Yazılı delil ile ispat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7892 E. 2022/4561 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delil ile ispat↗ ayıp↗ yazılı delil↗ ticari defter kayıtları↗ yenileme↗ ihbar↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, ancak ihbara dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal teslimini ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, iki adet çekten kaynaklı alacağın tahsili istemli başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasıdır.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün son kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya ihbar edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu fatura bedeli tutarı kadar çek verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve yenilenen çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir. Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin yenilenme amacıyla verilen 341121 çek nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8803 E. 2022/9520 K.
Ortak:ayıp · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Benzer bu kararda… bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın, davacı tarafından inşa edilerek dava dışı şahsa satılan taşınmazın su tesisatında oluşan sızıntı sonucu meydana gelen «hasarın» onarımı için gereken tutarın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, celp edilen tapu kayıtlarına göre, dava konusu taşınmazın 25/01/2010 tarihinde dava dışı ...'a satıldığı, icra takibine dayanak tespit raporunun tanzim edildiği tarih, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından taşınmazdaki hasarların tamir edildiği iddia edilerek, taşınmazın eski halinde getirilebilmesi için tespit raporunda belirlenen tutarın talep edildiği, taşınmazın davacı tarafından eski halinde getirildiğine ya da onarıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafından bozma ilamından önce dinlenen tanıkların beyanlarına atıf yapılarak «ayıp ihbarı» yapıldığının iddia edildiği, ancak usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığına dair bir belge sunulmadığı, icra takibinde ayıbın giderilmesi için yapılan «masrafın» tahsili yönünde bir talebin de olmadığı, icra takibini başlatan davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu ancak davacı tarafın icra takibi ve icra takibine dayanak tespit raporuna dayanarak davalılardan alacak talep edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle …
H.D.’nin 18/09/2017 tarihli kararı ile davacının aktif dava «ehliyeti» olup olmadığı, «garanti süresi», ayıbın niteliği, süresinde «ayıp ihbarı» yapılıp yapılmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bu bozmaya uyulmasına karar verilmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretici sorumluluğu · garanti süresi · ayıplı mal · ayıp ihbarı · garantörlük · taraf ehliyeti · dosya masrafı · hasar
Benzer bu kararda… bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın, davacı tarafından inşa edilerek dava dışı şahsa satılan taşınmazın su tesisatında oluşan sızıntı sonucu meydana gelen «hasarın» onarımı için gereken tutarın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, celp edilen tapu kayıtlarına göre, dava konusu taşınmazın 25/01/2010 tarihinde dava dışı ...'a satıldığı, icra takibine dayanak tespit raporunun tanzim edildiği tarih, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından taşınmazdaki hasarların tamir edildiği iddia edilerek, taşınmazın eski halinde getirilebilmesi için tespit raporunda belirlenen tutarın talep edildiği, taşınmazın davacı tarafından eski halinde getirildiğine ya da onarıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafından bozma ilamından önce dinlenen tanıkların beyanlarına atıf yapılarak «ayıp ihbarı» yapıldığının iddia edildiği, ancak usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığına dair bir belge sunulmadığı, icra takibinde ayıbın giderilmesi için yapılan «masrafın» tahsili yönünde bir talebin de olmadığı, icra takibini başlatan davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu ancak davacı tarafın icra takibi ve icra takibine dayanak tespit raporuna dayanarak davalılardan alacak talep edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle …
H.D.’nin 18/09/2017 tarihli kararı ile davacının aktif dava «ehliyeti» olup olmadığı, «garanti süresi», ayıbın niteliği, süresinde «ayıp ihbarı» yapılıp yapılmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bu bozmaya uyulmasına karar verilmiş …
Bu davada «üreticinin sorumluluğu» vermiş olduğu «garantiden» doğacağından, özellikle «garanti süresi» belirlenerek, davalının sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bozmanın gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava «ayıplı mal» üretiminden kaynaklanan zararın üreticiden tahsili istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3882 E. 2021/3027 K.
Ortak:ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde «ayıp» ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde «ayıp ihbarının» yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş «teslimatına» ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbarı · vekalet ücreti takdiri · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… a gelince, dava konusu alacak faturadan kaynaklandığından, davalı yönünden alacak tutarı likit (belirlenebilir - öngörülebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı ile ilgili talep harçlandırılabilir dava konusuna «dahil» olmadığından, davanın kısmen reddi şeklinde hüküm kurulup davalı yararına «vekalet ücreti takdiri» de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde «ayıp» ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde «ayıp ihbarının» yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş «teslimatına» ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7892 E. , 2022/4561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.02.2020 tarih ve 2016/215 E. - 2020/42 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya sattığı mallara ilişkin faturaların bedellerine yönelik olarak, davalı tarafça müvekkiline iki adet çek verildiğini, davalının ödeme vaadi nedeniyle, söz konusu çekler bankaya süresinde ibraz edilmediğinden karşılıksız şerhi yazılmadığını, devamında davalının borcunu ödememesi üzerine, müvekkilinin alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattıkları icra takibinin ise davalının yetkiye ve borca yönelik haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa verilen dava konusu 56.650.- TL bedelli çekin, aynı miktarda bir başka çekle değiştirildiğini ve çek bedelinin davacıya ödendiğini, ancak davacı tarafın dava konusu karşılıksız kalan 56.650.- TL bedelli çeki iade etmemek suretiyle, mükerer tahsil talebinde bulunduğunu, diğer dava konusu 35.400.- TL bedelli çekin ilişkili olduğu fatura konusu malın ise ayıplı olması nedeniyle ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, ancak ihbara dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal teslimini ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, iki adet çekten kaynaklı alacağın tahsili istemli başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali davasıdır.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün son kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya ihbar edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu fatura bedeli tutarı kadar çek verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve yenilenen çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir. Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin yenilenme amacıyla verilen 341121 çek nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin reddine, (2)nolu bendde açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yaraına BOZULMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/795330500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz