Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1917 E. 2022/6418 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturanın tebliği↗ hmk 222↗ istinaf kanun yolu↗ cari hesap alacağı↗ i̇i̇k 194↗ adi ortaklık↗ ispat külfeti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ cari hesap↗ kanun yolu↗ istinaf incelemesi↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafından birleşmeden önceki unvanı itibariyle Diasa Dia Sabancı Süpermarketleri Ticaret A.Ş. ile Çukurova Gıda Adi Ortaklığı olarak faaliyet gösteren işletme sahipleri davalılar arasında akdedilen süpermarket işletme anlaşmasının davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden bahisle feshedildiği ve sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan mal satışı ile demirbaşların bedelinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalılar hakkında takip başlatılmış ise de, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağına dayanak fatura, teslim belgesi ve benzeri belge ibraz edemediği, davalıların borçlu olduğu hususu ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; HMK'nın 194.maddesine göre somutlaştırma yükümlülüğü bulunan davacı yandan talepleri somutlaştırması istendiğinde, 09/05/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın kaynağı olarak mal satışı, komisyon, hizmet vs. gibi ticari iş ve işlemlere ilişkin faturaya dayalı cari hesap alacağı talep edildiği, ancak ilgili faturaların DİA döneminden kalan faturalar olması, davacının tüm hak ve alacakları ile DİA'yı devraldığı ilişkinin çok eski tarihe dayandığı, faturaların hacimli ve fazla olması nedeni ile faturaların tebliği ve mal teslimine ilişkin belgelerin henüz hazır edilemediğinin beyan edildiği, alınan ek raporda alacağın "Tercerization" ( küçük demirbaşlar) alacağı niteliğinde olduğu, fatura ve mal teslimine ilişkin belgelerin ibraz edilemediğinin bildirildiği, itirazın iptali davasında alacağın varlık ve miktarını ispat külfetinin davacıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, akdi ilişkinin feshinin haklılık veya haksızlığı tartışılmamış, sadece talep gibi cari hesaba ilişkin yapılan inceleme sonucunda, cari hesabı oluşturan alacak kalemi ile ilgili olarak davacı yanın mal teslimini kanıtlama yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarına göre alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalıların ibraz etmemeleri nedeniyle defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Bu durumda öncelikle, HMK m.222 kapsamında ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için davalı yana ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi ve ibrazı durumunda davalı defter ve kayıtları incelendikten sonra oluşacak sonuca göre, ibrazdan kaçınılması durumunda ise HMK m.222/son hükmü nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/685 E. 2023/7439 K.
Ortak:istinaf incelemesi
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; HMK'nın «194».maddesine göre somutlaştırma yükümlülüğü bulunan davacı yandan talepleri somutlaştırması istendiğinde, 09/05/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın kaynağı olarak mal satışı, «komisyon», hizmet vs. gibi ticari iş ve işlemlere ilişkin faturaya dayalı «cari hesap alacağı» talep edildiği, ancak ilgili faturaların DİA döneminden kalan faturalar olması, davacının tüm hak ve alacakları ile DİA'yı devraldığı ilişkinin çok eski tarihe dayandığı, faturaların hacimli ve fazla olması nedeni ile «faturaların tebliği» ve mal «teslimine» ilişkin belgelerin henüz hazır edilemediğinin beyan edildiği, alınan ek raporda alacağın "Tercerization" ( küçük demirbaşlar) alacağı niteliğinde olduğu, «fatura» ve mal teslimine ilişkin belgelerin «ibraz» edilemediğinin bildirildiği, itirazın iptali davasında alacağın varlık ve miktarını «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, akdi ilişkinin feshinin haklılık veya haksızlığı tartışılmamış, sadece talep gibi cari hesaba ilişkin yapılan incelem …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1400 E., 2020/818 K sayılı ilamı ile “dia” sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, ancak 6769 sayılı Kanun’un sözü edilen maddesinde ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı v …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10011 E. 2018/3093 K.
Ortak:ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durumda öncelikle, HMK m.222 kapsamında «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için davalı yana ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi ve ibrazı durumunda davalı defter ve kayıtları incelendikten sonra oluşacak sonuca göre, ibrazdan kaçınılması durumunda ise HMK m.222/«son» hükmü nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu …
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde»; davacının usulüne uygun tutulan «defter» ve kayıtlarına göre alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalıların «ibraz» etmemeleri nedeniyle defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Benzer bu karardaDavalı, «fesih» sonrası elinde stokta kalan malları davacının iade almadığını bu nedenle stoğu tüketmek amacıyla satmaya devam ettiğini savunduğuna göre, davalının «ticari defter» ve kayıtları incelenerek fesih sonrası bir yıllık dönemde işletmesine başka üreticilerden yeni mal tedarik edip etmediği, yalnızca stoktaki malları satıp satmadığı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · rekabet yasağı sözleşmesi · müspet zarar · franchise sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmenin feshi · sözleşmeye aykırılık · oy yasağı
Benzer bu karardaTarafların «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde yapmış oldukları «rekabet yasağı sözleşmelerine aykırılık» halinde davacı taraf, bir «haksız fiil» şekli olan «haksız rekabet» eyleminden farklı olarak sözleşmeyle yüklendiği yapmama edimini haklı neden olmaksızın ve kusurlu olarak ihlal eden davalıya karşı «müspet zararının» tahsilini talep edebilir.
Davacı, taraflar arasında «franchise sözleşmesi» ve «fesih» sözleşmesi imzalandığı, fesih sözleşmesinde davalı alt imtiyaz sahibinin «sözleşmenin feshini» takip eden bir yıl boyunca aynı adreste herhangi bir marketçilik faaliyeti yapmayacağına ilişkin düzenleme bulunduğu, fesih sonrasında davalının aynı adreste faaliyetine devam ettiği ve «rekabet yasağını» ihlal ettiğini ileri sürmekte, buna karşın davalı da sözleşmenin feshi sonrasında elinde kalan malları davacının iade almadığını, elindeki stokları tüketmek için f …
Mahkemece yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «franchise sözleşmesinin» 20.....2010 tarihinde feshedildiği, «fesih» sözleşmesine göre sözleşmenin sona ermesinden sonraki 1 yıllık süre boyunca davalı şirketin aynı adreste dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınacağını ve sözleşmeye aykırı davranmayacağını «taahhüt» ettiği, tespit raporunda davalının işyerinde marketçilik faaliyeti yürüttüğü ve işyerinin reklam tabelasında indirim süpermarketi yazısının olduğu, bu yazının üzerinin boyanmak sureti ile kapatılmış olduğu, kapatılan yazının muhtemelen Diasa olduğu, marketin giriş kapısı üzerinde de Torba Süpermarket yazısının bulunduğu belirtilmiş, davalının sözleşmeler ile yasaklanan faaliyeti icra ettiği yani «rekabet yasağına» aykırı davrandığı kanaati hasıl olmuş ise de davacının zararını ve miktarını kanıtlayan belgelere ve diğer delillere rastlanmadığı, bu davada davalıya ait ticari k …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, sözleşmeyle öngörülen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter · fatura · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda öncelikle, HMK m.222 kapsamında «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için davalı yana ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi ve ibrazı durumunda davalı defter ve kayıtları incelendikten sonra oluşacak sonuca göre, ibrazdan kaçınılması durumunda ise HMK m.222/«son» hükmü nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu …
… leşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden bahisle feshedildiği ve sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan mal satışı ile demirbaşların bedelinden kaynaklanan «cari hesap alacağının» tahsili amacıyla davalılar hakkında takip başlatılmış ise de, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağına dayanak «fatura», «teslim» belgesi ve benzeri belge «ibraz» edemediği, davalıların borçlu olduğu hususu ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; HMK'nın «194».maddesine göre somutlaştırma yükümlülüğü bulunan davacı yandan talepleri somutlaştırması istendiğinde, 09/05/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın kaynağı olarak mal satışı, «komisyon», hizmet vs. gibi ticari iş ve işlemlere ilişkin faturaya dayalı «cari hesap alacağı» talep edildiği, ancak ilgili faturaların DİA döneminden kalan faturalar olması, davacının tüm hak ve alacakları ile DİA'yı devraldığı ilişkinin çok eski tarihe dayandığı, faturaların hacimli ve fazla olması nedeni ile «faturaların tebliği» ve mal «teslimine» ilişkin belgelerin henüz hazır edilemediğinin beyan edildiği, alınan ek raporda alacağın "Tercerization" ( küçük demirbaşlar) alacağı niteliğinde olduğu, «fatura» ve mal teslimine ilişkin belgelerin «ibraz» edilemediğinin bildirildiği, itirazın iptali davasında alacağın varlık ve miktarını «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, akdi ilişkinin feshinin haklılık veya haksızlığı tartışılmamış, sadece talep gibi cari hesaba ilişkin yapılan incelem …
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1917 E. , 2022/6418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.10.2017 tarih ve 2014/1433 E- 2017/1129 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.12.2020 tarih ve 2018/187 E- 2020/2275 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin Çukurova Adi Ortaklığından olan alacaklarının tahsili amacıyla......, ... ve... aleyhine İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12284 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ... tarafından icra takibine süresinde itiraz edilmediğini ve takibin ... açısından kesinleştiğini, diğer davalılar..., ... ve ... tarafından ise itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durduğunu, müvekkili ile davalılar arasında 22/03/2012 tarihinde Süpermarket işletme anlaşması imzalandığını, müvekkili şirkete ait demirbaş eşyaların kullanımı gıdaların satım hakkı verildiğini, açılış stoku verilmesine ilişkin ek protokol imzalandığını, ancak davalıların sorumluluklarını yerine getirmediklerini ve müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini, bunun üzerine sözleşmenin Beşiktaş 7.
Noterliğinin 07/02/2013 tarih ve 03173 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini ve borçların ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle davalıların itirazının iptaline ve takibin devamına davalıların %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar; davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamışlardır.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafından birleşmeden önceki unvanı itibariyle Diasa Dia Sabancı Süpermarketleri Ticaret A.Ş. ile Çukurova Gıda Adi Ortaklığı olarak faaliyet gösteren işletme sahipleri davalılar arasında akdedilen süpermarket işletme anlaşmasının davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden bahisle feshedildiği ve sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan mal satışı ile demirbaşların bedelinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalılar hakkında takip başlatılmış ise de, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağına dayanak fatura, teslim belgesi ve benzeri belge ibraz edemediği, davalıların borçlu olduğu hususu ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; HMK'nın 194.maddesine göre somutlaştırma yükümlülüğü bulunan davacı yandan talepleri somutlaştırması istendiğinde, 09/05/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın kaynağı olarak mal satışı, komisyon, hizmet vs. gibi ticari iş ve işlemlere ilişkin faturaya dayalı cari hesap alacağı talep edildiği, ancak ilgili faturaların DİA döneminden kalan faturalar olması, davacının tüm hak ve alacakları ile DİA'yı devraldığı ilişkinin çok eski tarihe dayandığı, faturaların hacimli ve fazla olması nedeni ile faturaların tebliği ve mal teslimine ilişkin belgelerin henüz hazır edilemediğinin beyan edildiği, alınan ek raporda alacağın "Tercerization" ( küçük demirbaşlar) alacağı niteliğinde olduğu, fatura ve mal teslimine ilişkin belgelerin ibraz edilemediğinin bildirildiği, itirazın iptali davasında alacağın varlık ve miktarını ispat külfetinin davacıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, akdi ilişkinin feshinin haklılık veya haksızlığı tartışılmamış, sadece talep gibi cari hesaba ilişkin yapılan inceleme sonucunda, cari hesabı oluşturan alacak kalemi ile ilgili olarak davacı yanın mal teslimini kanıtlama yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarına göre alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalıların ibraz etmemeleri nedeniyle defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Bu durumda öncelikle, HMK m.222 kapsamında ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için davalı yana ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi ve ibrazı durumunda davalı defter ve kayıtları incelendikten sonra oluşacak sonuca göre, ibrazdan kaçınılması durumunda ise HMK m.222/son hükmü nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından, bu karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838384300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz