6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10011 E. 2018/3093 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşme özgürlüğü rekabet yasağı sözleşmesi müspet zarar franchise sözleşmesi rekabet yasağı ticari defter kayıtları sözleşmenin feshi sözleşmeye aykırılık oy yasağı fesih haksız fiil maddi ve manevi tazminat ticari defter taahhütname haksız rekabet e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin 20.....2010 tarihinde feshedildiği, fesih sözleşmesine göre sözleşmenin sona ermesinden sonraki 1 yıllık süre boyunca davalı şirketin aynı adreste dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınacağını ve sözleşmeye aykırı davranmayacağını taahhüt ettiği, tespit raporunda davalının işyerinde marketçilik faaliyeti yürüttüğü ve işyerinin reklam tabelasında indirim süpermarketi yazısının olduğu, bu yazının üzerinin boyanmak sureti ile kapatılmış olduğu, kapatılan yazının muhtemelen Diasa olduğu, marketin giriş kapısı üzerinde de Torba Süpermarket yazısının bulunduğu belirtilmiş, davalının sözleşmeler ile yasaklanan faaliyeti icra ettiği yani rekabet yasağına aykırı davrandığı kanaati hasıl olmuş ise de davacının zararını ve miktarını kanıtlayan belgelere ve diğer delillere rastlanmadığı, bu davada davalıya ait ticari kayıtlardan hareket ederek davacı zararının hesaplanamayacağı, davacının manevi zararın varlığını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Dava, sözleşmeyle öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, taraflar arasında franchise sözleşmesi ve fesih sözleşmesi imzalandığı, fesih sözleşmesinde davalı alt imtiyaz sahibinin sözleşmenin feshini takip eden bir yıl boyunca aynı adreste herhangi bir marketçilik faaliyeti yapmayacağına ilişkin düzenleme bulunduğu, fesih sonrasında davalının aynı adreste faaliyetine devam ettiği ve rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmekte, buna karşın davalı da sözleşmenin feshi sonrasında elinde kalan malları davacının iade almadığını, elindeki stokları tüketmek için faaliyetine devam etmek zorunda kaldığını savunmuştur.

Tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde yapmış oldukları rekabet yasağı sözleşmelerine aykırılık halinde davacı taraf, bir haksız fiil şekli olan haksız rekabet eyleminden farklı olarak sözleşmeyle yüklendiği yapmama edimini haklı neden olmaksızın ve kusurlu olarak ihlal eden davalıya karşı müspet zararının tahsilini talep edebilir. Bu durumda, davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle davalının kusurlu olduğunun ispatı gerekir. Davalı, fesih sonrası elinde stokta kalan malları davacının iade almadığını bu nedenle stoğu tüketmek amacıyla satmaya devam ettiğini savunduğuna göre, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek fesih sonrası bir yıllık dönemde işletmesine başka üreticilerden yeni mal tedarik edip etmediği, yalnızca stoktaki malları satıp satmadığı hususunun araştırılması, şayet işletmesine yeni mal tedarik ederek ticari faaliyetine devam etmiş ise bu durumda kusurlu kabul edilmesi ve davacı lehine makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6607 E. 2023/6214 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1917 E. 2022/6418 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/10011 E.  ,  2018/3093 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2016 tarih ve 2014/778-2016/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin "Alt İmtiyaz Sahibinin Taahhütleri" başlıklı 5. maddesinde, alt imtiyaz sahibinin yükümlülüklerinin açıkça düzenlendiğini, bahse konu açık hükme rağmen, davalı tarafın sözleşmeye uymadığını, buna istinaden müvekkili şirketin ihtarnameler ile sözleşmeye aykırı davranışlara son vermemesi durumunda sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ancak davalının çekilen ihtarnamelere uygun davranmadığını ve 20/.../2010 tarihinde davalı ile fesih sözleşmesi imzalandığını, fesih ve esas sözleşme uyarınca davalı tarafın sözleşmenin feshini takip eden 1 yıllık süre boyunca aynı adreste herhangi bir marketçilik faaliyeti yapmayacağının sözleşmeyle hüküm altına alındığını, ancak davalı tarafın belirtilen adreste marketçilik faaliyetlerine devam ettiğini bunun alt imtiyaz sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinin ihlali ve sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin uğramış olduğu ....000 TL maddi zarar ile 30.000 TL manevi zararın 20.....2010 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının sözleşme şartlarına riayet etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin 20.....2010 tarihinde feshedildiği, fesih sözleşmesine göre sözleşmenin sona ermesinden sonraki 1 yıllık süre boyunca davalı şirketin aynı adreste dia işletmeleri ile rekabet yaratacak doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunmaktan kaçınacağını ve sözleşmeye aykırı davranmayacağını taahhüt ettiği, tespit raporunda davalının işyerinde marketçilik faaliyeti yürüttüğü ve işyerinin reklam tabelasında indirim süpermarketi yazısının olduğu, bu yazının üzerinin boyanmak sureti ile kapatılmış olduğu, kapatılan yazının muhtemelen Diasa olduğu, marketin giriş kapısı üzerinde de Torba Süpermarket yazısının bulunduğu belirtilmiş, davalının sözleşmeler ile yasaklanan faaliyeti icra ettiği yani rekabet yasağına aykırı davrandığı kanaati hasıl olmuş ise de davacının zararını ve miktarını kanıtlayan belgelere ve diğer delillere rastlanmadığı, bu davada davalıya ait ticari kayıtlardan hareket ederek davacı zararının hesaplanamayacağı, davacının manevi zararın varlığını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Dava, sözleşmeyle öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, taraflar arasında franchise sözleşmesi ve fesih sözleşmesi imzalandığı, fesih sözleşmesinde davalı alt imtiyaz sahibinin sözleşmenin feshini takip eden bir yıl boyunca aynı adreste herhangi bir marketçilik faaliyeti yapmayacağına ilişkin düzenleme bulunduğu, fesih sonrasında davalının aynı adreste faaliyetine devam ettiği ve rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmekte, buna karşın davalı da sözleşmenin feshi sonrasında elinde kalan malları davacının iade almadığını, elindeki stokları tüketmek için faaliyetine devam etmek zorunda kaldığını savunmuştur.

Tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde yapmış oldukları rekabet yasağı sözleşmelerine aykırılık halinde davacı taraf, bir haksız fiil şekli olan haksız rekabet eyleminden farklı olarak sözleşmeyle yüklendiği yapmama edimini haklı neden olmaksızın ve kusurlu olarak ihlal eden davalıya karşı müspet zararının tahsilini talep edebilir. Bu durumda, davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle davalının kusurlu olduğunun ispatı gerekir. Davalı, fesih sonrası elinde stokta kalan malları davacının iade almadığını bu nedenle stoğu tüketmek amacıyla satmaya devam ettiğini savunduğuna göre, davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek fesih sonrası bir yıllık dönemde işletmesine başka üreticilerden yeni mal tedarik edip etmediği, yalnızca stoktaki malları satıp satmadığı hususunun araştırılması, şayet işletmesine yeni mal tedarik ederek ticari faaliyetine devam etmiş ise bu durumda kusurlu kabul edilmesi ve davacı lehine makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421142200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.