İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6114 E. 2022/1919 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden red↗ geçerli icra takibi↗ ödeme emrine itiraz↗ takip talebi↗ özel dava şartı↗ ödeme emri↗ ilamsız icra takibi↗ dava şartı yokluğu↗ icra takibine itiraz↗ usulden reddi↗ geçersizlik↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davanın, ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, itirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş geçerli bir takibin varlığının dava şartı olduğu, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17651 Esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu hakkında başlatılan ilamsız takibe davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen usulden red kararıyla Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasının geçersiz bir takip halini aldığı, davacının bu durumda yetkili (Ankara İcra Daireleri) icra dairesinde yeni bir takip yaparak, yeni bir ödeme emri düzenlettirmesi gerekirken, usulden redde konu takibin Ankara’ya taşınması suretiyle icra takibine devam edilip, ikinci kez ödeme emri düzenlemek suretiyle takibe geçerlilik kazandıramayacağından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklı tarafından Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17651 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazı iptali davasında Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.11.2014 tarih, 2010/478 E., 2014/365 K. sayılı kararı ile yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından özel dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının talebi üzerine icra dosyasının Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne gönderildiği, davacı taraf Ankara icra dairesinde yeni bir takip talebi vermeden, Ankara 19. İcra Dairesi tarafından borçlu tarafa, iptal edilen takip talebine dayalı yeni bir ödeme emri gönderilmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından Bakırköy/İstanbul adresinde başlatılan ilamsız icra takibine, yetki ve esas yönünden yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve bu icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Kesinleşen usule ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararı ilamsız icra takibin ortadan kalkması ve geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi, aynı alacağa ilişkin İİK 68/1 maddesi uyarınca ikinci bir ilamsız icra takibi yapma olanağı da yoktur. Yetkili icra dairesince gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının görülerek esastan karara bağlanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7329 E. 2014/15754 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen «usulden red» kararıyla Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasının «geçersiz» bir takip halini aldığı, davacının bu durumda yetkili (Ankara İcra Daireleri) icra dairesinde yeni bir takip yaparak, yeni bir «ödeme emri» düzenlettirmesi gerekirken, «usulden redde» konu takibin Ankara’ya taşınması suretiyle icra takibine devam edilip, ikinci kez ödeme emri düzenlemek suretiyle takibe geçerlilik kazandıramayacağından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İcra Dairesi tarafından borçlu tarafa, iptal edilen «takip talebine» dayalı yeni bir «ödeme emri» gönderilmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi g …
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.11.2014 tarih, 2010/478 E., 2014/365 K. sayılı kararı ile yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından özel dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının talebi üzerine icra dosyasının Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne gönderildiği, davacı taraf Ankara icra dairesinde yeni bir «takip talebi» vermeden, Ankara 19.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E. 2023/5710 K.
Ortak:ödeme emri · dava şartı yokluğu · icra takibine itiraz · usulden reddi · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen «usulden red» kararıyla Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasının «geçersiz» bir takip halini aldığı, davacının bu durumda yetkili (Ankara İcra Daireleri) icra dairesinde yeni bir takip yaparak, yeni bir «ödeme emri» düzenlettirmesi gerekirken, «usulden redde» konu takibin Ankara’ya taşınması suretiyle icra takibine devam edilip, ikinci kez ödeme emri düzenlemek suretiyle takibe geçerlilik kazandıramayacağından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İcra Dairesi tarafından borçlu tarafa, iptal edilen «takip talebine» dayalı yeni bir «ödeme emri» gönderilmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi g …
Yetkili icra dairesince gönderilen «ödeme emrine itiraz» üzerine açılan itirazın iptali davasının görülerek esastan karara bağlanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrinin iptali · ödeme emri tebliği · icra hukuk mahkemesi · itirazın iptali davası · şikayet · yargılama giderleri · iptal davası · temlik
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, «icra hukuk» mahkemesinin «ödeme emrinin iptaline» yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayana …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «itirazın iptali davası» devam ederken, davaya konu takibin dayanağı «ödeme emrinin» Bursa 7.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5358 E. 2011/4800 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaDavacı alacaklı tarafından Bakırköy/İstanbul adresinde başlatılan «ilamsız icra takibine», «yetki» ve esas yönünden yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve bu icra dairesi tarafından gönderilen «ödeme emrine itiraz» üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının ikametgah mahkemesinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair verilen kararın davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.03.2006 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · temsil
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davalının 05.02.2002 tarihli görüşmede «müşteri temsilcisine» herhangi bir iş emri vermediği, 31.01.2002 tarihli overall durumunu onaylaması o gün için verilen bir emir olmadığı için T-2 kuralının uygulanmasını gerektirecek b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5412 E. 2013/8081 K.
Ortak:ödeme emri · ilamsız icra takibi · yetki · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaDavacı alacaklı tarafından Bakırköy/İstanbul adresinde başlatılan «ilamsız icra takibine», «yetki» ve esas yönünden yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve bu icra dairesi tarafından gönderilen «ödeme emrine itiraz» üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, davanın, «ilamsız icra takibine» davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, itirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş geçerli bir takibin varlığının dava şartı olduğu, Bakırköy 2.
Asliye Ticaret Mahkemesince icra dairesinin «yetkisizliği» nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 1.
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» isteyen vekili, itirazın süresinde olmadığını, HMK'nın .... maddesi uyarınca «yetki itirazının» yerinde bulunmadığını, «kefil» olan itiraz eden borçlu hakkında ve aynı zamanda diğer tüm kefiller hakkında aynı anda «ihtiyati haciz» talep edildiğini belirterek itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
İstem, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece, alacaklının ihtiyati haciz kararına dayanarak borçlu aleyhine icra takibi yapmayıp, «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak «ilamsız icra takibi» yaptığı ve bu takibin de borçlunun itirazı üzerine durduğundan bahisle ihtiyati haczin konusuz kaldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takibin durması · hesap kat ihtarı · ilamsız takip · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de «ihtiyati hacze itirazın», İİK «265». maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, «ihtiyati haciz» kararından sonra , alacaklının «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak borçlu aleyhine «ilamsız icra takibi» yapması ve itiraz üzerine icra «takibinin durması», ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu neden …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
Karşı taraf vekili, yetkili mahkemenin Beykoz Mahkemeleri olduğunu, «hesap kat ihtarı» müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun «muaccel» hale gelmediğini, müvekkilinden başka müteselsil kefillerin bulunduğunu, sadece müvekkili aleyhine «ihtiyati haciz» istenmesinin BK'nın 587. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek «ihtiyati hacze itiraz» etmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece, alacaklının ihtiyati haciz kararına dayanarak borçlu aleyhine icra takibi yapmayıp, «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak «ilamsız icra takibi» yaptığı ve bu takibin de borçlunun itirazı üzerine durduğundan bahisle ihtiyati haczin konusuz kaldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6114 E. , 2022/1919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2019 tarih ve 2018/560 E. - 2019/740 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2020/380 E. - 2020/599 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kömür satıcılık sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalıya kömür satılıp teslim edildiğini, davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17651 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte yetkiye ve borca itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında mahkemece yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanması üzerine, icra dosyasının Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne gönderildiğini, Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2017/22013 Esasına kaydedilerek, bu dosyadan davalı borçluya ödeme emri gönderilmesi üzerine, davalının borca itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan satın alınan kömürlerin sözleşmedeki standartlara uygun çıkmadığını, ayıplı olduğunu, malın davacıya iade edildiğini, davacıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın, ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, itirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş geçerli bir takibin varlığının dava şartı olduğu, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17651 Esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu hakkında başlatılan ilamsız takibe davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen usulden red kararıyla Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasının geçersiz bir takip halini aldığı, davacının bu durumda yetkili (Ankara İcra Daireleri) icra dairesinde yeni bir takip yaparak, yeni bir ödeme emri düzenlettirmesi gerekirken, usulden redde konu takibin Ankara’ya taşınması suretiyle icra takibine devam edilip, ikinci kez ödeme emri düzenlemek suretiyle takibe geçerlilik kazandıramayacağından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklı tarafından Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17651 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazı iptali davasında Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.11.2014 tarih, 2010/478 E., 2014/365 K. sayılı kararı ile yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından özel dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının talebi üzerine icra dosyasının Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne gönderildiği, davacı taraf Ankara icra dairesinde yeni bir takip talebi vermeden, Ankara 19. İcra Dairesi tarafından borçlu tarafa, iptal edilen takip talebine dayalı yeni bir ödeme emri gönderilmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.
maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından Bakırköy/İstanbul adresinde başlatılan ilamsız icra takibine, yetki ve esas yönünden yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve bu icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Kesinleşen usule ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararı ilamsız icra takibin ortadan kalkması ve geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi, aynı alacağa ilişkin İİK 68/1 maddesi uyarınca ikinci bir ilamsız icra takibi yapma olanağı da yoktur.
Yetkili icra dairesince gönderilen ödeme emrine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının görülerek esastan karara bağlanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/761023900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz