YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/685 E. 2023/7439 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/306 E., 2018/51 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1400 E., 2020/818 K sayılı ilamı ile “dia” sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, ancak 6769 sayılı Kanun’un sözü edilen maddesinde ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgisinin bulunmasının gerektiği, bu kapsamda hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile kurum kararının 35/5 ... sınıfta yer ... ürün ve hizmetler yönünden iptali ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2021/190 E., 2022/3946 K. sayılı kararıyla davacının marka başvurusunun “DİA + üç yapraklı şekil” olmasına rağmen, redde gerekçe gösterilen markaların “DİA + % (yüzde işareti şekli)” görünümünde olduğu, her iki markada “DİA” ibaresi ortak ise de markaların farklı şekil unsurlarını barındırdıkları, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun’un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olmalarının gerektiği, somut olayda şekil unsurları bakımından markalar arasında farklılık bulunduğundan, davacı ... başvurusunun, davalı tarafından mutlak nedenle reddi kararı yerinde olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulması sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; DİA ibaresinin markaların asıl ayırt edici unsuru olduğunu, kullanılan şekil unsurlarının tüketici tarafından ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde ikincil nitelikte olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya dayalı olarak verilen kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2039 E. 2024/4649 K.
Ortak:ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1400 E., 2020/818 K sayılı ilamı ile “dia” sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, ancak 6769 sayılı Kanun’un sözü edilen maddesinde ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı v …
Benzer bu kararda… nden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2002/06626,2002/21350 ve 2009/29573 sayılı markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruda yer alan şekil unsurunun anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı, nitekim Dairemizin 24.05.2022 tarih, 2021/190 E., 2022/3946 K. ile, "DİA+şekil" - DİA+şekil" ibareli markalara yönelik verdiği kararında, şekil unsurlar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… nden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2002/06626,2002/21350 ve 2009/29573 sayılı markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruda yer alan şekil unsurunun anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı, nitekim Dairemizin 24.05.2022 tarih, 2021/190 E., 2022/3946 K. ile, "DİA+şekil" - DİA+şekil" ibareli markalara yönelik verdiği kararında, şekil unsurlar …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10789 E. 2012/16291 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:azil · rekabet yasağı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · oy yasağı · taşıyan · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaŞti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi «taşıyan» çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı olarak «sözleşmenin feshine» rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü «azil» «yetkisinin» bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1917 E. 2022/6418 K.
Ortak:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; HMK'nın «194».maddesine göre somutlaştırma yükümlülüğü bulunan davacı yandan talepleri somutlaştırması istendiğinde, 09/05/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın kaynağı olarak mal satışı, «komisyon», hizmet vs. gibi ticari iş ve işlemlere ilişkin faturaya dayalı «cari hesap alacağı» talep edildiği, ancak ilgili faturaların DİA döneminden kalan faturalar olması, davacının tüm hak ve alacakları ile DİA'yı devraldığı ilişkinin çok eski tarihe dayandığı, faturaların hacimli ve fazla olması nedeni ile «faturaların tebliği» ve mal «teslimine» ilişkin belgelerin henüz hazır edilemediğinin beyan edildiği, alınan ek raporda alacağın "Tercerization" ( küçük demirbaşlar) alacağı niteliğinde olduğu, «fatura» ve mal teslimine ilişkin belgelerin «ibraz» edilemediğinin bildirildiği, itirazın iptali davasında alacağın varlık ve miktarını «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, akdi ilişkinin feshinin haklılık veya haksızlığı tartışılmamış, sadece talep gibi cari hesaba ilişkin yapılan incelem …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:faturanın tebliği · istinaf kanun yolu · cari hesap alacağı · i̇i̇k 194 · ispat külfeti · cari hesap · kanun yolu · komisyon
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; HMK'nın «194».maddesine göre somutlaştırma yükümlülüğü bulunan davacı yandan talepleri somutlaştırması istendiğinde, 09/05/2017 tarihli dilekçesi ile alacağın kaynağı olarak mal satışı, «komisyon», hizmet vs. gibi ticari iş ve işlemlere ilişkin faturaya dayalı «cari hesap alacağı» talep edildiği, ancak ilgili faturaların DİA döneminden kalan faturalar olması, davacının tüm hak ve alacakları ile DİA'yı devraldığı ilişkinin çok eski tarihe dayandığı, faturaların hacimli ve fazla olması nedeni ile «faturaların tebliği» ve mal «teslimine» ilişkin belgelerin henüz hazır edilemediğinin beyan edildiği, alınan ek raporda alacağın "Tercerization" ( küçük demirbaşlar) alacağı niteliğinde olduğu, «fatura» ve mal teslimine ilişkin belgelerin «ibraz» edilemediğinin bildirildiği, itirazın iptali davasında alacağın varlık ve miktarını «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ilk derece mahkemesince, akdi ilişkinin feshinin haklılık veya haksızlığı tartışılmamış, sadece talep gibi cari hesaba ilişkin yapılan incelem …
Dava, faturaya dayalı «cari hesap alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiştir.
… leşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden bahisle feshedildiği ve sözleşmenin geçerli olduğu dönemde yapılan mal satışı ile demirbaşların bedelinden kaynaklanan «cari hesap alacağının» tahsili amacıyla davalılar hakkında takip başlatılmış ise de, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağına dayanak «fatura», «teslim» belgesi ve benzeri belge «ibraz» edemediği, davalıların borçlu olduğu hususu ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Marka iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4221 E. 2024/6220 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1400 E., 2020/818 K sayılı ilamı ile “dia” sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, ancak 6769 sayılı Kanun’un sözü edilen maddesinde ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı v …
Benzer bu kararda… , "Indigo" ibaresinin müşterek olarak bulunmasına rağmen, markaların tıpa tıp aynı olmadığı, şekil unsurunun ve yazım tarzının, başvuru konusu markaya görsel olarak «ayırt edicilik» kattığı, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci maddesinin (ç) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısandan emsal al …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/190 E. 2022/3946 K.
Ortak:ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1400 E., 2020/818 K sayılı ilamı ile “dia” sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, ancak 6769 sayılı Kanun’un sözü edilen maddesinde ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı v …
Benzer bu kararda… ağı, redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait markaların "dia+şekil" ibareli ve biçimli olduğu, "dia" ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, şeklin «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, anılan ibarenin doğrudan vasıf bildirici veya jenerik niteliğinin bulunmadığı, marka olarak somut ve soyut olarak ayırt ediciliğinin yüksek seviyede olduğu, başvuru konusu işaretin de "dia+şekil" ibare ve biçimli olduğu, işarette de dia sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, Dia ibaresinin ortaklığı sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları yönünde intiba doğmasının kaçınılmaz olduğu, şu hâle göre "dia+şekil" ibareli başvuru ile "dia+şekil" ibare ve biçimli redde mesnet markalar arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen ürünlerin 29, 30 ve 35.sınıf ürün ve hizmetlerin tamamının, redde mesnet markaların kapsamında bazen aynı, bazen de farklı ifade biçimiyle aynen yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı mal ve hizmetle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki mal ve hizmet alanlarında aynı markadan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki yararlanıcı ve tüketicilerin ilk bakışta ve derhâl her hangi bir araştırma yapmasına gerek kalmaksızın bu markalar ve işaretin farklı işletmelere ait iki marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… öre, redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait markaların "dia+şekil" ibareli ve biçimli olduğu, "dia" ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, şeklin «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, başvuru konusu işaretin de "dia+şekil" ibare ve biçimli olduğu, işarette de "dia" sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, «ortalama tüketici» ve yararlanıcıların markalarda bulunan sözcük unsurlarını ilk bakışta algılayıp hafızalarında tutacakları, şekilleri hatırlama veya ifade edebilmelerinin her zaman mümkün olmadığı, Dia ibaresinin ortaklığı sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, Ancak, SMK'nın 5/1-ç maddesinde de belirlendiği üzere ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olması gerektiği, 35/06 grup yönünden davacının başvurusu 29 ve 30. sınıftaki ürünlerin perakendeciliği ile sınırlandırılmışken, redde mesnet markanın 35/06 grupta genel olarak tescil edildiği, aynı/aynıtür benzer olduğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenle 35/06 grupta spesifik olarak başvuru yapılmış hizmet sınıfı ile genel nitelikte tescil edilmiş marka aynı/aynı tür benzer kabul edilemeyeceği, bu durumda başvurunun «ilanı» ve redde mesnet marka sahibinin itiraz etmesi sonucunda, itiraz edenin başvuru kapsamındaki malların satışı hizmeti verip vermediğinin araştırılması suretiyle benz …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · kâr dağıtımı · ortalama tüketici · ilan · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… ağı, redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait markaların "dia+şekil" ibareli ve biçimli olduğu, "dia" ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, şeklin «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, anılan ibarenin doğrudan vasıf bildirici veya jenerik niteliğinin bulunmadığı, marka olarak somut ve soyut olarak ayırt ediciliğinin yüksek seviyede olduğu, başvuru konusu işaretin de "dia+şekil" ibare ve biçimli olduğu, işarette de dia sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, Dia ibaresinin ortaklığı sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları yönünde intiba doğmasının kaçınılmaz olduğu, şu hâle göre "dia+şekil" ibareli başvuru ile "dia+şekil" ibare ve biçimli redde mesnet markalar arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen ürünlerin 29, 30 ve 35.sınıf ürün ve hizmetlerin tamamının, redde mesnet markaların kapsamında bazen aynı, bazen de farklı ifade biçimiyle aynen yer aldığı, ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı mal ve hizmetle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki mal ve hizmet alanlarında aynı markadan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki yararlanıcı ve tüketicilerin ilk bakışta ve derhâl her hangi bir araştırma yapmasına gerek kalmaksızın bu markalar ve işaretin farklı işletmelere ait iki marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… öre, redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait markaların "dia+şekil" ibareli ve biçimli olduğu, "dia" ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, şeklin «ayırt edicilikte» ikinci planda kaldığı, başvuru konusu işaretin de "dia+şekil" ibare ve biçimli olduğu, işarette de "dia" sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, «ortalama tüketici» ve yararlanıcıların markalarda bulunan sözcük unsurlarını ilk bakışta algılayıp hafızalarında tutacakları, şekilleri hatırlama veya ifade edebilmelerinin her zaman mümkün olmadığı, Dia ibaresinin ortaklığı sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, Ancak, SMK'nın 5/1-ç maddesinde de belirlendiği üzere ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olması gerektiği, 35/06 grup yönünden davacının başvurusu 29 ve 30. sınıftaki ürünlerin perakendeciliği ile sınırlandırılmışken, redde mesnet markanın 35/06 grupta genel olarak tescil edildiği, aynı/aynıtür benzer olduğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenle 35/06 grupta spesifik olarak başvuru yapılmış hizmet sınıfı ile genel nitelikte tescil edilmiş marka aynı/aynı tür benzer kabul edilemeyeceği, bu durumda başvurunun «ilanı» ve redde mesnet marka sahibinin itiraz etmesi sonucunda, itiraz edenin başvuru kapsamındaki malların satışı hizmeti verip vermediğinin araştırılması suretiyle benz …
Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağ «dahil»).
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/685 E. , 2023/7439 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1349 Esas, 2022/1465 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka ile ilgili TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.04.2017 tarihinde yapmış olduğu 29, 30 ve 35 ... sınıf ürün ve hizmetleri içeren, "dia+şekil" ibareli, 2017/38462 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı bir firmaya ait "dia+şekil" ibareli markalar mesnet alınarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca resen reddedildiğini, YİDK tarafından da itirazlarının reddine karar verildiğini, redde mesnet alınan markalar ile başvuru konusu işaretin ve kapsamlarındaki ürünlerin farklı olması nedeni ile Kurum kararının hatalı olduğunu, resen ret için aynı tür olma ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunma şartlarının bulunmadığını, bu sebeple başvurunun anılan kanun maddesi uyarınca reddinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/306 E., 2018/51 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/1400 E., 2020/818 K sayılı ilamı ile “dia” sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvuruda bulunan şeklin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, ancak 6769 sayılı Kanun’un sözü edilen maddesinde ibareler arasındaki ayırt edilemeyecek benzerliğin yanında markaların kapsamlarının aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgisinin bulunmasının gerektiği, bu kapsamda hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile kurum kararının 35/5 ... sınıfta yer ... ürün ve hizmetler yönünden iptali ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2021/190 E., 2022/3946 K. sayılı kararıyla davacının marka başvurusunun “DİA + üç yapraklı şekil” olmasına rağmen, redde gerekçe gösterilen markaların “DİA + % (yüzde işareti şekli)” görünümünde olduğu, her iki markada “DİA” ibaresi ortak ise de markaların farklı şekil unsurlarını barındırdıkları, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun’un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca mutlak sebeple reddi için markalara konu işaretlerin ya tamamen aynı ya da ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde yüksek benzerliğe sahip olmalarının gerektiği, somut olayda şekil unsurları bakımından markalar arasında farklılık bulunduğundan, davacı ... başvurusunun, davalı tarafından mutlak nedenle reddi kararı yerinde olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulması sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; DİA ibaresinin markaların asıl ayırt edici unsuru olduğunu, kullanılan şekil unsurlarının tüketici tarafından ilk bakışta fark edilemeyecek ölçüde ikincil nitelikte olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya dayalı olarak verilen kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003464000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz