İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3882 E. 2021/3027 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp ihbarı↗ ayıp↗ vekalet ücreti takdiri↗ ihbar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde ayıp ihbarının yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş teslimatına ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava konusu alacak faturadan kaynaklandığından, davalı yönünden alacak tutarı likit (belirlenebilir - öngörülebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı ile ilgili talep harçlandırılabilir dava konusuna dahil olmadığından, davanın kısmen reddi şeklinde hüküm kurulup davalı yararına vekalet ücreti takdiri de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3720 E. 2022/7633 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde «ayıp» ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde «ayıp ihbarının» yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş «teslimatına» ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… a gelince, dava konusu alacak faturadan kaynaklandığından, davalı yönünden alacak tutarı likit (belirlenebilir - öngörülebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı ile ilgili talep harçlandırılabilir dava konusuna «dahil» olmadığından, davanın kısmen reddi şeklinde hüküm kurulup davalı yararına «vekalet ücreti takdiri» de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalının «ayıp ihbarını» e-posta yoluyla yaptığı, bunun usule uygun olmadığı, davacı adına düzenlenen «reklamasyon faturasının» iade edildiğini, ayıbın davacı tarafından kabul edilmediği, «tacirler» arasındaki sözleşmenin sonlandırlmasına ilişkin ayıp ihbarının «şekil şartlarının» TTK’da düzenlendiğini, süresinde ve şekil şartlarına uygun olmayan ayıp ihbarına hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesini doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ipliklerin davalıya 20.10.2014 tarihinde «teslim» edildiği, davalının iplikleri, kumaş üretiminde kullanması sonucu bir kısım kumaşlarda bükülme oluştuğu, davalının bu durumu ipliklerin kumaş haline getirilmesi sonucu öğrendiği, davalı tarafından davacıya ipliklerin ayıplı olduğuna dair 03.11.2014 tarihinde e-posta yoluyla «ayıp» ihbarında bulunulduğu, dava konusu ipliklerin ayıplı bulunduğu ve ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, TBK’nın 223 ve TTK'nın 23/1-c maddesi birlikte değerlendirildiğinde davalının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının gizli ayıplı ipliklerin bedelini davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararı, bölge adliye mahkemesince kaldırılarak, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reklamasyon faturası · aleyhe bozma yasağı · gizli ayıp · re'sen gözetilme · şekil şartı · kötüniyet tazminatı · oy yasağı · kamu düzeni
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ipliklerin davalıya 20.10.2014 tarihinde «teslim» edildiği, davalının iplikleri, kumaş üretiminde kullanması sonucu bir kısım kumaşlarda bükülme oluştuğu, davalının bu durumu ipliklerin kumaş haline getirilmesi sonucu öğrendiği, davalı tarafından davacıya ipliklerin ayıplı olduğuna dair 03.11.2014 tarihinde e-posta yoluyla «ayıp» ihbarında bulunulduğu, dava konusu ipliklerin ayıplı bulunduğu ve ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, TBK’nın 223 ve TTK'nın 23/1-c maddesi birlikte değerlendirildiğinde davalının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının gizli ayıplı ipliklerin bedelini davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalının «ayıp ihbarını» e-posta yoluyla yaptığı, bunun usule uygun olmadığı, davacı adına düzenlenen «reklamasyon faturasının» iade edildiğini, ayıbın davacı tarafından kabul edilmediği, «tacirler» arasındaki sözleşmenin sonlandırlmasına ilişkin ayıp ihbarının «şekil şartlarının» TTK’da düzenlendiğini, süresinde ve şekil şartlarına uygun olmayan ayıp ihbarına hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesini doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Harç, «kamu düzenine» ilişkin olduğundan re'«sen gözetilmesi» gerekir.
Kamu düzeni «aleyhe bozma yasağı» kuralının istisnalarındandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde «ayıp» ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde «ayıp ihbarının» yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş «teslimatına» ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ticari defter · fatura · çek · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3882 E. , 2021/3027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 16.09.2019 tarih ve 2019/456 E. - 2019/912 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıdan kumaş satın ve teslim alan davalının, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan satın alınan kumaşların tişört haline getirilerek paketlenmesinden sonra kumaşta yağ lekesi olduğunun belirlendiğini, ayıbın öğrenilmesi üzerine derhal ayıp ihbarında bulunulduğunu, yağ lekesinin kumaştan kaynaklandığının alınan raporla tespit edildiğini, malların davalının elinde kaldığını, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde ayıp ihbarının yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş teslimatına ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava konusu alacak faturadan kaynaklandığından, davalı yönünden alacak tutarı likit (belirlenebilir - öngörülebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı ile ilgili talep harçlandırılabilir dava konusuna dahil olmadığından, davanın kısmen reddi şeklinde hüküm kurulup davalı yararına vekalet ücreti takdiri de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659510000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz