FSEK 19. maddesi uyarınca manevi hakların kullanımı yönünden hak sahiplerine tanınan yetkiler mali hakları kapsamayıp, aynı Kanun'un 63. maddesine göre mali hakları miras yoluyla iktisap eden mirasçılar tarafından mali haklarla ilgili taleplerin kullanımı genel hükümlere tabidir. Buna göre, somut olayda davacıların murisi... (...) 1981 yılında ölmüş olup, ölüm tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanun hükümlerine göre mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir.

Bu nedenle de mali haklara ilişkin talep haklarını ileri sürmeleri açısından mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, eser sahibi murisin davacılar dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığından mahkemece dava dışı mirasçıların tespit edilerek açılan davaya muvafakatlerinin alınması veya miras şirketine bir temsilci tayininin sağlanarak yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gereken taraf teşkiline ilişkin eksiklik giderildikten sonra mali haklara ilişkin istemle ilgili olarak yargılamaya devam olunması gerekirken, mirasçıların haklarını kendi namlarına kullanabilecekleri yönündeki manevi hakların kullanımı bakımından geçerli olan kanuni düzenlemenin kapsamı dışı bulunan mali haklara da teşmil edilmesi suretiyle yazılı şekilde FSEK 68.

maddesi uyarınca maddi tazminata karar verilmesi yerinde görülmeyip, maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekilleri ile davalı ...'nın sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekilleri ile davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekilleri ile davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 03/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041398600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.