Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2063 E. 2012/18058 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Kaşmir" markasının davalı yanın başvurusundan sonra tanınmış marka olması nedeniyle davalının markasının hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, kaşmir kelimesinin bir emtia ismi olmayıp aynı isimli bir keçi türünün ve bu keçiden elde edilen yünlerin adı olduğu, dolayısıyla anonim kelime sayıldığı, davalının markasında belirleyici unsurun "Ufuk" kelimesi ve amblemi olduğu, davacının "Casmir" markası ile davalının "Ufuk Kaşmir" markası arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu marka Ufuk Kaşmir Halı+şekil işaretinden oluşmaktadır. Davacı adına davalının başvurusundan önceki tarihli ve 2002/25273 sayı ile 09, 27 ve 35. sınıflar için tescilli "Casmir" ibareli marka bulunmaktadır. Bu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir. Bu itibarla açılan davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14678 E. 2011/8287 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · fatura · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve «haksız rekabete» neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, «fatura» kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davacı taraf «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, «infazı» mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi …
Dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5596 E. 2013/18345 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… Cashmere In Love + Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “Kaşmir” ve “Casmir” esas unsurlu markaları arasında 35.8 sınıflarda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davaya konu 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünde kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı markasının …
Bu durumda 24. sınıfta davacı adına daha önceki tarihte tescilli olan ''KAŞMİR'' asıl unsurlu markanın varlığı karşısında, aynı sınıfta tescili istenen ibarenin İngilizce yazılış ve Türkçe telaffuz olarak davacı markası ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın 24. sınıf emtia bakımından da reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. HD 2013/1616/2013/4986
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1616 E. 2013/4986 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8533 E. 2022/1641 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kazanılmış hak · terkin
Benzer bu kararda… rin her iki markayı da karıştırabilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2007/61127 sayılı ve 2006/57213 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, markaların «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… adığı, bu nedenle davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için «kazanılmış hak» oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2063 E. , 2012/18058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2008/91-2010/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "Ufuk Kaşmir Halı" ve şekilden ibaret markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, Türk Patent Enstitüsü'nün öncelikle başvuruyu reddettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ise yapılan itirazı kabul ederek başvurunun ilanına karar verdiğini, müvekkili tarafından yapılan itirazın ise reddedilerek markanın tescil edildiğini, müvekkilinin "casmir, kaşmir" gibi markaların sahibi olduğunu, davalının aynı markayı daha önce de tescil ettirmek istediğini, talebinin reddinden sonra "Ufuk" ibaresini biraz daha büyütüp "kaşmir" ibaresini küçülterek tescili sağladığını, tescilin iptali için Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun kararı aleyhine açtıkları davanın derdest olduğunu, bu dosayaya ibraz edilen bilirkişi raporunda "markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname anlamında benzerlik olduğu, halkın bu markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davalı başvurusunun reddi gerektiği"nin bildirildiğini, davalının müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak, haksız kazanç sağlamak, aleyhine açılan davalardan kurtulmak amacıyla tescilini istediği, tüketicilerin müvekkiline ait marka ile davalının markasını karıştırabliceğini, markalar ve firmalar arasında bağlantı olduğunu sanabileceğini, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek 2004-27267 sayı ile tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü ile resmi markalar sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının "casmir" tescilli markasını esas alarak müvekkilinin markasına itiraz ettiğini, tüm hukuksal haklarını bu markaya dayalı olarak talep ettiğini, davacının "casmir" markası ile müvekkilinin "ufuk kaşmir halı" markası arasında benzerlik olmadığını, davacının davacı dilekçesinde belirttiği bir kısım markalarının başvurusunun müvekkilinin başvurusundan daha sonra yaplıdığını, davacının kaşmir ibaresini uhdesine almak istediğini, müvekkilince kaşmir ibaresini 1990'lı yıllardan itibaren halı piyasasına sokulduğunu, bu yıllarda daha davacının bu sektöre girmediğini, bir çok halı firmasının kaşmir ibaresini kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "Kaşmir" markasının davalı yanın başvurusundan sonra tanınmış marka olması nedeniyle davalının markasının hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, kaşmir kelimesinin bir emtia ismi olmayıp aynı isimli bir keçi türünün ve bu keçiden elde edilen yünlerin adı olduğu, dolayısıyla anonim kelime sayıldığı, davalının markasında belirleyici unsurun "Ufuk" kelimesi ve amblemi olduğu, davacının "Casmir" markası ile davalının "Ufuk Kaşmir" markası arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu marka Ufuk Kaşmir Halı+şekil işaretinden oluşmaktadır. Davacı adına davalının başvurusundan önceki tarihli ve 2002/25273 sayı ile 09, 27 ve 35. sınıflar için tescilli "Casmir" ibareli marka bulunmaktadır. Bu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir. Bu itibarla açılan davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065283600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz