Ticaret sicilinden re'sen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/405 E. 2022/2295 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasında 09/12/2019 tarihli duruşma tutanağı ile davacı vekiline ihyası istenen şirket hakkında ihya davası açmak için yetki ve süre verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olup, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil no'sunda kayıtlı iken terkin olunan "Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin" Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK 114/1-b ve 115.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı müdürlük temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmamasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile, davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7.maddesi gereğince sicilden re’sen terkin edilen limited şirketin, terkinden sonra davacı tarafça açılan hisse devir işlemlerinin iptali istemli dava nedeniyle ihyası isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7/15.maddesi hükmünde; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” şeklinde belirtilmektedir.
Somut olayda, işbu davaya dayanak yapılan Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/469 Esas sayılı dosyasında; davacı tarafından, 27.08.2019 tarihinde Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine hisse devir işlemlerinin iptali için dava açıldığı, 09.12.2019 tarihli celsede davalı şirketin terkin olduğu anlaşıldığından davacı vekiline ihya davası açması için süre verildiği, eldeki ihya davasının da buna istinaden açıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ihyası istenen şirketin 23.01.2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, TTK'nın Geçici 7/15.maddesi uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren beş(5) yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 20.12.2019 tarihinde ihya davası açılmış olup, yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içinde ihya davası açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Sicil Müdürlüğü’nün istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret sicilinden re'sen terkin 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/405 E. 2022/2295 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · ihya davası · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · ihya · istinaf incelemesi · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmamasında» hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile, davalı «temsilcisinin» istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… ller ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasında 09/12/2019 tarihli duruşma tutanağı ile davacı vekiline «ihyası» istenen şirket hakkında «ihya davası» açmak için «yetki» ve süre verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihyası istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil no'sunda kayıtlı iken terkin olunan "Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin" Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle HMK 114/1-b ve 115.maddeleri uyarınca «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7.maddesi gereğince sicilden re’«sen terkin» edilen «limited şirketin», terkinden sonra davacı tarafça açılan hisse devir işlemlerinin iptali istemli dava nedeniyle «ihyası» isteminden ibarettir.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmamasında» hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile, davalı «temsilcisinin» istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… ller ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasında 09/12/2019 tarihli duruşma tutanağı ile davacı vekiline «ihyası» istenen şirket hakkında «ihya davası» açmak için «yetki» ve süre verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihyası istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil no'sunda kayıtlı iken terkin olunan "Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin" Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle HMK 114/1-b ve 115.maddeleri uyarınca «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7.maddesi gereğince sicilden re’«sen terkin» edilen «limited şirketin», terkinden sonra davacı tarafça açılan hisse devir işlemlerinin iptali istemli dava nedeniyle «ihyası» isteminden ibarettir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2821 E. 2023/4306 K.
Ortak:re'sen terkin · ihya davası · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · ihya · istinaf incelemesi · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmamasında» hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile, davalı «temsilcisinin» istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, TTK'nın Geçici 7/15.maddesi uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren beş(5) yıl içinde «ihya davası» açılması gerekirken «hak düşürücü süre» aşılarak 20.12.2019 tarihinde ihya davası açılmış olup, yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içinde ihya davası açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...
… ller ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasında 09/12/2019 tarihli duruşma tutanağı ile davacı vekiline «ihyası» istenen şirket hakkında «ihya davası» açmak için «yetki» ve süre verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihyası istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil no'sunda kayıtlı iken terkin olunan "Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin" Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle HMK 114/1-b ve 115.maddeleri uyarınca «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın Geçici 7/15. maddesi uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren beş (5) yıl içinde «ihya davası» açılması gerekirken «hak düşürücü süre» aşılarak 20.12.2019 tarihinde ihya davası açılmış olup, yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içinde ihya davası açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...
… mesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılan hâlleri tespit edilen «şirketin tasfiyesinin», Kanun hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usullere göre «tasfiye» edileceğinin belirtildiği, diğer bir anlatımla anılan maddede belirtilen sınırlı hâllere «münhasıran» özel bir tasfiye yönteminin getirildiği, maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında maddede sayılan hâllerin tadadi olduğu ve genişletmeye tabi tutulamayacağı, «ihyası» istenen şirketin «kaydının» re'«sen terkin» edilmesi sebebiyle silinme hususunun yasada tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığı, terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olmakla davanın kabulü yönündeki kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle Mahkemenin 28.01.2021 tarihli kararında direnilmesine, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 226437 sicil numarasında kayıtlı iken terkin olunan Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçirildiğini, usulüne uygun «ihtar» yapıldığını, «terkin» işleminin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, «tasfiye memuru atanmamasının» doğru olmadığını, aleyhe «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek «direnme» kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · sahte kimlik · yargılama giderlerinden sorumluluk · direnme kararı · münhasırlık · yargılama giderleri · ihtar
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Müdürlükçe yapılan «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın reddi gerektiğini, Mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde davacının talebi de göz önünde bulundurularak şirketin ek tasfiyesine ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesi gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda bulunduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçirildiğini, usulüne uygun «ihtar» yapıldığını, «terkin» işleminin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, «tasfiye memuru atanmamasının» doğru olmadığını, aleyhe «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek «direnme» kararının bozulmasını istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya «direnme» kararı verilmiştir İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı ...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2007 yılı içinde ... isimli kişinin, müvekkilinin kimliğini yasa dışı yollardan elde edip kendi resmini yapıştırmak suretiyle kendi adına «sahte kimlik» oluşturduğunu, adı geçen kişinin Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun 226437 sicil numarasında kayıtlı Aborda İnş.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8783 E. 2017/5900 K.
Ortak:usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ller ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasında 09/12/2019 tarihli duruşma tutanağı ile davacı vekiline «ihyası» istenen şirket hakkında «ihya davası» açmak için «yetki» ve süre verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihyası istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil no'sunda kayıtlı iken terkin olunan "Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin" Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E. sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle HMK 114/1-b ve 115.maddeleri uyarınca «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen «derdest» olduğu gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş ise de, derdestlikten söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · dava şartı yokluğu · derdestlik · oy yasağı · haksız rekabet
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2015/469 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin «rekabet yasağına» aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, TTK’nın «haksız rekabet» hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle «derdest» bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen «derdest» olduğu gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, davalı hakkında «haksız rekabet» iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce ...
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve tazminat istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16089 E. 2011/4324 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...Ş. hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. ../..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/405 E. , 2022/2295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.01.2021 tarih ve 2019/727 E. - 2021/71 K. sayılı kararın davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.11.2021 tarih ve 2021/901 E. - 2021/1313 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 2007 yılı içinde ... isimli kişinin müvekkilinin kimliğini yasa dışı yollardan elde edip kendi resmini yapıştırmak suretiyle kendi adına sahte kimlik oluşturduğunu, adı geçen kişinin Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...sicil numarasında kayıtlı Aborda İnş. Mal. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ...'nın hisselerini 02/07/2007 tarihinde alınan karar ile müvekkili adına düzenlediği sahte kimlikle devraldığını, müvekkiline sahte işlemlerle devredilen ve zarara uğratan hisselerin devir işlemlerinin iptali için Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan davaya Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı ile şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına 09/12/2019 tarihli celsede ihya dava açılması için süre verildiğini ileri sürerek, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil numarasında kayıtlı Aborda İnş.
Mal. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasına münhasır olarak ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü; müdürlükçe yapılan terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının talebi de göz önünde bulundurularak şirketin ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda bulunduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/469 Esas sayılı dava dosyasında 09/12/2019 tarihli duruşma tutanağı ile davacı vekiline ihyası istenen şirket hakkında ihya davası açmak için yetki ve süre verildiği, mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olup, yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 226437 sicil no'sunda kayıtlı iken terkin olunan "Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin" Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/469 E.
sayılı dava dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı olarak gösterilen Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle HMK 114/1-b ve 115.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı müdürlük temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7.maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmamasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile, davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7.maddesi gereğince sicilden re’sen terkin edilen limited şirketin, terkinden sonra davacı tarafça açılan hisse devir işlemlerinin iptali istemli dava nedeniyle ihyası isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7/15.maddesi hükmünde; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” şeklinde belirtilmektedir.
Somut olayda, işbu davaya dayanak yapılan Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/469 Esas sayılı dosyasında; davacı tarafından, 27.08.2019 tarihinde Abora İnşaat Malzemeleri Turizm Emlak Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine hisse devir işlemlerinin iptali için dava açıldığı, 09.12.2019 tarihli celsede davalı şirketin terkin olduğu anlaşıldığından davacı vekiline ihya davası açması için süre verildiği, eldeki ihya davasının da buna istinaden açıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ihyası istenen şirketin 23.01.2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, TTK'nın Geçici 7/15.maddesi uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren beş(5) yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 20.12.2019 tarihinde ihya davası açılmış olup, yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içinde ihya davası açmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Sicil Müdürlüğü’nün istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisine iadesine, 23/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu ihyası istenen şirket 6102 s. TTK'nın geçici 7/1 maddesinde sayılan haller arasında bulunmayan "oda kaydının silinmesi" sebebi ile terkin edildiğinden, ihya istemi TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında değerlendirilip beş yıllık hak düşürücü süreyi eldeki davaya uygulamak mümkün değildir. Bu durumda usul ve yasaya uygun BAM kararının onanmasına hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/770105900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz