Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14678 E. 2011/8287 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile iltibasa neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, fatura kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, CASMİR ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini 27. sınıf ürünlerde kullanmasının men’ine, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiş ise de, reddedilen bu istemler yönünden yeterli inceleme yapılmamış ve her hangi bir gerekçe oluşturulmamıştır.
Oysa, mahkemece KAŞMİR ibaresinin davalı tarafından halı emtiasında kullanılmasının men’ine, dolayısı ile davalının anılan ibareyi kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 9. ve 61. maddeleri hükmü gereğince markaya tecavüz olarak kabul edilmesine göre, davacının KHK’nın 62. maddesine dayalı taleplerinin de bu maddelere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı taraf maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, infazı mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2063 E. 2012/18058 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davacı markasının esaslı unsuru olan "casmir" kelimesinin "kaşmir" olarak telaffuz edildiği dikkate alındığında dava konusu markada yer alan ve bu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturan "kaşmir" ibaresinden dolayı markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin mevcudiyetinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5596 E. 2013/18345 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Cashmere In Love + Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “Kaşmir” ve “Casmir” esas unsurlu markaları arasında 35.8 sınıflarda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, davaya konu 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünde kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı markasının …
Bu durumda 24. sınıfta davacı adına daha önceki tarihte tescilli olan ''KAŞMİR'' asıl unsurlu markanın varlığı karşısında, aynı sınıfta tescili istenen ibarenin İngilizce yazılış ve Türkçe telaffuz olarak davacı markası ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın 24. sınıf emtia bakımından da reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3465 E. 2017/6218 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kâr kaybı
Benzer bu kararda… 2003-2012 yılları arasında davalı tarafça kullanıldığı ve giyim sektöründe bölgede belli bir tanınmışlık elde ettiği, davacının bu süre zarfında sessiz kalarak hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yıl geçmediği ve dava yasal sürede açıldığı halde, mahkemece tecavüz davalarında geçerli olan ve olayda uygulanma yeri olmayan sessiz kalma nedeniyle davacının hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda, davalıya ait 2003/28388 sayılı markanın hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalarda yer alan 35.sınıftaki diğer alt grupta sayılan hizmetler için «kazanılmış hak» oluşturacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmasına rağmen bu mahiyette olmayan söz konusu “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın almas …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14678 E. , 2011/8287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2009 tarih ve 2005/110-2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, CASMİR ibareli markanın müvekkili tarafından devir alınarak hak sahibi olduğunu, davalının ise işyerinde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men’ini, davalıda bulunan KAŞMİR ibareli emtianın, kaşe ve belgelerin toplatılmasını ve 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile iltibasa neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, fatura kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, CASMİR ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini 27. sınıf ürünlerde kullanmasının men’ine, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiş ise de, reddedilen bu istemler yönünden yeterli inceleme yapılmamış ve her hangi bir gerekçe oluşturulmamıştır.
Oysa, mahkemece KAŞMİR ibaresinin davalı tarafından halı emtiasında kullanılmasının men’ine, dolayısı ile davalının anılan ibareyi kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 9. ve 61. maddeleri hükmü gereğince markaya tecavüz olarak kabul edilmesine göre, davacının KHK’nın 62. maddesine dayalı taleplerinin de bu maddelere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı taraf maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, infazı mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030506100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz