Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7459 E. 2022/2065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kurumu↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, dava konusu 24.01.2012 tarihli vekaletnamenin tespiti talebiyle açılan davanın İstanbul 22 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/499 esas ve 2015/384 karar sayılı ilamıyla vekaletname altındaki imzaların davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği ve Yargıtay tarafından onanarak kararın kesinleştiği, davalı bankanın ibraz edilen geçerli bir vekaletnameye göre işlem yaptığı, bu nedenle tanzim edilen kredi sözleşmelerinin de geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, bankaların güven kurumu olduğu, ancak bankaya sunulan vekaletnamede herhangi bir banka adının ya da kullanılacak kredi türünün belirtilmediği, bu vekaletnameye dayalı olarak dava dışı kişiler tarafından müteaddit defalar aynı şekilde kredilerin kullanıldığı, buna rağmen banka tarafından vekalet verenin bilgilendirilmediği, bu nedenle davalı bankanın oluşan zararda kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 188.799,21 TL borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde davacı adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine davaya konu krediler nedeniyle davalı lehine konulan rehnin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekaleten kullandırılan kredi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Davacının dava dışı kişilere vermiş olduğu vekaletname ile Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan tüm bankalardan diledikleri koşullarla kredi kullanma hususunda yetki verdiği, bu geçerli vekaletname uyarınca dava dışı kişilerin davacı adına kredi kullandıkları, kısmen ödeme yaptıkları, bakiye kısmî ödenmediği anlaşılmıştır. Bankanın geçerli olan vekaletnameye uygun olarak işlem yapması karşısında davacının kredilerden sorumlu olacağı, bunun yanında bankaların güven kurumu olması tek başına vekaletnameye değer vermemesi veya vekaletname içeriğinden açıkça yetki verildiği belirlenen hususlarda ayrıca araştırma yapması zorunluluğunu ortaya koymaz. Tüm bu hususlar karşısında, bankanın vekaletname uyarınca davacı adına kredi kullandırması usul ve yasaya ve vekaletname içeriğine uygundur. Bu nedenlerle davanın reddi gerekirken, yeterli olmayan gerekçeyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7242 E. 2023/6452 K.
Ortak:güven kurumu · borçlu olunmadığının tespiti · kaldırma ve yeniden hüküm · yetki
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, bankaların «güven kurumu» olduğu, ancak bankaya sunulan vekaletnamede herhangi bir banka adının ya da kullanılacak kredi türünün belirtilmediği, bu vekaletnameye dayalı olarak dava dışı kişiler tarafından müteaddit defalar aynı şekilde kredilerin kullanıldığı, buna rağmen banka tarafından vekalet verenin bilgilendirilmediği, bu nedenle davalı bankanın oluşan zararda kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurularak, davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 188.799,21 TL borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde davacı adına kayıtlı bu …
1-Dava, vekaleten kullandırılan kredi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.Davacının dava dışı kişilere vermiş olduğu vekaletname ile Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan tüm bankalardan diledikleri koşullarla kredi kullanma hususunda «yetki» verdiği, bu geçerli vekaletname uyarınca dava dışı kişilerin davacı adına kredi kullandıkları, kısmen ödeme yaptıkları, bakiye kısmî ödenmediği anlaşılmıştır.
Bankanın geçerli olan vekaletnameye uygun olarak işlem yapması karşısında davacının kredilerden sorumlu olacağı, bunun yanında bankaların «güven kurumu» olması tek başına vekaletnameye değer vermemesi veya vekaletname içeriğinden açıkça «yetki» verildiği belirlenen hususlarda ayrıca araştırma yapması zorunluluğunu ortaya koymaz.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2018/1875 E., 2020/666 K. sayılı ilamı ile bankaların «güven kurumu» olduğu, ancak bankaya sunulan vekaletnamede herhangi bir banka adının ya da kullanılacak kredi türünün belirtilmediği, bu vekaletnameye dayalı olarak dava dışı kişiler tarafından müteaddit defalar aynı şekilde kredilerin kullanıldığı, buna rağmen banka tarafından vekalet verenin bilgilendirilmediği, bu nedenle davalı bankanın oluşan zararda kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 188.799,21 TL borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde davacı adına kayıtlı bul …
… K. sayılı kararıyla bozma nedenine göre davacının dava dışı kişilere Türkiye Cumhuriyetinde bulunan tüm bankalardan diledikleri koşullarda kredi kullanma hususunda «yetki» verdiği, bankanın geçerli olan vekaletnameye uygun olarak işlem yapması karşısında davacının kredilerden sorumlu olacağı, bunun yanında bankaların «güven kurumu» olmasının tek başına vekaletnameye değer vermemesi anlamına gelmeyeceği gibi vekaletname içeriğinden açıkça yetki verildiği belirlenen hususlarda ayrıca araştırma …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «dolandırıldığını», bankanın davacıyı aylık 38.740,76 TL kredi taksiti ödeyecek şekilde borç altına sokmasının haksız olduğunu, «basiretli tacir» gibi davranmadığını, müvekkiline okunan vekaletnamenin farklı olduğunu, noter çalışanları tarafından da hileli işlemlere maruz kaldığını, banka tarafından bilgilendirme yapılmadığını, davacının banka ile kredi ilişkisine girme iradesinin bulunmadığını, vekaletname ile sonsuz «yetkinin» verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı düştüğünü, kredi bedellerinin Mehmet Ceylan adına ödendiğinin tespitinin de yapıldığını, birebir aynı mahiyetteki dosyad …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · basiretli tacir · kazanılmış hak · dolandırıcılık · tacir · menfi tespit
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «dolandırıldığını», bankanın davacıyı aylık 38.740,76 TL kredi taksiti ödeyecek şekilde borç altına sokmasının haksız olduğunu, «basiretli tacir» gibi davranmadığını, müvekkiline okunan vekaletnamenin farklı olduğunu, noter çalışanları tarafından da hileli işlemlere maruz kaldığını, banka tarafından bilgilendirme yapılmadığını, davacının banka ile kredi ilişkisine girme iradesinin bulunmadığını, vekaletname ile sonsuz «yetkinin» verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı düştüğünü, kredi bedellerinin Mehmet Ceylan adına ödendiğinin tespitinin de yapıldığını, birebir aynı mahiyetteki dosyad …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı banka tarafından yapılan kredi kullandırım işlemlerinde kanun ve «sözleşmeye aykırılık» mevcut olmadığından, davacının «menfi tespit» davasının reddine karar verilmiştir.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9679 E. 2018/4686 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin sözleşmesi · rehin
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davacı tarafından müşteri ...'ın borcu için ... plakalı aracın üzerine konulan «rehin sözleşmesi» gereğince davacının bankaya borçlu olmadığının tespiti ile araç üzerine konulan rehnin kaldırılmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Geçerli vekaletnameye uygun kredi kullandıran bankanın sorumsuzluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3374 E. 2022/7370 K.
Ortak:güven kurumu
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince, bankaların «güven kurumu» olduğu, ancak bankaya sunulan vekaletnamede herhangi bir banka adının ya da kullanılacak kredi türünün belirtilmediği, bu vekaletnameye dayalı olarak dava dışı kişiler tarafından müteaddit defalar aynı şekilde kredilerin kullanıldığı, buna rağmen banka tarafından vekalet verenin bilgilendirilmediği, bu nedenle davalı bankanın oluşan zararda kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurularak, davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 188.799,21 TL borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde davacı adına kayıtlı bu …
Bankanın geçerli olan vekaletnameye uygun olarak işlem yapması karşısında davacının kredilerden sorumlu olacağı, bunun yanında bankaların «güven kurumu» olması tek başına vekaletnameye değer vermemesi veya vekaletname içeriğinden açıkça «yetki» verildiği belirlenen hususlarda ayrıca araştırma yapması zorunluluğunu ortaya koymaz.
Benzer bu kararda… lirsiz olarak, farklı bir amaçla düzenlenmiş vekaletname içinde yer alan, bankalardan vekalet veren adına kredi kullanmaya ve kredi bedellerini tahsile dair verilen «yetki» kapsamında davacı adına müteaddit defalar aynı şekilde plaka işletme kredisi kullanılmış olmasına rağmen, basiretli bir «tacir» olarak hareket etmesi gereken ve bir «güven kurumu» olan davalı bankanın söz konusu işlemlerin şüpheli olmasına ve aynı tür kredinin aynı şahıslar tarafından ve önceki kredi borcu ödenip bitirilmeden bir kaç ay «ara» ile tekrar kullandırılması, bu kredi kullandırımları sırasında vekalet veren davacının hiç bir şekilde bilgilendirilmemesi, davacı adına açılan kredili mevduat hesabında sadece vekaletnamede bulunan adres ile yetinilerek telefon gibi hızlı iletişim araçlarıyla ilgili bilgi istenilmemesi, yine farklı şahıslar adına aynı şekilde davalı banka şubesinden benzer vekaletnameler ile aynı kişilere benzer nitelikte pek çok kredi kullandırılmasına rağmen banka personeli tarafından bu işlemlerin şüpheli olduğu kabul edilerek, bankanın her türlü araştırma yapma yetkisi ve «vekaleten kredi kullandırımlarında» vekalet verenleri bu konuda bilgilendirme ve vekaleten birden fazla kredi kullanımında bu kimseleri arayarak kredi kullanımının bilgileri dahilinde olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, banka personelince sadece ilgili noterlik aranarak vekaletname yönünden «azil» olup olmadığı sorularak, iptal edilmediklerine ilişkin yanıt üzerine başka her hangi araştırma yapılmaksızın kredi kullandırılması karşısında, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» uygun davrandığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı bankanın kusurunun bulunduğu, davacının ise vermiş olduğu vekaletname içeriğini okumadan ve vekile verdi …
Bankanın geçerli olan vekaletnameye uygun olarak işlem yapması karşısında davacının kredilerden sorumlu olacağı, bunun yanında bankaların «güven kurumu» olması tek başına vekaletnameye değer vermemesi veya vekaletname içeriğinden açıkça «yetki» verildiği belirlenen hususlarda ayrıca araştırma yapması zorunluluğunu ortaya koymaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit · vekaleten kredi kullandırımı · bankanın özen yükümlülüğü
Benzer bu kararda… lirsiz olarak, farklı bir amaçla düzenlenmiş vekaletname içinde yer alan, bankalardan vekalet veren adına kredi kullanmaya ve kredi bedellerini tahsile dair verilen «yetki» kapsamında davacı adına müteaddit defalar aynı şekilde plaka işletme kredisi kullanılmış olmasına rağmen, basiretli bir «tacir» olarak hareket etmesi gereken ve bir «güven kurumu» olan davalı bankanın söz konusu işlemlerin şüpheli olmasına ve aynı tür kredinin aynı şahıslar tarafından ve önceki kredi borcu ödenip bitirilmeden bir kaç ay «ara» ile tekrar kullandırılması, bu kredi kullandırımları sırasında vekalet veren davacının hiç bir şekilde bilgilendirilmemesi, davacı adına açılan kredili mevduat hesabında sadece vekaletnamede bulunan adres ile yetinilerek telefon gibi hızlı iletişim araçlarıyla ilgili bilgi istenilmemesi, yine farklı şahıslar adına aynı şekilde davalı banka şubesinden benzer vekaletnameler ile aynı kişilere benzer nitelikte pek çok kredi kullandırılmasına rağmen banka personeli tarafından bu işlemlerin şüpheli olduğu kabul edilerek, bankanın her türlü araştırma yapma yetkisi ve «vekaleten kredi kullandırımlarında» vekalet verenleri bu konuda bilgilendirme ve vekaleten birden fazla kredi kullanımında bu kimseleri arayarak kredi kullanımının bilgileri dahilinde olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, banka personelince sadece ilgili noterlik aranarak vekaletname yönünden «azil» olup olmadığı sorularak, iptal edilmediklerine ilişkin yanıt üzerine başka her hangi araştırma yapılmaksızın kredi kullandırılması karşısında, davalı «bankanın özen yükümlülüğüne» uygun davrandığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı bankanın kusurunun bulunduğu, davacının ise vermiş olduğu vekaletname içeriğini okumadan ve vekile verdi …
Nitekim, 3. kişilerce ... ve çalışanlarına verilen vekaletnamelere dayalı olarak davalı bankadan kullanılan kredilere ilişkin açılan «menfi tespit» davalarında da Dairemizce ve Yargıtay (Kapatılan) 19.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2743 E. 2017/5801 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, 77.384,97 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ...den tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «husumetten» reddine dair verilen karar davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/866 E. 2020/5200 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7459 E. , 2022/2065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.06.2018 tarih ve 2013/282 E. - 2018/751 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.06.2020 tarih ve 2018/1875 E. - 2020/666 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ... ticari plakalı taksinin sahibi olduğunu, plakanın kiralanması ve diğer resmi işlemler için 05.09.2011 tarihli vekaletnamenin ... isimli kişinin yanında çalışan kişilere noterde tanzim edilerek verildiğini, ancak vekillerin ... ve... olduğu, vekil edenin davacı olarak göründüğü, bankalardan yapılacak kredi işlemlerine ilişkin yetkileri içeren 24.01.2012 tarihli vekaletnamenin sahte olarak düzenlendiğini ve bu sahte vekaletname ile davacı adına vekaleten kredi sözleşmeleri imzalanarak, davacı adına kredilerin çekildiğini, davacının davalı banka tarafından hiçbir aşamada bilgilendirilmediğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve vekaletnamelerin geçerliliğini yeterince incelemediğini, bu nedenle kredi borcundan davacının sorumlu olamayacağını, dava dışı kişiler tarafından çekilen kredilerden bakiye olarak 188.799,21 TL borcun göründüğünü, BK 49 gereğince haksız fiil hükümlerine göre bankanın sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davacının, davalı bankaya 188.799,21 TL borçlu olmadığının tespiti ile davacıya ait ...
plakalı taksi plakası ve aracında bulunan rehin kaydının terkinine ve yargılama aşamasında cebri icra tehdidi altında davacı tarafından bankaya ödeme yapılmak zorunda kalınması halinde ödenen bedelin ticari faizi ile beraber davacıya istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankaya 24.01.2012 tarihli vekaletnamenin sunulduğunu, bu vekaletnamenin de gereken yetkileri ihtiva ettiğini, bankanın noterle iletişime geçerek vekaletin geçerliliğini kontrol ve teyit ettiğini, keza kredinin taksitlerin bir kısmının da ödendiğini, kredi kullandırılırken gerekli tüm bilgi ve belgelerin tam olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi, vekaletnameyi düzenleyen noterin sigortacısı olarak davalının yanında davaya feri müdahale talebinde bulunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava konusu 24.01.2012 tarihli vekaletnamenin tespiti talebiyle açılan davanın İstanbul 22 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/499 esas ve 2015/384 karar sayılı ilamıyla vekaletname altındaki imzaların davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği ve Yargıtay tarafından onanarak kararın kesinleştiği, davalı bankanın ibraz edilen geçerli bir vekaletnameye göre işlem yaptığı, bu nedenle tanzim edilen kredi sözleşmelerinin de geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, bankaların güven kurumu olduğu, ancak bankaya sunulan vekaletnamede herhangi bir banka adının ya da kullanılacak kredi türünün belirtilmediği, bu vekaletnameye dayalı olarak dava dışı kişiler tarafından müteaddit defalar aynı şekilde kredilerin kullanıldığı, buna rağmen banka tarafından vekalet verenin bilgilendirilmediği, bu nedenle davalı bankanın oluşan zararda kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davanın kabulüne, davacının davalı bankaya 188.799,21 TL borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde davacı adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine davaya konu krediler nedeniyle davalı lehine konulan rehnin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, vekaleten kullandırılan kredi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Davacının dava dışı kişilere vermiş olduğu vekaletname ile Türkiye Cumhuriyeti'nde bulunan tüm bankalardan diledikleri koşullarla kredi kullanma hususunda yetki verdiği, bu geçerli vekaletname uyarınca dava dışı kişilerin davacı adına kredi kullandıkları, kısmen ödeme yaptıkları, bakiye kısmî ödenmediği anlaşılmıştır. Bankanın geçerli olan vekaletnameye uygun olarak işlem yapması karşısında davacının kredilerden sorumlu olacağı, bunun yanında bankaların güven kurumu olması tek başına vekaletnameye değer vermemesi veya vekaletname içeriğinden açıkça yetki verildiği belirlenen hususlarda ayrıca araştırma yapması zorunluluğunu ortaya koymaz.
Tüm bu hususlar karşısında, bankanın vekaletname uyarınca davacı adına kredi kullandırması usul ve yasaya ve vekaletname içeriğine uygundur. Bu nedenlerle davanın reddi gerekirken, yeterli olmayan gerekçeyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarda(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/773797000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz