İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3923 E. 2021/4391 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme dilekçesi↗ mazeret dilekçesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ hmk 150↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ olumsuz oy↗ yenileme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırıldığı, 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak mazeretin değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli yenileme dilekçesi verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamı uyarınca işlem yapılmamıştır. 20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için mazeret dilekçesi sunmuştur. Mahkemece celse sırasında davalı vekilinin mazeret dilekçesi hususunda olumlu olumsuz karar verilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy
İncelediğiniz karardaMahkemece celse sırasında davalı vekilinin «mazeret dilekçesi» hususunda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak «mazeretin» değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli «yenileme dilekçesi» verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için «mazeret dilekçesi» sunmuştur.
Benzer bu karardaAncak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · geçersizlik · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:yenileme dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak «mazeretin» değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli «yenileme dilekçesi» verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece celse sırasında davalı vekilinin «mazeret dilekçesi» hususunda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için «mazeret dilekçesi» sunmuştur.
Benzer bu karardaSomut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · internet bankacılığı
Benzer bu karardaDava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Oysa madde metninde «davanın yenilendikten» sonra 1 defadan fazla «takipsiz» bırakılamayacağı hususu düzenlenmiş olup, somut olayda da dosyanın ilk yenilemeden sonra 1 defa takipsiz bırakılmış olmasına göre mahkemenin HMK 150/6 maddesini hatalı biçimde yorumlayarak dosyanın yenilendikten sonra 1 defa takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3068 E. 2014/6358 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak «mazeretin» değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli «yenileme dilekçesi» verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece celse sırasında davalı vekilinin «mazeret dilekçesi» hususunda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için «mazeret dilekçesi» sunmuştur.
Benzer bu kararda… , tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 03.04.2012 tarihli duruşma gününü kendisine usule uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmaya gelmediği gibi «mazeret» de bildirmediği, dosyanın aynı tarihli duruşmada «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK’nın 150/1. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece celse sırasında davalı vekilinin «mazeret dilekçesi» hususunda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak «mazeretin» değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli «yenileme dilekçesi» verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
20.03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için «mazeret dilekçesi» sunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri
Benzer bu karardaDava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3923 E. , 2021/4391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.10.2019 tarih ve 2019/288-2019/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Orta ve Uzun Vadeli Krediler İkraz Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.03.2015 tarihinde davacı vekilinin takip etmemesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırıldığı, 10.11.2017 tarihli duruşmada da davacı vekili takip etmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, 20.03.2018 tarihli duruşmada tarafların gelmediği, davalı vekilinin 19.03.2018 tarihinde dilekçesini sunduğu bu hususun duruşma tutanağına geçtiği ancak mazeretin değerlendirilmediği, davacı vekilinin 20.03.2018 tarihli duruşmaya katılmadığı, 21.03.2018 tarihli yenileme dilekçesi verilmesiyle sehven yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, davalı vekilinin 02.10.2019 tarihli celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanları olmakla ve HMK 150/6 madde uyarınca ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK 150/6 madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamı uyarınca işlem yapılmamıştır.
20. 03.2018 tarihli celseye davalı vekili gelmemiş ise de bu celse için mazeret dilekçesi sunmuştur. Mahkemece celse sırasında davalı vekilinin mazeret dilekçesi hususunda olumlu olumsuz karar verilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması doğru olmadığından mahkemece bozmaya uyulup yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin davayı takip etmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda yeniden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670451700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz