Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4597 E. 2022/5580 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin kabul↗ iflasın açılması↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ i̇i̇k 194↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ iflas↗ yasal faiz↗ ilan↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacı tarafa ait 2005/34529 sayılı markaya yapılan tecavüzün tespitine, menine, refine, 556 KHK'nin 66-c maddesi uyarınca 63.570,29 TL'nin 18 Mart 2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükümün ilanına, davacı tarafın 556 sayılı KHK 68. maddesi uyarıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve sair fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan 10.11.2021 tarihli davalı şirket eski vekilinin beyan dilekçesine göre, mahkemece 27.12.2021 tarihinde, aleyhine hüküm kurulan davalı şirketin 26.11.2021 tarihinde kesinleşen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile iflasının açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nın 194. maddesine göre, iflasın açılması ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Zira, davaya konu alacağın ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir kayıt-kabul davası da açılmamış ise, bu durumda da davada husumet iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece söz konusu yönlerin açıklığa kavuşturulması gerekirken, müflis davalı şirket yönünden İİK’nın 194. maddesi uyarınca taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde aleyhine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirket yönünden re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6096 E. 2010/12201 K.
Ortak:iflasın açılması · ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · i̇i̇k 194 · iflas
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapılmış ise davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasını sağlayacak şekilde «ara» kararı tesis edilerek, ikinci alacaklılar toplantısından dava konusu alacağın masaya kabul edilmesi halinde konusu kalmayan davanın reddine, aksi halde yani, ikinci alacaklılar toplantısında alacağın kabul edilmemesi halinde ise «iflas» idaresine «tebligat» yapılarak davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Anılan maddeye göre, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplantısından 10 gün sonra devam olunabilir.
Dairemize intikal eden dosyalardaki bilgi ve belgelerden, hüküm tarihinden sonra davalı Bankanın «iflasına» karar verildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · temerrüt faizi · tebligat · temerrüt
Benzer bu kararda… samına göre, davalı TMSF hakkındaki davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davacının davalı bankadan 5.442,07 TL anapara ve 219,49 TL anapara faizi, 1.887,04 TL «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 7.548,61 TL alacağı olduğu gerekçesiyle, davalı TMSF yönünden, davanın görev noktasından reddine, davalı banka yönünden,davanın kabulüne, 1.000 …
Bu durumda mahkemece, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapılmış ise davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasını sağlayacak şekilde «ara» kararı tesis edilerek, ikinci alacaklılar toplantısından dava konusu alacağın masaya kabul edilmesi halinde konusu kalmayan davanın reddine, aksi halde yani, ikinci alacaklılar toplantısında alacağın kabul edilmemesi halinde ise «iflas» idaresine «tebligat» yapılarak davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1682 E. 2013/18187 K.
Ortak:iflasın açılması · ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas · dava şartı
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesinde müflis davalı ... hakkında «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde yapıldığını belirtmiş olup, İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · iflas idaresi · kısıtlılık · şirket zararı · ara karar · yetkisizlik kararı · e-defter
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların «şirketi zarara» uğrattığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirketin «defterlerine» ulaşlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... yönünden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3098 E. 2019/3831 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, belirtilen kanuni düzenleme gereğince ilgili «iflas» dairesinden «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığı, «iflas idare memurlarının» tayin edilip edilmediği araştırılarak İİK’nun «194»/1 maddesindeki kanuni düzenleme gereğince işlem yapılmak gerektiğinden Dairemizin 12.04.2018 tarih 2016/8456 Esas, 2018/2676 Karar sayılı onama ilamının kaldırılar …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2017/41 Esas sayılı kararı ile davalı bankanın «iflasına» karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK’nun «194»/1 maddesine göre acele haller dışında müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idare memuru · istirdat
Benzer bu kararda1-Dava, icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığı iddia olunan bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, belirtilen kanuni düzenleme gereğince ilgili «iflas» dairesinden «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığı, «iflas idare memurlarının» tayin edilip edilmediği araştırılarak İİK’nun «194»/1 maddesindeki kanuni düzenleme gereğince işlem yapılmak gerektiğinden Dairemizin 12.04.2018 tarih 2016/8456 Esas, 2018/2676 Karar sayılı onama ilamının kaldırılar …
4 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8568 E. 2018/1717 K.
Ortak:iflasın açılması · ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas · dava şartı
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaİİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplantısından» ... gün sonra devam olunabilir.
Davanın devamı sırasında «iflasın» öğrenilmesi sonrasında iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde anılan maddede açıklandığı şekilde davanın durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılır ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · davanın yenilenmesi · usulüne uygun tebligat · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · iflas idaresi · işlemden kaldırma · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarfın «iflas» ettiği, «iflas idaresi» üyeleri 28/01/2016 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» olarak gelmedikleri, bu nedenle aynı tarihte HMK'nin 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı 28/01/2015 tarihinden sonra ki ... aylık sürede «davanın yenilenmediği», gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Davanın devamı sırasında «iflasın» öğrenilmesi sonrasında iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde anılan maddede açıklandığı şekilde davanın durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılır ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
Uluslararası Nakliyat Turizm Ticaret Limited Şirketinin «iflas» ettiği 14.05.2015 günü yapılan duruşmada tespit edilmesi neticesinde taraf teşkilinin sağlanması için iflas idaresine «tebligat» yapılarak davadan haberdar edilmiş, tebliğe rağmen iflas idaresinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve sonrasında ... ay içerisinde «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4830 E. 2020/5463 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · iflas
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.11.2014 gün, 2014/274 esas sayılı dosyası ile «iflasına» karar verildiği, «iflas tasfiyesinin» İzmir İflas Müdürlüğü’nün 2014/39 iflas dosyasında yürütülmekte olduğu, davacı şirketin iflasından önceki vekili Av. ...’ın dava dosyasına sunduğu 01.12.2014 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin iflas ettiğini, «vekalet ilişkisinin» «son» bulduğunu, davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağını, ikinci alacaklılar toplantısının İzmir İflas Müdürlüğü’nden araştırılmasını istediği, bu hususta mahkemenin iflas müdürlüğüne ya …
2004 sayılı İİK’nın hukuk davalarının tatili başlıklı «194». maddesinde, acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı şirket «iflas» etmiş olduğundan mahkemece yukarıda anılan madde hükmü uyarınca gerekli prosedür işletilmeden 19.02.2015 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve akabinde üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediğinden» bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas tasfiyesi · vekalet ilişkisi · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı şirket «iflas» etmiş olduğundan mahkemece yukarıda anılan madde hükmü uyarınca gerekli prosedür işletilmeden 19.02.2015 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve akabinde üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediğinden» bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «işlemden kaldırıldığı» 19.02.2015 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.11.2014 gün, 2014/274 esas sayılı dosyası ile «iflasına» karar verildiği, «iflas tasfiyesinin» İzmir İflas Müdürlüğü’nün 2014/39 iflas dosyasında yürütülmekte olduğu, davacı şirketin iflasından önceki vekili Av. ...’ın dava dosyasına sunduğu 01.12.2014 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin iflas ettiğini, «vekalet ilişkisinin» «son» bulduğunu, davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar duracağını, ikinci alacaklılar toplantısının İzmir İflas Müdürlüğü’nden araştırılmasını istediği, bu hususta mahkemenin iflas müdürlüğüne ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2970 E. 2016/8676 K.
Ortak:iflasın açılması · i̇i̇k 194 · iflas · dava şartı
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Zira, davaya konu alacağın «ikinci alacaklılar toplantısında» «iflas» masasına kaydedilip, alacağın masaca «kesin» olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir «kayıt-kabul davası» da açılmamış ise, bu durumda da davada «husumet» iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilm …
Benzer bu karardaİİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından ... gün sonra devam olunabilir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Şti.nin «iflas» ettiği ifade edildiğinden ilgili iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · avans ödemesi · usulüne uygun tebligat · iflas idaresi · kısıtlılık · taşıma sözleşmesi · mahsup · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında kömür «taşıma sözleşmeleri» yapıldığı, .../07/2006 tarihli sözleşmenin uygulamaya koyulmadığı, 500.000,00 TL bedelli senedin .../09/2008 tarihli sözleşme kapsamında davalının nakit «avans ödemesi» karşılığında düzenlendiği, davacının alacaklı olduğu 336.101,00 TL'nin davalının kabulünde olduğu ve mahsubu halinde davacının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığı, karşı davanın ise süresinde açılmadığı gerekçesiyle; asıl davanın «mahsup» talebi dikkate alınarak reddine, süresinde açılmayan karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Şti.nin «iflas» ettiği ifade edildiğinden ilgili iflas davasının araştırılması, «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ereceğinden bu hususun tespiti halinde mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkilinin sağlanması, alacaklıların ikinci toplantısının yapılıp yapılmadığının tespiti, toplantının yapılmadığının belirlenmesi halinde davanın anılan maddede açıklandığı şekilde durmasına karar verilmesi, şayet toplantının yapıldığı anlaşılmış ise «iflas idaresi» huzuruyla davaya devam edilerek sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerin …
Kararı, asıl davada davacı/ karşı davada davalılar vekili ile katılma yoluyla asıl davada davalı/ karşı davada davacı vekili temyiz etmiştir. ...- Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» istinaden düzenlenen faturalara dayalı alacak istemine; karşı dava taşıma sözleşmesi uyarınca verilen nakit avans nedeniyle düzenlenmiş senede dayalı «mahsup» sonrası bakiye alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17085 E. 2015/2154 K.
Ortak:iflasın açılması · i̇i̇k 194 · iflas · yasal faiz · dava şartı
İncelediğiniz karardaİİK'nın «194». maddesine göre, «iflasın açılması» ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak «ikinci alacaklılar toplanmasından» on gün sonra devam olunabilir.
… 2005/34529 sayılı markaya yapılan tecavüzün tespitine, menine, refine, 556 KHK'nin 66-c maddesi uyarınca 63.570,29 TL'nin 18 Mart 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükümün «ilanına», davacı tarafın 556 sayılı KHK 68. maddesi uyarıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve sair fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmişti …
Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile «iflasının» açıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaİİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
… e seçimle müdür atandığı 10/05/2005 tarihinden 2009 tarihine kadar davacı müdüre ücret ödendiğinin şirket kayıtları ile sabit olduğu, davacının 10/02/2010 tarihinde «şirket müdürlüğü» görevinin sona erdiği dolayısıyla Mayıs 2009-10/02/2010 dönemi için de 9 ay 10 günlük ücret alacağı olup bu bedelin toplam 42.559,44 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 42.559,44 TL ücret alacağından 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren 37.559,44 TL'nin de «ıslah» tarihi olan 15/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · iflas idaresi · şirket müdürlüğü · kısıtlılık · şirket müdürü · taraf ehliyeti · ıslah · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
… e seçimle müdür atandığı 10/05/2005 tarihinden 2009 tarihine kadar davacı müdüre ücret ödendiğinin şirket kayıtları ile sabit olduğu, davacının 10/02/2010 tarihinde «şirket müdürlüğü» görevinin sona erdiği dolayısıyla Mayıs 2009-10/02/2010 dönemi için de 9 ay 10 günlük ücret alacağı olup bu bedelin toplam 42.559,44 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 42.559,44 TL ücret alacağından 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren 37.559,44 TL'nin de «ıslah» tarihi olan 15/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, davalı «şirket müdürü» olan davacının ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İflas idaresinin bu dava takip «yetkisini» kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce «iflas» organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4597 E. , 2022/5580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2021 tarih ve 2015/483 E. - 2021/697 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin adına tescilli, esaslı unsuru "Sincap" ibaresi olan çok sayıda markası bulunduğunu, markaların uzun yıllardır sektörde kullanıldığını, davalı tarafın, tescilli markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer "Sincap+Şekil" ibareli işaretin marka olarak tescili için haksız ve kötüniyetli bir şekilde TPMK’ya müracaat ettiğini, ancak söz konusu marka başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazı üzerine TPMK YİDK tarafından başvurunun reddedildiğini, davalının işbu kararın iptali için açtığı davanın da reddedildiğini, davalının "Sincap" ibaresi üzerinde müvekkili şirketin hak sahibi olduğunu, kendisinin davacı olduğu dosyada öğrendiği halde söz konusu ibareyi halen marka olarak hakkı olmadan kullandığını ve müvekkili şirketin 556 sayılı KHK'dan doğan haklarına tecavüz ettiğini, davalının kötüniyetli olarak eylemlerini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin marka hakkından faydalanma düşüncesi içinde olduğunu, davalı şirketin halen basın ve yayın organları kanalıyla yoğun bir şekilde reklamını yapmak suretiyle müvekkili şirketin tescilli markalarından doğan haklarına tecavüzü sürdürdüğünü ileri sürerek, öncelikle 556 sayılı KHK'nın 7/a madde ve fıkrası uyarınca halk arasında karışıklığa sebep olan "Sincap" ibaresinin yer aldığı yazılı ve görsel basındaki tüm reklamların durdurulmasına ve panolardaki tüm reklamların indirilmesine, markaya tecavüzün tespit, men ve ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca 100.000.- TL' nin davalıdan tahsiline, 556 sayılı KHK'nin 68.
maddesi uyarınca 100.000.- TL maddi, 100.000.- TL manevi olmak üzere toplam 200.000.- TL'nin davalıdan tahsiline, 556 sayılı KHK'nin 77/c maddesine göre, zararların karşılanmasının teminatı olarak 500.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak ve müvekkili kullanımının ticaret unvanının kullanımı şeklinde olduğundan hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacı tarafa ait 2005/34529 sayılı markaya yapılan tecavüzün tespitine, menine, refine, 556 KHK'nin 66-c maddesi uyarınca 63.570,29 TL'nin 18 Mart 2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükümün ilanına, davacı tarafın 556 sayılı KHK 68. maddesi uyarıca talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve sair fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan 10.11.2021 tarihli davalı şirket eski vekilinin beyan dilekçesine göre, mahkemece 27.12.2021 tarihinde, aleyhine hüküm kurulan davalı şirketin 26.11.2021 tarihinde kesinleşen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2021/598 Esas, 2021/1715 Karar numaralı kararı ile iflasının açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nın 194. maddesine göre, iflasın açılması ile acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Zira, davaya konu alacağın ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmişse, bu durumda konusu kalmayan davada davalı şirket yönünden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi;
eğer alacak masaya kayıt edilmek istenip de kısmen veya tamamen reddedilmiş ve ayrı bir kayıt-kabul davası da açılmamış ise, bu durumda da davada husumet iflas idaresine yöneltilerek alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak yargılamaya devam edilmesi suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece söz konusu yönlerin açıklığa kavuşturulması gerekirken, müflis davalı şirket yönünden İİK’nın 194. maddesi uyarınca taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde aleyhine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirket yönünden re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/818750700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz