Erteleme kararı sonrası yönetim kurulu seçiminin geçerliliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/77 E. 2024/1439 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Butlan/Yokluk Tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili meseleler: ◆ Azlığın (1/10) erteleme hakkı ve bağlı kararların geçersizliği◆ İbra oylamasında YK üyelerinin oydan yoksunluğu◆ İptal davasında 3 aylık hak düşürücü süre
Gerekçe özeti
TTK 420 uyarınca finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi, ancak bu konuya TTK 413/3 anlamında bağlı olan gündem maddelerini kapsar; yönetim kurulu üyeliği süresi dolmuş olan bir yönetimin yerine yeni üye seçimi, finansal tablolara bağlı bir gündem maddesi sayılmaz ve bu nedenle erteleme kararından etkilenmez. Genel kurul tutanağında her karar için kullanılan olumlu/olumsuz oy sayılarının yer alması, tutanağın TTK 422/1'e uygunluğu için yeterlidir. TTK 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında kullandıkları oylar geçersiz sayılsa da, bu oylar dışlandığında dahi yeterli çoğunluk sağlanmışsa ibra kararı geçerlidir. İptal davası TTK 445'te öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmışsa, iptal talebi süre aşımı nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
TTK 420 uyarınca erteleme kararına rağmen yönetim kurulu üyesi seçiminin batıl olup olmadığı → ret
İddia: Davacılar, finansal tabloların görüşülmesinin TTK 420 uyarınca ertelenmesine rağmen aynı toplantıda buna bağlı olan yönetim kurulu üyeleri seçiminin yapılmasının kararı batıl kıldığını, seçilen üyelerin eski yönetimde de yer alması ve toplantının bu yönden ertelenmemiş olmasının kararı batıl kıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 420/1 uyarınca erteleme talebi, finansal tabloların görüşülmesi ve buna bağlı konular bakımından toplantının ertelenmesi sonucunu doğurur; erteleme kararı iptal edilmeden bağlı gündem maddelerinin görüşülmesi hukuken mümkün olmadığından, bu kapsamdaki kararlar yok hükmünde sayılır. Ancak yönetim kurulu üyesi seçiminin finansal tablolara bağlı sayılıp sayılmayacağı, TTK 413/3 uyarınca yönetim kurulunun görev süresinin dolup dolmadığına göre belirlenir; 413/3 hükmü ancak görev süresi dolmadan görevden alma ve yeniden seçim hâlinde uygulanır, görev süresi dolan üyelerin yerine yeni üye seçiminde bu bağlantı kurulamaz (Yargıtay 11. HD'nin ilamlarına atfen). Somut olayda yönetim kurulunun görev süresi 15/12/2015 tarihli genel kurulda seçilmekle 3 yıl sonra, 16/01/2019 tarihinde dolmuş olduğundan TTK 413'ün uygulama yeri bulunmamaktadır; kararın batıl olduğu kabul edilemez. Ayrıca davacılar bu kararın alınmasında olumlu oy kullanmışlardır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Genel kurul tutanaklarının TTK 422/1 hükmüne aykırılığı iddiası → ret
İddia: Davacılar, her iki genel kurul tutanağının tek tek irdelenmediğini, olumlu ve olumsuz oyların madde madde ayrıştırılmadan genel ifadelerle belirtildiğini, bu nedenle tutanakların TTK 422/1 hükmüne aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Her iki toplantı tutanağında da genel kurulda sorulan sorular, alınan kararlar ve her karar için kullanılan olumlu-olumsuz oy sayıları yer almaktadır; bu nedenle tutanaklarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İbra kararında yönetim kurulu üyelerinin oy hakkından yoksunluğu ve nisap hesabı → ret
Gerekçe: TTK 436/2 gereği yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkına sahip değildir; bu hüküm emredici olup aykırı kullanılan oylar geçersizdir ve bu oylarla alınan kararlar da geçersiz olur. Somut olayda yönetim kurulu üyesi olan ortaklar dışında kalan diğer ortaklardan birinin 840.000 olumlu oyuna karşılık davacı ortağın 392.000 oyu dikkate alındığında, ibra kararı için yeterli çoğunluğun sağlandığı görülmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İptal talebinin TTK 445 uyarınca hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı → ret
Gerekçe: Genel kurul kararlarının iptaline yönelik talep, davanın TTK'nın 443. maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolup dolmamasına göre, TTK 420 uyarınca finansal tabloların ertelenmesi kararının yeni yönetim kurulu üyesi seçimini de kapsayıp kapsamayacağının belirlenmesi hususunda Yargıtay 11. HD ilamlarına da atıfla oluşturulan ayrım, benzer erteleme-seçim ilişkisi içeren uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK 443 (kararda 445 de anılmıştır) uyarınca genel kurul kararlarının iptali davası 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır; bu süre geçtikten sonra açılan iptal talebi reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ genel kurul kararının butlanı/yokluğu↗ TTK 420 erteleme↗ TTK 413/3 finansal tablolara bağlı gündem maddesi↗ TTK 436/2 ibra kararında oy hakkından yoksunluk↗ hak düşürücü süre↗ nisap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/77
KARAR NO 2024/1439
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/09/2021
NUMARASI 2019/556 Esas 2021/707 Karar
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali
Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin 16.01.2019 ve 19.02.2019 tarihinde yapılan genel kurullarında TTK'nın 420.maddesi gereği toplantı başkanının, toplantıyı bütünüyle ertelemesi gerektiğini, 16.01.2019 tarihli genel kurulda yönetim kurulu seçimi yapıldığı, 16.01.2019 tarihli genel kurulda yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın batıl olduğunu, 19.02.2019 tarihli genel kurul kararının davalı şirket tarafından tescil ve ilan ettirilmeyerek mevzuata aykırı hareket edildiğini, tutanağın şeklen eksiklik içerdiği ve tüm hazirunun imzasının bulunmadığını,müvekkilleri tarafından 19.02.2019 tarihli tutanağın 5.maddesinde belirtilen ve iletilen sorulara cevap verilmediğini,olumlu ve olumsuz oylarının ayrıştırılmadığını belirterek 16.01.2019 ve 19.02.2019 tarihli genel kurul kararlarının tümünün yokluk ve batıl olduğunun tespitine, aksi halde kararların iptaline, ayrıca şirketin uğradığı zararın bilirkişiler marifetiyle tespiti ile davalılardan TTK 555 vd maddelerince tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TEFRİK
Davacının davalılar ..., ... ve ...'a karşı açtığı yönetici sorumluluk davasının bu davadan tefrikine karar verilmiş olup yönetici sorumluluk davasına mahkemenin 2020/603 esasında devam edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;16.01.2019 tarihli ve 19.02.2019 tarihli toplantıda 5 ve 6 nolu kararlar dışında alınan kararlarda davacıların olumsuz oy ve muhalefet şerhi bulunmadığını, vekilleri aracılığıyla temsil edilen davacıların iştirakiyle gerçekleşen 16.01.2019 tarihli genel kurulda görüşülecek 5.maddesinde yer alan finansal tabloların ve gündemin 6.maddesinin görüşülmesinin davacıların istemi üzerine TTK'nın 420.maddesine uygun olarak bir ay sonraya ertelendiğini, 19.02.2019 tarihli toplantıya ilişkin çağrı ve ilanın TTK ilgili maddelerine uygun olarak yapıldığını, davacının iddiasının aksine, yönetim kurulu üyelerinin seçiminin finansal tabloların görüşülmesine bağlı konulardan olmayıp finansal tabloların okunması ve tasdiki ile görüşülmesi ertelense dahi yönetim kurulu seçimi yapılabileceğini, genel kurulda gündemin 7.
maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçiminin görüşülerek davacıların olumlu oylarıyla oybirliği ile karar verildiğini,16.01.2019 ve 19.02.2019 tarihli oturumlarda alınan genel kurul kararlarında, TTK bakımından tescil ve ilana tabi bir husus bulunmadığını, genel kurul kararlarının TTK'nın 522/1 hükmüne uygun olduğunu, 16.01.2019 tarihli toplantıda görüşülen hususların davacıların olumlu oylarıyla karara bağlandığını, ertelenen 19.02.2019 tarihli tutanağın 5.maddesinde faaliyet raporu, bilanço, kar ve zarar hesapları okunarak davacılar tarafından yöneltilen soruların tutanağa geçirildiğini, müzakeresinin yapılıp, oylamaya sunularak davacıların olumsuz oyları ve muhalefet şerhleri ile oy çokluğu ile tasdik edildiğini, 6.maddesinde de davacıların olumsuz oyu ile oy çokluğu ile ibra edildiklerini,ilk toplantıda karara muhalif kalma koşulunun gerçekleşmediğini, ikinci oturumda ise yalnızca 5 ve 6 nolu toplantı maddelerinde davacıların olumsuz oyları ve muhalefetleri olsa da yeterli nisapla alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; TTK'nın 413/3 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılacağı, ayrıca aynı kanunun 424. maddesinde bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının, aksine açıklık bulunmadığı takdirde ibra sonucunu doğuracağının ifade edildiği, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi durumunda, yönetim kurulunun ibrası ile bunların görevden alınması ve seçiminin de ertelenmesi gerektiği,davacıların 16/01/2019 tarihli toplantıya vekaleten katıldıkları ve bu toplantıda davacıların olumlu oyları ile yeni yönetim kurulunun seçildiği, her ne kadar 16/01/2019 tarihli genel kurulda TTK nın 420.maddesi kapsamında 1 ay erteleme kararı alınmasına rağmen genel kurulda yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin TK.nun 443.maddesindeki sürelere bağlı olmaksızın ileri sürülebilecek şekilde mutlak butlanla batıl olduğu değerlendirilmekte ise de davacıların yeni yönetimini seçimine ilişkin olumlu oy kullandıktan sonra, bu genel kurulda alınan kararın butlanla batıl olduğu iddialarının TMK'nın 2.maddesine aykırı olduğu, her iki toplantı tutanağında genel kurulda sorulan soruların, verilen cevapların, alınan kararların, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının yer aldığı,tutanaklarda hukuka aykırılık bulunmadığı,dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından iptal taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; TTK'nın 420. maddesi gereğince genel kurulda alınan karar gereği finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi halinde buna bağlı olan yönetim kurulu seçiminin de ertelenmesi gerektiğini, yeni yönetime seçilen ..., ... ve ...'ın esaki yönetim kurulunda da yer alması ve toplantının ertelenmemiş olması nedeniyle 16/01/2019 tarihli genel kurul kararının batıl olduğunu, somut olayda TMK'nın 2. maddesinin uygulama alanının bulunmadığını, karara olumlu oy kullanılmasının sonradan geçersiz olduğunun ileri sürülmesine engel olacağına dair bir içtihat bulunmadığını, mahkemenin kararının içtihatlara aykırı olduğunu, 16/01/2019 ve 19/02/2019 tarihli genel kurul kararlarının TTK'nın 422.
maddesine aykırılık içermediği tespitinin eksik ve yetersiz olduğunu, toplantıların sözleşmeye uygun bir şekilde yapılmadığını,alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı anonim şirketin 16/05/2018 tarihli genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.
Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Davacılar; ilk olarak, şirketin 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin 16/01/2019 tarihli toplantıda azlığın istemi üzerine TTK'nın 420. maddesi gereğince finansal tabloların ve buna bağlı konular yönünden toplantının ertelenmesine rağmen finansal tablolarla bağlantılı olduğu halde aynı toplantıda yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararının batıl olduğunun tespitini talep etmektedir.
TTK nın 420/1. maddesi, finansal tabloların ve buna bağlı konular yönünden toplantının ertelenmesini düzenlemiştir. Bu hüküm uyarınca erteleme talebi finansal tabloların görüşülmesi ve buna bağlı konular bakımından toplantının ertelenmesi sonucunu doğurmaktadır. Erteleme kapsamındaki gündem maddeleri yönünden azlığın kararı ile toplantı ertelendiğine göre artık finansal tablolar ve bağlı konular yönünden genel kurul toplantısından söz edilmemesi gerekir. Başka bir deyişle erteleme yönündeki azlık kararı iptal edilmeden bağlı konular ihtiva eden gündem maddelerinin görüşülmesi hukuken mümkün olmayacağından erteleme talebi dikkate alınmaksızın finansal tabloların görüşülmesine bağlı olduğu kabul edilen konularda alınan kararların yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir.
Yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin gündemin finansal tablolara bağlı olup olmadığının tespitinde ise yönetim kurulunun görev süresinin dolup olmadığına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 413/3 maddesi hükmü, yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dolmadan genel kurulca görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi halinde buna ilişkin gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesine ilişkin gündem maddesi ile bağlantılı olmasını öngörmektedir. Aksi halde, yani dava konusu genel kurulda olduğu gibi görev süresi dolan yönetim kurulu üyeleri yerine yenilerinin seçimi halinde, bu gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesi ile bağlantılı kabul edilmesi söz konusu değildir.
Yargıtay'ın içtihatları da bu yöndedir (Yargıtay 11 HDnin 11/06/2024 tarih, 2023/1051 esas 2024/4921 karar sayılı ; 16/02/2021 tarih, 2020/1589 esas 2021/1257 karar sayılı ilamları ). Somut olayda, şirket yönetim kurulunun 3 yıl süre ile en son 15/12/2015 tarihli genel kurul toplantısında seçildiği, toplantının yapıldığı 16/01/2019 tarihinde yönetim kurulunun görev süresinin dolduğu dikkate alındığında TTK'nın 413. Maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, kararın batıl olmadığı, davacıların da kararın alınmasında olumlu oy kullandığı, iptale ilişkin ise 3 aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
19/02/2019 tarihli genel kurulda ise faaliyet raporu, mali tabloların onaylanması, eski yönetim kurulu üyelerinin ibrası görüşülmüş olup, faaliyet raporu ve mali tablolar onaylanmış, yönetim kurulu üyeleri oy çokluğu ile ibra edilmiştir. Davacılar hem 16/01/2019 tarihli hem de 19/02/2019 tarihli genel kurul kararlarının TTK'nın 422/1 hükmüne aykırı olduğunu, tutanaktaki tüm maddelerin tek tek irdelenmediği, oy kullanan tarafların maddeler şeklinde olumlu ve olumsuz oylar ayrıştırılmadan genel ifadelerle belirtildiğini ileri sürmüştür.Ancak her iki toplantı tutanağında da genel kurulda sorulan soruların, alınan kararların, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayıları yer almaktadır.
TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir. Somut olayda yönetim kurulu üyesi olan ..., ..., ..., ..., ... dışındaki diğer ortaklardan ... Enerji A.Ş.'nin 840 (840.000) olumlu oyuna karşılık, davacı ...'in 392 (392.000) oyu dikkate alındığında ibra kararı için yeterli çoğunluk sağlanmıştır. Genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik talebin ise; davanın TTK'nın 443 maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı dikkate alındığında iptale ilişkin talep yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78933 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi