6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari Ünvanın Korunması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5596 E. 2013/18345 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2007 41930 numaralı “Cashmere In Love + Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “Kaşmir” ve “Casmir” esas unsurlu markaları arasında 35.8 sınıflarda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davaya konu 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünde kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı markasının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış olduğu, fakat markalar arasındaki farklılıklar ve dava konusu markanın kapsamındaki emtiaların davacının markasının tanınmış olduğu sektörden uzaklaşmış oldukları, dava konusu markanın 03, 24, 25 ve 35 (35.8 hariç) sınıftaki mal ve hizmet yönünden 8/4 maddesi anlamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, bu mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK karanının 35,08 yönünden iptaline, davalı şirket adına tescilli 2007/41930 numaralı markanın 35,08 grup yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak davacı adına tescilli 24. sınıf emtiayı da kapsayan markaların asli unsuru ''KAŞMİR'' ibaresidir.556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile gerçekleşir ve tescilde öncelik ve teklik ilkesi geçerlidir. Nitekim, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b bentlerindeki düzenleme itibari ile sicile tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın aynı ya da benzerinin, aynı ya da benzer mal ve hizmetler için bir başkası adına tescili yasaklanmış, bu durum KHK'nın 42. maddesinde de hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu durumda 24. sınıfta davacı adına daha önceki tarihte tescilli olan ''KAŞMİR'' asıl unsurlu markanın varlığı karşısında, aynı sınıfta tescili istenen ibarenin İngilizce yazılış ve Türkçe telaffuz olarak davacı markası ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibas tehlikesi oluşturacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın 24. sınıf emtia bakımından da reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Markanın hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8533 E. 2022/1641 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2063 E. 2012/18058 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14678 E. 2011/8287 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3465 E. 2017/6218 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5596 E.  ,  2013/18345 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/11/2011 tarih ve 2009/297-2011/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin “KAŞMİR” ve “CASMIR” ibareli tanınmış markaları nedeniyle davalı şirketin “CASHMERE IN LOVE+ŞEKİL” ibareli marka başvurusuna itiraz ettiğini, davalı TPE tarafından itirazın reddedildiğini, seri marka yaratma çabasını hayata geçiren ve tanınmış marka haline gelmiş olan müvekkili firmaya ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer marka başvurusu yapılmış olmasının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının iptali ile 2007/41930 numaralı marka başvurusunun reddini, tescil edilmişse hükümsüz sayılmasını ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir

Davalı şirket vekili, davacıya ait markalar ile müvekkili şirket adına tescil edilen markanın benzemediğini, müvekkiline ait marka ile davacı markalarının 24. ve 35. sınıflar için ortak olduğunu, ancak bu emtiaların da birebir örtüşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2007 41930 numaralı “Cashmere In Love + Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “Kaşmir” ve “Casmir” esas unsurlu markaları arasında 35.8 sınıflarda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davaya konu 2009-M-3946 sayılı YİDK kararının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünde kısmen iptali koşullarının oluştuğu, davalı markasının 35.8 sınıftaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış olduğu, fakat markalar arasındaki farklılıklar ve dava konusu markanın kapsamındaki emtiaların davacının markasının tanınmış olduğu sektörden uzaklaşmış oldukları, dava konusu markanın 03, 24, 25 ve 35 (35.8 hariç) sınıftaki mal ve hizmet yönünden 8/4 maddesi anlamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, bu mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK karanının 35,08 yönünden iptaline, davalı şirket adına tescilli 2007/41930 numaralı markanın 35,08 grup yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak davacı adına tescilli 24. sınıf emtiayı da kapsayan markaların asli unsuru ''KAŞMİR'' ibaresidir.556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile gerçekleşir ve tescilde öncelik ve teklik ilkesi geçerlidir. Nitekim, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b bentlerindeki düzenleme itibari ile sicile tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın aynı ya da benzerinin, aynı ya da benzer mal ve hizmetler için bir başkası adına tescili yasaklanmış, bu durum KHK'nın 42. maddesinde de hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu durumda 24. sınıfta davacı adına daha önceki tarihte tescilli olan ''KAŞMİR'' asıl unsurlu markanın varlığı karşısında, aynı sınıfta tescili istenen ibarenin İngilizce yazılış ve Türkçe telaffuz olarak davacı markası ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibas tehlikesi oluşturacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın 24.

sınıf emtia bakımından da reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı'ya iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033666100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.