Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3465 E. 2017/6218 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanılmış hak↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü talep edilen markaların davacı tarafa ait marka ile farklı sınıf mal ve hizmetler için tescil edilmiş oldukları, farklı nitelikte mal ve hizmetler için kullanıldıkları, davacının markasının tanınmışlığının halı ve kilim ürünleri için olduğu, davalı markalarının ise, giyim eşyaları ile ilgili kullanıldığı, markaların fiilen halk tarafından karşılaştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, davalı markalarının 2003-2012 yılları arasında davalı tarafça kullanıldığı ve giyim sektöründe bölgede belli bir tanınmışlık elde ettiği, davacının bu süre zarfında sessiz kalarak hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacının dayandığı önceki tarihli tescilli markalarının asli unsuru “Kaşmir” ibaresidir. Dava konusu markalar da “Cashmere+şekil” ibaresinden oluşmaktadır. Bu durumda dava konusu markaların asli unsurunu da “Cashmere” kelimesinin oluşturduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık konusu “Cashmere” kelimesinin Türkçe söylenişinin Kaşmir olarak kullanılması karşısında işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığına ilişkin mahkeme gerekçesinde isabet yoktur. Keza hükümsüzlüğü istenilen davalı markalarından 2007/61127 sayılı markanın 13.04.2010 tarihinde 2006/57213 sayılı markanın ise 25.02.2009 tarihinde tescil olunması nedeniyle, dava tarihi olan 11.07.2013 günü itibariyle marka tescillerinin üzerinden 5 yıl geçmediği ve dava yasal sürede açıldığı halde, mahkemece tecavüz davalarında geçerli olan ve olayda uygulanma yeri olmayan sessiz kalma nedeniyle davacının hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davalı adına tescilli 2003/28388 sayılı marka 35. ve 43.sınıf hizmetler için tescilli olmakla birlikte söz konusu marka kapsamında 35. sınıf alt grubunda belirtilen “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bulunmamaktadır. Bu durumda, davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için kazanılmış hak oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan söz konusu “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” alt grubu bakımından da davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8533 E. 2022/1641 K.
Ortak:kazanılmış hak
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için «kazanılmış hak» oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan söz konusu “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın almas …
Benzer bu kararda… adığı, bu nedenle davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için «kazanılmış hak» oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin
Benzer bu kararda… rin her iki markayı da karıştırabilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait 2007/61127 sayılı ve 2006/57213 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, markaların «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5596 E. 2013/18345 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… Cashmere In Love + Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “Kaşmir” ve “Casmir” esas unsurlu markaları arasında 35.8 sınıflarda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davaya konu 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünde kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı markasının …
Bu durumda 24. sınıfta davacı adına daha önceki tarihte tescilli olan ''KAŞMİR'' asıl unsurlu markanın varlığı karşısında, aynı sınıfta tescili istenen ibarenin İngilizce yazılış ve Türkçe telaffuz olarak davacı markası ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın 24. sınıf emtia bakımından da reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14678 E. 2011/8287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · fatura · maddi tazminat · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve «haksız rekabete» neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, «fatura» kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davacı taraf «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, «infazı» mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2063 E. 2012/18058 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaBu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3465 E. , 2017/6218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2013/263-2015/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalı Dört Mevsim Mağazaları Hipermarket Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2006 57213 sayı ve 2007 61127 sayı ile tescilli "Cashmere + Şekil" markalarının müvekkil şirkete ait tanınmış Kaşmir markaları ile 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b bentleri çerçevesinde benzer markalar olduğunu, ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurduklarını, söz konusu markaların karışıklık yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek 2006 57213 tescil sayılı ve 2007 61127 tescil sayılı CASHMERE + şekil markalarının hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili hükümsüzlük davasının 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafın CASHMERE markasına 24/11/2004 tarihinde tescil talebinde bulunduğunu, bu talebinin reddedildiğini, müvekkil markanın ilk başvurusunu 21/10/2003 tarihinde yaptığını, davacı KAŞMİR markasının 14/07/2008 tarihinde tescil edildiğini, 10 yıla aşkın bir sürece davasız, aralıksız bu markayı kullandığını, mutlak hak sahibi olduğunu, davacı tarafın, müvekkil firmanın TPE'ye 2006/57213 ve 2007/61127 sayılı marka başvurularına itiraz ettiğini, itirazlarının YİDK tarafından red edildiğini, markalar arasında görsel benzerlik olmadığını, logolarının yazılarının farklı olduğunu, ortalama dikkat ve algılama kapasitesine sahip bir tüketicinin yanılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü talep edilen markaların davacı tarafa ait marka ile farklı sınıf mal ve hizmetler için tescil edilmiş oldukları, farklı nitelikte mal ve hizmetler için kullanıldıkları, davacının markasının tanınmışlığının halı ve kilim ürünleri için olduğu, davalı markalarının ise, giyim eşyaları ile ilgili kullanıldığı, markaların fiilen halk tarafından karşılaştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, davalı markalarının 2003-2012 yılları arasında davalı tarafça kullanıldığı ve giyim sektöründe bölgede belli bir tanınmışlık elde ettiği, davacının bu süre zarfında sessiz kalarak hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacının dayandığı önceki tarihli tescilli markalarının asli unsuru “Kaşmir” ibaresidir. Dava konusu markalar da “Cashmere+şekil” ibaresinden oluşmaktadır. Bu durumda dava konusu markaların asli unsurunu da “Cashmere” kelimesinin oluşturduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık konusu “Cashmere” kelimesinin Türkçe söylenişinin Kaşmir olarak kullanılması karşısında işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığına ilişkin mahkeme gerekçesinde isabet yoktur. Keza hükümsüzlüğü istenilen davalı markalarından 2007/61127 sayılı markanın 13.04.2010 tarihinde 2006/57213 sayılı markanın ise 25.02.2009 tarihinde tescil olunması nedeniyle, dava tarihi olan 11.07.2013 günü itibariyle marka tescillerinin üzerinden 5 yıl geçmediği ve dava yasal sürede açıldığı halde, mahkemece tecavüz davalarında geçerli olan ve olayda uygulanma yeri olmayan sessiz kalma nedeniyle davacının hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davalı adına tescilli 2003/28388 sayılı marka 35. ve 43.sınıf hizmetler için tescilli olmakla birlikte söz konusu marka kapsamında 35. sınıf alt grubunda belirtilen “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bulunmamaktadır. Bu durumda, davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için kazanılmış hak oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan söz konusu “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” alt grubu bakımından da davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383474900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz