İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5412 E. 2013/8081 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin durması↗ hesap kat ihtarı↗ ilamsız takip↗ kat ihtarı↗ ödeme emri↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ yetki itirazı↗ ilamsız icra takibi↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ yetki↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 658.365,00 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili, yetkili mahkemenin Beykoz Mahkemeleri olduğunu, hesap kat ihtarı müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun muaccel hale gelmediğini, müvekkilinden başka müteselsil kefillerin bulunduğunu, sadece müvekkili aleyhine ihtiyati haciz istenmesinin BK'nın 587. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, itirazın süresinde olmadığını, HMK'nın .... maddesi uyarınca yetki itirazının yerinde bulunmadığını, kefil olan itiraz eden borçlu hakkında ve aynı zamanda diğer tüm kefiller hakkında aynı anda ihtiyati haciz talep edildiğini belirterek itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararına istinaden alacaklı tarafından ihtiyati hacze itiraz eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri genel kredi sözleşmesi hesap özeti ve hesap kat ihtarına dayaılı ilamsız takip ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasında ödeme emrine yasal süre içerisinde itiraz etmekle takip zaten kendiliğinden durmuş olduğundan, konusu bulunmayan ihtiyati haciz kararına itirazın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece, alacaklının ihtiyati haciz kararına dayanarak borçlu aleyhine icra takibi yapmayıp, genel kredi sözleşmesi, ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığı ve bu takibin de borçlunun itirazı üzerine durduğundan bahisle ihtiyati haczin konusuz kaldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 265. maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut olayda, ihtiyati haciz kararı verildikten sonra, 02...2012 tarihinde, itiraz eden borçlunun yokluğunda haciz işlemi yapılmış olup, haciz tutanağı da itiraz eden borçluya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de ihtiyati hacze itirazın, İİK 265. maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, ihtiyati haciz kararından sonra , alacaklının genel kredi sözleşmesi, ve hesap kat ihtarına dayalı olarak borçlu aleyhine ilamsız icra takibi yapması ve itiraz üzerine icra takibinin durması, ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu nedenler ihtiyati haciz isteyen/alacaklı ve karşı taraf/borçlu yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati hacız kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2120 E. 2014/4026 K.
Ortak:ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
İİK'nın «265». maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı, huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de «ihtiyati hacze itirazın», İİK «265». maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, «ihtiyati haciz» kararından sonra , alacaklının «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak borçlu aleyhine «ilamsız icra takibi» yapması ve itiraz üzerine icra «takibinin durması», ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu neden …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında «ödeme emrinin» 30.09.2013 tarihinde muterizlere tebliğ edildiği halde «ihtiyati haciz» kararına itiraz dilekçesinin Uyap üzerinden mahkeme kayıtlarına 30.10.2013 tarihinde düştüğü, bu itibarla itirazın İİK.'nın «265»'inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle «itirazın süre» yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise İİK'nın «265»'inci maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Mahkeme ve icra dosyalarının tetkikinde, muterizlere 30.09.2013 tarihinde yapılan «tebligatın» «ödeme emri», sözleşme ve «ihtarnamelere» ilişkin olduğu, 04.10.2013 tarihinde muhabere yoluyla «ödeme emrine itiraz» edildiği, 04.10.2013 tarihindeki «haciz» tatbikinde borçluların hazır olmadığı, mahkemece verilen «ihtiyati haciz» kararının ve icra dairesince düzenlenen haciz tutanağının borçlulara tebliğine ilişkin bir evrakın dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · itiraz süresi · tebligat · ihtarname
Benzer bu karardaMahkeme ve icra dosyalarının tetkikinde, muterizlere 30.09.2013 tarihinde yapılan «tebligatın» «ödeme emri», sözleşme ve «ihtarnamelere» ilişkin olduğu, 04.10.2013 tarihinde muhabere yoluyla «ödeme emrine itiraz» edildiği, 04.10.2013 tarihindeki «haciz» tatbikinde borçluların hazır olmadığı, mahkemece verilen «ihtiyati haciz» kararının ve icra dairesince düzenlenen haciz tutanağının borçlulara tebliğine ilişkin bir evrakın dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında «ödeme emrinin» 30.09.2013 tarihinde muterizlere tebliğ edildiği halde «ihtiyati haciz» kararına itiraz dilekçesinin Uyap üzerinden mahkeme kayıtlarına 30.10.2013 tarihinde düştüğü, bu itibarla itirazın İİK.'nın «265»'inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle «itirazın süre» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu husus nazara alınmadan «itirazın süre» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14661 E. 2010/12458 K.
Ortak:ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
İİK'nın «265». maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı, huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de «ihtiyati hacze itirazın», İİK «265». maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, «ihtiyati haciz» kararından sonra , alacaklının «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak borçlu aleyhine «ilamsız icra takibi» yapması ve itiraz üzerine icra «takibinin durması», ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu neden …
Benzer bu karardaİİK'nun «265»/1. maddesinde borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuruyla yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında «ödeme emrinin» 17.08.2010 tarihinde itiraz eden borçluya tebliğ edildiği, kendisi dinlenmeden verilen «ihtiyati haciz» kararına 7 gün içinde itiraz etmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İstem, çeke dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · ödeme emri tebliği · çek
Benzer bu karardaEsasen, ödeme emrinde «takip talebi» ile «çek» suretinin bulunduğu açıklanmış, «ihtiyati haciz» kararının bulunduğu da belirtilmemiştir.
Ancak, yukarıda açıklanan Kanun hükmüne göre itirazın «ödeme emrinin tebliği» ile başlayacağının kabulü doğru görülmemiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6141 E. 2012/8659 K.
Ortak:ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de «ihtiyati hacze itirazın», İİK «265». maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, «ihtiyati haciz» kararından sonra , alacaklının «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak borçlu aleyhine «ilamsız icra takibi» yapması ve itiraz üzerine icra «takibinin durması», ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu neden …
Karşı taraf vekili, yetkili mahkemenin Beykoz Mahkemeleri olduğunu, «hesap kat ihtarı» müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun «muaccel» hale gelmediğini, müvekkilinden başka müteselsil kefillerin bulunduğunu, sadece müvekkili aleyhine «ihtiyati haciz» istenmesinin BK'nın 587. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek «ihtiyati hacze itiraz» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının Tavşanlı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/4 Esas-22 Karar sayılı dosyasında ödeme emrini 27/12/2011 tarihinde tebliğ aldıklarını beyan ettiği, davalının bu tarihten itibaren «ihtiyati haciz» kararını öğrenmiş olduğu, yasal süresi geçtikten sonra «ihtiyati hacze itiraz» edildiği gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararına itiraz olup, mahkemece «ihtiyati hacze itiraz» edenin ödeme emrini tebliğ aldığı tarih itibariyle yasal süre geçtikten sonra ihtiyati hacze itiraz edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İİK'nun «265». maddesine göre borçlu kendisi dinlenilmeden verilen «ihtiyati haciz» kararına karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde mahkemeye itiraz edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, ihtiyati haczin icraya koyulduğu icra dosyası getirtilerek anılan madde de belirtilen sürenin incelenmesi ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, İİK'nun «265». maddesinde gösterilmeyen «ödeme emrinin tebliği» nedeniyle sürenin geçirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle «ihtiyati hacze itiraz» eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9342 E. 2016/8222 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · kefil · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaİİK'nın «265». maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı, huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de «ihtiyati hacze itirazın», İİK «265». maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, «ihtiyati haciz» kararından sonra , alacaklının «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak borçlu aleyhine «ilamsız icra takibi» yapması ve itiraz üzerine icra «takibinin durması», ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu neden …
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu İİK'nın «257» ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 658.365,00 TL'lik borcuna ve «masraflarına» yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine «ihtiyati haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, talep konusu alacağın talep edenlerin «kefil» sıfatıyla attıkları imzadan kaynaklanmakta olup, «rücu» taleplerinin olduğu, borçlu şirketin sabit adresinin bulunduğu, itirazının yerinde olmadığı, İİK'nın «257». maddesinde aranan şartların talep tarihi itibariyle gerçekleştiği gerekçesiyle, borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, asıl alacağın % 15'i kadar «teminat» göstermesi halinde İİK'nın 257/1 m. gereğince davalı şirketin borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten ha …
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «265»/1 maddesinde; borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği, 265/3 madde ve fıkrasın …
Mahkemece verilen daha önceki karar, Dairemiz 15/04/2015 tarih, 2014 18576 E-2015/ 5325 K. sayılı ilamı ile talebin, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkin olduğu belirtilerek, itiraz hususunda evrak üzerinden değil, duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yeniden yargılamada ise, gerek Dairemiz bozma ilamına gerekse de İİK'nın «265»/3 madde ve fıkrasına aykırı şekilde, ihtiyati haciz kararına itiraz hususunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar vermek gerekirken, yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · rücu
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, talep konusu alacağın talep edenlerin «kefil» sıfatıyla attıkları imzadan kaynaklanmakta olup, «rücu» taleplerinin olduğu, borçlu şirketin sabit adresinin bulunduğu, itirazının yerinde olmadığı, İİK'nın «257». maddesinde aranan şartların talep tarihi itibariyle gerçekleştiği gerekçesiyle, borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, asıl alacağın % 15'i kadar «teminat» göstermesi halinde İİK'nın 257/1 m. gereğince davalı şirketin borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten ha …
Mahkemece verilen daha önceki karar, Dairemiz 15/04/2015 tarih, 2014 18576 E-2015/ 5325 K. sayılı ilamı ile talebin, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkin olduğu belirtilerek, itiraz hususunda evrak üzerinden değil, duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yeniden yargılamada ise, gerek Dairemiz bozma ilamına gerekse de İİK'nın «265»/3 madde ve fıkrasına aykırı şekilde, ihtiyati haciz kararına itiraz hususunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar vermek gerekirken, yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9968 E. 2015/9884 K.
Ortak:ödeme emri · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına istinaden alacaklı tarafından «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş «ödeme emri» bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri «genel kredi sözleşmesi» hesap özeti ve «hesap kat ihtarına» dayaılı «ilamsız takip» ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasınd …
İİK'nın «265». maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı, huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de «ihtiyati hacze itirazın», İİK «265». maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, «ihtiyati haciz» kararından sonra , alacaklının «genel kredi sözleşmesi», ve «hesap kat ihtarına» dayalı olarak borçlu aleyhine «ilamsız icra takibi» yapması ve itiraz üzerine icra «takibinin durması», ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu neden …
Benzer bu karardaAncak, 2004 sayılı İİK'nın «265»/1. maddesi "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı; huzuriyle yapılan hacizlerden haczin tatbiki, aksi halde «haciz» tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece, "borçluya gönderilen «ödeme emrinin» 12.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, muterizin ise 24.12.2012 tarihinde «ihtiyati haciz» kararına itiraz ettiği, dolayısıyla 7 günlük itiraz süresinin geçtiği" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Talep, «bonoya» dayalı olarak tesis edilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği · tebliğ tarihi · bono
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, ihtiyati haczin borçlunun huzurunda ne zaman tatbik edildiğinin, ihtiyati haczin huzurda tatbik edilmemiş olması halinde «haciz» tutanağının ne zaman tebliğ edildiğinin araştırılarak itiraz süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan esas hakkındaki takipte borçluya gönderilen «ödeme emrinin tebliği tarihi» dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde itirazın süreden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «bonoya» dayalı olarak tesis edilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5412 E. , 2013/8081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Ticaret (... .... Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 01...2012 tarih ve 2012/1070-2012/1070 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmesi ile dava dışı asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını ve 658.365,00 TL alacaklı olduklarını, vadesinde borcun ödemediğini, ileri sürerek alacağın tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun 658.365,00 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili, yetkili mahkemenin Beykoz Mahkemeleri olduğunu, hesap kat ihtarı müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun muaccel hale gelmediğini, müvekkilinden başka müteselsil kefillerin bulunduğunu, sadece müvekkili aleyhine ihtiyati haciz istenmesinin BK'nın 587. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, itirazın süresinde olmadığını, HMK'nın .... maddesi uyarınca yetki itirazının yerinde bulunmadığını, kefil olan itiraz eden borçlu hakkında ve aynı zamanda diğer tüm kefiller hakkında aynı anda ihtiyati haciz talep edildiğini belirterek itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararına istinaden alacaklı tarafından ihtiyati hacze itiraz eden borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi ve borçluya tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmadığından, borçluya tebliğ edilen ödeme emri genel kredi sözleşmesi hesap özeti ve hesap kat ihtarına dayaılı ilamsız takip ödeme emri olmakla ve ödeme emrinde ihtiyati haciz kararı konu edilmediğinden genel haciz yoluyla icra takibine geçilmiş olmakla, takip borçlusunun takip dosyasında ödeme emrine yasal süre içerisinde itiraz etmekle takip zaten kendiliğinden durmuş olduğundan, konusu bulunmayan ihtiyati haciz kararına itirazın bu nedenle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece, alacaklının ihtiyati haciz kararına dayanarak borçlu aleyhine icra takibi yapmayıp, genel kredi sözleşmesi, ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığı ve bu takibin de borçlunun itirazı üzerine durduğundan bahisle ihtiyati haczin konusuz kaldığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 265. maddesine göre; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut olayda, ihtiyati haciz kararı verildikten sonra, 02...2012 tarihinde, itiraz eden borçlunun yokluğunda haciz işlemi yapılmış olup, haciz tutanağı da itiraz eden borçluya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, evvela borçlunun itirazının süresinde olup olmadığı tespit edilerek, süresinde olduğunun tespit halinde de ihtiyati hacze itirazın, İİK 265.
maddesi çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, ihtiyati haciz kararından sonra , alacaklının genel kredi sözleşmesi, ve hesap kat ihtarına dayalı olarak borçlu aleyhine ilamsız icra takibi yapması ve itiraz üzerine icra takibinin durması, ihtiyati haciz kararının konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından bu hususun ihtiyati hacze itirazın reddine gerekçe yapılması da doğru olmamış kararın bu nedenler ihtiyati haciz isteyen/alacaklı ve karşı taraf/borçlu yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili ve karşı taraf/borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen/alacaklı ve karşı taraf/borçlu yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510437500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz