Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8533 E. 2022/1641 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin↗ kazanılmış hak↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait marka ile davalı tarafa ait markalar arasında marka ismi asli unsuru bakımından benzerlik bulunduğu, davalı markalarının "Cashmere+ şekil" unsurundan oluştuğu, markaların ingilizce kökenli bir kelime olup Türkçe'de söylenişinin kaşmir olduğu, bu durum her iki markanın tüketici nezdinde karıştırılmasına neden olabileceğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamesi'nin 8/1-b maddesi gereğince benzer olduğu, davalıya ait markaların 25. ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescil edildiği, davalı markaların tescilli olduğu 35. sınıf alt grubunda "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi" hizmetleri yönünden davacının markaları ile benzerlik arz ettiği, yine her iki tarafın markalarında "açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" bakımından da benzerlik bulunduğu, sonuç olarak davacının markaları ile davalının markalarının 35. sınıfta anılan hizmetler bakımından anılan kararnamenin 8/1-b gereğince benzerlik bulunduğu, davacının markaları ile davalının markaları arasında marka telaffuzlarının aynı olması ve davacının markasının halk nezdinde tanınmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde tüketicilerin her iki markayı da karıştırabilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2007/61127 sayılı ve 2006/57213 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, markaların sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının markaları ile davalının markaları arasında marka telaffuzlarının aynı olması ve mal ile hizmet sınıflarının da benzer oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait 2007/61127 sayılı ve 2006/57213 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2016/3465 Esas, 2017/6218 Karar sayılı bozma ilamında, davacının dayandığı önceki tarihli tescilli markalarının asli unsurunun “Kaşmir” ibaresi olduğu, dava konusu markaların asli unsurunun da “Cashmere” kelimesinden oluştuğu, “Cashmere” kelimesinin Türkçe söylenişinin Kaşmir olarak kullanılması karşısında işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer oldukları, ayrıca, davalı adına tescilli dava dışı 2003/28388 sayılı markanın kapsamında 35. sınıf alt grubunda belirtilen “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bulunmadığı, bu nedenle davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için kazanılmış hak oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” alt grubu bakımından kazanılmış hak oluşturmayacağı hususu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece davacı tarafa ait markalar ile davalı tarafa ait markalar arasında marka asli unsur bakımından benzerlik bulunduğuna ilişkin mahkeme gerekçesi isabetli olmakla birlikte mahkemece uyulmuş olan bozma ilamının ikinci bendinde de açıklandığı üzere davalı adına tescilli dava dışı 2003/28388 sayılı markanın 35. sınıf alt grubunda belirtilen “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" dışındaki mal ve hizmetler yönünden kazanılmış hakkın olduğu hususu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ve hatalı yoruma dayalı olarak 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3465 E. 2017/6218 K.
Ortak:kazanılmış hak
İncelediğiniz kararda… adığı, bu nedenle davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için «kazanılmış hak» oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşi …
Benzer bu karardaBu durumda, davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için «kazanılmış hak» oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan söz konusu “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın almas …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı
Benzer bu kararda… 2003-2012 yılları arasında davalı tarafça kullanıldığı ve giyim sektöründe bölgede belli bir tanınmışlık elde ettiği, davacının bu süre zarfında sessiz kalarak hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yıl geçmediği ve dava yasal sürede açıldığı halde, mahkemece tecavüz davalarında geçerli olan ve olayda uygulanma yeri olmayan sessiz kalma nedeniyle davacının hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5596 E. 2013/18345 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… Cashmere In Love + Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “Kaşmir” ve “Casmir” esas unsurlu markaları arasında 35.8 sınıflarda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davaya konu 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünde kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı markasının …
Bu durumda 24. sınıfta davacı adına daha önceki tarihte tescilli olan ''KAŞMİR'' asıl unsurlu markanın varlığı karşısında, aynı sınıfta tescili istenen ibarenin İngilizce yazılış ve Türkçe telaffuz olarak davacı markası ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın 24. sınıf emtia bakımından da reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2063 E. 2012/18058 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaBu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14678 E. 2011/8287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · fatura · maddi tazminat · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve «haksız rekabete» neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, «fatura» kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davacı taraf «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, «infazı» mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8533 E. , 2022/1641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.07.2020 tarih ve 2020/33 E. - 2020/120 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2006 57213 sayı ve 2007 61127 sayı ile tescilli "Cashmere + Şekil" markalarının müvekkil şirkete ait tanınmış Kaşmir markaları ile 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b bentleri çerçevesinde benzer markalar olduğunu, ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurduklarını, söz konusu markaların karışıklık yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek 2006 57213 tescil sayılı ve 2007 61127 tescil sayılı CASHMERE + şekil markalarının hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlük davasının 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafın CASHMERE markasının 24/11/2004 tarihinde tescili talebinde bulunduğunu, bu talebinin reddedildiğini, müvekkilinin markanın ilk başvurusunu 21/10/2003 tarihinde yaptığını, davacı KAŞMİR markasının ise 14/07/2008 tarihinde tescil edildiğini, 10 yıla aşkın bir sürece davasız, aralıksız bu markayı kullandığını, mutlak hak sahibi olduğunu, davacı tarafın, müvekkili firmanın TPMK'ye 2006/57213 ve 2007/61127 sayılı marka başvurularına itiraz ettiğini, itirazlarının YİDK tarafından red edildiğini, markalar arasında görsel benzerlik olmadığını, logolarının yazılarının farklı olduğunu, ortalama dikkat ve algılama kapasitesine sahip bir tüketicinin yanılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait marka ile davalı tarafa ait markalar arasında marka ismi asli unsuru bakımından benzerlik bulunduğu, davalı markalarının "Cashmere+ şekil" unsurundan oluştuğu, markaların ingilizce kökenli bir kelime olup Türkçe'de söylenişinin kaşmir olduğu, bu durum her iki markanın tüketici nezdinde karıştırılmasına neden olabileceğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamesi'nin 8/1-b maddesi gereğince benzer olduğu, davalıya ait markaların 25. ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescil edildiği, davalı markaların tescilli olduğu 35. sınıf alt grubunda "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi" hizmetleri yönünden davacının markaları ile benzerlik arz ettiği, yine her iki tarafın markalarında "açık arttırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" bakımından da benzerlik bulunduğu, sonuç olarak davacının markaları ile davalının markalarının 35.
sınıfta anılan hizmetler bakımından anılan kararnamenin 8/1-b gereğince benzerlik bulunduğu, davacının markaları ile davalının markaları arasında marka telaffuzlarının aynı olması ve davacının markasının halk nezdinde tanınmış olması hususları bir arada değerlendirildiğinde tüketicilerin her iki markayı da karıştırabilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2007/61127 sayılı ve 2006/57213 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, markaların sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının markaları ile davalının markaları arasında marka telaffuzlarının aynı olması ve mal ile hizmet sınıflarının da benzer oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait 2007/61127 sayılı ve 2006/57213 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2016/3465 Esas, 2017/6218 Karar sayılı bozma ilamında, davacının dayandığı önceki tarihli tescilli markalarının asli unsurunun “Kaşmir” ibaresi olduğu, dava konusu markaların asli unsurunun da “Cashmere” kelimesinden oluştuğu, “Cashmere” kelimesinin Türkçe söylenişinin Kaşmir olarak kullanılması karşısında işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer oldukları, ayrıca, davalı adına tescilli dava dışı 2003/28388 sayılı markanın kapsamında 35. sınıf alt grubunda belirtilen “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bulunmadığı, bu nedenle davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için kazanılmış hak oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” alt grubu bakımından kazanılmış hak oluşturmayacağı hususu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece davacı tarafa ait markalar ile davalı tarafa ait markalar arasında marka asli unsur bakımından benzerlik bulunduğuna ilişkin mahkeme gerekçesi isabetli olmakla birlikte mahkemece uyulmuş olan bozma ilamının ikinci bendinde de açıklandığı üzere davalı adına tescilli dava dışı 2003/28388 sayılı markanın 35. sınıf alt grubunda belirtilen “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" dışındaki mal ve hizmetler yönünden kazanılmış hakkın olduğu hususu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ve hatalı yoruma dayalı olarak 35. sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790119200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz