6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14678 E. 2011/8287 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz maddi ve manevi tazminat fatura maddi tazminat haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 388

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile iltibasa neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, fatura kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.

Mahkemece, CASMİR ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini 27. sınıf ürünlerde kullanmasının men’ine, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiş ise de, reddedilen bu istemler yönünden yeterli inceleme yapılmamış ve her hangi bir gerekçe oluşturulmamıştır.

Oysa, mahkemece KAŞMİR ibaresinin davalı tarafından halı emtiasında kullanılmasının men’ine, dolayısı ile davalının anılan ibareyi kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 9. ve 61. maddeleri hükmü gereğince markaya tecavüz olarak kabul edilmesine göre, davacının KHK’nın 62. maddesine dayalı taleplerinin de bu maddelere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı taraf maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, infazı mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2063 E. 2012/18058 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ticari Ünvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5596 E. 2013/18345 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3465 E. 2017/6218 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14678 E.  ,  2011/8287 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2009 tarih ve 2005/110-2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, CASMİR ibareli markanın müvekkili tarafından devir alınarak hak sahibi olduğunu, davalının ise işyerinde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men’ini, davalıda bulunan KAŞMİR ibareli emtianın, kaşe ve belgelerin toplatılmasını ve 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait CASMİR ibareli marka ile iltibasa neden olacak şekilde KAŞMİR ibaresi ile halı sattığı gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini halı emtiasında kullanmasının menine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile tecavüz sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait tescilli markanın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu ileri sürülerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalının elinde bulunan KAŞMİR ibareli halı, belge, fatura kaşe gibi eşyaların toplatılması ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.

Mahkemece, CASMİR ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davalının KAŞMİR ibaresini 27. sınıf ürünlerde kullanmasının men’ine, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiş ise de, reddedilen bu istemler yönünden yeterli inceleme yapılmamış ve her hangi bir gerekçe oluşturulmamıştır.

Oysa, mahkemece KAŞMİR ibaresinin davalı tarafından halı emtiasında kullanılmasının men’ine, dolayısı ile davalının anılan ibareyi kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 9. ve 61. maddeleri hükmü gereğince markaya tecavüz olarak kabul edilmesine göre, davacının KHK’nın 62. maddesine dayalı taleplerinin de bu maddelere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı taraf maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK’nın 66/c bendinde düzenlenen lisans bedeline dayandırmış bulunmasına göre mahkemece, davacının bu istek kalemine yönelik varsa emsal lisans sözleşmeleri dosyaya getirtilerek, içinde sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle, davacının her bir istemi hakkında HUMK’nın 388. maddesine uygun, kabul ve red gerekçeleri açıklanmış, infazı mümkün bir karar verilmesi gerekirken, reddedilen istemlerin ne olduğu ve bu istemlerin hangi gerekçe ile reddedildiği belirtilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030506100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.