Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7048 E. 2015/4638 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ illiyet bağı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ün davacı bankanın müşterilerine ait hesaplardan usulsüz olarak para çektiği, çekilen paraların banka tarafından müşterilerine ödendiği, meydana gelen zarardan davalı ...’nın sorumlu olduğu, anılan davalının eylemine diğer davalıların iştirak ettiklerinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı bankanın çalışanı olan davalı ...’nın diğer davalılar ile birlikte hareket ederek müşteri hesaplarından usulsüz para çektiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece ... dışındaki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu olayla ilgili olarak davalı gerçek kişiler hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen zimmet ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Her ne kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamamakta ise de, eylemin hukuka aykırılığı ve illiyet bağı ile maddi vakıalara ilişkin ceza mahkemesi tesbitleri hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece ceza davasının sonucu beklenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, ... dışındaki diğer davalılar hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/46 E. 2019/5197 K.
Ortak:zimmet · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen «zimmet» ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7.
… n davalının eylemine diğer davalıların iştirak ettiklerinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009esas 2014/2213karar sayılı ilamı ile “......’nın üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden...şirket ortağı olan diğer sanıkların ...’ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp sanıkların hukuki durumunun tayin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:virman · müktesep hak · hukuki yarar
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince, mahkemece mümeyyiz davalı yönünden 26.03.2013 tarihli karar ile hüküm kurulmuş, işbu hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiş ancak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizce davacı yararına bozulmuş ve davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen 02.06.2017 tarihli karar davalı ... yönünden yeni bir hüküm olmayıp, aleyhine verilen işbu kararı temyizde de «hukuki yararı» bulunmadığından mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4058 E. 2024/2582 K.
Ortak:zimmet · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen «zimmet» ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7.
… n davalının eylemine diğer davalıların iştirak ettiklerinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Benzer bu kararda… 7/538 K. sayılı kararı ile davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili, davalı ..., ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eyleminin «zimmet» suçunu oluşturmadığı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu düşme kararının tüm sanıklar yönünden suçun subuta erdiğinin kabul edildiği ancak nitelendirmesinin görevi kötüye kullanma kapsamında kaldığından bahisle «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın da Yargıtay 7.
Ceza Dairesinin 2013/12009 E., 2014/2213 K. sayılı ilamı ile “....’nın üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden...şirket ortağı olan diğer sanıkların ...’ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp sanıkların hukuki durumunun tayin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:virman · teminat senedi · müktesep hak · eş rızası · oy yasağı · hukuki yarar · teminat
Benzer bu kararda… ına konu dava dosyası, ceza dosyası içerisinde yer alan belge ve deliller incelendiğinde, davalı ...'ün banka müşterilerinin hesaplarından müşterilerinin bilgisi ve «rızası» dışında paraların çekilmesi eylemine diğer davalıların bilerek ve isteyerek yardım ettikleri veya bu eylemi birlikte gerçekleştirdikleri noktasında somut herhangi bir delil bulunmadığından davalıların, davalı ...'ün eylemine iştirak etmedikleri sonucuna varıldığı, davalı ...'ün önceki hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının ilk hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulmaması ve davacı yararına usuli «müktesep hak» oluşması nedeniyle Yargıtayca reddine karar verildiği, davalılardan ..., Kuşdam Doğal Kaynak ...
… ere toplam 60.000,00 TL bedelli senet verdiğini, davalılar ..., ... ile ... imzalı bu senetler ile borcu kabul ettiklerini, zira müvekkil banka söz konusu senetleri «teminat senedi» olarak aldığını, mudilerin hesabından talimat olmaksızın paraları çeken ve diğer davalılara kullandıran ... ile bu parayı organize bir işbirliği, ortaklık ve planl …
… 7/538 K. sayılı kararı ile davalılar hakkında devam eden ceza yargılamasında davalıların beraatine karar verilmediği, suçun sübuta erdiğinin kabul edilmesine rağmen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararı verildiği, ...'ün müşteri hesaplarında aldığı paraları eşinin kendisinin ve diğer davalıların ortak olduğu şirkete finansman sağlamak için «virman» yapıp çektiği, davalıların paranın kaynağını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu şekilde davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 66.508,71 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili, davalı ..., ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 10.09.2019 tarih, 2018/46 E., 2019/5197 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları reddedilmiş, davalı ... yönünden, aleyhine verilen işbu kararı temyizinde «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz istemi reddedilmiş, kararı temyiz eden diğer davalılar yönünden, Mahkemece, Gaziantep 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12698 E. 2012/3179 K.
Ortak:zimmet
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen «zimmet» ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın, «zimmet» suçundan beraat eden davacıdan para tahsil etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bankanın kendi personelinin hukuka aykırı eylemleri sonucu zarar gördüğü gere …
Oysa, usulsüz işlemi yapan davalı ... ile birlikte davacı hakkında da «zimmet» suçuna iştirak suçundan ceza davası açılmış olup, verilen hüküm henüz kesinleşmediği gibi, anılan ceza davasının neticesinin işbu davanın sonucunu doğrudan etkileyebileceği şüphesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1-Dava, davalı banka «görevlisinin» usulsüz işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle «maddi tazminat» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
2- Bozma «sebebine» göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3783 E. 2013/20308 K.
Ortak:zimmet · Alacak
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen «zimmet» ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Benzer bu kararda… Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, sanıkların..., ... ve ... olduğu, sanıklardan ilgili banka müdürü ... ve müdür yardımcısı ... ile diğer sanık...’in 2.078.072 TL’yi «zimmetlerine» geçirdikleri ve bankayı «dolandırmak» suçundan mahkum oldukları anlaşılmakta ise de, Ağır Ceza Mahkemesi'nce belirlenen zimmet miktarının hangi kalemlerden oluştuğu ve iş bu davanın konusunu oluşturan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · kefil · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaDava, asıl borçlu ve «kefil» olan davalılardan kredi alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların bankadan kredi kullanmadıkları, banka yetkililerinin Ağır Ceza Mahkemesinde krediler sebebiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, sanıkların..., ... ve ... olduğu, sanıklardan ilgili banka müdürü ... ve müdür yardımcısı ... ile diğer sanık...’in 2.078.072 TL’yi «zimmetlerine» geçirdikleri ve bankayı «dolandırmak» suçundan mahkum oldukları anlaşılmakta ise de, Ağır Ceza Mahkemesi'nce belirlenen zimmet miktarının hangi kalemlerden oluştuğu ve iş bu davanın konusunu oluşturan …
Davacı banka tarafından «ibraz» edilen kredili mevduat hesap sözleşmesindeki imzaları davalı ... inkar etmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin de Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanıklara ödenip ödenmediği, davalıların bu bedeli tahsil edip etmedikleri açıklıkla belirlenmeden yazılı olduğu şekilde, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3464 E. 2022/5892 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · temel ilişki · mücerretlik · infazda tereddüt · alacağın temliki · kötüniyet tazminatı · kambiyo senedi · ikrar
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından «kambiyo senedine» bağlı «mücerretlik» durumu ortadan kalktığı için uyuşmazlığın «temel ilişki» çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
3-Kabule göre de karar başlığında davalı olarak «alacağı temlik» etmiş olan ... ve alacağı temlik alan ... davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm bölümünde asıl alacağın %20’si oranında «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Davacı ...’ın kabulünde olduğu üzere davacı, dava dışı ...’den 45.000.-TL tutarında borç para aldığını «ikrar» etmiştir.
Ceza mahkemesinin kabulüne göre de dava ve takip konusu senet hem ana para hem de faize ilişkin olup fahiş faiz talebine ilişkin kesimi bakımından kurulan hüküm yerinde ise de ana para bakımından davacının «ödeme savunmasını» ispat edememesi karşısında kurulan hüküm yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13211 E. 2014/2216 K.
Ortak:zimmet
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen «zimmet» ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen «zamanaşımı» süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7.
Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin «zimmet» suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde diğer iddialarının yanı sıra «limited şirket müdürü» ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalının mal beyanınında, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve tasfiyede görevini kötüye kullanarak davacıyı zarara uğrattığını, şirketin mallarının «zimmete» geçirildiğini ve borçlu şirket üzerine halen işletilmekte olan bir başka şirketin «muvazaalı» olarak işletildiğini iddia etmiş olup, davacının bu iddiaları mülga TTK'nın 552. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 450/1 ve 224/1 maddeleri uyarınca «tasfiye memurunun sorumluluğu davası» mahiyetindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · limited şirket müdürü · sınırlı sorumluluk · sorumluluk davası · ticaret sicili tescili · muvazaa · şirket müdürü · tasfiye memuru
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde diğer iddialarının yanı sıra «limited şirket müdürü» ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalının mal beyanınında, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve tasfiyede görevini kötüye kullanarak davacıyı zarara uğrattığını, şirketin mallarının «zimmete» geçirildiğini ve borçlu şirket üzerine halen işletilmekte olan bir başka şirketin «muvazaalı» olarak işletildiğini iddia etmiş olup, davacının bu iddiaları mülga TTK'nın 552. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 450/1 ve 224/1 maddeleri uyarınca «tasfiye memurunun sorumluluğu davası» mahiyetindedir.
Mahkemece, takip borçlusunun şirket olduğu, takipten önce «tasfiye» edildiği ve bu hususun «ticaret siciline tescil» edildiği, şirket hakkında yanlış bilgi vermek suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda ilgili mahkemece davalı sanık R..
Y.. hakkında üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verildiği, borçlunun sermaye şirketi olduğu, sermaye miktarı ile «sınırlı sorumluluğun» bulunduğu, şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davacının davalı Ramis Yalım hakkındaki davasının reddine; davacının davalı S..
Belirtilen yasa maddeleri kapsamında, «tasfiye memurunun sorumluluğu» çerçevesinde davanın ve delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4977 E. 2019/3980 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:munzam zarar · kesin delil · şikayet · marka hakkına tecavüz · dava sebebi · haksız rekabet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… 57778 tescil sayılı Graphinn Indıgenus markasını kullandıkları ve bu markanın sanık ... adına kayıtlı olduğu, tescilli markayı kullanması nedeniyle katılan şirketin «marka hakkına tecavüz» etmedikleri sonucuna varıldığı gerekçesi ile sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin beraat kararı hukuk hakimi yönünden belirleyici ve taraflar açısından «kesin delil» kabul edileceği, tespit dosyasındaki kullanımların davalı şirketin yetkilisi ... adına kayıtlı 2010/57778 tescil sayılı markanın kullanımı kapsamında olduğu, suçun …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, maddi ve manevi tazminat ile «munzam zarar» istemine ilişkindir.
… tüm dosya kapsamına göre; davacı markasını 3. kişiye devretmiş ise de dava tarihi itibari ile marka davacı şirket adına kayıtlı olmakla davacının markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitini, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davasını devam ettirmekte haklı olduğu, İstanbul Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2012/130 Esas - 2013/380 Karar sayılı dosyası incelendiğinde «şikayete» dayanak olarak İstanbul 3.
… a mahkemesince 2005/44315 sayılı "graphinn" markasının 16. ve 35. sınıflarda kullanıldığına dair dosyada delil olmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığı, bu haliyle «marka hakkına tecavüz» suçunu işledikleri sabit olmadığından sanıkların beraatine dair verilen kararın hukuk mahkemesi için bağlayıcı olamayacağı, o halde mahkemece 2010/57778 başvuru numaralı "graphinn ındıgenus" markasının davalılar adına tescilli olmadığı ve başvuru aşamasındayken müddet hale geldiği de gözden kaçırılmadan davalılar adına TPE nezdinde kayıtlı olan markalar ve kapsamları dikkate alınarak Değişik iş tespit dosyasına yansıyan davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» yaratıp yaratmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik ve yanılgılı değerlendirmeler neticesinde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davac …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7048 E. , 2015/4638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/03/2013 tarih ve 2009/842-2013/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ...Ş. vekili Av. ... Dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ün müvekkilinin devraldığı ... AŞ.’nin çalışanı iken müşteri hesaplarında usulsüz olarak çektiği paraları davalı şirketin kuruluşunda kullanılmak üzere şirket ortakları olan davalılara verdiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, toplam 66.508,71 TL'nin hesaplardan paraların çekildiği tarihlerden itibaren bankanın uyguladığı kredi faizi ve %5 BSMV’si ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekilleri ile davalı ... ve ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ün davacı bankanın müşterilerine ait hesaplardan usulsüz olarak para çektiği, çekilen paraların banka tarafından müşterilerine ödendiği, meydana gelen zarardan davalı ...’nın sorumlu olduğu, anılan davalının eylemine diğer davalıların iştirak ettiklerinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 66.508,71TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı bankanın çalışanı olan davalı ...’nın diğer davalılar ile birlikte hareket ederek müşteri hesaplarından usulsüz para çektiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece ... dışındaki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu olayla ilgili olarak davalı gerçek kişiler hakkında ...
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/98 Esas sayılı dosyasında ihtilasen zimmet ve bu suça iştirakten açılmış olan ceza davasında sanıklara atılı suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak ve bu suça iştirak olarak nitelendirilerek bu suç için öngörülen zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2013/12009 Esas, 2014/2213 Karar sayılı ilamı ile “sanık ...'ün üzerine atılı eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hesaplarından para çekilen mudiler ve savunması alınmayan sanık ... dinlendikten sonra, şirket ortağı olan diğer sanıkların sanık ...'ün eylemine iştirak edip etmedikleri hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği” gerekçesiyle mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Her ne kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamamakta ise de, eylemin hukuka aykırılığı ve illiyet bağı ile maddi vakıalara ilişkin ceza mahkemesi tesbitleri hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece ceza davasının sonucu beklenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, ... dışındaki diğer davalılar hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396399300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz