Hisse senedi iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2383 E. 2017/4770 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası↗ ön inceleme duruşması↗ tenfiz↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hisse senetlerinin dava açıldıktan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce 11/07/2013 tarihinde davalılar tarafından davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı yedinde kaldığı iddia edilen hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. Tenfize karar verilen ilamda taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden bahsedilmeyip haksız fiil hükümlerinin nazara alındığı, buna göre davanın genel hükümler çerçevesinde açılmış bir istirdat davası olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle mahkemece işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticari Ünvanın Korunması ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2589 E. 2011/12554 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet ehliyeti · maddi hata · sicilden terkin · ticaret unvanı · taraf ehliyeti · terkin · haksız rekabet · husumet
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile «ticaret unvanının» bir kısmının «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «ticaret unvanının» dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava «husumetten» reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın «maddi hata» olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11500 E. 2014/17305 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · yetkili hamil · lehtar · ciro · zayi · dava şartı yokluğu · hamil · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirketin çeki taşıma amaçlı olarak yedinde bulundurduğu «yetkili hamil» olmadığı, dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça dava konusu çekin müvekkilinin müşterisi olan «çek» «lehtarı» firmadan «ciro» yoluyla «teslim» alındığını, çekin müvekkili şirketin genel merkezine gönderimi sırasında kaybolduğunu ileri sürmüş, hatta mahkemenin gerekçeli kararında da dava dilekçesinin bu şekilde aktarılmış olmasına rağmen, davacının yetkili hamil olduğu iddiası gözetilmeden yazılı gerekçeyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin çeki taşıma amaçlı olarak emaneten yedinde bulundurduğu, «yetkili hamil» olmadığı, dava «açma ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın usuldan reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayii» nedeniyle çekin iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17934 E. 2014/6827 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekil hamil · tahsil cirosu · kıymetli evrak iptali · vekalet ilişkisi · sıfat yokluğu · çek hamili · delil değerlendirmesi · kıymetli evrak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «tahsil cirosu» «çek» tahsile verildiğinde tahsile veren ile banka arasında «vekalet ilişkisi» doğduğu, vekilin asil olan «hamili» «temsilen» dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle «sıfat yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı bankanın vekaleten hareket ettiği, işbu davada «hamili» «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, «çek hamilinin» davacı bankaya tahsil için «ibraz» ettiği çekin banka yedinde iken kaybolduğu, dolayısıyla «vekil hamil» konumunda olan davacı bankanın bu davayı açabileceği göz önünde bulundurularak, «deliller değerlendirilip» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, tahsil için «teslim» edilen çeklerin bankada «zayi» olması sebebiyle «kıymetli evrakın iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2383 E. , 2017/4770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2015/782-2015/825 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, buna rağmen davalıların Federal Almanya Cumhuriyeti Nürnberg-Fürth Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'ne müracaat ederek alacak davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda davalıların yedindeki hisse senetlerinin iadesine karar verilmeksizin, toplamda 198.100,03 Euro'nun davacı şirketten tahsili yönünde hüküm kurulduğu, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de de tenfizine karar verildiğini, müvekkili tarafından toplam 389.524,22 Euro karşılığı olarak 913.357,00 TL ödeme yapıldığını, bu suretle davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduklarını ileri sürerek davalıların yedinde bulunan dava konusu edilen hisse senetlerinin bedelsiz olarak davacı şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; yabancı mahkeme kararında hisselerin davacıya iadesine dair bir hüküm bulunmadığını, sözkonusu yabancı mahkeme kararı tenfiz edilmekle taraflar arasındaki ilişkinin kesin olarak hükme bağlandığını, davacının hukuken bir talep ve dava hakkı olmamasına rağmen hisse senetlerinin kendilerine iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hisse senetlerinin dava açıldıktan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce 11/07/2013 tarihinde davalılar tarafından davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı yedinde kaldığı iddia edilen hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. Tenfize karar verilen ilamda taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden bahsedilmeyip haksız fiil hükümlerinin nazara alındığı, buna göre davanın genel hükümler çerçevesinde açılmış bir istirdat davası olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle mahkemece işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün görev yönünden resen BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372019800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz