Sözleşmenin feshi | Tazminat | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1525 E. 2022/3816 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu↗ kar kaybı↗ davanın konusuz kalması↗ teminat mektubu↗ sözleşmenin feshi↗ maktu vekalet ücreti↗ kâr kaybı↗ protokol↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ maddi tazminat↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı tarafın teminat mektubunun 04.03.2014 tarihinde ilgili banka şubesine iadesine ilişkin kargo kaşesi bulunan yazının bir örneğini dosyaya sunduğu, kar kaybına dayalı olarak açılan davaya ilişkin karar Yargıtay Bozma kararı kapsamı dışında bırakılmakla kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı, davalı vekilince dava konusu teminat mektubunun muhatap Bankanın Ankara...Şubesine iade edildiği belirtilerek buna ilişkin kayıt sunulması sebebiyle dava konusu teminat mektubunun davalı tarafça iade edildiği kanaatine varıldığı, bu kısma ilişkin davanın da konusuz kaldığı, taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol feshedildiğine ve taraflar arasında bu kapsamda hukuki bir ilişki kalmadığına ve davalının da sözleşmenin feshi dolayısıyla zararının oluştuğu iddiası ile karşı taraftan bir talebinin de bulunmamasına göre dava konusu teminat mektubunun davalı yedinde tutulmasının haklı bir gerekçesi kalmadığı, iadesinin gerektiği, davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın maddi tazminat talebi hakkında verilen karar Yargıtay bozma kararı kapsamını dışında bırakılmakla kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu teminat mektubunun davalı tarafça iade edildiği ve bu kısma ilişkin dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararın tazmini ve sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının tazminat talebinin reddine, teminat mektubu davalı tarafça iade edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ve teminat mektubunun davalı yedinde tutulmasının haklı gerekçesi olmadığı gerekçesiyle davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş., taraflar arasındaki akdi ilişkinin sona ermesinden sonra nakde çevirmediği teminat mektubunu davacıya iade etmekle yükümlü olup, dava tarihi itibariyle bu gereği yerine getirmemiştir. Bu nedenle teminat mektubunun iadesi talebinde davacının haklı olduğu sabit ise de, nakde çevrilmeyen teminat mektubunun iadesine ilişkin dava maktu harçla görülmesi gereken bir davadır. O halde davanın konusuz kalması nedeniyle dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de maktu vekalet ücreti olması gerekirken yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2383 E. 2017/4770 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat davası · ön inceleme duruşması · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaTenfize karar verilen ilamda taraflar arasındaki «ortaklık ilişkisinden» bahsedilmeyip «haksız fiil» hükümlerinin nazara alındığı, buna göre davanın genel hükümler çerçevesinde açılmış bir «istirdat davası» olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle mahkemece işin esasına girilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hisse senetlerinin dava açıldıktan sonra ancak ön «inceleme duruşmasından» önce 11/07/2013 tarihinde davalılar tarafından davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11500 E. 2014/17305 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · yetkili hamil · lehtar · ciro · zayi · dava şartı yokluğu · hamil · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketin çeki taşıma amaçlı olarak yedinde bulundurduğu «yetkili hamil» olmadığı, dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça dava konusu çekin müvekkilinin müşterisi olan «çek» «lehtarı» firmadan «ciro» yoluyla «teslim» alındığını, çekin müvekkili şirketin genel merkezine gönderimi sırasında kaybolduğunu ileri sürmüş, hatta mahkemenin gerekçeli kararında da dava dilekçesinin bu şekilde aktarılmış olmasına rağmen, davacının yetkili hamil olduğu iddiası gözetilmeden yazılı gerekçeyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin çeki taşıma amaçlı olarak emaneten yedinde bulundurduğu, «yetkili hamil» olmadığı, dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın usuldan reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayii» nedeniyle çekin iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13009 E. 2014/17851 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece hüküm aşamasında başta 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi olmak üzere harçla ilgili mevzuat hükümlerinin re'«sen gözetileceğinin» tabii bulunmasına göre, davalılardan banka vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4570 E. 2011/15946 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu emtianın emsal taşıma bedelinin 100.00 TL olması gerektiğinden bu miktarın ödemesiyle emtianın «tesliminin» gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle davalıya 100.00 TL ödenmesi şartıyla emtianın davacıya aynen iadesine, iade olunmazsa 1.643.00 TL bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde emtianın aynen iadesini talep etmiş olup, davalı yedinde bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan plastik emtianın aynen iadesi mümkün olduğuna göre ve mahkemece de bu yönde hüküm kurulduğu halde ayrıca emtianın «fatura» bedelinin tahsili yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1525 E. , 2022/3816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.07.2020 tarih ve 2019/477 E. - 2020/468 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı taraf arasında rulo temin sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin 4. maddesinin (h) bendinde kural olarak reklamların sınırlanamayacağının (i) bendinde Migros dışında perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların reklamlarına yer verilemeyeceğinin belirtildiği, davalının Vestel, Banvit, reklamlarının rulolarında bulunmasını ve ruloların teslim alınmasını onaylamadığını, gayri hukuki uygulamanın sözleşmenin ruhuna ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun amir hükümlerine aykırı olduğunu, davalı tarafın ayrıca 11/12/2012 tarihinde 2 nolu ek protokol ile reklamların kendisinin onayına tabi olacağını teklif ettiğini, ek protokol-2 de hukuka ve kök sözleşmeye açıkça aykırı olarak onay sistemi getirilmiş olması nedeniyle müvekkili firmanın 24/01/2013 tarihli fesih ihbarnamesi ile haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin haklı fesih nedeni ile ihtarname tarihinden itibaren doğmuş doğacak zararların karşılığı olarak her türlü talep ve dava hakları ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından verilen teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın sözleşme ile kendisine tanınan hakkı açıkça kötüye kullandığını, müvekkili mağazalarında satışı olmayan fakat muadil ürünlerin satışı olan markaların reklamının sözleşme gereği yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı tarafın teminat mektubunun 04.03.2014 tarihinde ilgili banka şubesine iadesine ilişkin kargo kaşesi bulunan yazının bir örneğini dosyaya sunduğu, kar kaybına dayalı olarak açılan davaya ilişkin karar Yargıtay Bozma kararı kapsamı dışında bırakılmakla kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı, davalı vekilince dava konusu teminat mektubunun muhatap Bankanın Ankara...Şubesine iade edildiği belirtilerek buna ilişkin kayıt sunulması sebebiyle dava konusu teminat mektubunun davalı tarafça iade edildiği kanaatine varıldığı, bu kısma ilişkin davanın da konusuz kaldığı, taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol feshedildiğine ve taraflar arasında bu kapsamda hukuki bir ilişki kalmadığına ve davalının da sözleşmenin feshi dolayısıyla zararının oluştuğu iddiası ile karşı taraftan bir talebinin de bulunmamasına göre dava konusu teminat mektubunun davalı yedinde tutulmasının haklı bir gerekçesi kalmadığı, iadesinin gerektiği, davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın maddi tazminat talebi hakkında verilen karar Yargıtay bozma kararı kapsamını dışında bırakılmakla kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu teminat mektubunun davalı tarafça iade edildiği ve bu kısma ilişkin dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararın tazmini ve sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının tazminat talebinin reddine, teminat mektubu davalı tarafça iade edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ve teminat mektubunun davalı yedinde tutulmasının haklı gerekçesi olmadığı gerekçesiyle davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş., taraflar arasındaki akdi ilişkinin sona ermesinden sonra nakde çevirmediği teminat mektubunu davacıya iade etmekle yükümlü olup, dava tarihi itibariyle bu gereği yerine getirmemiştir. Bu nedenle teminat mektubunun iadesi talebinde davacının haklı olduğu sabit ise de, nakde çevrilmeyen teminat mektubunun iadesine ilişkin dava maktu harçla görülmesi gereken bir davadır.
O halde davanın konusuz kalması nedeniyle dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de maktu vekalet ücreti olması gerekirken yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7. bendinden “6.000,00 TL”nin çıkartılarak yerine “3.400,00 TL” yazılmasına, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790106500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz