Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3464 E. 2022/5892 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ temel ilişki↗ mücerretlik↗ infazda tereddüt↗ alacağın temliki↗ kötüniyet tazminatı↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ infaz↗ temlik↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, senedin düzenlenmesi ile ilgili tefecilik suçundan Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/467 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesi sanık ... ve sanık ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının bu senet nedeniyle davalı ...'ye borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre temlik alan davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/467 E. 2014/455 K. sayılı dosyasında sanıklar ... ve ...’nin iştirak iradesi altında mağdur ...'a ödeme tarihindeki has altın (24 ayar) kuyumcu satış fiyatı üzerinden altın satışı yapılmış gibi senet alınıp karşılığında sanki mağdurdan hurda altın alınıyormuş gibi kuyumcu alış fiyatı üzerinden ödeme yaparak ve ödenen miktarın üzerinde senet alarak aradaki fark kadar faiz kazancı elde etmek sureti ile ödünç para vererek tefecilik suçunu iştiraken işlediklerinin sabit olduğu, sanık...in ödünç, faizle mağdura borç verdiği para karşılığında alınan 335.000,00 TL bedelli senede alacaklı olarak çalışanı ...'nin ismini yazması ve senedin bu sanık tarafından icraya tahsil için verilmesinin sanık ...'nin atılı suça bilerek iştirak ettiğinin delili olduğu, sanıklara atılı suçun sabit olduğu gerekçesiyle kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2020/1859 E. 2020/1605 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık bakımından kambiyo senedine bağlı mücerretlik durumu ortadan kalktığı için uyuşmazlığın temel ilişki çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Davacı ...’ın kabulünde olduğu üzere davacı, dava dışı ...’den 45.000.-TL tutarında borç para aldığını ikrar etmiştir. Her ne kadar bu parayı iade ettiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat etmiş değildir. Ceza mahkemesinin kabulüne göre de dava ve takip konusu senet hem ana para hem de faize ilişkin olup fahiş faiz talebine ilişkin kesimi bakımından kurulan hüküm yerinde ise de ana para bakımından davacının ödeme savunmasını ispat edememesi karşısında kurulan hüküm yerinde değildir. Davacının aldığını ikrar ettiği miktar bakımından davanın reddi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de karar başlığında davalı olarak alacağı temlik etmiş olan ... ve alacağı temlik alan ... davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm bölümünde asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4505 E. 2024/1856 K.
Ortak:ödeme savunması · temel ilişki · mücerretlik · infazda tereddüt · alacağın temliki · kötüniyet tazminatı · kambiyo senedi · ikrar · Menfi tespit, Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından «kambiyo senedine» bağlı «mücerretlik» durumu ortadan kalktığı için uyuşmazlığın «temel ilişki» çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
3-Kabule göre de karar başlığında davalı olarak «alacağı temlik» etmiş olan ... ve alacağı temlik alan ... davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm bölümünde asıl alacağın %20’si oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Davacı ...’ın kabulünde olduğu üzere davacı, dava dışı ...’den 45.000.-TL tutarında borç para aldığını «ikrar» etmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından «kambiyo senedine» bağlı «mücerretlik» durumu ortadan kalktığı için uyuşmazlığın «temel ilişki» çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
3-Kabule göre de karar başlığında davalı olarak «alacağı temlik» etmiş olan ... ve alacağı temlik alan ... davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm bölümünde asıl alacağın % 20’si oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle karar davalı ... yararına bozulmuştur.
Davacı ...’ın kabulünde olduğu üzere davacı, dava dışı ...’den 45.000,00 TL tutarında borç para aldığını «ikrar» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · nispi vekalet ücreti · lehtar · maktu vekalet ücreti · yargılama giderleri · kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet
Benzer bu karardaDavalı «temlik» alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; esasa ilişkin bozma öncesi sair temyiz itirazlarını tekrar etmiş, ayrıca «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinin ve davacı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilirken davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
… Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; tüm dosya kapsamından ve ceza dosyası içeriğinden davalı ...'nin senette «lehtar» olarak yer almasına rağmen gerçekte senete konu alacaktan dolayı bir alacak hakkının bulunmadığının sabit olduğu, ancak davacının 45.000,00 TL borç para aldığını «ikrar» etmesi karşısında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, «temlik» eden davalının tefecilik suçu kapsamında alacaklı (gerçekte lehtarı) olmadığı bir senedi icra takibine bilerek konu ettiği, temlik alanın da tüm bu hususları bilerek davaya konu alacağı eldeki davadaki tüm talepler ile birlikte temlik aldığı, bu sebeple takipte kötü niyetli kabul edilerek temlik alan davalı ... aleyhine % 20 «kötü niyet tazminatına» hükmolunmuştur.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «yargılama giderlerinden» devreden ve devralanın birlikte sorumlu tutulması gerektiğini, dava konusu «bononun» tefecilik fiili karşılığı alınmış bir bono olduğunu, davanın kısmen reddine konu 45.000,00 TL meblağın davacı tarafından iade edildiğinin ... tarafından «ikrar» edildiğini, bu hususun dikkate alınmadığını, bu hususun «temlik» alana karşı da ileri sürülebileceğini, ceza mahkemesince ...'nin hiç bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini dolayısıyla 45.000,00 TL ikrarı bulunsa dahi b …
Somut olayda, Mahkemece 08.03.2023 tarihli celsede kısa kararın (3) numaralı bendinde, “...3-Gerekçeli kararda açıklanacak «yargılama giderinin» HMK125/1 maddesi uyarınca «temlik» eden ve temlik alan davalıdan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ” şeklinde karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda hüküm fıkrasında “...3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 20.275,10 TL harçtan başlangıçta alınan 5.270,97 TL «peşin harç» ile 117,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.887,13 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat «kaydına», 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 5.387,97 TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 270,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 239,66 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça yapılan 69,25 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 52,14 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 44.553,42 TL nisbi «vekalet ücretinin» davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,” demek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kara …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7048 E. 2015/4638 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · illiyet bağı · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen «zimmet» ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7.
… n davalının eylemine diğer davalıların iştirak ettiklerinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
… e kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamamakta ise de, eylemin hukuka aykırılığı ve «illiyet bağı» ile maddi vakıalara ilişkin ceza mahkemesi tesbitleri hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece ceza davasının sonucu beklenerek neticesine göre bir karar verilmes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2044 E. 2018/7787 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulen açılmış dava · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · pasif husumet · fesih · ek tasfiye · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… in suça konu faaliyetleri davalı şirkete ait iş yerinde gerçekleştirdiği, şirketin tefecilik suçuna konu faaliyetler açısından paravan olarak kullanıldığı, şirketin «fesih» ve tasfiyesi davalarında şirket ortaklarına «husumet» düşmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davalı ortaklar hakkındaki davanın ise «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket ve «temsilcileri» vekili temyiz etmiştir.
2-) Davalı şirketin «temsilcileri» olan ..., ... ve ...’ın temyiz itirazlarına gelince, davacı dava dilekçesiyle «husumeti» sadece davalı şirkete yöneltmiş, adı geçen gerçek kişileri ise, şirket temsilcisi sıfatıyla davada göstermiştir.
Bu nedenle anılan şahıslar hakkında «usulen açılmış» bir dava olmadığı halde, adı geçenler hakkında hüküm tesisi ile «husumetten» ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen gerçek şahıslar yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4038 E. 2022/6507 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · fesih · kamu düzeni · ek tasfiye · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine dair verilen kararın bozma konusu yapılmadığı ve bu suretle kesinleştiği gerekçesiyle, davalı şirketin fesih ve «tasfiye» talebi bakımından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... , ... ve ... hakkında açılmış bir dava olmadığından adı geçenler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Dava, davalı şirketin «kamu düzenini» bozucu faaliyetlerin odağı haline geldiği iddiasına dayalı olarak açılan TTK'nun 274/2 maddesi uyarınca «şirketin feshi» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/46 E. 2019/5197 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:virman · zimmet · müktesep hak · hukuki yarar · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince, mahkemece mümeyyiz davalı yönünden 26.03.2013 tarihli karar ile hüküm kurulmuş, işbu hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiş ancak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizce davacı yararına bozulmuş ve davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen 02.06.2017 tarihli karar davalı ... yönünden yeni bir hüküm olmayıp, aleyhine verilen işbu kararı temyizde de «hukuki yararı» bulunmadığından mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3464 E. , 2022/5892 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2016/449 E. - 2021/63 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ödünç aldığı para karşılığında dava dışı...e boş senet verdiğini, müvekkilinin borcunu ödemiş olmasına rağmen...in söz konusu senedi iade etmediğini ve devamında...in sigortalı çalışanı olan davalı ... tarafından bu senede dayalı olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin vade tarihinde tahrifat yapılmış olması nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli temlik alan olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, senedin düzenlenmesi ile ilgili tefecilik suçundan Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/467 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesi sanık ... ve sanık ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının bu senet nedeniyle davalı ...'ye borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre temlik alan davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/467 E. 2014/455 K. sayılı dosyasında sanıklar ... ve ...’nin iştirak iradesi altında mağdur ...'a ödeme tarihindeki has altın (24 ayar) kuyumcu satış fiyatı üzerinden altın satışı yapılmış gibi senet alınıp karşılığında sanki mağdurdan hurda altın alınıyormuş gibi kuyumcu alış fiyatı üzerinden ödeme yaparak ve ödenen miktarın üzerinde senet alarak aradaki fark kadar faiz kazancı elde etmek sureti ile ödünç para vererek tefecilik suçunu iştiraken işlediklerinin sabit olduğu, sanık...in ödünç, faizle mağdura borç verdiği para karşılığında alınan 335.000,00 TL bedelli senede alacaklı olarak çalışanı ...'nin ismini yazması ve senedin bu sanık tarafından icraya tahsil için verilmesinin sanık ...'nin atılı suça bilerek iştirak ettiğinin delili olduğu, sanıklara atılı suçun sabit olduğu gerekçesiyle kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 9.
Ceza Dairesi’nin 2020/1859 E. 2020/1605 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık bakımından kambiyo senedine bağlı mücerretlik durumu ortadan kalktığı için uyuşmazlığın temel ilişki çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Davacı ...’ın kabulünde olduğu üzere davacı, dava dışı ...’den 45.000.-TL tutarında borç para aldığını ikrar etmiştir. Her ne kadar bu parayı iade ettiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat etmiş değildir. Ceza mahkemesinin kabulüne göre de dava ve takip konusu senet hem ana para hem de faize ilişkin olup fahiş faiz talebine ilişkin kesimi bakımından kurulan hüküm yerinde ise de ana para bakımından davacının ödeme savunmasını ispat edememesi karşısında kurulan hüküm yerinde değildir. Davacının aldığını ikrar ettiği miktar bakımından davanın reddi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de karar başlığında davalı olarak alacağı temlik etmiş olan ... ve alacağı temlik alan ... davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm bölümünde asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temlik alan davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temlik alan davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838203400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz