6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1173 E. 2012/5378 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras yoluyla intikal veraset ilamı tebliğ tarihi mirasçılık reeskont faizi muvafakat yetki ihtarname dosya masrafı maddi tazminat ilan dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: FSEK — FSEK 2FSEK 14FSEK 19FSEK 63FSEK 70

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre “Başkaldırıyorum, Resitaller 3 ve Barıştan Resitaller” adlı yapımlar dikkate alınarak bilirkişi raporunda talep olmadığı halde 11.729,36 TL faiz hesabı yapılması nedeniyle bu miktarın tazminat miktarından çıkarılmasından sonra raporda belirtilen miktar ile “Barıştan Resitaller” adlı eser yönünden Borçlar Kanunu 42. maddesi gereğince kullanım durumu dikkate alınarak takdir edilen miktarın da dahili ile bulunan 80.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıya çıkartılan ihtarnamenin tebliği tarihi olan 21/02/2002 tarihinden itibaren verilen on günlük sürenin bitim tarihi olan 04/03/2002 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile davalılardan alınmasına, manevi tazminattan fazlaya ilişkin talebin reddine, 68. madde uyarınca tazminata hükmedildiğinden sadece piyasada mevcut cd ve kasetlere ilişkin kullanımın refi ve menine ilişkin talebin reddine, ancak bundan sonraki çoğaltımların önlenmesine, diğer yapımlar yönünden talebin reddine, hüküm özetinin yüksek tirajlı bir gazetede masrafı davalılardan alınarak ilanına, yukarıda ismi belirtilen üç yapım yönünden eser işletme belgelerinin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve muris ... tarafından verilen muvafakatnamelerle fikri haklar üzerinde süresiz olarak yetki tanınması geçerli değilse de, muvafakatnamelerde geçen eserlere ilişkin kullanımların muris henüz hayatta iken yapıldığı, muris tarafından bu kullanıma karşı konulmadığı ve itiraz edilmediği anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalılar vekillerinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacıların murisi ...’nın eser ve icralarını içeren yapımların davalılar tarafından izinsiz olarak kullanılması ve üçüncü kişilere kullandırılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile diğer feri istemlere ilişkindir. Davacılar, yasal mirasçı olmaları nedeniyle murisin eserleri üzerindeki fikri hakların ihlalinden kaynaklanan işbu davayı açmış olduklarını belirterek, dava haklarının varlığını ispat edici veraset ilamını da eklemişlerdir. Sözkonusu veraset ilamı incelendiğinde muris ...’nın mirasçısı olarak geride eşi ... ile çocukları ... ve ...’yı bıraktığı görülmüş ise de davanın mirasçılardan ... ve ... tarafından açıldığı, diğer mirasçı ... tarafından açılmış bir dava olmadığı gibi yargılama sırasında da bu mirasçının davaya muvafakatinin alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, talep edilen maddi tazminat bakımından eser sahibi muris ...’nın bir kısım mirasçıları tarafından açılan davada dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece re'sen değerlendirilmemesi, bu yönden bir inceleme yapılmaması doğru görülmemiş olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, Dairemizin 19.03.2007 tarih 1431/4583 ve HGK'nun 28.05.2008 gün 368/393 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5846 Sayılı FSEK 63.maddesine göre, eser sahibine tanınan mali haklar miras yoluyla intikal etmesine karşın, manevi hakların kişiye bağlı nitelik taşımaları onların miras yoluyla intikaline olanak vermediğinden, aynı Kanunu'un 19. maddesinde eser sahibinin ölümünden sonra "hakları kullanabilecek kimseler" başlığı altında manevi hakların bazılarını kullanabilecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır. Davacıların ihlal edildiğini öne sürdükleri musiki eserleri üzerinde eser sahibi yada icracı sanatçı olan muris ...'nın mirasçısı oldukları ve FSEK 19. maddesinde sayılan eser sahibinin yakınlarından oldukları tartışmasızdır. Bu durumda, mirasçı olan davacılar eserden

kaynaklanan ve 19. maddede belirtilen manevi hak ve yetkileri miras yoluyla iktisap etmeyip aynı madde uyarınca 70 yıl müddetle ve aslen iktisap etmişlerdir. Ancak, 5846 Sayılı FSEK 19/2. maddesine göre eser sahibinin aynı Kanun'un 14, 15 ve 16. maddelerinin üçüncü fıkralarında belirtilen manevi haklara tecavüz halinde mirasçıların Kanun'da sayılan hertürlü hukuk davalarını (tecavüzün ref'i, men'i, eser sahipliğinin tespiti ve manevi tazminat) açma yetkisi bulunmaktadır. Kanun'un 19/1. fıkrasında belirtilen manevi haklar bakımından ise, mirasçılara kendi namlarına kullanabilecekleri bir hak ve yetki tanınmamış olup, bu fıkra ile mirasçılara tanınan yetkiler aynı fıkrada sayılan FSEK 14/1 ve 15/1. fıkralarındaki hakların kullanım tarzının murisin arzusuna uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi ve bu haklara tecavüz halinde de önleyici hukuk davalarını açmakla sınırlıdır.

Bu durumda, davacıların manevi hak ihlali iddiasıyla FSEK 70. maddesine dayalı olarak manevi tazminat talebinin aynı Kanunu'un 19. maddesi hükümleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kısmen kabulü de doğru görülmemiştir.

4-Ayrıca, somut uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemelerde açıkça bir hüküm bulunmadığı takdirde mahkemece idare tarafından gerçekleştirilmesi gereken eylemlere ilişkin olarak hüküm tesis edilemez. Bu bakımdan, eser işletme belgesinin düzenlenmesi yada iptali hususları idareye tanınmış bir yetki olup, bu belgelerin adli yargı mahkemelerince iptal edilebileceğine dair herhangi bir yasal düzenlemede bulunmadığı halde, mahkemece idarenin eylem ve işlemlerinin adli yargı tarafından denetlenmesi sonucuna yol açacak şekilde eser işletme belgelerinin iptaline hükmedilmesi dahi doğru görülmemiştir.

5-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre de hükmün ilanına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tasarrufun İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1173 E.  ,  2012/5378 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 tarih ve 2003/103-2009/79 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nın 16.11.2000 tarihinde vefat ettiğini, davalıların ...’nın eserlerini ve icralarını içeren 5 adet yapım ile ... ile birlikte diğer icracı ve eser sahiplerinin icralarını da içeren “Barıştan Resitaller” adlı yapım dahil toplam 6 adet yapımı piyasaya arz ettiklerini, davalılar ile ... arasında akdedilmiş eser sahipliğinden kaynaklanan haklara ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi icracı/yorumcu hakları ile ilgili olarak da imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını, davalıların müvekkillerinden FSEK 52. maddesi uyarınca yazılı bir izin de almadıklarını, davalıların kendileri açısından eserleri geçerli şekilde kullanımlarını sağlayacak sözleşmeler olmadığı halde belirtilen hakları kullandıkları gibi bir de bu haklarla ilgili olarak üçüncü kişilere kullanım izinleri verdiklerini, hak devirleri yaptıklarını, bu durumun müvekkillerinin sahip olduğu maddi ve manevi haklara tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tecavüzün önlenmesine, kaldırılmasına, FSEK 68 ve 70/2-3 maddeleri uyarınca tazminat miktarlarının ayrı ayrı tespit edilerek daha fazla olan bedele karar verilmesi istenmekle şimdilik 80.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, “Sevgi Duvarı, İyimser Bir Gül, Başkaldırıyorum, Başım Belada, Resitaller 3 ve Barıştan Resitaller” adlı yapımlara ait eser işletme belgelerinin iptaline, karar özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalılar vekili, müvekkillerinden Barış Müzik A.Ş.’nin davaya konu albümleri sanatçının vefatından çok önce bilgisi ve izni dahilinde müvekkili Barış Müzik İnşaat Tur...Ltd.Şti.’ne devrettiğini, sanatçı ...’nın sağlığında müvekkili şirketlere karşı herhangi bir hak talebinde bulunmadığını, davacıların kötü niyetli olduğunu, davanın yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre “Başkaldırıyorum, Resitaller 3 ve Barıştan Resitaller” adlı yapımlar dikkate alınarak bilirkişi raporunda talep olmadığı halde 11.729,36 TL faiz hesabı yapılması nedeniyle bu miktarın tazminat miktarından çıkarılmasından sonra raporda belirtilen miktar ile “Barıştan Resitaller” adlı eser yönünden Borçlar Kanunu 42. maddesi gereğince kullanım durumu dikkate alınarak takdir edilen miktarın da dahili ile bulunan 80.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıya çıkartılan ihtarnamenin tebliği tarihi olan 21/02/2002 tarihinden itibaren verilen on günlük sürenin bitim tarihi olan 04/03/2002 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile davalılardan alınmasına, manevi tazminattan fazlaya ilişkin talebin reddine, 68.

madde uyarınca tazminata hükmedildiğinden sadece piyasada mevcut cd ve kasetlere ilişkin kullanımın refi ve menine ilişkin talebin reddine, ancak bundan sonraki çoğaltımların önlenmesine, diğer yapımlar yönünden talebin reddine, hüküm özetinin yüksek tirajlı bir gazetede masrafı davalılardan alınarak ilanına, yukarıda ismi belirtilen üç yapım yönünden eser işletme belgelerinin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve muris ... tarafından verilen muvafakatnamelerle fikri haklar üzerinde süresiz olarak yetki tanınması geçerli değilse de, muvafakatnamelerde geçen eserlere ilişkin kullanımların muris henüz hayatta iken yapıldığı, muris tarafından bu kullanıma karşı konulmadığı ve itiraz edilmediği anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalılar vekillerinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacıların murisi ...’nın eser ve icralarını içeren yapımların davalılar tarafından izinsiz olarak kullanılması ve üçüncü kişilere kullandırılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini ile diğer feri istemlere ilişkindir. Davacılar, yasal mirasçı olmaları nedeniyle murisin eserleri üzerindeki fikri hakların ihlalinden kaynaklanan işbu davayı açmış olduklarını belirterek, dava haklarının varlığını ispat edici veraset ilamını da eklemişlerdir. Sözkonusu veraset ilamı incelendiğinde muris ...’nın mirasçısı olarak geride eşi ... ile çocukları ... ve ...’yı bıraktığı görülmüş ise de davanın mirasçılardan ... ve ... tarafından açıldığı, diğer mirasçı ... tarafından açılmış bir dava olmadığı gibi yargılama sırasında da bu mirasçının davaya muvafakatinin alınmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, talep edilen maddi tazminat bakımından eser sahibi muris ...’nın bir kısım mirasçıları tarafından açılan davada dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece re'sen değerlendirilmemesi, bu yönden bir inceleme yapılmaması doğru görülmemiş olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, Dairemizin 19.03.2007 tarih 1431/4583 ve HGK'nun 28.05.2008 gün 368/393 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5846 Sayılı FSEK 63.maddesine göre, eser sahibine tanınan mali haklar miras yoluyla intikal etmesine karşın, manevi hakların kişiye bağlı nitelik taşımaları onların miras yoluyla intikaline olanak vermediğinden, aynı Kanunu'un 19. maddesinde eser sahibinin ölümünden sonra "hakları kullanabilecek kimseler" başlığı altında manevi hakların bazılarını kullanabilecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır. Davacıların ihlal edildiğini öne sürdükleri musiki eserleri üzerinde eser sahibi yada icracı sanatçı olan muris ...'nın mirasçısı oldukları ve FSEK 19. maddesinde sayılan eser sahibinin yakınlarından oldukları tartışmasızdır.

Bu durumda, mirasçı olan davacılar eserden

kaynaklanan ve 19. maddede belirtilen manevi hak ve yetkileri miras yoluyla iktisap etmeyip aynı madde uyarınca 70 yıl müddetle ve aslen iktisap etmişlerdir. Ancak, 5846 Sayılı FSEK 19/2. maddesine göre eser sahibinin aynı Kanun'un 14, 15 ve 16. maddelerinin üçüncü fıkralarında belirtilen manevi haklara tecavüz halinde mirasçıların Kanun'da sayılan hertürlü hukuk davalarını (tecavüzün ref'i, men'i, eser sahipliğinin tespiti ve manevi tazminat) açma yetkisi bulunmaktadır. Kanun'un 19/1. fıkrasında belirtilen manevi haklar bakımından ise, mirasçılara kendi namlarına kullanabilecekleri bir hak ve yetki tanınmamış olup, bu fıkra ile mirasçılara tanınan yetkiler aynı fıkrada sayılan FSEK 14/1 ve 15/1.

fıkralarındaki hakların kullanım tarzının murisin arzusuna uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi ve bu haklara tecavüz halinde de önleyici hukuk davalarını açmakla sınırlıdır.

Bu durumda, davacıların manevi hak ihlali iddiasıyla FSEK 70. maddesine dayalı olarak manevi tazminat talebinin aynı Kanunu'un 19. maddesi hükümleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kısmen kabulü de doğru görülmemiştir.

4-Ayrıca, somut uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemelerde açıkça bir hüküm bulunmadığı takdirde mahkemece idare tarafından gerçekleştirilmesi gereken eylemlere ilişkin olarak hüküm tesis edilemez. Bu bakımdan, eser işletme belgesinin düzenlenmesi yada iptali hususları idareye tanınmış bir yetki olup, bu belgelerin adli yargı mahkemelerince iptal edilebileceğine dair herhangi bir yasal düzenlemede bulunmadığı halde, mahkemece idarenin eylem ve işlemlerinin adli yargı tarafından denetlenmesi sonucuna yol açacak şekilde eser işletme belgelerinin iptaline hükmedilmesi dahi doğru görülmemiştir.

5-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre de hükmün ilanına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün ilanına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 5,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.04.0212 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056791800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.