6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olunmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3193 E. 2022/5472 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası ihtarat cari hesap alacağı mazeret ek mehil karine usulüne uygun tebliğ vekile tebliğ cari hesap kötüniyet tazminatı ara karar kesin süre kötüniyet ibraz kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.02.2013 tarihli Mersin-Silifke-Taşucu beldesindeki “Komşu Mağazaları”nın isim hakkı devir sözleşmesi yapıldığı, davaya konu 25.06.2013 ve 25.08.2013 vadeli toplam 30.000,00 TL bedeli senetlerin de bu sözleşme kapsamında verildiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının senet bedellerini ödediğini iddia ettiği ve bu senetlerin vadesinden sonraki tarihlere ilişkin ödeme belgelerinin sunulduğu, vadeden sonra banka havalesi yoluyla yapılan bu ödemelerin mevcut bir borcun ifası amacıyla yapıldığının karine olarak kabul edildiği, yapılan bu ödemelerin varlığının davalı tarafça da kabul edildiği ancak bu ödemelerin cari hesap alacağına mahsuben yapıldığının savunulduğu, davalıya işbu savunmasına binaen iddia ettiği alacağın varlığına ilişkin olarak ispat imkanı tanınıp delillerini sunması için süre verildiği ancak verilen sürede delillerini dosyaya sunmadığı, toplanan delillere göre de davacının davaya konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının işbu takibi açmakta haksız ve kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 20/02/2017 tarihli ve 2016/6327-2017/1243 sayılı bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereği usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmemiştir. Mahkemece, 4 numaralı celsede davalı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiş olup yine aynı celse, davalı vekiline delillerini sunması için gelecek celseye kadar süre verilmesine dair 2 numaralı ara karar oluşturulmuştur. Davalı vekilinin mazeretinin kabul edilmiş olması ancak ara kararın davalı vekiline tebliğ edilmemiş olması ayrıca vekile verilen mehilin kesin bir süreyi içermemesi nedeniyle mahkemenin, davalı vekilinin delillerini süresinde ibraz etmediği yönündeki kabulü doğru değildir. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda davalıya iddiasını ispat için kesin süre içeren mehil verilerek buna dair ihtaratın usulüne uygun tebliği sağlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3923 E. 2021/4391 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1270 E. 2013/18287 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Pay Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9420 E. 2015/12593 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak iptal | Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5359 E. 2014/9189 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3193 E.  ,  2022/5472 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.11.2020 tarih ve 2019/195 E. - 2020/802 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin isim hakkını, Mersin İli Silifke İlçesi Taşucu Beldesi'nde kullanmak üzere 200.000,00 TL bedelle satın aldığını, bedelin bir kısmını nakit olarak verdiğini, bir kısmını ise Şubat – Ekim 2013 tarihleri arasındaki aylarda ödenmek üzere sıralı senetler verdiğini, verilen senet bedellerinin tümünün ödendiğini, buna rağmen 25.06.2013 vadeli 15.000,00 TL bedelli senet ile 25.08.2013 vadeli 15.000,00 TL bedelli senetlerin tahsili için davalı tarafça Silifke İcra Müdürlüğü'nün 2013/6696 esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetlerden dolayı borçlu bulunmadıklarının tespiti ile %40 tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile davalı arasında 01.02.2013 tarihli sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme gereğince takip ve dava konusu senetler düzenlendiğini, takibe konu senet bedellerinin ödenmediğini, devir dışında da kurulan ilişki çerçevesinde taraflar arasında alacak verecek ilişkisi mevcut olduğunu senetlerin halen davalı müvekkil elinde olmasının bedellerinin ödenmediğini gösterdiğini belirterek davanın reddini ve %20 tazminat ödenmesini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.02.2013 tarihli Mersin-Silifke-Taşucu beldesindeki “Komşu Mağazaları”nın isim hakkı devir sözleşmesi yapıldığı, davaya konu 25.06.2013 ve 25.08.2013 vadeli toplam 30.000,00 TL bedeli senetlerin de bu sözleşme kapsamında verildiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının senet bedellerini ödediğini iddia ettiği ve bu senetlerin vadesinden sonraki tarihlere ilişkin ödeme belgelerinin sunulduğu, vadeden sonra banka havalesi yoluyla yapılan bu ödemelerin mevcut bir borcun ifası amacıyla yapıldığının karine olarak kabul edildiği, yapılan bu ödemelerin varlığının davalı tarafça da kabul edildiği ancak bu ödemelerin cari hesap alacağına mahsuben yapıldığının savunulduğu, davalıya işbu savunmasına binaen iddia ettiği alacağın varlığına ilişkin olarak ispat imkanı tanınıp delillerini sunması için süre verildiği ancak verilen sürede delillerini dosyaya sunmadığı, toplanan delillere göre de davacının davaya konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının işbu takibi açmakta haksız ve kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Mahkemece, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 20/02/2017 tarihli ve 2016/6327-2017/1243 sayılı bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereği usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmemiştir. Mahkemece, 4 numaralı celsede davalı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiş olup yine aynı celse, davalı vekiline delillerini sunması için gelecek celseye kadar süre verilmesine dair 2 numaralı ara karar oluşturulmuştur. Davalı vekilinin mazeretinin kabul edilmiş olması ancak ara kararın davalı vekiline tebliğ edilmemiş olması ayrıca vekile verilen mehilin kesin bir süreyi içermemesi nedeniyle mahkemenin, davalı vekilinin delillerini süresinde ibraz etmediği yönündeki kabulü doğru değildir. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda davalıya iddiasını ispat için kesin süre içeren mehil verilerek buna dair ihtaratın usulüne uygun tebliği sağlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838078200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.