Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9420 E. 2015/12593 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ihtarat↗ ek mehil↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ticari defter ve kayıtlar↗ uyap↗ ilamsız icra takibi↗ ticari defter kayıtları↗ ara karar↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ ihtar↗ ticari defter↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu ara karar gereğince davaya esas ticari defterlerini sunması için taraflara kesin mehil verildiği ve ihtarat yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki davacı delilleri ve davalı ticari defter ve kayıtları esas alınarak yapıldığı, davalının ticari defterlerine göre davacının kalan bakiye borcunun 365,35 TL olduğu, bunun da icra tkibinden sonra ödendiği ve bakiye borcun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama devam ederken 29.04.2014 tarihli 2. celsede “tarafların iddia ve savunmaları ile takibe konu tüm alacak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, ticari defterler ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar kesin mehil verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine ihtarat yapılmasına” şeklinde ara karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez. Ayrıca davacı vekili tarafından 18.06.2014 tarihinde, inceleme gününden önce elektronik imzalı olarak UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ile çok kapsamlı olan şirket defter ve belgelerinin mahkeme kaleminde hazır edilemeyeceğinden bilirkişiye şirket merkezinde defter ve belge üzerinde inceleme yetkisi verilmesi talep edilmiş ise de, işbu talep değerlendirilmemiştir. Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, ticari defterlerin, sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık Olmadığının Tespiti ve Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13758 E. 2013/21232 K.
Ortak:kesin mehil · ihtarat · ek mehil · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere davacının ortaklığının sahih olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için «bilirkişi incelemesi» yapılmasının zorunlu olduğuna, davacının da mahkemece verilen «ihtaratlı» «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesi giderlerini yatırmamış bulunmasına göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14053 E. 2013/19640 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen «mehil» ve «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin «masrafın» karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın «defter» ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde taraflar arasındaki hukuki konunun irdelenmesi, davacı alacağının olup olmadığı ve bu alacaktan davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, eğer sorumlulukları var ise alacak miktarının tespiti yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafça verilen «mehil» ve «kesin mehile» rağmen bilirkişi incelemesine ilişkin «masrafın» karşılanmadığı, bu nedenle belirlenen günlerde ve saatlerde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, dosyada toplanan delillerle de taraflar arasındaki hukuki ilişkin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5916 E. 2021/3322 K.
Ortak:ek mehil · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · usulüne uygun tebliğ · yemin delili · ispat külfeti · yemin · havale · fatura · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Davacı, dava dilekçesinde, ayrıca «yemin deliline dayanmış» olup, 01.09.2014 «havale» tarihli dilekçesinde yemin metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturaların davacının «ticari defterlerine» işlendiğinin belirtildiği, ancak faturaların tek başına dava konusu alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ayrıca faturaların davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğini ya da «fatura» konusu malların davalıya «teslim» edildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ancak somut olayda davacının bu konuda «ispat külfetini» yerine getirmediği, davacının iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, davacıya «yemin» metnini «ibraz» etmek üzere «mehil» verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3492 E. 2019/6254 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · ticari defter ve kayıtlar · ara karar · ihtar · ticari defter · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… cak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, «ticari defterler» ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine «ihtarat» yapılmasına” şeklinde «ara» karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de; mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu «ara» karar gereğince davaya esas «ticari defterlerini» sunması için taraflara «kesin mehil» verildiği ve «ihtarat» yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki …
Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı «defterinde» kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından «ibraz» edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, «ticari defterlerin», sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı ge …
Benzer bu karardaMahkemece, 09.10.2009 tarihli celsede «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak üzere talimat yazılmasına ve giderlerin davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, müteakip 12.02.2010 tarihli celsede yeniden davalıya eksik talimat «masrafını» yatırması için «kesin mehil» verilip sonuçlarının «ihtar» edildiği, 09.07.2010 tarihli celsede ise avansın eksik olduğu gerekçesiyle 100 TL eksikliğin davacı tarafça ikmaline karar verildiği halde müteakip 12.11.2010 tarihli celsede ise yatırılması gereken eksik 100 TL'nin bu defa 500 TL'ye çıkartılarak davalı vekilinden tahsili için mehil verildiği ve nihayet 11.03.2011 tarihli celsede davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddedildiği görülmüş, ancak tüm bu süreçte, davacı vekiline bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansını yatırması için usulüne uygun olarak kesin mehil verilmediği ve verilen «kesin sürede» avansın yatırılmamasının sonuçlarına dair ihtar da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Şu halde, Mahkemece öncelikle «bilirkişi incelemesi» yaptırılması konusunda «ispat yükünün» hangi tarafta olduğu belirlenerek, ispat yükü kendisinde bulunan tarafa bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansını yatırmak üzere «kesin mehil» verilip sonuçlarının hatırlatılması ve bundan sonra kesin mehile rağmen gereği yerine gelmezse, sonuçları «ihtar» edildiği gibi yargılamaya devam olunarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bazen davacıya, bazen ise davalıya mehil verilerek neticeten davacının davasını …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık durum belgesinin davalı şirketin «ticari defter kayıt» ve belgeleri ile birlikte tayin edilecek uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yapılarak değerlendirilmesi, bu suretle davacının davalı şirkette pay sahibi olup olmadığı ve keza inceleme sonucuna göre diğer davalılardan yatırılan «bedelin iadesi» talebinin yerinde olup olmadığı hususlarının belirlenmesi bakımından talimatla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine rağmen «ispat yükü» kendisinde bulunan davacı tarafça eksik talimat gideri yatırılmadığından davacının ileri sürdüğü iddialarının davalı defter, kayıt ve belgeleri incelenmeksizin mev …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · kesin süre · ispat yükü · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen ortaklık durum belgesinin davalı şirketin «ticari defter kayıt» ve belgeleri ile birlikte tayin edilecek uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yapılarak değerlendirilmesi, bu suretle davacının davalı şirkette pay sahibi olup olmadığı ve keza inceleme sonucuna göre diğer davalılardan yatırılan «bedelin iadesi» talebinin yerinde olup olmadığı hususlarının belirlenmesi bakımından talimatla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesine rağmen «ispat yükü» kendisinde bulunan davacı tarafça eksik talimat gideri yatırılmadığından davacının ileri sürdüğü iddialarının davalı defter, kayıt ve belgeleri incelenmeksizin mev …
Mahkemece, 09.10.2009 tarihli celsede «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak üzere talimat yazılmasına ve giderlerin davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, müteakip 12.02.2010 tarihli celsede yeniden davalıya eksik talimat «masrafını» yatırması için «kesin mehil» verilip sonuçlarının «ihtar» edildiği, 09.07.2010 tarihli celsede ise avansın eksik olduğu gerekçesiyle 100 TL eksikliğin davacı tarafça ikmaline karar verildiği halde müteakip 12.11.2010 tarihli celsede ise yatırılması gereken eksik 100 TL'nin bu defa 500 TL'ye çıkartılarak davalı vekilinden tahsili için mehil verildiği ve nihayet 11.03.2011 tarihli celsede davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddedildiği görülmüş, ancak tüm bu süreçte, davacı vekiline bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansını yatırması için usulüne uygun olarak kesin mehil verilmediği ve verilen «kesin sürede» avansın yatırılmamasının sonuçlarına dair ihtar da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davacı tarafından ödenen paranın, geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmaması nedeniyle davalılardan «istirdadı» istemine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı şekilde, «ara» karar gereği yerine getirilerek eksik bilirkişi yatırılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Şu halde, Mahkemece öncelikle «bilirkişi incelemesi» yaptırılması konusunda «ispat yükünün» hangi tarafta olduğu belirlenerek, ispat yükü kendisinde bulunan tarafa bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansını yatırmak üzere «kesin mehil» verilip sonuçlarının hatırlatılması ve bundan sonra kesin mehile rağmen gereği yerine gelmezse, sonuçları «ihtar» edildiği gibi yargılamaya devam olunarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bazen davacıya, bazen ise davalıya mehil verilerek neticeten davacının davasını …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9420 E. , 2015/12593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.01.2015 tarih ve 2013/198-2015/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında 2010 tarihli taşıma sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davalıya kargo taşıma hizmeti verdiğini, verilen hizmetlere karşılık faturalar düzenleyip davalıya gönderdiğinin, itiraz edilemeyen fatura içeriklerinin kesinleştiğini, cari hesap bakiye alacağının davalıdan tahsili istendiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak takibe de haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının sözleşmeye aykırı birim fiyatlar üzerinden fahiş faturalar kestiğini, aralarında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, hangi faturalara istinaden alacağı olduğunu davacının açıklaması gerektiğini, davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 29/04/2014 tarihli celsede iki nolu ara karar gereğince davaya esas ticari defterlerini sunması için taraflara kesin mehil verildiği ve ihtarat yapıldığı, davacı vekilinin belirlenen inceleme gününde hazır bulunmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarını da dosyaya sunmadığı, bu durumda incelemenin dosyadaki davacı delilleri ve davalı ticari defter ve kayıtları esas alınarak yapıldığı, davalının ticari defterlerine göre davacının kalan bakiye borcunun 365,35 TL olduğu, bunun da icra tkibinden sonra ödendiği ve bakiye borcun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama devam ederken 29.04.2014 tarihli 2. celsede “tarafların iddia ve savunmaları ile takibe konu tüm alacak kalemleri yönünden denetime esas olacak şekilde rapor aldırılmasına, inceleme gün ve saatine kadar her iki taraf vekillerine dayandıkları tüm dayanak delilleri, ticari defterler ....vs. sunmaları yönünde inceleme gün ve saatine kadar kesin mehil verilmesine, mehil kesin olup bu yönde bir daha mehil verilmeyeceği yönünde taraf vekillerine ihtarat yapılmasına” şeklinde ara karar oluşturulduğu, ancak davacı tarafından dosyaya ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine davalı tarafın sunduğu deliller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak borcun sûkut ettiğine kanaat getirilmiş ise de;
mahkemece verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez. Ayrıca davacı vekili tarafından 18.06.2014 tarihinde, inceleme gününden önce elektronik imzalı olarak UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ile çok kapsamlı olan şirket defter ve belgelerinin mahkeme kaleminde hazır edilemeyeceğinden bilirkişiye şirket merkezinde defter ve belge üzerinde inceleme yetkisi verilmesi talep edilmiş ise de, işbu talep değerlendirilmemiştir. Bu hususlar ve davacının düzenlediği faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğunun belirlenmesine davalının düzenlediği borcu sona erdiren faturaların ise davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstresine göre kısmen davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşılmasına, ticari defterlerin, sahibi lehine delil vasfına haiz olması için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, yanında, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği gözetilmeksizin sadece davalının ticari defter ve kayıtları esas alınarak hükmün tesis edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200481100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz