İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6946 E. 2022/4124 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aatuhk m.35↗ kamu alacağı↗ kanuni temsilci↗ ortaklık sıfatı↗ şirket müdürlüğü↗ rücu hakkı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ kötü niyet tazminatı↗ rücu↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının sahte belge kullanım nedeniyle 81.554,52 TL vergi usulsüzlük cezası ödemek zorunda kaldığı, o tarihlerde şirket ortaklarının davalılar olduğunu, bu miktarın davalılardan tahsili için icra takibi yapmış ise de, devir sözleşmesinde açıkça devir tarihine kadar AATUHK'nın 35. maddesi uyarınca doğabilecek olası bir sorumluluk saklı tutulmamış, davalılar ortaklığını tüm hak ve borçlarıyla birlikte davacı ve dava dışı ...'ya devir etmişler, devir sözleşmesinde davalılar devir tarihine kadar doğabilecek gerek kamu, gerekse özel borçlardan dolayı bir sorumluluk üstlenmediklerinden davalıların ortaklığın tüm hak ve borçlarıyla davacı ve dava dışı kişiye devir ettiği, her ne kadar ortaklığını devir ettikleri Ltd. Şti.'nin idareye karşı borcundan dolayı idareye karşı sorumluluğu devam etmekte ise de, devir sözleşmesi akdettikleri davacıya karşı herhangi bir nedenle şirket adına doğmuş borçtan dolayı sorumluluk üstlenmedikleri, davacının davalılara rücu hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davanın ve birleşen davanın reddine, davacının yapmış olduğu icra takibinde kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, limited şirketin kamu borçlarını ödediğini iddia eden ortak tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Temsilcinin ödediği vergi için asıl mükellefe rücu etme hakkı bulunmaktadır (213 sayılı VUK. M.10). Dolayısıyla yukarıda belirtildiği üzere tüzel kişi temsilcileri, ödedikleri kamu alacağının “tamamını” öncelikle asıl mükelleften rücuen talep edebilirler.
Kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gereklidir. Zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmaları mümkün değildir.
Ödenen kamu alacağının asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden rücu oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir. Buna göre limited ve kolektif şirketlerde temsilcilerin kamu alacaklarından sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir. Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde kamu alacağından her ortak kendi payı oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara rücu edebilir.
O halde mahkemece, öncelikle davacının ödediğini iddia ettiği kamu borcunun ödendiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan sorulup araştırılarak ve gerektiğinde şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şirketin anılan tarihlerde ödeme gücünün olup olmadığının tespiti gerekmekte olup, bu husus yeterince araştırılmadan hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7444 E. 2016/2505 K.
Ortak:kamu alacağı · kanuni temsilci · ortaklık sıfatı · şirket müdürlüğü · malvarlığına ilişkin dava · rücu · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaBuna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Benzer bu karardaBu aşamada «kanuni temsilcinin», «limited şirketlerde» kamu borcunu ödeyen ortağın, ödediği «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan, limited şirketlerde diğer ortaklardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup bu payı haricindeki ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci sorumluluğu · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürü · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Şti'nde %33,3 hisse ile ortak oldukları, şirketin 14.916,51 TL tutarındaki vergi borcunun davacı Uğur tarafından ödendiği, davacının şirket vergi borçlarına karşılığı ödemiş olduğu ödemelere istinaden davalıdan 4.967,20 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.967,20 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Ancak vergi borcunun «temsilciden» istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “«aciz vesikasının»” düzenlenmiş olması gereklidir (6183 SK.m.75).
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11584 E. 2016/8347 K.
Ortak:kamu alacağı · kanuni temsilci · ortaklık sıfatı · şirket müdürlüğü · malvarlığına ilişkin dava · rücu · bilirkişi incelemesi · limited şirket
İncelediğiniz karardaLimited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Ödenen «kamu alacağının» asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden «rücu» oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir.
Benzer bu karardaLimited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Ödenen «kamu alacağının» asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden «rücu» oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amme alacağı · limited şirket ortağı · şirketin tasfiyesi · itirazın iptali davası · şirket müdürü · şirket zararı · tasfiye memuru · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece; davanın, «şirket müdürü» olan davacının şirket adına yaptığı ödemeleri şirket ortağı olan davalıdan tahsiline yönelik icra takibine vaki «itirazın iptali davası» olduğu, davalının dava dışı şirkete ortak olduğu, şirketin diğer ortaklarının ... ve ... olup, dışarıdan davacının şirket müdürü olarak atanmasına karar verildiği, sonra şirketin zor durumda olması nedeniyle kaynak aktarımı yapılması konusunda ortaklardan katkıda bulunmalarının istendiği, bu istemin davalı tarafından kabul edilmediği, «şirketin tasfiyesine» ve «tasfiye memuru» olarak davacının atanmasına karar verildiği, davacı tarafından ...'ya 155.767,52-TL miktarında ödeme yapıldığı, amme borçlarından dolayı şirket ortaklarına başvurulabilmesi için; alacağın şirketten tahsil edilmemesi halinde «amme alacağının», bu alacağın sahipleri tarafından şirket ortaklarından hisseleri oranında istenmesi gerektiği, kamu «tüzel kişiliği» tarafından davalıya herhangi bir müracaatın bulunmadığı, davacıdan borç alan kişinin şirket olduğu, bu ödemenin şirket adına yapıldığı, borçlu olan kişinin öncelik …
Şti'deki ...'e ait hisseyi satın alarak dava dışı şirkete ortak olduğunu, müvekkilinin dışarıdan «şirket müdürü» olarak atandığını, «şirketin zarar» ettiğini, ortakların şirkete kaynak aktarımında bulunmalarının karar altına alındığını, her ortağın şirket borcunu hissesi oranında üstlendiğini, diğer iki ortağın bu durumu kabul ettiğini, ancak davalının bu durumu kabul etmediğini, şirket faaliyetlerinin sürdürülmeye çalışıldığını; ancak sürdürülemeyeceği anlaşıldığında «şirketin tasfiyesine» karar verildiğini, davacı tarafından çeşitli kurumlara kendi cebinden ödeme yapıldığını, ödeme miktarının toplamının 102.100,57-TL olup, bu miktarın 40.840,22-TL's …
Davalı vekili, «limited şirket ortağına» başvuru şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Şti'nin münferiden yetkili müdürü olduğunu, «şirketin tasfiyeye» girdiğini bu kapsamda müvekkilinin çeşitli krediler aldığını, ... ve ...'ya ödemeler yaptığını iddia ederek 12.03.2013 tarihli dilekçe ekinde ödeme dekontlarını ve diğer belgeleri «ibraz» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9128 E. 2016/7852 K.
Ortak:kamu alacağı · kanuni temsilci · ortaklık sıfatı · şirket müdürlüğü · malvarlığına ilişkin dava · rücu · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaBuna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Benzer bu karardaBu aşamada «kanuni temsilcinin», «limited şirketlerde» kamu borcunu ödeyen ortağın, ödediği «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan, limited şirketlerde diğer ortaklardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup bu payı haricindeki ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci sorumluluğu · amme alacağı · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · ticari defter ve kayıtlar · şirket müdürü · anonim şirket · ticari defter
Benzer bu kararda… lerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde yer alan “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” hükmü ile 3. maddesinde düzenlenen “Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi; amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında «iflas» kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,... ifade eder.” düzenlemesi nazara alınarak davacı tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde, yapılan ödemenin yasaya uygun olup olmadığı, rücuen istenip istenemeyeceği değerlendirilmeksizin, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.Bununla birlikte; davalı vekili tarafından dava konusu vergi borçlarının «zamanaşımına» uğradığı, şirketin «malvarlığının» bulunduğu, vergi borçlarının tahsil tarihi ve öncesinde bulunan şirket taşınır mallarının davacı ve diğer ortak tarafından nakde çevrilerek bir kısmıyla vergi borçlarının kapatıldığı, şirketin «ticari defter, kayıt» ve evraklarının incelenmediği, dekontlarda davacının adının elle yazılmış olmasının dekont bedelinin davacının mal varlığından çıktığının kanıtı olamayacağı da sav …
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Ancak vergi borcunun «temsilciden» istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “«aciz vesikasının»” düzenlenmiş olması gereklidir (6183 SK.m.75).
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4753 E. 2011/7389 K.
Ortak:kamu alacağı · kanuni temsilci · ortaklık sıfatı · şirket müdürlüğü · rücu · limited şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz karardaLimited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Benzer bu karardaBu aşamada «kanuni temsilcilerin» ödedikleri «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci sorumluluğu · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · temsil yetkisi · sorumluluktan kurtulma · rücuen tahsil · şirket müdürü
Benzer bu karardaAncak TTK'nın 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin «kanuni temsil yetkisi», «yönetim kurulu» üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer «yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir».
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
1- Dava, davacı tarafından ödenen dava dışı T… … Ö… … U… … Gıda A.Ş.'nin SSK ve vergi borçlarının, «kamu alacağının» sorumlusu bulunan davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9722 E. 2013/12168 K.
Ortak:ortaklık sıfatı · limited şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz karardaBuna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Buna göre limited ve kolektif şirketlerde «temsilcilerin» kamu alacaklarından sorumluluğu «ortaklık sıfatına» bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir.
1-Asıl ve birleşen dava, «limited şirketin» kamu borçlarını ödediğini iddia eden ortak tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı ile davalının yarı oranda pay sahibi olarak kurdukları dava dışı «limited şirketin» 03.10.2002 tarihinde tescil edilerek «tüzel kişilik» kazandığı, tarafların 5 yıl süre ile müştereken şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür tayin edildikleri, davalının 20.11.2003 tarihinde «payının» büyük bir kısmını davacıya, küçük bir kısmını ise, dava dışı ... 'e bütün hak ve hukuki yükümlülükleriyle ve bütün aktif ve pasifleriyle birlikte devir ettiği, davalının ortak sıfatının kalmadığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava, ödeme imkansızlığı içinde bulunan dava dışı «limited şirket» adına tahakkuk ettirilen vergi ve vergi cezasını kendi hesabından ödeyen davacı ortağın bu cezaya mesnet işlemlerin yapıldığı tarihte ortak bulunan davalıdan «payı» oranında rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki çekişme, «ortaklık sıfatı» sona eren davalının kendi dönemiyle ilgili olarak ortağı bulunduğu şirket adına tahakkuk ettirilen ve davacı diğer ortak tarafından ödenen vergi ve cezadan «payı» oranında sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · taahhütname
Benzer bu karardaLimited şirket ortaklarının asli borcu, «tüzel kişiliğe» karşı «taahhüt» ettikleri sermayeyle sınırlı olup, ortak bu borcu yerine getirmekle «sorumluluktan kurtulmuş» olur.
Davacı ile davalının yarı oranda pay sahibi olarak kurdukları dava dışı «limited şirketin» 03.10.2002 tarihinde tescil edilerek «tüzel kişilik» kazandığı, tarafların 5 yıl süre ile müştereken şirketi «temsil» ve ilzama yetkili müdür tayin edildikleri, davalının 20.11.2003 tarihinde «payının» büyük bir kısmını davacıya, küçük bir kısmını ise, dava dışı ... 'e bütün hak ve hukuki yükümlülükleriyle ve bütün aktif ve pasifleriyle birlikte devir ettiği, davalının ortak sıfatının kalmadığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6946 E. , 2022/4124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2020 tarih ve 2016/1131 E. - 2020/353 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 17.05.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 05.12.2012 tarihinde dava dışı ortak ...’dan Büyük Çavuşlu Rüya Tesisleri Petrol Gıda ve Turizm San.ve Tic. Ltd.’nin hissesini devraldığını, 14.08.2015 tarihli 2015-A-4414/ 1 sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2010 yılında sahte belge kullanımları nedeniyle 17.09.2015 Tarihli Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu’nun ...(649) sayılı uzlaşma talebi gönderildiğini, 11.11.2015 tarihinde 81.554,52 TL vergi usulsüzlük cezasını ödemek zorunda kaldığını, o tarihlerde şirket ortaklarının davalılar ..., ..., ... olduğunu, 25.11.2015 tarihinde 2015/17440 Esas sayılı dosya ile ve 24.11.2015 tarihinde 2015/17336 Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını davalıların icra takibine itiraz ettiklerini, itirazın haksız ye yersiz olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davacı ...’ın davaya konu ödemeyi yapmış olmasının kendisine rücu hakkı vermeyeceğini, ödenen paranın Rüya Petrol’den talep edilmesi gerektiğini, borcu kabul etmediklerini, dava açma hakkının sadece Rüya Petrol’e ait olduğunu, 2009 yılı Nisan ayında %50 hissesini ...’a ileride parasını almak kaydı ve vaadiyle sattığını, protokol gereği şirketin değerinin 4.655.238,00 TL olduğunu, bugüne kadar parasını alamadığını, davacı ile herhangi bir ticari ilişki ve alışverişi olmadığını, 2011 yılı Şubat ayında dava dışı ...'ya hisselerini devrettiğini, ancak gerçek devir ve satış işlemleri 2009 yılı Aralık ayında yapılmış olup 2010 yılı Haziran ayından itibaren söz konusu işletmeye hiç gitmediğini, işletme yönetimine hiç karışmadığını, bu sebepten hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, kesilen ve ödenen davaya konu meblağın özel hukuk hükümlerine tabi bir borç olduğunu dolayısıyla şirketin eski sahiplerine rücu edilmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul etmediklerini davacı tarafın %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istediklerini beyan etmiştir.
Davalılardan ... vekili, şirketteki %5 payım bütün hak ve borçlarıyla 26.09.2011 tarihinde ...ya devrettiğini, dava konusu borçtan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu olduğunu, borçtan sorumlu olabileceği asıl alacak tutarının %5' i olan 4.077.72 TL olabileceğini, davayı kabul etmediklerini davacı tarafın %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, 05.12.2012 tarihinde hissesini tüm alacak ve borçlarıyla devrettiğini, devirden sonrası için herhangi bir sorumlulukta üstlenmediğini, devir öncesine ait kamu borçları yönünden ve Kamu Kuruluşları Kanunu'na göre sadece bu kuruluşlar devreden ortağın dönemine ve ortaklık payı ile sınırlı olarak ödenmeyen kamu borçları nedeniyle önce şirkete, şirketten tahsili imkansız ise ortaklara yönelik dava yetkisi olduğunu, geçmiş dönem vergisel kaynaklı ödemeler nedeniyle rücuen taleplerinin ancak şirket tarafından yapılabileceğini, davacı ...’ın ortak olarak davacı sıfatı taşıyamayacağını bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının sahte belge kullanım nedeniyle 81.554,52 TL vergi usulsüzlük cezası ödemek zorunda kaldığı, o tarihlerde şirket ortaklarının davalılar olduğunu, bu miktarın davalılardan tahsili için icra takibi yapmış ise de, devir sözleşmesinde açıkça devir tarihine kadar AATUHK'nın 35. maddesi uyarınca doğabilecek olası bir sorumluluk saklı tutulmamış, davalılar ortaklığını tüm hak ve borçlarıyla birlikte davacı ve dava dışı ...'ya devir etmişler, devir sözleşmesinde davalılar devir tarihine kadar doğabilecek gerek kamu, gerekse özel borçlardan dolayı bir sorumluluk üstlenmediklerinden davalıların ortaklığın tüm hak ve borçlarıyla davacı ve dava dışı kişiye devir ettiği, her ne kadar ortaklığını devir ettikleri Ltd.
Şti.'nin idareye karşı borcundan dolayı idareye karşı sorumluluğu devam etmekte ise de, devir sözleşmesi akdettikleri davacıya karşı herhangi bir nedenle şirket adına doğmuş borçtan dolayı sorumluluk üstlenmedikleri, davacının davalılara rücu hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davanın ve birleşen davanın reddine, davacının yapmış olduğu icra takibinde kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, limited şirketin kamu borçlarını ödediğini iddia eden ortak tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).
Temsilcinin ödediği vergi için asıl mükellefe rücu etme hakkı bulunmaktadır (213 sayılı VUK. M.10). Dolayısıyla yukarıda belirtildiği üzere tüzel kişi temsilcileri, ödedikleri kamu alacağının “tamamını” öncelikle asıl mükelleften rücuen talep edebilirler.
Kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gereklidir. Zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmaları mümkün değildir.
Ödenen kamu alacağının asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden rücu oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir. Buna göre limited ve kolektif şirketlerde temsilcilerin kamu alacaklarından sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir. Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde kamu alacağından her ortak kendi payı oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara rücu edebilir.
O halde mahkemece, öncelikle davacının ödediğini iddia ettiği kamu borcunun ödendiği tarihte şirketin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan sorulup araştırılarak ve gerektiğinde şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şirketin anılan tarihlerde ödeme gücünün olup olmadığının tespiti gerekmekte olup, bu husus yeterince araştırılmadan hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792952200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz